İstanbul Üniversitesi Makro İktisat Vize-Final Soruları - 3
Prof. Dr. Merih Paya
11- Nispi Gelir Hipotezini Açıklayın.
(Defter) Gelir arttıkça tüketim harcaması artar, gelir azaldıkça bu harcamalarda bir değişiklik olmaz. Keynes’in mutlak gelir hipotezinin genişletilmiş halidir.
(Kitap) Bireylerin kendi sosyal çevresine ayak uydurma, tüketim harcamaları ile etrafı etkileme gibi eğilimleri vurgulanır. Bu eğilimler uzun vadede ortalama tüketim eğiliminin düşmesinin gerekçelerini oluşturur.
12- Yaşam Boyu Hipotezini Açıklayın.
İnsanlar istikrarlı yaşamı tercih ederler bu da istikrarlı bir tüketim kalıbına sahip olmakla mümkündür. Eğilimleri tüketim harcamalarını istikrarlı kılma yönündedir. Bu insanlar uzun vadeli planlamalar yaparlar.
Gelir akımı ortalama olarak istikrarlı olacak. Bu durumda insan gelirinin ve harcamalarının farklı olacağını düşünerek gelirini uzun senelere yayar.
Genç yaştaki kişilerin gelirleri düşük olduğundan, tasarrufları da düşüktür. Hatta bu yaşlarda ev, otomobil gibi ihtiyaçları için borçlanmakta (kredi vs.) yani negatif tasarrufa yönelmektedirler.
Orta yaşlarda kişiler, gelirlerinin artmasıyla, geçmişteki borçlarını ödemek ve emeklilik döneminde hayat standartlarının düşmesini önlemek üzere, yoğun bir şekilde tasarrufa yönelmektedirler.
İleri yaşlarda yani emeklilik döneminde ise kişiler birikimlerini harcayarak yeniden negatif tasarrufa yönelirler.
Yaşam boyu hipotezi, her şeyden önce Keynes gibi, cari gelir ile tüketim arasında oransal artışlar öngörmektedir. Cari gelirdeki konjonktürel değişim, tüketim harcamalarına önemli oranlarda yansımaktadır.
Emek ile servet gelirlerinin, kullanılabilir gelir içindeki payları değişmediği sürece, Yaşam Boyu Hipotezi, uzun dönemde ortalama tüketim eğiliminin sabit kalacağını öngörmektedir.
Bu hipotez miras unsurunu tüketim harcamalarını etkileyici konumda görür.
13- Sürekli Gelir Hipotezini Açıklayın.
Bu hipotez, uzun dönem gelir beklentisini, tüketim harcamalarını belirleyen en önemli etken olarak kabul eder. İnsanların beşeri servetlerinden, menkul ve gayrimenkullerinden oluşan bir ortalama gelir akımı vardır. İnsanlar, tüketim harcamalarını bu sürekli gelirlere göre ayarlarlar.
Tüketim Harcamaları çok büyük değildir. Piyasa ekonomisini istikrarsız kılmaz çünkü, içinde bulunduğu yılın gelir akımına değil, ortalama (uzun dönemdeki) dönemdeki gelir akımına bağlıdır.
Sürekli gelir hipotezi, piyasa ekonomisinin Keynes’in dediği gibi istikrarsız olmadığını göstermektedir.
Friedman, tüketim harcamalarının kısa dönemde istikrarlı olmadığını düşünmektedir.
14- Faizler artığı zaman tüketim harcamaları ne olur?
Faizin gelir ve ikame etkisi vardır. Eğer ikame etkisi devreye girerse; faiz oranları yükseldiği takdirde cari tasarrufların artırılması karşılığında gelecek dönem tüketiminin artırılması mümkün olacaktır. Cari dönemde yapılacak bir tasarrufun sağlayacağı reel faiz sayesinde kişinin tüketimi artacaktır. Bu nedenle kişi, tüketimi kısmen gelecek döneme kaydıracaktır. Buna ikame etkisi denir. İkame etkisi cari dönem tasarrufunu artırır, cari dönem tüketimini düşürür.ke
15- Hızlandıran Teorisi nedir? Hangi varsayımlar altında geçerlidir?
Bu teoriye göre yatırımları belirleyen esas unsur milli gelirdeki artışlardır.
Bu yaklaşımın temel düşüncesine göre teknolojik düzeyin değişmediği varsayımı altında üretim faktörleri, yatırım stoku ve üretim düzeyi arasında belirli ve sabit ilişkiler vardır.
Hızlandıran teorisine göre cari dönem yatırım talebi, cari dönem milli gelir artışına bağlıdır.
Hızlandıran teorisi, üretimde bir birim artış sağlamak üzere kaç birim yatırım yapmamız gerektiğini ifade eden bir teoridir.

Konular
Giriş

Arşiv
En Beğenilenler
Son Yorumlar
Rastgele Yazılar
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapın