Kayıt Ol  |  Giriş
NotOku'yu +1'le
Ders: Anne-Çocuk Sağlığı ve Beslenmesi      Ünite 9      10 Mart 2012 Ara     

Ergenin Beslenmesi

Çocuğun gelişimi daha iyi anlaşılsın diye okul çağı ve ergenlik dönemi diye ayrımlaştırılmıştır. Aslında bu iki dönemin iç içelik özelliği vardır. Okul çağı beslenmesinde öne sürülen durumlara ilave olarak neler söylenebileceği ergenlik başlığında verilmesi uygun görülmüştür.

Ergenlik; fiziksel, biyokimyasal, ruhsal ve sosyal yönden hızlı büyüme, gelişme ve olgunlaşma süreçleriyle çocukluktan yetişkinliğe geçiş dönemidir. Ergenlik çağı 12-18 yaş grubunu içerir. Ergenlik çağının genellikle kızlarda 10-12, erkeklerde ise 11-14 yaşlar arasında başladığı kabul edilmektedir.

Soru

Ergenlik çağında gözlenen başlıca değişiklikler nelerdir?

Ergenlik çağında gözlenen başlıca değişiklikler şunlardır:
– Vücut şeklinde cinsiyet hormonlarına bağlı değişiklikler görülür. Özellikle vücuttaki yağ dokusunda, kas ve kemik yapısında değişiklikler olur. Kız çocuklarda göğüs ve kalçalar belirginleşir. Erkeklerde ise kalçalar küçülür, vücut adaleli ve az yağlı bir görünüm alır.
– Psikolojik değişiklikler nedeniyle çocuk aileye bağımlılığını yitirebilir ve etrafını umursamaz bir davranışa girebilir. Bunun sonucu olarak çocuk ailesinden çok arkadaşlarına yönelir; onlarla birlikte olmak ister.

Ergende Beslenmenin Önemi

Ergenlik çağında büyüme hızlıdır. Hızlı büyüme ve gelişme ise, enerji ve besin ögelerine ihtiyacı arttırır. Gencin artan gereksinimlerinin karşılanmasında çeşitli sorunlar ortaya çıkabilir. Bu sorunların bir bölümü gencin yaşam şekliyle, bir bölümü ise bilinçsizlik nedeniyle kazanılan hatalı alışkanlıklarla ilgili olabilir. Sorunların giderilip, gencin sağlıklı büyüme ve gelişmesini sağlayacak beslenme koşullarına kavuşturulması gerekir. Gencin ileriki yaşamında sağlığını olumlu etkileyecek alışkanlıkların kazandırılmasında aileye, okula ve toplumun diğer kurumlarına önemli görevler düşmektedir.

Hızlı büyümeye ek olarak gencin sporla uğraşması enerji ve besin öğeleri İhtiyacında artışa neden olur. Çeşitli spor dallarının ne miktarda ek enerji gerektirdiği ve bunu karşılamak için diyetin özelliği konusunda gençlere yeterli bilginin verilmesi ve bilinçlendirilmeleri gerekir.

Bu dönemde yanlış uygulanan zayıflama diyetleri yetersiz ve dengesiz beslenme nedenidir. Genç kendisini filmlerde, gazete ve dergilerde gördüğü kişilere benzetme özlemi içinde onların öğütlerini uygulama hevesine kapılabilir. Bedensel hareketler arttırıldığı, yeterli ve dengeli beslenmeye dikkat edildiği sürece kasların gücü artar ve şişmanlık sorunu önlenir, kemik mineral yoğunluğu artar. Yetersiz beslenme sonucu gençlerde artan besin öğeleri ihtiyaçlarının karşılanamaması, sağlık kurallarına uyulmaması sonucu bağırsak parazitlerinin varlığı, diyetle C vitamininin yetersiz düzeyde alınması, kızlarda menstrüasyon durumu, kansızlığın nedenleri arasındadır. Ülkemiz genelinde ortalama okul çocuklarının % 30’u kansızdır.

Diş çürükleri gençlerde önemli sağlık sorunlarındandır. Ülkemizde yapılan araştırmalara göre diş çürüklerinin görülme sıklığı %40-80 arasındadır. Aşırı şeker tüketimi, sularda flor azlığı, yetersiz beslenme, diş bakımı ve temizliğinin yeterince yapılmaması sonucu görülür. Diş fırçalama, ksilitol vb. yapay tatlandırıcı içeren çikletlerin her yemek sonrası en az 10-15 dakika çiğnenmesi diş çürüklerini önlemektedir.

Basit guatr, besinler ve su ile iyodun yetersiz alınması sonucu çocuklarda ve gençlerde görülen önemli bir sağlık sorunudur. 6-12 yaş grubu çocukların ortalama %30’unda guatr sorunu bulunmaktadır.

Soru

Burada anlatılanlar ile “Sorun Tanımı”nda verilenleri karşılaştırınız.

Ergenin Beslenme Özellikleri

Ergenlik çağı gençlerin yeterli ve dengeli beslenmeleri için Tablo 9-6’da enerji ve besin öğeleri gereksinimleri verilmiştir. Beslenme gencin yaşına göre boy uzunluğu ve vücut ağırlığının saptanması ile değerlendirilir. Ayaküstü beslenme (fast food) veya abur cubur beslenme alışkanlığı çocuk ve gençler arasında yaygın olarak görülmektedir. Aslında bu tip beslenme günümüzde insanın hızlı yaşam temposu nedeniyle oluşmuştur. Bu tür beslenme ile enerjinin % 40-50’si yağdan gelmektedir. Bu yağın büyük çoğunluğu doymuş yağlardan oluşmaktadır. Diyetteki doymuş yağ miktarı ve serum kolesterol düzeyi ile kalp damar hastalıkları arasında ilişki olduğu bilinmektedir. Bu hastalıklar yetişkinlerde görülmesine karşın, temelleri çocukluk çağında atılmaktadır. Genellikle ayaküstü beslenmede A ve C vitaminleri, kalsiyum, posa tüketimi yetersizdir, yağ ve tuz tüketimi ise yüksektir.

Bu yaş grubunun diğer bir yanlış alışkanlığı da öğün atlamadır. En çok atlanan öğün ise sabah kahvaltısıdır. Ergenlik çağında özellikle kızlarda yemek yeme ile ilgili bozukluklar, olarak anoreksiya nervoza ve bulimia nervoza görülmektedir. Genç çok az besin tüketmekte, yemek yemeği reddetmekte, kendi kendini kusturmakta, laksatif ve diüretik ilaçlar kullanmakta ve sağlığı bozulmaktadır. Genç aşırı derecede ağırlık kaybeder ve bir deri bir kemik görünümünü alır. Bu durumlarda gencin psikiyatrik tedavi görmesi, sorunların nedenlerinin araştırılması gerekmektedir.