Kayıt Ol  |  Giriş
NotOku'yu +1'le
Açıköğretim fakültesi (AÖF) e-öğrenme eğitim portalı
01.11.2014
Ders: Gelişim ve Öğrenme      Ünite 5      17 Şubat 2010 Ara     

Kişilik Gelişimini Etkileyen Faktörler

Her insanı, diğerlerinden farklılaştıran davranışları, duyguları ve düşünceleri bulunmaktadır. Bu farklılıklar nasıl ortaya çıkmaktadır? İnsanlar zaten doğuştan farklı mıdırlar, yoksa içinde yaşanılan çevresel etkilerle mi farklı olmaktadırlar? Yani, kişilik yapısında ve gelişiminde kalıtım mı, yoksa çevre mi etkilidir? Bu kalıtım ve çevre tartışmaları gelişimin diğer alanlarında olduğu gibi kişilik gelişiminde de söz konusudur. Aşağıda kişilik gelişiminde etkili olan kalıtımsal ve çevresel faktörler açıklanmıştır.

Kalıtımsal Faktörler

Kişilik özelliklerinin oluşumunda kalıtımsal faktörlerin rolünü belirleme çalışmaları, davranışsal genetik adında bir çalışma alanını ortaya çıkarmıştır. Bu çalışma alanı, kişilik özelliklerinin ne kadar kalıtımsal olabildiğini belirlemeye çalışmaktadır. Yani, kişilik özelliklerimizin ne kadarının, atalarımızdan genetik geçişler yoluyla belirlendiğini keşfetmeye çalışmaktadır.

Kişilik üzerinde genlerin rolünü anlamak için, davranışsal genetikçiler, hayvan çalışmalarını, ayrı çevrelerde yetişen özdeş ikiz çalışmalarını ve evlatlık verilme çalışmalarını kullanmışlardır. Hayvan çalışmalarında, kısa bir sürede birçok nesiller boyunca özelliklerin genetik geçişleri incelenebilmektedir.

Evlatlık verilen çocuklarla yapılan çalışmalarda; davranışsal genetikçiler, evlatlık olan çocuğun, evlat edinen ailenin ve biyolojik ailesinin kişilik özelliklerini karşılaştırmışlardır. Kalıtımsal faktörlerin belirleyici olduğu varsayımı üzerine temellendirilmiş olan bu yöntemle, evlatlık olan çocuğun ve onun biyolojik ailesinde ortak olan özelliklerin düzeylerini belirleme yoluyla, kalıtımın etkisi belirlenmektedir. Çocuk ve evlatlık edinen ailenin ortak özellikler göstermesiyse ortak genleri paylaşmadıkları için, kişilik üzerinde çevresel etkilerin rolü olarak kabul edilmektedir.

Diğer yöntemse; ayrı çevrelerde yetişen tek yumurta ikizlerinin kişilik özelliklerini karşılaştırmaktır. Tek yumurta ikizlerinin genetik yapılarının aynı olması, farklı çevrelerde büyümelerine rağmen bu ikizlerin benzer kişilik özellikleri göstermelerine neden olabilmekte, bu durumsa genetik etkilerin rolüyle açıklanmaktadır.

Davranışsal genetikçilerin, ikiz ve evlatlık çalışmaları sonucunda; genetik faktörlerin kişilik özelliklerini belirleme düzeyleri saptanmıştır. Örneğin utangaçlığın, önemli ölçüde genetik temellere sahip bir kişilik özelliği olduğu ileri sürülmektedir. Genetik olarak farklı oranlarda etkilendiği belirlenen diğer özelliklerse; zekâ, toplum hayatından hoşlanmak, saldırganlık, sinirlilik, heyecan arama, eğlence ve mesleki ilgiler, hareketlilik düzeyi, strese verilen tepkiler, yiyeceklerden tat alma duyusu, bazı psikolojik bozukluklar, duygusal olarak tepkide bulunma düzeyidir. Bunların yanı sıra başarı ve sosyal yakınlık kurma gibi özelliklerin genetik bileşenlerinin daha düşük olduğu düşünülmektedir.

Sonuç olarak; yapılan araştırmalar, belirli kişilik özelliklerinin, genetik faktörler tarafından bazı düzeylerde etkilendiğini göstermektedir. Bununla birlikte yapılan bu çalışmalarda genetik ve çevresel faktörleri birbirinden tamamen ayırmak oldukça güçtür. Özellikle birçok gen kombinasyonu tarafından belirlenen kişilik özelliklerinde, bu ayrımı yapmak daha da zorlaşmaktadır.

Örnek

İnsanlarda yiyecek tercihlerinin oluşmasını inceleyelim. Tek yumurta ikizleriyle onların ağabeyleri arasında ortaya çıkan muhtemel bir yiyecek tercihi farklılığının nedeni, genetik etkenlere bağlanacaktır. Hâlbuki annenin, ikizlere ve onların ağabeylerine gebeyken farklı yiyecek tercihleri olmuş olabilir. Annenin her iki gebeliğinde de yediği farklı yiyecekler, doğmamış bebeklerin beyin nöronlarının ve bağlantılarının gelişmesini etkileyebilmektedir. Bu nöral bağlantılarsa tek yumurta ikizlerinde aynı, ağabeylerinde ise farklı yiyecek tercihlerine neden olabilmektedir. Sonuçta, ikizler ve onların ağabeyleri arasındaki yiyecek tercihindeki farklılığın nedeni, genetik değil çevreseldir.

Davranışsal genetik çalışmalarının sonuçları, genetik ve çevresel faktörlerin birbirinden tamamen ayrılmasının güç olduğu gerçeği dikkate alınarak değerlendirilmelidir.

Kişiliğin belirlenmesinde kalıtımsal faktörlerin etkisinin incelendiği diğer bir yöntemse mizaç çalışmalarıdır. Bu çalışmalarda yeni doğan bebeklerdeki mizaç farklılıkları incelenmiştir.

Örnek

Bir araştırmada 2 aylık bazı bebeklerde utangaçlığın belirtileri gözlenmiştir. Bu bebekler kaşlarını çatmakta ve hareketsiz bir şekilde yatmaktadırlar. Daha sonraları bu bebeklerin tanımadıkları yetişkinler gördüklerinde aşırı korktukları, yeni durum ve objelerle karşılaştıklarında sinirlendikleri belirlenmiştir. 3 ya da 4 yaşlarına geldiklerinde de çevreleri tarafından utangaç olarak isimlendirildikleri gözlenmiştir.

Psikolog Jerome Kogan’a göre bazı bebekler genetik özelliklerinden dolayı yeni durumlara karşı diğerlerinden daha fazla tepki göstermektedirler. En küçük bir stres bile kalp atışlarını hızlandırmakta, kas gerilimini artırmakta ve hormonal düzeyde değişikliklere neden olmaktadır. Bu aşırı fizyolojik tepki gösterme özelliği de daha sonraları sosyal ortamlarda bebeklerin utangaçlık örüntüsü göstermelerine yol açmaktadır.

Diğer yandan tüm bebekler, onların utangaç olmalarına yol açacak, kolaylıkla uyarılabilen bir sinir sistemiyle doğmamalarına rağmen, olumsuz çevre koşulları olduğunda utangaç olma ihtimalleri artacaktır. Sonuçta çevre ve kalıtım etkileşimi çocuğun utangaç olup olmayacağını belirleyecektir. Kişilik yapısında ve gelişiminde kalıtımsal faktörler önemli rol oynarlar ve temel yapıyı oluştururlar. Kişilikse kalıtımla gelen bu temel yapının çevreyle sürekli etkileşmesi sonucunda oluşmaktadır.

Soru

Ali uzun süre yerinde duramayan oldukça hareketli bir çocuktur. Babaannesi, Ali’nin tıpkı babasına çektiğini, babasının da çocukken böyle olduğunu ifade etmektedir. Bu ifadenin doğru ya da yanlış olduğunu gerekçeleriyle açıklayınız.

Çevresel Faktörler

Kişilik çevreden çok fazla etkilenmekte ve şekillenmektedir. Kişiliğin oluşmasında etkili olan çevresel faktörler; davranışları etkileyen genetik olmayan bütün faktörleri kapsamaktadır. Bunlar; öğrenme yaşantıları, aile ve ailenin özellikleriyle içinde yaşanılan kültürün özellikleri şeklinde genel olarak belirtilebilir. Çevresel faktörlerin her birey üzerindeki etkisi farklı olduğundan; kişiliği de farklı düzey ve şekillerde etkilemektedir. Bir başka deyişle; çevresel faktörler, her bireyin kişiliğini farklı düzey ve şekillerde etkilemektedir. Çünkü insanlar benzer koşullarda farklı davranışlar gösterebilmektedir.

Öğrenme İlkeleri

Kişiliğin oluşmasında öğrenme ilkeleri de etkili olmaktadır. Bireylerin, kimi durumlar karşısında gösterdikleri duyuşsal tepkilerin, klasik koşullanma yoluyla kazanılan öğrenme ürünleri olduğu kabul edilmektedir. Edimsel koşullanmadaysa, belli durumlara karşı gösterilen davranışların, kişiliğin bir özelliği haline gelmesi, bunların pekiştirilip pekiştirilmemesine bağlı bulunmaktadır. Ayrıca kişiliği oluşturan davranışlar, gözlem ya da model alma yoluyla da kazanılmaktadır.

Soru

Öğrenme sonucunda oluşan kişilik özelliklerini örnekler vererek açıklayınız.

Aile

Bireyin yaşadığı ilk çevre olan aile, kişiliğin oluşmasında en önemli çevresel faktördür. Ailenin çocuk yetiştirme biçimleri, anne baba yokluğu, çocukların doğuş sırası, çocuğa sağlanan beslenme ve öğrenme yaşantıları, ailenin büyüklüğü, aile içerisinde eşler arasındaki ilişkiler, ailenin sosyal sınıfı gibi faktörlerin, kişiliğin oluşmasında oldukça belirleyici rolleri bulunmaktadır.

Ailenin Çocuk Yetiştirme Biçimleri: Bireylerin kişiliklerinin oluşmasında ailenin çocuk yetiştirme biçimleri oldukça etkili olmaktadır. Demokratik olan anne babalar, aile ve toplumun olduğu kadar, çocukların ihtiyaçlarını da dikkate alarak, birtakım davranışsal kurallar koyarlar. Çocuklar bu kurallara uymadığında cezalandırılırlar, ama bu cezanın neden verildiği çocuğa açıklanır ve fiziksel güç kullanılmaz. Bu anne babalar çocuklarını bağımsız, olgun ve sosyal davranışlar göstermeleri için sürekli cesaretlendirirler. Çocuklarına bakım ve sevgiyi aşırıya kaçmadan gösterirler. Bu tür anne babaların çocuklarının bağımsız, kendine güvenen, öz denetimi olan, girişken, yaratıcı, araştırıcı olma özellikleri taşıdıkları belirlenmiştir. Bu çocuklar kendilerinden hoşnutturlar.

Çocukların ihtiyaçlarını dikkate almaksızın ve gerekçelerini açıklamaksızın katı davranışsal kurallar koyan otoriter anne babalarsa çocuklarına bu kurallara uydukları oranda sevgi, bakım ve övgü gösterirler. Kurallara uyulmadığındaysa fiziksel ceza söz konusudur. Böyle anne babaların çocukları çekingen, hoşnutsuz ve endişeli olmaktadır. Kuralların olmadığı, yabancısı oldukları durumlardaysa nasıl davranacaklarını bilmedikleri için, endişelenirler ve bu tür durumlardan kaçınmaya çalışırlar.

Bazı anne babalar çocuklarını çok az kontrol etme eğilimindedirler ve onlardan çok fazla olgun davranışlar beklemezler. Çocuklarına bazı kurallar koyarlar ama çocuklar bu kurallara uymak istemediklerinde, hemen sözlerinden dönerler ve çocuklarının isteklerini kabul ederler. İzin verici olan bu anne babaların çocukları endişeli, bağımlı, olgunlaşmamış, kendilerine güvenleri ve özdenetimleri çok az olan çocuklardır.

Demokratik, otoriter ve izin verici ana baba tutumlarının yanı sıra; çocuklarıyla sıcak ilişkiler kuran, ama onları kısıtlayan ana babaların çocuklarının; bağımlı, daha az yaratıcı ve işlerini tamamlamada sebatlı olmadıkları görülmektedir. Bu çocuklarda saldırganlık görülmemekle birlikte, fantezilerinde görülen düşmanlık, daha sonraki yıllarda pasif saldırganlık olarak kendini göstermektedir. Çocuklarına çok az sevgi gösteren ve onlara kurallar koymayan ve davranışlarını kontrol etmeyen anne baba tutumlarıysa çocukların saldırgan ve suç işlemeye eğilimli olmalarına yol açmaktadır. Ayrıca çok az sevgi verilen, çok sıkı kontrol edilen çocuklarda, kızgınlık ve düşmanlık duyguları söz konusudur. Bu tür çocuklar ailelerinden korktukları için, bu duygularını çok fazla açığa çıkarmak yerine kendilerine yöneltirler. Sonuçta, sosyal etkileşimden korkan, kendisini güvende hissetmeyen, kaygılı, kendini cezalandıran bireyler olurlar.

Görüldüğü gibi anne babaların çocuk yetiştirme biçimleri, çocukların kişiliklerinin şekillenmesini oldukça etkilemektedir.

Soru

Çevrenizdeki anne babaların çocuk yetiştirme biçimleriyle onların çocuklarının sahip oldukları kişilik özellikleri arasında nasıl bir ilişki olduğunu açıklayınız?

Anne Baba Yokluğu: Ailenin yapısı, kişilik gelişiminde oldukça önemlidir. Anne baba yokluğu; ölüm, boşanma, terketme, hastalık ya da çeşitli nedenlerle çocuğun reddedilmesi gibi, nedenlerle ortaya çıkabilir. Annenin yokluğu çocuk ne kadar küçükse o kadar fazla etkili olmaktadır. Zira annenin sevgi ve şefkati güven ve bağımsızlık duygularının gelişmesinde çok önemlidir. Anne yokluğunu bebeklikte yaşayanlarda, genellikle, hareketlerde azalma, isteksizlik, ilgisizlik, tepkisizlik gibi davranışlar gözlenmiştir.

Baba yokluğunun etkisi, kız ve erkek çocuklarda farklılık göstermektedir. Erkek çocuklar için babadan ayrılma yaşına, kız çocukları içinse ayrılma nedenine bağlı olarak etkilenme ortaya çıkmaktadır. Baba yokluğu yaşayan erkek çocuklar, babaları olan yaşıtlarından daha fazla düşmanlık duyguları besleyen, suç potansiyeli olan ve sosyal becerileri olmayan çocuklar olma eğilimindedirler. Cinsiyet rollerini kazanmadaysa yaygınlıkla 4 yaşından önce baba yokluğu yaşayanların, babası olanlardan daha fazla güçlükler yaşadıkları görülmektedir.

Baba yokluğu yaşayan kız çocuklarındaysa daha çok duygusal problemler ortaya çıkmaktadır. Cinsiyet rollerini kazanmakla birlikte daha saldırgan ve bağımlı bir kişilik geliştirirler. Genellikle kız çocukları baba yokluğunun nedenine bağlı olarak erkeklerle ilişkilerinde daha çok kaygı yaşarlar. Ölüm nedeniyle baba yokluğu yaşayan kızlarda, erkeklerle yakınlık kurmaktan ve cinsel etkinliklerden çekinme gözlenmektedir. Boşanma nedeniyle baba yokluğu yaşayan kızlarsa erkeklerle ilişkilerinde kaygı yaşamalarına rağmen erkek arkadaş aramakta ve cinsel saldırganlık göstermektedirler.

Soru

Anne baba yokluğunun farklı cinsiyet ve yaştaki bireyler üzerindeki etkisi nasıldır?

