Bu Siteyi Seviyorum
Bize Ulaş
Kapat

İkna Edici İletişim Üzerine Yaklaşımlar

ı

İkna edici iletişim konusunda en önemli yaklaşımlardan birisi olan ı, önemli bir konu üzerinde pratik zeka ve deneysel sonuçların oluşturduğu karmaşık bir ağ olarak tanımlanabilir. ına göre; iletiyi kabullenmeye eğilimi az olan bir insanda yüksek korku dürtüleriyle iletişimin etkileri artırabiliyorsa, iletiyi kabullenmeye yönelimi büyük olan insanlar korku temelli iletiyi kullanılamaz hale getirebilir, bir başka deyişle iletinin etkisi azalabilir. Örneğin, daha önceki örnekte olduğu gibi sağlık söz konusu olduğunda, bu yaklaşıma göre korkuyu arttırmak sağlık durumu tehlikeli olan insanlar için zararlı olabilir.

Uyum Kuramı ı

Uyum kuramı ına göre söz konusu olabilecek en iyi uzlaşma yolunun, bireyin kendi davranışları, gerçekler hakkındaki bilgileri ve üzerinde var olduğunu hissettiği toplumsal baskılar doğrultusunda kendi inançlarını kullanmak olarak belirtilmektedir. Bu ; bir önceki olan bilgi kuramı ının yeni bir davranış oluşturmak veya davranışı değiştirmeye önem vermesinin tersine, kişinin bizzat kendisinin daha etkili yol almasını sağlamaya önem vermektedir. Uyum kuramı ı kişinin ilk ından ayrılarak kendi geliştirdiği yeni davranışla nasıl tepki göstermeye başlayacağı konusunda bilgi vermektedir. Oysa bu mantığa aykırıdır.

ı

Bu yaklaşıma göre kişi, ona ulaşan uyarımları kendi içindeki sistemin gerektirdiği gibi kategorilere ayırır ve değişime sokar. ı temelde bilgi ına ters düşer. ı korkulara karşı kimin tutumunu değiştireceğini öngörür. Bu görüş, kişinin tutumunu değiştirecek farklı bir değerin algılanmasıyla oluşur. ında insanlar politikacıya bakmadan tutumunu değiştirirken, ında kişi ona verilen ya da önerilen tutumu nasıl algılayacağını ve buna bağlı olarak neyi algılayacağını belirler.

Objektif Denge Kuramı

Bu kuramda denge kavramı bir kişinin zihninden çıkarılıp kişiler arası ve etkileşim alanına uygulanmıştır. Böylelikle öznel bir dengeden nesnel bir dengeye geçiş başarılmıştır. Bu kurama göre kişiler arası ilişkiler gelişip durağanlaştıkça objektif denge ortaya çıkacaktır. Örneğin; aynı duyguları besleyen ya da önemli bir takım konularda aynı şekilde düşünen kişiler birbirlerinden hoşlanacaklardır. Böylece kişiler arası genel denge temeline dayanan bir simetri söz konusu olacaktır.

Bilişsel Çelişki Kuramı

Bu kurama göre, eğer kişinin sahip olduğu bir inanç, bilgi ya da yine o kişinin sahip olduğu bir başka inanç, bilgi ya da tutumun tersini gerektirirse, söz konusu edilen iki inanç, bilgi ya da arasında bir bilişsel çelişki bulunmaktadır. Bu durumda verilmiş bir karar, söylenmiş bir söz, yapılmış bir tercih gibi, olmuş bir davranış ile bu davranışa ters düşen bir arasındaki tutarsızlık ön plana çıkmaktadır. Kişinin tutumu ile davranışının birbiriyle belli bir tutarlılık içinde olması gerekir. Aksi taktirde meydana gelebilecek çelişki, kişiyi rahatsız edecektir.

Sayfalar: 1 2 3

EkleBunu Sosyal paylaşım Butonu
Bu Yazıyı Oyla:
Kötüİdare ederİyiÇok İyiMükemmel (Bu yazıya ilk oy veren sen ol!)
Loading ... Loading ...
NotOku tarafından
15 Temmuz 2008 tarihinde yazıldı. Toplam 185 kere okundu.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapın

(gerekli)

(gerekli)