Kayıt Ol  |  Giriş
NotOku'yu +1'le
Açıköğretim fakültesi (AÖF) e-öğrenme eğitim portalı
31.10.2014
Ders: Öğretmenlik Mesleğine Giriş      Ünite 1      22 Şubat 2010 Ara     

Eğitim, Öğrenme ve Öğretme

Temel amacı, eğitim bilimi alanını, sistemli belli bir bütünlük içinde vermek olan böyle bir dersin içeriğine, kavramları incelemekle başlama zorunluluğu vardır. Eğitimin temellerini, ilişkilerini ve yöntemlerini kavramak ve hepsinden önemlisi, ülkemizde varolan sistem ve süreçleri yorumlayabilmek için, alanla ilgili belli başlı terimlerin taşıdığı kavramlarda birleşilmesi önem taşımaktadır. Eğitim politikasını oluşturmaya çalışanların, eğitimin derinleşme alanlarında araştırma yapanların, eğitimde karar verme durumunda olan kişi ve ekiplerin, en önemlisi, herhangi bir sektörde eğitim uygulamaları ile yüz yüze olanların ve eğitim alanında çalışmaya hazırlananların, görevleri ve statüleri ne olursa olsun, eğitimin yüklü olduğu kavramlarda açıklık ve kararlılığa gereksinim duymaları doğaldır.

Günümüzde “Eğitim bir bilim midir yoksa teknik midir?” tartışmaları artık güncelliğini yitirmiştir. Teknik çalışmaların bilimsel temellere dayandığı çağımızda, genellikle, her bilimin başarıyla uygulanması için yeni teknolojilerin geliştirildiği göz önünde bulundurulursa, kuram-teknik tartışması, geçerliğini kendiliğinden yitirecektir. Bugün, kendisine özgü sağlam bir kavramsal yapı ile birlikte, sorunların çözümü için olgul (pozitif) bilimlerin yöntemleri ile araştırma yapılan eğitim alanı önemli bir disiplin sayılmaktadır.

Formal ve İnformal Eğitim

Eğitim, “biyokültürel ve sosyal” bir varlık olan insanın varoluşundan beri sürekli olagelmiştir. Günümüzde de uygarlık düzeyi ne olursa olsun her toplumda süregelmektedir. Nüfusu sınırlı olan ilkel bir kabilede, insanoğlu bir yandan temel gereksinimlerini karşılamak için kullandığı araçları geliştirmeye çalışmış; öte yandan da toplumdaki çocuk, genç ve öteki yetişkinlere, örgün olmayan bir eğitim vermiştir. Böyle bir toplumda birey, canlı-cansız çevre ile etkileşim yoluyla öğrenmiştir ve öğrenmektedir. Öğrenmenin oluştuğu her durumda, insan davranışlarını değiştiren bir eğitim sürecinden söz edilebilir.

Uygar toplum, sosyal yaşamını sürdürebilmek için çeşitli kurumlar geliştirmiştir. Eğitimin kurumsallaşması doğrultusunda okullar kurulmuştur. Ancak bu olgu, eğitim kavramını okulla sınırlandırmak anlamına gelmemektedir. Eğitim; okulöncesinde, okul yaşamında ve okul sonrasında, başka bir deyişle, yaşam boyu devam eden bir süreçtir. bu süreç bireyin yaşam boyu edindiği deneyimlerin tümünü kapsar. Eğitim sürecinde birey çeşitli bilgi, beceri, tutum ve değerler kazanır. Bu öğrenmeler, bireyin davranışlarında gözlenebilen değişikliklere neden olur. Eğitim yaygın biçimde “insanın kişiliğini besleme süreci” ve “insan sermayesine yapılan yatırım” olarak kabul edilmektedir.

Sıra Sizde

“Eğitim, insan sermayesine yapılan yatırımdır. ” sözünden ne anlıyorsunuz?

En genel anlamda eğitim, bireyde davranış değiştirme sürecidir. Eğitim sürecinden geçen bireyin davranışlarında bir değişme olması beklenmektedir. Varış (1998), eğitim yoluyla kişinin amaçlarının, bilgilerinin, davranışlarının, tavırlarının ve ahlak ölçülerinin değiştiğini anlatmaktadır. Ertürk (1979) eğitimi, bireyin davranışında kendi yaşantısı yoluyla ve kasıtlı olarak istendik değişme meydana getirme süreci olarak açıklamaktadır. Demirel (1999), eğitimi, bireyde kendi yaşantısı ve kasıtlı kültürleme yoluyla istenilen davranış değişikliğini meydana getirme süreci, Gürkan (1999), ise bireyin içinde yaşadığı toplumda davranış biçimleri edindiği süreçler toplamı olarak tanımlamaktadır. Eğitimle ilgili çeşitli kaynaklar incelendiğinde benzer pek çok tanımla karşılaşılmaktadır. Biz burada en geniş anlamıyla eğitimi, “bireyde kendi yaşantıları yoluyla davranış değişikliği meydana getirme süreci” biçiminde tanımlayabiliriz. Yaşantı, bireyin çevresi ile kurduğu etkileşim sonucu bireyde kalan izlerdir. Her bireyin çevresi ile kurduğu etkileşim farklı olduğu için geçirdiği yaşantılar ve kazandığı davranışlar da farklıdır. İnsanlar çevreleriyle sürekli etkileşim içinde bulunur. Ancak bu etkileşimlerdeki herşey onlarda iz bırakmayabilir. İz bırakabilmesi için bu etkileşimlerden etkilenmiş olmamız, üzerinde düşünmemiz ve bunları başkaları ile paylaşmamız gerekmektedir. Eğitim tanımlarına bakıldığında bu tanımlarda üç temel özelliğin olduğu görülmektedir:

1. Eğitim bir süreçtir. Üstelik bu süreç zaman ve kapsam bakımlarından geniş ve karmaşıktır.

2. Eğitim sürecinde bireyde davranış değişiklikleri meydana gelmektedir. Davranış organizmanın bir hareketidir. Davranış, davranış psikologlarına göre, organizmanın etkiye karşı gösterdiği tepki ya da tepkiye karşı gösterdiği etkidir. Eğitim açısından davranışın gözlenebilir, ölçülebilir ve istenilir olması gerekmektedir.

3. Davranış değişikliği bireyin yaşantıları sonucu meydana gelir. Eğitimin değişik zamanlarda, değişik ortam ve biçimlerde gerçekleşen bir süreç olduğundan söz etmiştik. Bu süreç içinde kimi eğitim etkinlikleri gelişigüzel ve kasıtsız düzenlenmiş olabilir. Ailede, sinemada, sokakta, ders aralarında, her an her yerde bir plana bağlı olmaksızın yapılan eğitim etkinliklerine informal eğitim adı verilmektedir. Aile içinde, akran kümelerinde, usta çırak ilişkisi sonucu kazanılan davranışlar informal eğitimin ürünleridir.

Ancak, insanın yaşam süresi, tüm istendik davranışların rastgele yani informal eğitimle kazanılmasını bekleyecek kadar uzun değildir. Ayrıca pek çok davranışın informal eğitim yoluyla kazanılmasını beklemek hem birey hem de toplum için oldukça pahalı bir yoldur. İnformal eğitim denetimli ve planlı olmadığı için, bu eğitimin sonucunda birey farkında olmadan olumlu davranışların yanı sıra, sonuca götürmeyen yanlış davranışlar da öğrenir.

Günümüz sanayi ve bilgi toplumlarında informal eğitim, bireylerin sosyalleşme ve yaşama hazırlanmalarında son derece yetersiz kalmaktadır. Toplumların gelişmesi ile birlikte informal eğitimin yanı sıra planlı eğitim etkinlikleri de önem kazanmaya başlamıştır. Planlı eğitim etkinliklerine formal eğitim denir. Formal eğitim sürecinde bilinçli, planlı ve kasıtlı bir biçimde öğrenme ortamı düzenlenmektedir. Düzenlenen bu öğrenme ortamında, bireylerin davranışları önceden belirlenen belli amaçlar doğrultusunda değiştirilmeye çalışılmaktadır.

Sıra Sizde

Formal ve informal eğitim arasındaki farklılıkları bir kez de siz yineler misiniz?

Formal eğitim süreci, örgün eğitim ve yaygın eğitim olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Örgün eğitim, belli bir yaş kümesindeki bireylere, Milli Eğitimin amaçlarına göre hazırlanmış eğitim programlarıyla okul çatısı altında düzenli olarak yapılan eğitimdir. Örgün eğitim; okulöncesi eğitim, ilköğretim, ortaöğretim ve yükseköğretim basamaklarından oluşur. Örgün eğitim sisteminde belli bir sıra söz konusudur. Bir eğitim basamağını başarıyla tamamlayamayan bir öğrenci o basamaktan sonraki öğretim kurumuna giremez. Örgün eğitim süreklilik isteyen bir süreçtir. Yaygın eğitim, örgün eğitim sistemine hiç girmemiş, bu sistemin herhangi bir basamağında bulunan ya da bu basamakların birinden ayrılmış olan kişilere ilgi ve gereksinme duydukları alanlarda yapılan eğitimdir. Çeşitli merkezlerde açılan kurslar, resmi ve özel kurum ve işyerlerinde düzenlenen hizmet içi eğitim çalışmaları yaygın eğitim etkinlikleridir.

Sıra Sizde

Örgün eğitim ve yaygın eğitim kavramlarına ilişkin tanımları bir kez daha gözden geçirdikten sonra, Açıköğretim Fakültesinin öğretim hizmetlerinin nasıl bir yerde bulunduğunu tartışınız.

Formal ve İnformal eğitimle ilgili olarak söylediklerimizi özetleyelim:

Formal ve informal eğitim

Aslında formal eğitimle informal eğitimi birbirinden kesin çizgilerle ayırmak olanaklı değildir. Aynı anda hem formal hem informal eğitim gerçekleşebilir. Genç okulda formal eğitim etkinliğine katılırken, akran kümesi içindeki etkileşimi nedeniyle informal eğitim süreci içinde de bulunmaktadır.

Örnek:

Eğitim; ister kasıtlı olarak öğretim kurumlarında yapılsın (formal eğitim) isterse gelişigüzel bir biçimde bireyin yaşadığı çevresi ile etkileşimi sonucu (informal eğitim) ortaya çıksın, yalnızca istendik nitelikteki davranış değişikliklerinin oluşturulmasını yani geçerli öğrenmeleri kapsamaktadır.

Öğrenme

Öğrenmenin ne olduğu ve nasıl gerçekleştiği uzun yıllar merak konusu olmuş ve öğrenme ile ilgili çalışmalar psikoloji ve eğitimbilimi alanında önemli bir yer tutmuştur.

Organizmanın yaşamını sürdürmesi, büyük ölçüde çevresindeki değişmelere başarılı bir biçimde uyum sağlama yeteneğine bağlıdır. Etkin uyum sağlama, öğrenme ile gerçekleşir. Duruma uygun tepkide bulunma, çevreye nasıl uyum sağlayacağını öğrenme, genellikle yaşamın sürdürülmesinde temel bir koşuldur.

Örnek:

İnsan doğduğu andan başlayarak belli gereksinimlerini kendiliğinden karşılayacak kimi sistemlere de sahiptir. İnsan herhangi bir çabaya gerek duymadan, kendiliğinden nefes alır. Vücut ısısı yükseldiğinde terleme ile vücut ısısı düzenlenir. Bu otomatik uyum sürecinin (hemostatik mekanizmanın) işlevi, fizyolojik dengeyi sürdürmektir. Bu mekanizmanın yanı sıra doğuştan getirdiğimiz reflekslerimizin de yaşamı sürdürmemizde önemli rolleri vardır. Doğuştan getirdiğimiz bu düzenek (mekanizma) ve tepkiler (refleksler) yaşamımızı sürdürmemize belli ölçüde yardımcı olsalar da her koşulda çevreye uyumumuzda yetersiz kalmaktadırlar. Hiçbir canlı, temel gereksinimlerini karşılamak için çevresinden nasıl yararlanacağını öğrenmeden uzun süre yaşamını sürdüremez.

Organizmanın yaşamını sürdürebilmesi için çevreye uyumda etkin olması ve çok değişken çevrelerde gereksinimlerini gidermesi gerekir. Organizmaya bu esnekliği, öğrenme süreci sağlayabilir. İnsanoğlunun davranışlarının büyük çoğunluğu, öğrenilmiş davranışlardır. Öğrenmenin nasıl oluştuğu, neyi, nasıl ve hangi hızda öğrendiğimiz, öğrenmeye etki eden değişkenlerin neler olduğu gibi konular özellikle öğretmenler için son derece önemlidir.

Öğrenmenin ne olduğu sorusuna verilen yanıtlar, soruyu yanıtlayanın geçmiş ve halihazırdaki alanı ile ilgili olarak farklılık gösterse de genellikle birbirine benzerdir. Çeşitli tanımlardan yola çıkarak Senemoğlu (1997) öğrenmeyi şöyle tanımlamaktadır: Öğrenme, büyüme ve vücutta değişik etkilerle oluşan geçici değişmelere atfedilmeyecek, yaşantı ürünü olarak meydana gelen davranışta ya da potansiyel davranıştaki nispeten kalıcı izli değişmedir. Günümüzde pek çok psikolog ve eğitimci öğrenmeyi, yaşantı ürünü, kalıcı izli davranış değişikliği olarak tanımlamaktadır. Bu tanımları incelediğimizde öğrenmenin ortak özelliklerinin şunlar olduğu görülmektedir.

1. Öğrenme sonucunda davranışta gözlenebilir bir değişme olması. Bu davranış değişmesi üç türlü olabilir: a) Birey, o güne kadar hiç göstermediği bir davranışı göstermeye başlar.

Örnek:

Örneğin; Doğu Anadolu Bölgesini hiç bilmeyen bir çocuk, öğrenme süreci sonunda bu bölgenin çeşitli özelliklerini bir harita üzerinde göstererek açıklayabilir.

b) Var olan davranışını geliştirebilir.

Örnek:

Örneğin; Yazı yazmayı bilen bir çocuk öğrenme süreci sonunda kompozisyon yazmaya başlayabilir.

c) Daha önce öğrendiği yanlış davranışı düzeltebilir.

Örnek:

Örneğin; daha önce yanlış telaffuz ettiği sözcüğü, çocuk yeni öğrenme süreci sonunda doğru telaffuz etmeye başlayabilir.

2. Davranıştaki değişmenin nispeten sürekli olması.

Örnek:

Örneğin; Hayat Bilgisi dersinde, çevre konusunu öğrenen bir çocuktan okulda ve okul dışında çevreye karşı daha duyarlı davranışlar sergilemesi ve bu davranışlarını yaşam boyu sürdürmesi beklenmektedir.

3. Davranıştaki değişikliğin yaşantı ürünü olması. Öğrenme, bireyin çevresi ile kurduğu etkileşim sonucu geçirdiği yaşantı sonucunda gerçekleşir.

4. Davranıştaki değişmenin yorgunluk, hastalık, ilaç alma, gibi etkenler nedeniyle geçici bir biçimde meydana gelmemiş olması.

5. Davranıştaki değişmenin yalnızca büyüme sonucunda oluşmaması.

Sıra Sizde

Bu temel özellikleri taşıyan öğrenme süreci kaç biçimde gerçekleşir?

Bu temel özellikleri taşıyan öğrenme süreci genellikle iki biçimde gerçekleşmektedir: Kendiliğinden ve yönlendirilmiş. Bireyin kendi kendine yaptığı bir eylem ya da yaşantı sonucu meydana gelen davranış değişiklikleri, kendiliğinden öğrenme olarak kabul edilebilir. İnsanların günlük yaşamlarında gösterdikleri davranışların büyük bir bölümü kendiliğinden öğrenilmiştir. Kendiliğinden öğrenme kasıtlı ya da kasıtsız olabilir. Ancak kendiliğinden öğrenmede, öğrenmeyi sağlayıcı yaşantıyı oluşturan bireyin kendisidir.

Örnek:

Örneğin; birey limonun ekşi olduğunu tadarak, belli bir küme içinde nasıl konuşması gerektiğini çevresini gözlemleyerek ve insanları taklit ederek kendiliğinden öğrenir.

Kendiliğinden öğrenme, duyu organlarını kullanma, deneme-yanılma, model alma gibi yollarla gerçekleşebilir. Yönlendirilmiş öğrenmede ise öğrenmeyi sağlayacak olan öğrenenin dışında bir kişi ya da araçtır. Yönlendirilmiş öğrenme, eğitim süreci sonucunda meydana gelir. Sınıftaki öğrenmeler, televizyon, kitap gibi kitle iletişim araçlarıyla öğrenmeler yönlendirilmiş öğrenmelerdir.