Çocukların Doğuş Sırası: Bir kişinin ailedeki doğuş sırası, onun kişiliğinin şekillenmesinde etkili olmaktadır. Özellikle Alfred Adler, geliştirdiği kişilik kuramında, doğuş sırasının kişilik gelişimini etkilediğini ileri sürmüştür. Adler’e göre en büyük çocuklar liderlik özelliği geliştirmekle birlikte, ikinci çocuğun doğmasıyla birlikte tahtından inerler. Birinci çocuklarda güvensizlik duyguları ve davranış problemleri daha sonra ortaya çıkabilir.

Adler’e göre ikinci ya da ortanca çocuklar, en büyük çocuğun otoritesine karşı asi bir tavır geliştirerek, tepkici ve başkaldırıcı özellikler sergilerler. Küçük çocuklarsa diğer bir kardeşin yerini alma yaşantısını asla yaşamazlar. Şımarık olmaya meylederek, yetersizlik duyguları geliştirebilirler. Tek çocuklarsa, bağımlı, mücadeleyi sevmeyen, toplumsal davranışlar geliştirmeyen bir kişilik gösterirler. Kişiliğin oluşmasında çocukların ailedeki doğuş sıralarının etkileriyle ilgili birçok araştırma yapılmıştır. Bu araştırma sonuçlarına göre; en büyük çocukların başarı yönelimli, yeterliliğe güdülenmiş ve rekabetçi olma eğiliminde oldukları saptanmıştır. Ayrıca ilk doğanların ve tek çocukların arkadaşlık ilişkileri geliştirmede ve grup kurallarına uymada güçlük çektikleri görülmüştür.

Ortanca çocukların ailede en ağır sorumlulukları taşıdıkları sıklıkla ifade edilmektedir. Ortanca çocuklar kendilerinden büyük olan kardeşle sürekli rekabet halindeyken aynı zamanda kendisinden sonra gelen kardeşle de baş etmek zorundadırlar. Ortanca çocukların diğer kardeşlerden daha fazla bağımlı olma ihtiyaçları vardır.

En küçük çocuklar, son doğan olmanın avantajlarını, özellikle sosyalleşme yönünden yaşamaktadırlar. Kardeşlerini gözleme fırsatlarına sahip oldukları için, model alma yoluyla, uygun sosyal davranışları öğrenebilirler. Aynı zamanda, anne babanın tecrübelerinin artmış olmasının avantajlarını da yaşarlar. Bununla birlikte, annenin bu çocuğu doğurduğunda kaç yaşında olduğu, diğer kardeşlerin yaşlarının birbirine yakın olup olmadığı, bu çocuğun diğer kardeşleriyle olan yaş farkı gibi faktörler, en küçük çocuğun kişilik gelişiminde oldukça belirleyici olmaktadır.

Soru

Kişiliğin oluşmasında, çocukların doğuş sırası nasıl etkili olmaktadır?

Kültür

İçinde yaşanılan kültür de kişiliği etkileyebilmektedir. Her kültürün kendine özgü değerleri, inançları, töreleri, ahlak anlayışı ve davranış biçimleri bulunmaktadır. Bunlara bağlı olarak, o kültürde yetişen bireylerden, belli kişilik özelliklerini ortaya koymaları beklenir.

Örnek

Türk kültürü bireylerden misafirperver olmalarını beklemektedir.

Aynı zamanda, farklı bir ülkeye eğitim almaya gidip uzun bir süre kalanların kişiliklerinde, içinde yaşadıkları kültürün etkisiyle, değişiklikler meydana gelmektedir. Bireyler, gelişim süreci içerisinde, kültürün beklediği şekillerde davranmayı öğrenir. Bir kadın ya da erkek olarak cinsiyetlerine özgü davranış kalıplarını kazanırlar. Aynı zamanda, toplumsal statü ve rollerimiz de içinde yaşadığımız kültür tarafından belirlenmektedir.

Örnek

Bir babadan, anneden, öğretmenden, yöneticiden, işçiden, politikacıdan ya da doktordan farklı davranışlar beklenmektedir.

Kültürel kurallar ve değerler, çocuk eğitimiyle aile içindeki ilişkilerin, nasıl olacağını da belirlemektedir. Bireyin toplumsallaşma süreci içerisinde kültür, kişinin sahip olacağı birçok kişilik özelliğini belirlemektedir. Toplumsallaşmanın ilk kaynağı anne babayken, daha sonraları akran grupları, öğretmen ve kitle iletişim araçları gibi kaynaklar, toplumsallaşma sürecine girerler. Kitle iletişim araçları, özellikle kültürün beklediği davranış ve değerler hakkında bilgilerle, sosyal davranışlar için modeller sağlamaktadır.

Ayrıca kültür, eğitim anlayışını da etkilemektedir. Eğitim sistemi başarı ve rekabet üzerine kurulmuşsa, çocuklarda yetersizlik duygularının yerleşmesinde etkili olmakta, sadece akademik başarıya değil, çocukların yetenek ve kişiliklerine önem verildiğinde yeterlilik duyguları da artmaktadır. Böylece okul yaşantıları, bireyin kişilik gelişimini olumlu ya da olumsuz biçimlerde etkileyebilmektedir.

Soru

Bireyin kişilik özelliklerini oluşturmada, içinde yaşanılan kültür nasıl etkili olmaktadır?

Kalıtımsal ve çevresel faktörler etkileşimde bulunarak kişiliği oluşturmaktadır. Kişiliğin nasıl meydana geldiği ve şekillenen kişiliğin nasıl açıklanabileceğine ilişkin, birçok kişilik kuramı geliştirilmiştir. Freud’un Kişilik Kuramları, Erikson’un Psikososyal Gelişim Kuramı ve Modern Psikodinamik kişilik kuramları bu kuramlardan bazılarıdır. Bunların yanı sıra, kişilik konusu, öğrenme kuramları, insancı kuramlar ve treyt kuramları olarak adlandırılan başka kuramlarca da ele alınmıştır.

“Kişilik Gelişimini Etkileyen Faktörler” için 12 cevap

  1. [...] Giriş Kişilik Nedir? Kişilik Gelişimini Etkileyen Faktörler Freud’un Kişilik ile İlgili Kuramları Erikson’un Psikososyal Gelişim Kuramı [...]

  2. zerrin akyüz diyor ki:

    Yazınızı okudum ve çok beğendim.Ben size şu soruyu sormak istiyorum.duyular duyguların oluşumunda etkili midir, bana bu konuda acilen bilgi verebilir misiniz?

  3. can ahmet tekcan diyor ki:

    zerrin akyüz arkadaşımın dediği soruyu bende araştırıyorum bir türlü tam bir cevap bulamıyorum lütfen bu konu hakkında beni aydınlatırmısız

  4. Anonim diyor ki:

    çok yardımcı oldunuz teşekkür edrim :)

  5. besna diyor ki:

    kişilik gelişimini etkileyen faktörler çevre

  6. ayla diyor ki:

    benim sizlere sorum ahlak kişiliği belirlermi ve nasıl belirler yardımcı olursanız sevinirim

  7. beyza diyor ki:

    bende kişiliği etkileyen faktörler üzerine hipotez kurcaktım.meğerse benden önce bulunmuş.oooffff :(

  8. naz diyor ki:

    iklim insanın kişiliğini etkiler mi? münazara yapacağım bizim konumuz iklim insanın kişiliğini etkilemez. karşı tarafı nasıl çürütebiliriz? yardımcı olursanız sevinirim.

  9. [...] Kaynak: http://notoku.com/kisilik-gelisimini-etkileyen-faktorler/#ixzz2Gc6eoQQ7 NotOku.com’a teşekkürler. [...]

  10. Berat diyor ki:

    Kardeşim söylediklerinin hepsi çevre diyor . Bir münazaramız var ben nasıl savunacağım kalıtımı ? Örneklerinde dahi herşeyi çevreye bağlamışsın _?

  11. duygu diyor ki:

    Kişilik gelişiminde neden çevre ve kalıtım üzerinde durulmuş, bir fikri olan var mı?

  12. olgun diyor ki:

    çok teşekkür ederim :)

Bir Cevap Yazın

*