Gelişimin Doğası
Sorun Tanımı
Ahmet Bey ile Leyla Hanım ikiz bebeklerinin olacaklarını öğrendikleri zaman çok heyecanlandılar. Bebekler için hazırlıklar yapmaya başladılar. Bu hazırlıklarla uğraşırken doğum zamanı yaklaşmıştı. Sonunda beklenen an geldi ve Bilge ile Özge yaşama adım attılar. Doğdukları andan itibaren, her iki bebek içinde her şeyi aynı şekilde yapmaya, aynı biçimde davranmaya özen gösteriyorlardı. Böylece onları aynı biçimde yetiştirebileceklerine inanıyorlardı.
Aylar geçtikçe, Bilge ve Özge’nin farklılaştıklarını gözlemlemeye başladılar. Bilge, Özge’den daha önce emeklemeye ve yürümeye başlamıştı. Ayrıca Bilge, çevresindeki insanlarla daha yakın ilişkiler kurarken, Özge tanımadığı insanlara yaklaşmıyordu. Bununla birlikte her ikisi de aynı zamanlarda konuşmaya başlamışlardı. Özge çok sakin bir çocuktu ve günün büyük bir kısmını oyuncakları ile oynayarak geçiriyordu. Bilge ise hırçın bir çocuktu ve oyuncaklarına sürekli zarar veriyor, her şeyden çok çabuk bıkıyordu.
İlk çocukluk dönemine ulaşan ikizler anasınıfına başladıkları gün Bilge sınıfın kapısından girer girmez diğer çocuklarla oynamaya başlarken, Özge annesinden ayrılmamak için sürekli ağlıyordu. Daha sonraki günlerde Bilge ve Özge’nin davranışlarındaki farklılıklar, anasınıfı öğretmeninin de dikkatini çekmeye başlamıştı. Özge, daha çok sayılarla uğraşmayı severken; Bilge resim yapmaktan hoşlanıyordu. Bilge ve Özge 7 yaşına gelip ikinci çocukluk dönemine girdiklerinde okula başladılar. İlgilendikleri ve başarılı oldukları alanlardaki farklılıklar iyice belirginleşmeye başlamıştı. 6.sınıfa geldiklerinde ise bedenlerinde ve davranışlarında büyük değişiklikler olmaya başladı.
Leyla Hanım ve Ahmet Bey çocuklarında birden bire oluşan bu değişmelere bakarak, çocuklarının ergenlik dönemine girdiklerini düşündüler. Bilge ve Özge’nin davranışlarındaki farklılık onları şaşırtıyordu. Doğdukları andan itibaren, her ikisine de aynı koşulları hazırlayıp aynı şekilde davranarak hiçbir farklılık yaratmamaya çalıştıkları halde, böyle farklılıkların olmasına bir anlam vermekte zorlanıyorlardı. Nasıl oluyordu da tek yumurta ikizleri olup, aynı çevrede büyümelerine rağmen bu kadar gelişim farklılıkları gösterebiliyorlardı. Bu farklılığın nedenlerini düşünmeye başladılar. “Yoksa biz yeterince eşit davranmıyor muyuz?” diyerek, hatayı kendilerinde aramaya başladılar.
Genel anlamı ile insan davranışlarını inceleyen psikoloji bilim dalının alt dallarından biri olan gelişim psikolojisinin, henüz gelişmekte olan bir disiplin olduğu söylenebilir. Gelişim psikolojisinin temel amacı, yaşam döngüsü içinde ileriye doğru gelişmekte olan organizmada meydana gelen değişiklikleri anlamaya ve açıklamaya çalışmaktır. Çok yönlü ve karmaşık bir süreç olan gelişimi anlayabilmek için gelişim psikologlarının giderek farklı arayışlara yöneldikleri gözlenmektedir. Gelişim psikolojisinde bugüne kadar yapılan çalışmalar, insan gelişiminin çeşitli yönlerini betimleyen araştırmalarla başlamakla birlikte, gelişim psikologlarının giderek gelişimin temel kavramlarını, ilkelerini ve kuramlarını ortaya koyma yönünde ilerledikleri görülmektedir.
Çocuk gelişimi ile ilgilenen ilk gelişim psikologları, organizmanın belli bir yaş sırası içinde geçirmiş olduğu evreleri ya da dönemleri açıklamak yerine, bu dönemlerde gözlenen gelişimsel özellikleri betimlemekle yetinmişlerdir. Günümüzün modern gelişim psikolojisi anlayışında ise bilim adamlarının dikkatlerini daha çok gelişimin temelini oluşturan süreçler üzerinde yoğunlaştırdıkları görülmektedir.
Gelişme ve değişme organizmadaki içsel süreçlerle mi, çevresel faktörlerle mi, yoksa öğrenme ve deneyimlerle mi yönlendirilmektedir? biçimindeki sorgulamalarla başlayan bu yeni arayışlar, giderek gelişmeyi biyolojik ve çevresel faktörlerin ortaklaşa belirledikleri görüşünde birleşmiştir. Bu bağlamda biyolojik, bilişsel ve psikososyal süreçlerle bu süreçlerin etkileşiminin insan gelişimi üzerindeki rolü, gelişim psikologlarının başlıca uğraşları arasında yer almaya başlamıştır. Bu ve benzeri gelişmelerle birlikte gelişimle ilgili bazı sorunlar da gelişim psikolojisinin başlıca tartışma konularını oluşturmaya devam etmektedir. Örneğin gelişme ve büyümenin nasıl ilerlediği sorunu, bunlardan birisi olarak önemini korumaktadır.


















Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapın