Kayıt Ol  |  Giriş
NotOku'yu +1'le
Açıköğretim fakültesi (AÖF) e-öğrenme eğitim portalı
01.10.2014
Ders: Halkla İlişkiler Yazarlığı      Ünite 8      13 Şubat 2011 Ara     

Görsel Materyalleri Geliştirmek ve Kullanmak

Zihnimizin görsellerle çalıştığını biliyor muydunuz? Örneğin, kalem sözcüğünü işittiğimizde, ya o an elimizde tuttuğumuz ya da bizde iz bırakmış -örneğin üniversite sınavına girişte kullandığımız, bir arkadaşımızın hediye ettiği gibi- bir kalemin şekli zihnimizde oluşur. Zihnimizin görsellerle çalışıyor olması, sunuşumuzda aktarmak istediğimiz düşünceleri dinleyicilerin daha kolay algılayabilmesi için görsel materyallerden yararlanmayı gerektirmektedir.

Görsel materyalleri kullanmaktaki amacımız ekranda bir şeylerin görünmesi, herkesin kullanıyor olması, daha profesyonel görünmek ya da dinleyicileri ayrıntılı tablo ve şekillerle etkilemek değildir. Görsel materyalleri temelde sözel açıklamalarımızı desteklemek, pekiştirmek ve görselleştirmek için kullanmalıyız. Bunun yanı sıra dinleyicilerin dikkatini önemli bir noktaya odaklamak ve ilgi çekmek için de görsel materyallerden yararlanabiliriz. Daha önce görsel materyallerin, tahta ya da panoya asılan basit bir çizimden, saydam, dia, elektronik görüntü ve hatta videodaki bir hareketli görüntüye kadar çeşitli biçimlerde olabileceğini görmüştük. Ancak incelendiğimizde, sunuşlarda daha önceki yıllarda daha çok tepegöz cihazı ve saydamların, son yıllarda ise bilgisayar ve veri/görüntü yansıtıcı yardımıyla elektronik görüntülerin kullanıldığını saptayabiliriz.

Görsel materyalleri açıklayan bir bayan

Bilgisayar yazılımları sunuşların daha etkili ve çekici olmasında bizlere yardımcı olmaktadır. Bu yazılımlar yardımıyla aktarmak istediğimiz sayısal verileri, ilgi çekici tablolar ve grafikler haline dönüştürebiliyoruz. Düşünce ve bilgilerimizi kolayca yazıya dönüştürüp, önemli noktaları farklı bir yazı tipi, biçimi ve rengi ile vurgulayabiliyoruz. Benzer biçimde hazır resimleri ya da çizimleri kullanarak kavram ve açıklamaları görselleştirebiliyoruz. Özetle, bilgisayar yazılımları aktarmak istediklerimizi, – tablo ya da grafik, – yazılı ifade, – resim ve çizim biçimlerinde elektronik görüntüye dönüştürmemize ve sunmamıza yardımcı oluyor. Bu yazılımlar arasında Microsoft firmasının ürünü olan PowerPoint sık kullanılmaktadır. PowerPoint, temelde birçoklu ortam (multimedya) sunum yazılımıdır. Farklı yazılımlarla üretilen grafikler, tablolar, çizimler, sesler, hareketli görüntüler, canlandırmalar (animasyonlar) ve metinler PowerPoint’e aktarılarak bir bütün halinde sunulabilir. Ayrıca PowerPoint ile de metin, çizim, grafik ve tablo hazırlanabilir.

Görsel Materyalleri Yaratmak

Görsel materyalleri yaratırken dikkat edilecek temel kural basit ve sade (kısaca BvS) olmalarına dikkat etmektir. Bir görsel materyalde çok fazla bilgi aktarılmamalıdır. Aksi durumda dinleyiciler çok çabuk sıkılabilir ve dikkatleri dağılabilir. Görsel materyallerin BvS olmasını sağlayabilmek için şu noktaları göz önünde bulundurmalıyız (Aydın, 2000) :

Kullanacağınız görsel materyal sayısında cimri davranın – Sunuşlarda görsel kullanımına ilişkin yapılan önemli yanlışlardan biri gerekenden çok fazla sayıda görsel kullanımıdır. Bazen, sunuş sırasında söylenecek her cümlenin görselleştirilmeye çalışıldığını gözlemleyebilirsiniz. Kullanacağımız görsel sayısı konuya, dinleyicilere, sunuş süresine göre değişebilir. Ancak, bu konuda temel kural, her iki dakika için bir görsel kullanmaktır. Bundan daha çok sayıda kullanımı dinleyicilerin sıkılması ve dikkatlerinin dağılmasına yol açabilir.

Olabildiğince iletileri görselleştirin, metinlerden kaçının – Bir resim onlarca kelimeye değerdir. Sayısal ve istatistiksel veriler tablolar halinde sunulduğunda dinleyiciler bunları ve aralarındaki ilişkileri kavramada zorlanmaktadır. Oysa bir grafik yardımıyla, soyut sayısal veriler görsel bir şekil alabilir. Böylece daha somut ve çok daha akılda kalıcı biçimde sunulabilir. Grafik kullanırken, olabildiğince basit olmasına, yalnızca önemli sayıların verilmesine, yatay ve dikey eksenlerin etiketlerinin belirtilmesine dikkat etmeliyiz. Benzer biçimde özellikle soyut düşünce ve bilgiler de resim ya da çizim biçiminde somutlaştırılabilir. Böylece dinleyicilerin daha kolay algılamaları sağlanabilir. Resim ya da çizim kullanırken, bunların dinleyicilerin özelliklerine uygun olmasına, yalnızca anahtar kavramların belirtildiği metinlerle desteklenmelerine, aktarılan düşünce ya da bilgiyi gerçekten temsil edip etmediğine dikkat etmeliyiz.

Her görselde yalnız bir düşünceyi vurgulayın – Görsellerin odak noktası basit ve açık olmalarıdır. Bir görselde birden fazla düşünce ya da bilgiyi sunmaya çalışmak çelişkilere yol açabilir. Her görselde tek düşünceyi vurgulamalıyız.

Metin ve sayıların görünür olmasını sağlayın – Yarattığımız görseller çok estetik görünüyor olabilir. Ancak, eğer sunuş ortamındaki tüm dinleyiciler tarafından görülemiyor ya da okunamıyorsa, estetik olmaları bir anlam ifade etmeyecektir. Sunuşlarda kullanacağımız yazı türü olarak, geniş yüzeylere yansıtıldığında rahat okunabilen, gözü yormayan tırnaksız yazı türlerini seçmeliyiz. Örneğin Arial, Verdena, Helvetica gibi yazı türlerinin okunması Times New Roman, Palatino, Book Antiqua gibi tırnaklı yazı türlerine göre daha kolaydır. Yazı türü kadar yazı büyüklüğü de önemlidir. En uzak noktada oturan dinleyicinin rahat görebileceği bir büyüklük seçilmelidir. Deneyimler göstermiştir ki, yazı büyüklüğü en az 18 punto olmalıdır. Aksi durumlarda okuma ve görmede dinleyiciler zorlanabilmektedir. Yazı ve sayıların kolay okunmasına yardımcı olan bir başka uygulama da yazı biçimine ilişkindir. Yana yatık (italik) ve altı çizili (underline) yazı biçimleri okunmayı güçleştirmektedir. Seçtiğiniz yazı türüne bağlı olarak, sade (plain) ya da kalın (bold) yazı biçimini kullanmalıyız. Harfler arasındaki boşlukların normalden daha az ya da fazla olduğu yazı türlerinden kaçının. Okunmayı güçleştirebilirler. Ayrıca satırlar arasındaki boşlukların az ya da çok olması da okumayı güçleştirebilir. Görsel materyallerde metin kullanımına ilişkin dikkat etmemiz gereken diğer bir nokta da uzun cümleler yerine yalnızca sözel açıklamalarımızı hatırlatacak anahtar kavramlara yer vermektir. Bunlar eğer çizim ve resimlerle desteklenebiliyorsa daha etkili olur.

Renk kullanımında dikkatli davranın - Her görselde en fazla 4 ayrı renk kullanın. Bu sayıyı aştığında gözün yorulmasına yol açacağından aktarmak istediğiniz iletilerin algılanması güçleşebilir. Ayrıca, özellikle zemin ve zeminin üstüne gelecek yazı, çizim, grafik gibi unsurların renkleri arasında kontrast (zıtlık) olmasına dikkat etmeliyiz. Kontrast zemin üstündeki unsurların daha rahat görülmesini sağlar. Örneğin, koyu mavi bir zemin üzerinde yer vereceğiniz sayı ya da metinler için beyaz ya da açık sarı renkleri tercih etmelisiniz.

Görülmesi kolay resim ve çizimleri tercih edin – Çoğu resim ve çizim yakından bakıldığında oldukça çekici görülmelerine karşın uzaktan bakıldığında rahat görülememektedir. Karmaşık olmayan basit çizim ya da resimleri kullanmak böyle bir soruna yol açmayabilir. Uygulayabileceğimiz diğer bir yöntem de görseli hazırladıktan sonra belirli bir uzaklıktan resim, çizim ya da bunların içinde yer alan yazıların rahat görülüp görülmediğini kontrol etmektir.

“Olsun” diye görsel kullanmayın – Kullanacağımız çizim ya da resimler sözel açıklamalarımızla uyum içinde olmalı ve anlatacaklarımızı görsel olarak gerçekten desteklemelidir. Dinleyicilerin kafalarını karıştıracak ya da algılanması güç görsel unsurları kullanmaktan kaçınmalıyız. Bu unsurları anlamaya çalışırken açıklamaları kaçırabilir ya da isteğimizden farklı yorumlar geliştirebiliriz.

Görsel algıyı kolaylaştırın – Görsel materyal üzerinde hangi unsurlara (metin, grafik, çizim, resim vb. ) yer vereceğinize karar verdikten sonra, bunları kolay algılanabilir biçimde yerleştirmemiz gerekir. Örneğin, birbiriyle ilişkili olan unsurlar bu ilişkiyi gösterecek biçimde yerleştirilmelidir. Metinlere, ilgili oldukları çizim ya da grafiklerin hemen altında, üstünde ya da yanında yer verilmelidir. Bir süreci vurgulamak için sürecin öğeleri O, Z, S şekli oluşturacak biçimde yerleştirilmelidir. Yerleştirmede dikkat edilecek bir başka nokta da, görselde yer alacak unsurların dengeli biçimde dağıtılmalarıdır. Unsurların, sağdan soldan, aşağıdan yukarıdan eşit aralıklarla yerleştirilmesi materyalimizde dengeyi sağlar.

Tutarlı davranın – Dinleyiciler, özellikle yetişkinler sürprizlerden hoşlanmazlar. Bu nedenle, renk, zemin biçimi, yazı türü, biçimi ve boyutu, grafik türü (gerçekçi resim, çizim, hareketli canlandırma vb) , öğelerin yerleştirilmesi gibi görsel tasarım kararlarında tutarlı davranmalıyız. Başka bir deyişle, örneğin, başlık rengi olarak bir görselde beyaz diğerinde sarıyı seçmemeliyiz. Bir görselde fotoğraf gibi gerçekçi resim, hemen ardından gelen görselde çizim kullanmamalıyız. Tutarlı olmak aynı zamanda görsel algıyı da kolaylaştırır.

Özetle, kullanmak istediğimiz görsellerin basit, kolay okunabilir ve görülebilir olmasına dikkat etmeliyiz. Ayrıca gereksiz yere “herkes kullanıyor; ben de kullanayım!” gibi bir mantıkla görsel kullanmayı tercih etmemeli, sözel açıklamalarımızı destekleyecek nitelikte olmalarını sağlamalıyız.

Sıra Sizde 5

Sizce aşağıdaki görselde ne tür hatalar yapılmıştır?

Hatalı görsel örneği

Görsel Materyalleri Kullanmak

Görsel materyalleri yaratmak kadar bunları etkili kullanmak da sunuşumuzun başarısını etkileyebilir. Görsel materyalleri etkili kullanmanın temel koşullarından biri, uygun yerde durmaktır. Dinleyici karşısında uygun bir konumda durmak, sözsüz iletişim açısından önemlidir. Özellikle görsel materyalleri sunmada yararlandığınız araçları kullanma biçiminiz, bu araçlar etrafında hareket etmeniz, size ayrılan mekânı etkili kullanmanız gibi davranışlar, sunuş yapmada ne kadar deneyimli olduğunuzu, aktardıklarınızın ne kadar değerli bilgiler olduklarını ve dinleyicileri ne kadar iyi tanıdığınızı ortaya çıkarır.

Yüzünü izleyicilere dönerek görsel materyalini anlatan bayan

Görsel araç ve materyallerin sizden öne çıkmalarına izin vermeyin. Bilginin kaynağı kullandığınız araçlar değil siz olmalısınız.

Bunu sağlayabilmek için şu öneriler size yardımcı olabilir (Heinich, Molenda, Russell ve Smaldino, 1999) :
- Slayt, tepegöz ya da data/video yansıtma cihazı kullanıyorsanız, bu araçların sizin sol tarafınızda ve dinleyicilere 45 dereceli bir açıyla yerleştirilmelerini sağlayın. İnsanların göz hareketleri soldan başlayarak sağa doğru ilerler. Görsel araçları sola yerleştirdiğimizde dinleyicilerinizin gözleri önce sizin üzerinizde olacak, daha sonra görüşlerinizi yansıtan görselleri görecek, sonra size geri döneceklerdir.
- Görsel yardımcı araçların yanında, dinleyicilere yüzünüz dönük olarak ayakta durun.
- İşaret etmek istediğiniz noktaları göstermek için bir tahta ya da lazer nokta (pointer) kullanabilirsiniz. Bunları sol elinizde tutun ve gösterirken olabildiğince dinleyicilerle göz temasını kaçırmayın.
- Sunuşun yapıldığı salonun tamamen aydınlatılmasını sağlayın. Ekrandaki görüntülerin net görülemediği durumlarda ekrana yakın olan ışıkları söndürebilirsiniz. Ancak karanlıkta kalmamalısınız. Benzer biçimde dinleyicilerin olduğu bölümün de aydınlık kalmasına dikkat edin.
- Tahta ya da çevirmeli yaprak (flipchart) üzerine yazı yazmanız gerekebilir.

Yazı yazarken, sırtınız dinleyicilere dönük durumda konuşmayın. Yazdıktan sonra dinleyicilerle göz temasını kurup konuşmaya başlayın. Bir cümle ile özetlemek gerekirse, sunuş sırasında kullanacağımız araçların bizim önümüze geçmesine engel olmalı ve dinleyicilerle göz temasını kaçırmamaya dikkat etmeliyiz.

Bir Cevap Yazın

*