Klasik Modelde Tam İstihdam Dengesi ve İşsizlik
Say Yasası’na olan inancın ücret ve fiyatların esnekliğinin bir sonucu olarak Klasik iktisatçılar tam istihdamı normal bir durum olarak görürler. Ekonominin dengesi toplam arz eğrisi ile toplam talep eğrisinin kesişimi ile elde edilmektedir. Şekil 12.9′da gösterilen bu analiz, ekonomide fiyat düzeyinin yalnızca toplam talebe bağlı olarak oluştuğunu söylemektedir. Yukarıdaki açıklamalar göz önüne alındığında Klasik sistemde üretim hacminin işgücü piyasasına ve teknolojiye, fiyat düzeyinin ise para piyasasına bağlı olarak oluştuğu biçiminde bir sonuca varılabilir.
Klasik ekonomi kuramının öngördüğü işsizlik geçici işsizliktir. Yani oldukça kısa dönemli bir işsizliğin talep şoklarından doğabileceği kabul edilmektedir. Örneğin ekonomide para stokundaki bir azalma ortaya çıktığında AD 1 eğrisi AD 2 ‘ye kayacaktır. Her ne kadar ücretlerin esnek olduğu kabul edilmekte ise de ücretlerin ve fiyatların değişimi anında olmayacaktır. Şekilde görüldüğü gibi, ekonomi önce A noktasına gelecektir. Ancak bu noktada oluşan işsizlik kısa sürede fiyatların ve nominal ücretlerin düşmesine ve ekonominin tekrar tam istihdam dengesine ulaşmasına neden olacaktır. Ekonomi yeniden tam istihdam dengesine ayarlanırken, izlediği yol E 1-A-B-E 2 olmaktadır. Burada işsizlik geçici işsizliktir. Ekonomi, fiyat ve ücret esnekliği sayesinde kendi kendine bu sorunu kısa sürede çözmektedir.

Klasikler her arzın kendi talebini yarattığına inandıkları için, ekonominin genelinde mal veya hizmet arzında bir fazlalık olacağına inanmazlar. Ancak bireysel üretimlerde aşırı üretim durumuyla karşılaşılabilir. Örneğin otobüs üreticileri varolan piyasa için yanlış hesaplama yüzünden çok fazla otobüs üretebilirler. Kısa dönemde otobüs stokları artar, satılmayan stoklar işsizliğe yol açar. Otobüs endüstrisinde mevcut işçilerin sayısı fazla olduğundan bunların istihdamı karlı olmaz. Uzun dönemde sorunlar çözümlenir. Şöyle ki, otobüs arz fazlası fiyatların düşmesine yol açar, sonuçta otobüs endüstrisinden emek ve diğer kaynakların bir kısmı fiyatların yüksek olduğu ya da talep fazlalığının bulunduğu endüstrilere kayar.
Ekonomide bu tür ayarlamalar zaman gerektirir, işte bu zaman içinde işsizlikle karşılaşılır. Fakat bu işsizlik çok kısa zaman içindir ve devam etmez. Ancak piyasalara dışarıdan bir müdahale olursa, uzun süreli işsizlikle karşılaşılır. Örneğin güçlü sendikalar denge ücret düzeyi üzerinde bir ücret uygulatırlarsa ya da devletin asgari ücret uygulaması gibi nedenler kalıcı işsizliğe yol açar. Bunun dışında uzun süreli işsizlik imkansız görülmektedir. Bu çerçevede kısa süreli işsizlik önemli bir sosyal sorun sayılmadığından, Klasik iktisatçılar enerjilerini başka alanlara yöneltmişlerdir. Bunlar daha çok mikroekonomik konulara odaklaşmışlar ve ekonominin uzun dönemde büyüme oranının altındaki güçlerin neler olduğunu açıklamaya ağırlık vermişlerdir.
Ekonominin kendi iç mekanizmaları yoluyla tam istihdamı sağlama yeteneği, Klasik iktisatçıların “bırakınız yapsınlar” ya da “müdahale etmeyen hükümet politikalarını” onaylamalarının altında yatan neden olmuştur. Topluma ise ekonomiyi koruyacak, piyasa mekanizmasına bağlı kalmaları ve hükümetlerin rolünü belirli alanlarla sınırlandırılması (güvenlik, yasa yapmak ve adalet gibi pozitif katkılar yapabileceği alanlarla sınırlamak gibi) salık verilmiştir.

Konular
Giriş

Arşiv
En Beğenilenler
Son Yorumlar
Rastgele Yazılar
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapın