Kayıt Ol  |  Giriş
NotOku'yu +1'le
Ders: Hukuka Giriş      Ünite 2      3 Mart 2010 Ara     

Hukuk Kurallarının Özellikleri (Hukukun Yaptırımı)

Amaç 1

Yaptırım ve hukuki yaptırım türlerini tanımlayabilmek ve örnekleyebilmek

Yaptırım Kavramı

Yaptırım (müeyyide) herhangi bir kuralın koymuş olduğu emir ve yasaklara uygun surette hareket etmeme, onun yap dediğini yapmama veya yapma dediğini yapma halinde karşılaşılacak olan tepkidir. Bizleri bir kuralın koymuş olduğu emirlere uygun biçimde davranmaya veya onun yasakladığı davranışlarda bulunmaktan kaçınmaya zorlayan da, hep bir tepkiyle, bir yaptırımla karşılaşmak korkusudur. Örneğin, okulların yönetmelikleri sınavlarda kopya yapmayı yasaklamıştır. Bir öğrenci bu yasağa rağmen kopya yapmaya kalkışırsa, hemen bir tepkiyle, bir yaptırımla karşılaşır ki, bu da o dersten sıfır numara alma ve ayrıca disiplin kovuşturmasına uğrama şeklinde ortaya çıkar. Öğrencileri sınavlarda kopya çekmeye kalkışmaktan önleyen şey, sonunda böyle bir tepkiyle, ağır bir yaptırımla karşılaşmak korkusudur.

Sosyal hayatı düzenleyen kuralların hepsinin bir yaptırımı vardır. Bu yaptırım çeşitli şekillerde ortaya çıkar. Önceki ünitede din, ahlak ve görgü kurallarının yaptırımlarının manevi yaptırım olduklarını örnekleriyle birlikte görmüştük. Hukuk kurallarının yaptırımının ise, manevi değil, maddi yaptırım olduğunu da öğrenmiştik. Şimdi hukuk kurallarının özelliğini oluşturan maddi nitelikteki yaptırımların türlerini, yani bir hukuk kuralının emir ve yasaklarına aykırı davranışta bulunan kimselerin nasıl bir tepkiyle karşılaşacaklarını inceleyeceğiz.

Sıra Sizde 1

Manevi yaptırım ile maddi yaptırım arasındaki farkları çevrenizden birer örnek ile ortaya koyabilir misiniz?

Yaptırım Türleri

Hukukun yaptırımı

Hukuk kurallarının yaptırımı genellikle o hukuk kuralını koymuş olan yetkili makam tarafından önceden belirtilmiştir. Bunların çeşitli türleri vardır. Aşağıda bunları ele alacağız:

Ceza

Hukuk kurallarından bazılarının koymuş oldukları emir ve yasaklara aykırı davranışta bulunan kimselerin karşılaşacakları tepki ceza dır. Bir hukuki yaptırım olarak cezanın çeşitli türleri vardır. Örneğin; hapis ve adli para cezaları gibi özgürlüğü bağlayıcı cezalar.

Diğer taraftan, askeri ceza hukuku kuralları da birtakım cezalar koymaktadırlar. Örneğin göz ve oda hapsi cezası, katıksız hapis cezası gibi. Nihayet disiplin cezaları dediğimiz başka tür cezalar da vardır. Disiplin cezaları; memur, asker, öğrenci, dernek üyesi gibi belli bir statü içinde bulunan kimselere hizmet ve iç düzenle ilgili kurallara aykırı davranışta bulundukları zaman verilirler. Disiplin cezalarına örnek olarak uyarma, kınama, kusur bildirme, geçici olarak çıkarma, büsbütün çıkarma gibi cezaları gösterebiliriz.

Cebri İcra

Yaşamın İçinden Örnek:

Kendisine 1500 TL. borçlu bulunan borçlusunu icraya verdi.

Bazı hukuk kurallarına aykırı davranışta bulunanların karşılaşacakları tepki, ceza şeklinde değil, fakat cebri icra yani bir kimseyi o hukuk kuralının emrini yerine getirmeye zorlama biçiminde ortaya çıkar. Bunu bir örnekle canlandıralım: Ali televizyonunu iki yüz liraya Veli’ye satmış ve teslim etmiştir. Veli televizyonun bedeli olan iki yüz liralık borcunu kararlaştırılan günde ödemeyecek olursa, alacaklı Ali elindeki senetle doğrudan doğruya İcra Dairesine başvurarak alacağının borçlu Veli’den zorla alınmasını isteyebilir. İcra Dairesi gerekli işlemleri yaptıktan sonra borçlu Veli’nin yeteri kadar malını haczedip onları paraya çevirerek alacaklı Ali’nin alacağını borçludan zorla almış olur.

Dikkat

Bu konuları, daha sonra 4. ünitede inceleyeceğimiz icra-iflas hukuku kuralları düzenlemektedir.

Tazminat

Bazı hukuk kurallarına aykırı davranışın yaptırımı, bu davranışta bulunan kimsenin bundan zarar gören kimseye tazminat ödemesi şeklinde görünür. Gerçekten, bir kimse haksız fiil dediğimiz hukuka aykırı bir eylem ve davranışıyla başkasına zarar verecek olursa, bu zararı gidermekle (tazmin etmekle) yükümlü olur, yani tazminata mahkum edilir. Tazminat maddi tazminat şeklinde olabileceği gibi, manevi tazminat biçiminde de olabilir.

Sıra Sizde 2

Tazminat yaptırımı hangi hallerde uygulanabilir. Çevrenizde ve yayın organlarında karşılaştığınız yaptırım örneklerini boş bırakılan yerlere yazınız.

Tazminat yaptırımı sadece haksız fiillerle bir zarara sebebiyet verilmiş olması halinde (BK. m. 41 vd. ) değil, fakat aralarında bir sözleşme (akit, mukavele) yapmış olan taraflardan birinin bu sözleşmenin hükümlerine uymamak veya aykırı davranışta bulunmak suretiyle diğer tarafı zarara uğratmış olması halinde de (BK. m. 96 vd. ) söz konusu olur. Örneğin satmış olduğu malı zamanında teslim etmeyen satıcı, alıcının bu yüzden uğradığı zararları gidermek (tazmin etmek) zorunda kalır. Kişilik haklarına yöneltilen haksız saldırılarda da, saldırıda bulunan kişi tazminata mahkûm edilir.

Yaşamın İçinden Örnek:

Eşinin ölümüne neden olan sürücüye, maddi manevi tazminat davası açtı

Hükümsüzlük

Yaşamın İçinden Örnek:

Ayşe tapuda kayıtlı evini Burak’a sattığını iddia etmiş. Ancak bu satış işleminin tapuda değil, Ayşe ile Burak arasındaki adi bir sözleşme ile yapıldığı ve geçersiz olduğu anlaşılmıştır. Bu örnekte satış işleminin neden geçersiz olduğunu, tapuda kayıtlı bir malın satışının nasıl yapılması gerektiğini araştırınız.

Bazen bir hukuk kuralının emrine uygun biçimde hareket etmemek, örneğin bir hukuki işlemi kanunun emrettiği şekilde yapmamak, o hukuki işlemin hükümsüzlüğü sonucunu doğurur. Başka bir deyişle, bu halde ortaya çıkan yaptırım hükümsüzlük yaptırımıdır. Hükümsüzlüğün de çeşitli tür ve dereceleri vardır. Gerçekten hükümsüzlük, bazen yokluk bazen butlan (mutlak ve nisbi butlan), bazen de tek taraflı bağlamazlık şeklinde ortaya çıkar. Örneğin; resmi ve görevli evlendirme memuru önünde yapılmayan evlenme yokluk yaptırımına tâbi olduğu, yani hukuken yok sayıldığı halde, ayırt etme gücü (temyiz kudreti) olmayan bir kimsenin yaptığı evlenme butlan yaptırımına (mutlak butlan) tabidir, yani savcı veya ilgililerin dava açması üzerine mahkemece iptal edilir.

Buna karşılık, ayırt etme gücüne sahip bir küçüğün, örneğin 15 yaşındaki bir öğrencinin ana babasının (velilerinin) izni olmadan yapmış olduğu bir satış sözleşmesi yokluk veya butlan yaptırımlarına değil, fakat tek taraflı bağlamazlık yaptırımına tâbidir; yani bu sözleşme henüz fiil ehliyeti tam olmayan küçüğü bağlamaz, ama tam ehliyetli olan karşı tarafı bağlar. Bu küçüğün velisi yapılan işlemi sonradan onaylarsa (onam verirse), işlem artık küçük için de bağlayıcı olur; buna karşılık veli onaylamazsa işlem her iki taraf bakımından da hükümsüz hale gelir.

İptal

Hukuk kurallarına aykırı biçimde yapılmış olan idari işlemlere uygulanacak yaptırım iptal şeklinde ortaya çıkar. Gerçekten bir idari makamın hukuk kurallarına ters düşecek biçimde yapmış olduğu idari işlemler, bu yüzden menfaati zarara uğrayan kimseler tarafından yetkili yargı organına dava yoluyla başvurulmak suretiyle iptal ettirilebilir. Örneğin bir yüksek öğretim kurumunun yetkili kurulu, bir öğrencinin, hukuka aykırı biçimde, sınavlara girmesine engel olursa veya bir kamu kurumu yetkilisi bir memuru haksız surette işinden çıkartırsa yahut da bir belediye, arsasına inşaat yapacak olan vatandaşa haksız olarak inşaat izni vermezse, bu kimseler hukuka aykırı biçimde yapılmış olan bu idari işlemlerin iptali için idari yargı organına başvurarak açacakları bir davayla, hukuka aykırı olan bu işlemlerin ortadan kaldırılması isteminde bulunabilirler. Aynı şekilde, hukuka aykırı olarak yapılmış olanı bazı hukukî işlemler de iptal yoluyla kaldırılablir; örnegin evlenmenin veya vasiyetin iptali gibi.

Sıra Sizde 3

Yokluk yaptırımı ile siz ve çevrenizdekiler daha önce karşılaştınız mı? Buna bir örnek verebilir misiniz?