Balzac: Bilginin efendisi olmak için çalışmanın uşağı olmak şarttır.

Erken Ortaçağ’da Avrupa – Yaşamın İçinden

Mpati - Snrj 2010

Yaşamın İçinden

“Gerçekten Osmanlı iktisadi dünya görüşünün, zihniyetinin içinde karşımıza çıkan ilk değerlerden biri, ‘eşitlikçi’ eğilimin hakim bulunmasıdır. Eşitlik ile eşitsizliği iki kutup gibi koyarsak, Osmanlıların iktisadi alanda, daha çok eşitlik kutbuna doğru temayül ve hareket ettiklerin, önemli temel değerleri arasında eşitlikçiliğin yer aldığını söyleyebiliriz. Dinin tanrı önündeki eşitlik akidesinin sosyal iktisadi alanda da, geniş ölçüde yankısını bulduğunu söylemek mümkündür. Sistemin idamesindeki, yaşatılmasındaki stratejik rolüne bağlı olarak, elite tanınan sınırlı ayrıcalık dışında, ekonominin sektörlerinde hakim vektör olarak eşitlik, önemli bir konumda yer alır. Ziraat, madencilik, esnaflık, hatta ticarette büyük farklılaşmalara meydan vermeyecek bir düzenlemeyi klasik dönemde, 15. yüzyıldan, 19. yüzyıla kadar, devletin hem doğrudan müdahaleleriyle hem de meydana getirdiği kurumlar aracılığıyla dolaylı olarak, sürdürmeye çalıştığı görülmektedir.

Ziraat, madencilik, sanayi, ticaret, esnaflıkta kaynakların bölüşümünde büyük farklılaşmaların oluşmaması esastı. Bütün bu sektörlerde, üretim faktörlerinin mümkün olduğu kadar eşit veya eşitliğe yakın bir dağılım içinde kalması idealdi. Devletin, üretim faktörleri üzerinde kurduğu kontrollerle, bu durumu korumaya gayret etmekte olduğunu söyleyebiliriz. Ekonominin hakim sektörü olan ziraatta, toprağın üretici köylü aileleri arasında eşite yakın oranlarda bölüştürülmekte olduğunu, 15. -16. yüzyıllardaki tahrirlerden açıkça anlıyoruz. Osmanlı sistemi, topraksız köylü kadar, büyük toprak sahiplerini de normal sistemik saymıyor, sistemin dışında düşünüyordu.
. . . . . . . . . . . . . . . . . .

Bağımsızlığa kavuşan Balkanlarda, 1930′larda yapılan toprak reformları vesilesiyle toplanan istatistik verilere göre, bağımsızlıktan 100 sene sonra bile, eşitlikçi toprak dağılımının Osmanlı bölgesi ülkelerinde varlığını hâlâ korumakta olduğu ortaya çıkmıştır. Bunu, Osmanlılar, üretim faktörleri üzerindeki devlet kontrolü sayesinde sağladılar. Toprakta mülkiyetin devlete ait bulunmasının pratikteki başlıca amacı, kaynak dağılımını eşitlikçi bir denge içinde tutmak, üretim ve refahı, teknolojinin değişmediği bir ortamda azamiye çıkarabilmekti. ”

Kaynak: Genç, M. (2000). ss. 70-71

  • Facebook
  • RSS
  • Twitter
  • Add to favorites
Erken Ortaçağ’da Avrupa – Test Soruları ◄ ÖNCE | SONRA ► Erken Ortaçağ’da Avrupa – Sıra Sizde Cevap Anahtarı

İlgili Yazılar:

Bir Cevap Yazın

ABD bebek borç Ders: Halkla İlişkiler ekonomi gelişim hak hastalık Hukuk idare iktisat kamu kaynakça kişilik psikoloji sağlık sendika sözleşme sıra sizde tartışma tedavi Test Soruları ticaret Türkiye yargı yaşamın içinden Özet çocuk öğrenme ünite

AÖF