Kayıt Ol  |  Giriş
NotOku'yu +1'le
Açıköğretim fakültesi (AÖF) e-öğrenme eğitim portalı
24.10.2014
Ders: Hukuka Giriş      Ünite 5      6 Mart 2010 Ara     

Hukukun Kaynakları: Yazılı Kaynaklar

Amaç 2

Hukukun yazılı kaynaklarının neler olduğunu ve bunların hangi makam tarafından çıkarılarak ne şekilde yürürlüğe girdiğini anlayabilmek

Pozitif (müspet) hukukun, yani ülkede halen yürürlükte olan hukukun yazılı kaynakları deyimiyle, hukuk kurallarının yazılı bir biçimde yer almış oldukları metinler ifade edilmek istenilir. Diğer bir deyimle bunlar, yazılı hukuk kurallarını içeren kaynaklardır. Bu kaynaklarda yer alan yazılı hukuk kuralları yetkili bir merci tarafından konulmuşlardır. Yetkili bir merci tarafından konulmuş olan ve yürürlükte bulunan hukuk kurallarının tümüne birden “mevzu hukuk” (konulmuş hukuk) veya uygulamadaki deyimiyle mevzuat adı verilmektedir.

Sıra Sizde

Pozitif hukukun yazılı kaynakları deyimiyle ifade edilmek istenilen şey nedir?

Yazılı kaynaklar; kanunlar, kanun hükmünde kararnameler, tüzükler ve yönetmeliklerden oluşmaktadır. Aşağıda bunları ayrı ayrı inceleyeceğiz:

Kanunlar

Hukukun yazılı kaynaklarının en başında kanunlar gelir. Kanun, Anayasanın yetkili kıldığı organ tarafından yazılı bir şekilde ve bu ad altında tespit edilmiş bulunan genel, sürekli ve soyut hukuk kurallarından ibarettir. Kanun sözcüğü sadece yukarıda niteliklerini belirttiğimiz yazılı hukuk kurallarını ifade etmek üzere kullanılmaz. Hukuk dışında bazı alanlarda kanun sözcüğü nün kullanılmakta olduğuna tanık oluruz. Örneğin tabiat kanunları, iktisat kanunları, fizik kanunları gibi. Tabiatıyla buralarda kullanılan kanun sözcüğünün hukukun yazılı kaynağını oluşturan kanunlar ile hiçbir ilgisi yoktur.

Kanun dediğimiz yazılı hukuk kurallarını koymaya hangi organın yetkili olacağı her devletin Anayasasında açıkça belirtilir ki buna yasama organı adı verilir. Kanun koyma yetkisi imparator, kral veya padişah gibi bir tek kişiye tanınmış ola bileceği gibi, bir meclise veya meclislere de tanınmış olabilir. Ancak, hemen belirtelim ki, bugün modern ve demokratik devletlerde bu yetki usulüne göre seçilmiş meclislere bırakılmış bulunmaktadır. Nitekim Türkiye Cumhuriyeti Anayasası da bu yetkiyi Türkiye Büyük Millet Meclisine tanımıştır. Bu yetki devredilemez (Any. m. 7, 87) . O halde, Türkiye Büyük Millet Meclisi dışında hiçbir organın kanun koyma yetkisi yoktur. Daha evvelce de gördüğümüz üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi, milletçe genel oyla seçilen beşyüzelli milletvekilinden kuruludur. (Any. m. 75) .

Sıra Sizde

Kanun Tasarısı ve kanun teklifi deyimlerinden ne anlıyorsunuz?

Dikkat

Kanunların Türkiye Büyük Meclisi’nde ne şekilde görüşülerek kabul edildiklerini daha iyi anlayabilmek için Meclis TV’yi izleyebilirsiniz.

Meclise kanun teklif etmeye, Bakanlar Kurulu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri yetkilidirler (Any. m. 88/1) . Bakanlar Kurulunun (hükümetin) hazırla yarak Meclise sunduğu kanun projelerine kanun tasarısı veya kanun layihası denir. Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin, yani milletvekillerinin sundukları projeye ise kanun teklifi denilmektedir. Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan kanun tasarısı veya tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esasları İçtüzükle düzenlenir (Any. m. 88/II) . Türkiye Büyük Millet Meclisince kabul olunan kanunları Cumhurbaşkanı onbeş gün içinde yayımlar. Cumhurbaşkanı yayımlanmasını uygun bulmadığı kanunları bir daha görüşülmek üzere gösterdiği gerekçeyle birlikte aynı süre içinde Türkiye Büyük Millet Meclisine geri gönderir.

Ancak, Cumhurbaşkanının bütçe kanunlarını geri gönderme yetkisi yoktur. Türkiye Büyük Millet Meclisi, geri gönderilen kanunu aynen kabul ederse, kanun Cumhurbaşkanınca yayımlanır; Meclis, geri gönderilen kanun da yeni bir değişiklik yaparsa Cumhurbaşkanı değiştirilen kanunu tekrar meclise geri gönderebilir (Any. m. 89) . Kanunlar, Başbakanlık tarafından çıkartılmakta olan Resmi Gazetede yayımlanır. Kanunların hangi tarihte yürürlüğe gireceği genellikle kendi metninin sonunda yer alan yürürlük maddesinde örneğin “Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer” şeklinde bir hükümle belirtilir. Kanun kendi metninde yürürlük tarihini göstermemiş bulunuyorsa, bu takdirde 1322 sayılı Kanun uyarınca, Resmi Gazete ile yayımını izleyen günden itibaren kırkbeş gün sonra yürürlüğe girer.

Sıra Sizde

Kanun tasarısı ve kanun teklifi deyimlerinden ne anlarız? Bunlar arasında nasıl bir fark vardır? Boş bırakılan yerlere yazınız.

Sıra Sizde

Cumhurbaşkanının geri gönderme yetkisinin bulunmadığı kanunlar hangileridir? Boş bırakılan yerlere yazınız.

Dikkat

Kanunların Türkiye Büyük Millet meclisinde ne şekilde görüşüldüklerini daha iyi anlamak için Meclis TV’yi izleyiniz.

Kanunlar, kural olarak yürürlüğe girdikten sonraki olaylara uygulanırlar. Başka bir deyimle kural, kanunların geçmişe etkili (makable şamil) olmaması, yani geriye yürümemesidir. Ancak, istisnai hallerde kanunların geçmişe etkili, yani yürürlüğe girmeden önceki olaylara da uygulanabilecek hükümler getirmeleri mümkündür.

Sıra Sizde

Kanunlar ne zaman yürürlüğe girerler? Kanunların geçmişteki olaylara da uygulanabilmesini doğru buluyor musunuz?

Yukarıda yapmış olduğumuz tanımlamadan da anlaşılacağı gibi, kanunların yazılı, genel ve sürekli olmaları gerekir. Kanunların yazılı olması demek, kanunun içinde yer alan hukuk kurallarının Anayasa ile belirlenmiş yetkili organ tarafından yazılı biçimde tespit edilmiş olma sı demektir. Kanunların genel olması demek, kanunun belli bir kişi veya olayı değil, aynı durumda bulunan bütün kişileri ve aynı nitelikteki bütün olayları kapsaması demektir. Kural olarak belli bir kişi veya olay için kanun çıkartılamaz. Ancak bu kuralın istisnaları yok değildir. Gerçekten, vatani hizmet tertibinden belli bir kişiye maaş bağlanması veya depremden zarar gören bir şehre yardım yapılması için çıkartılan kanunlar, bu kuralın istisnalarını oluşturur.

Sıra Sizde

Kanunların genel olması ne demektir? Bu ilke niçin kabul edilmiş olabilir? Arkadaşlarınızla tartışınız.

Kanunların sürekli olması ise, kanunların yürürlüğe girdikleri tarihten itibaren kapsamına giren kişi ve olaylara her zaman uygulanması demektir. O halde kural olarak, belli bir süre için geçerli olacak kanun yapılmaz; kanun yürürlükte kaldığı sürece uygulanır. Ancak bu kuralın da istisnaları vardır. Örneğin, bütçe kanunu bir yıllık bir süre için çıkartılır, bu süre geçtikten sonra yerini yeni bütçe kanununa bırakır.

Kanunların sürekli olması ne demektir? Kanunların yürürlükte kaldığı sürenin bir sınırı var mıdır? Kanunlar hangi hallerde yürürlükten kalkar?

Milletlerarası antlaşmalar da nitelikleri itibariyle kanun sayılırlar. Gerçek ten, Anayasamızın 90′ıncı maddesine göre, Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak antlaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir. Kuvvet derecesi bakımından kanunların başında “Anayasa” gelir. Bu itibarladır ki diğer kanunların Anayasaya aykırı hükümler içermemesi gerekir. Nitekim Ana yasamız bunu Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz hükmüyle ifade ettikten sonra “Anayasa hükümleri yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır” demek suretiyle Ana yasada yer alan hukuk kurallarının niteliğini de açıkça belirtmiş olmaktadır (Any. m. 11) . İşte buradan da Anayasanın üstünlüğü ilkesi ortaya çıkmaktadır.

Sıra Sizde

Anayasanın üstünlüğü ilkesi neyi ifade eder? Bu ilkenin sonuçlarına somut örnekler veriniz.

Kanunların Anayasaya uygunluğunun denetimi bakımından genellikle biri siyasal denetim diğeri ise yargısal denetim olmak üzere iki denetim türü söz konusu olabilir. Siyasal denetim, kanunların Anayasaya uygunluğunun siyasi bir organ, örneğin Meclis tarafından denetlenmesi yoludur. Yargısal denetim ise, bu kontrolün bağımsız bir yargı organı tarafından yapılmasını ifade eder Bugün kanunların Anayasaya uygunluğunun denetlenmesi ilkesini kabul etmiş olan devletlerin hemen hemen hepsinde bu yetki bağımsız bir mahkemeye verilmiş bulunmaktadır. Nitekim, “Türkiye Cumhuriyeti Anayasası” da bu yetkiyi “Anayasa Mahkemesi”ne tanımıştır (Any. m. 148) . Anayasa Mahkemesinin bu yetkiyi nasıl kullandığını daha sonra yargı hukuku konusunu işleyen ünitede ele alacağız.

Sıra Sizde

Kanunların Anayasaya uygunluğunun Anayasa mahkemesince denetlenmesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Arkadaşlarınızla tartışınız.

Kanun Hükmünde Kararnameler

Kanun hükmünde kararnameler, Türkiye Büyük Millet Meclisinin bir kanunla yet ki vermesi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından belli konuları düzenlemek amacıyla çıkarılan yazılı hukuk kurallarıdır. Bunlar da tıpkı kanunlar gibi Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe girerler. Bazı devletlerin Anayasalarında Bakanlar Kurulu’na tanınmış olan kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi, ülkemizde ilk defa 1961 tarihli eski Anayasamızın 64′ncü maddesinde 1971 yılında yapılan bir değişiklikle ortaya çıkmıştır.

Gerçi Osmanlı İmparatorluğunda “1876 Kanunu Esasisi” (Anayasası) , Vekiller Hey’etine Muvakkat Kanun adıyla kararname çıkartarak geçici hükümler koyma yetkisi tanımıştı; fakat Cumhuriyet döneminde gerek 1924 tarihli Anayasamız (Teşkilatı Esasiye Kanunumuz) gerek 1961 tarihli T. C. Anayasası Bakanlar Kurulu’na böyle bir yetki tanımamışlardı. Bu yetki yukarıda da belirttiğimiz gibi eski Anayasamızın yürürlüğe girmesinden on yıl sonra 1971′de yapılan bir değişiklikle tanınmış oldu. Bu değişikliğe göre, “Türkiye Büyük Millet Meclisi” bir kanunla Bakanlar Kurulu’na belli konuları düzenlemek üzere kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verebilir. Kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi yeni Anayasamızda da düzenlenmiş bulunmaktadır (Any. m. 91) . Yetki veren kanunda (yetki kanununda) , çıkarılacak kanun hükmünde kararnamenin amacı, kapsamı ve ilkeleriyle bu yetkiyi kullanma süresinin ve süresi içinde birden fazla kararname çıkarılıp çıkarılmayacağının gösterilmesi gerekir (Any. m. 91/II) .

Sıra Sizde

Bakanlar Kurulu’na kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisinin verilmiş olmasını doğru buluyor musunuz? Bu konuyu arkadaşlarınızla tartışınız.

Ancak, Anayasamızın 91′inci maddesinin ilk fıkrasında, sıkıyönetim ve olağanüstü haller saklı kalmak üzere, temel haklar, kişi hakları ve ödevleri ile siyasi haklar ve ödevlerin kanun hükmünde kararnamelerle düzenlenemeyeceği belirtilmektedir. O halde, kanun hükmünde kararnameyle düzenlenecek konunun, bunların dışında kalan bir konu olması da gerekecektir.

Kanun hükmünde kararnameler, yayımlandıkları gün “Türkiye Büyük Millet Meclisi”ne sunulurlar. Yayımlandıkları gün Türkiye Büyük Millet Meclisine sunul mayan kararnameler bu tarihte, “Türkiye Büyük Millet Meclisi”nce reddedilen kararnameler ise ret kararının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kal karlar. Anayasamız, sıkıyönetim ve olağanüstü hallerde, Cumhurbaşkanının baş kanlığında toplanacak Bakanlar Kurulunun kanun hükmünde kararname çıkarma sına ilişkin hükümleri saklı tutmaktadır (Any. m. 91/V) . Bakanlar Kurulu tarafından şimdiye kadar çeşitli alanlarda kanun hükmünde kararnameler çıkarılmıştır. Bunlara örnek olarak, “Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Hakkında 41 sayılı Kanun Hükmünde Kararname”yi gösterebiliriz.

Sıra Sizde

Hangi temel hak ve ödevler kanun hükmünde kararnameyle düzenlenemez?

Tüzükler

Tüzükler de kanunlar ve kanun hükmünde kararnameler gibi yazılı hukuk kaynağıdırlar. Tüzükler, herhangi bir kanunun uygulanmasını göstermek veya kanunun emrettiği işleri belirtmek üzere, kanunlara aykırı olmamak şartıyla ve Danış tayın incelenmesinden geçirtilerek Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılırlar, Cumhurbaşkanı tarafından imzalanırlar ve kanunlar gibi Resmi Gazete’de yayımlanırlar (Any. m. 115) . Tüzük çıkarma yetkisi Anayasamızca sadece Bakanlar Kuruluna tanınmıştır. Bakanlar Kurulu dışındaki bir organ, örneğin bir bakanlık veya kamu kuruluşu tüzük çıkaramaz. Her tüzüğün mutlaka bir kanuna dayanması gerekir; kanuna da yanmayan bir tüzük çıkartılamaz. Diğer taraftan, tüzükler kanuna aykırı hükümler içeremez. Tüzüklerin kanuna aykırı hükümler taşıdığı iddiası adalet mahkemelerinde dahi ileri sürülebilir; tüzüklerin iptaline ilişkin davalara “Danıştay” bakar. Tüzüklere eskiden Nizamname denilirdi. Bugüne kadar Bakanlar Kurulu ta rafından çok sayıda tüzük (nizamname) çıkartılmıştır. Bunlara örnek olarak 1994 tarihli “Tapu Sicil Tüzüğü”nü, 1965 tarihli “Hayvan Rehni Tüzüğü”nü, “Karayolları Trafik Tüzüğü”nü, “Ticaret Sicil Nizamnamesi”ni ve “İş Süreleri Tüzüğü”nü gösterebiliriz.

Sıra Sizde

Tüzükler ile Kanun arasında ne gibi farklılıklar vardır? Boş bırakılan yerlere yazınız.

Yönetmelikler

Yönetmelikler başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla çıkardıkları yazılı hukuk kurallarıdır. Hangi yönet meliklerin Resmi Gazetede yayımlanacağı kanunda belirtilir (Any. m. 124) . Yönetmelikler, kanuna ve tüzüklere aykırı hükümler içeremezler. Yönetmeliklerin kanuna aykırı olduğu iddiası adalet mahkemelerinde ileri sürülebileceği gibi, yönetmeliğin iptali için Danıştay’a da başvurulabilir.

Yönetmeliklere eskiden Talimatname denilirdi. Bugüne kadar bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri tarafından çok sayıda yönetmelik (talimatname) çıkarılmıştır. Bunlara örnek olarak 1985 tarihli “Evlendirme Yönetmeliği”ni, 1985 tarihli “Dernekler Biriminin Kuruluş, Görev, Yetki ve Çalışma Esasları ile Dernekler Kütüğünün Tesisi Hakkında Yönetmelik” ile 1982 tarihli “Doçentlik Sınav Yönetmeliği”ni gösterebiliriz.

Sıra Sizde

YÖK’ün ve öğrencisi bulunduğunuz Üniversitenin çıkarmış olduğu yönetmelikler hangileridir?

“Hukukun Kaynakları: Yazılı Kaynaklar” için 2 cevap

  1. hasan diyor ki:

    sizin yazacanız şeye ben …….!!!!!

  2. [...] bilgi ve becerilerine sahip olacağız.İçindekiler- Giriş Hukukun Kaynakları: Kaynak Kavramı Hukukun Kaynakları: Yazılı Kaynaklar Hukukun Kaynakları: Yazısız Kaynaklar Hukukun Kaynakları: Yardımcı Kaynaklar Özet Test [...]

Bir Cevap Yazın

*