Sıra Sizde

Kendiliğinden ve yönlendirilmiş öğrenmelere birer örnek de siz verebilir misiniz?

Öğretme ve Öğretim

Öğretme genel olarak, öğrenmenin kolaylaştırılması, öğrenmeye rehberlik edilmesi, öğrenene öğrenmeyi gerçekleştirmesinde yardımcı olunması süreci olarak ele alınmaktadır. Ertürk (1979) öğretmeyi, “herhangi bir öğrenmeyi kılavuzlama ve sağlama faaliyeti” olarak tanımlamaktadır. Öğretme sürecinin her zaman okulda yer alması gerekmez. Bu süreçte önemli olan, herhangi bir yerde ve zamanda, öğrenen, öğreten ve öğrenilen diyebileceğimiz üç öğenin etkileşim içinde olmasıdır.

Örneğin:
- Anne, mutfakta çocuğuna kurabiyenin nasıl yapıldığını bizzat kendi yaparak ve nasıl yaptığını açıklayarak öğretebilir.
- Öğretmen sınıfta tahtaya çizerek ana ve ara yönleri öğrencilere öğretebilir.
- Bir çocuk bir başka çocuğa, parkta tırmanma merdivenine nasıl çıkılacağını kendi çıkıp göstererek ve öteki çocuğu teşvik ederek öğretebilir.
- Bir televizyon kanalında sunucu, izleyenlere dengeli beslenmenin ne olduğunu öğretebilir.

Öğreten, kimi bilgi ve becerilere sahip olan kişi durumundadır. Ayrıca öğrenene kimi öğrenmeleri gerçekleştirmesi için yardım etmeye çalışmaktadır. Öğretme süreçlerinin hemen hepsinde aynı öğeler yer almakta, öğreten ile öğrenenin etkileşim biçimleri de birbirine benzemektedir. Anlatma, açıklama, gösterme, güdüleme, dönüt verme ve düzeltme, öğrenenin çabalarını yönlendirme, öğreneni yüreklendirme sıklıkla uygulanan etkileşim biçimlerinden kimileridir.

Sıra Sizde

Öğrenme ve öğretme kavramlarının çoğu zaman birlikte kullanılmasının nedenlerini düşününüz.

Öğretme kavramının öğrenme ile birlikte kullanılması, bu iki kavram arasında birebir ilişki olduğunu düşündürmektedir. Bir başka deyişle, öğretme sürecinden söz edebilmek için öğrenme ile sonuçlanması gerektiği düşünülmektedir. Ancak bu her zaman böyle olmamaktadır. Bu iki süreç, öğretme ve öğrenme kimi zaman birbirinden bağımsız olarak da gerçekleşebilmektedir. Öğretme olmadan öğrenme olabileceği gibi öğrenmenin gerçekleşmediği öğretme süreçleri de olabilir. Öğretme etkinliklerinin önceden saptanan amaçlar doğrultusunda, istenen davranışların kazandırılması amacıyla düzenlendiği yerler genellikle eğitim kurumlarıdır. Okullarda gerçekleştirilen planlı, denetimli ve örgütlenmiş öğretme etkinliklerine öğretim denir. Varış (1999) öğretimi, öğrenmenin gerçekleşmesi ve bireyde istenen davranışların gelişmesi için uygulanan süreçlerin tümü olarak nitelerken, Gürkan (1999) öğretimi, “insan yaşamının belli dönemlerinde planlı, programlı, destekli, genellikle bir belge ile sonuçlanan, bireyde istenen yönde davranışların gelişmesi için uygulanan süreçler toplamı” biçiminde tanımlamaktadır. Romizowski (1986), eğitim ve öğretim arasındaki farkı şöyle açıklar:

Öğretim, önceden saptanmış amaçlara varmak için kenarları parmaklıklarla çevrili bir yolu izlemeye benzer; eğitim ise, yolun sağındaki ve solundaki tarlalarda-örneğin bir harita ile-özgürce dolaşmaktır. Romizowski’nin de belirttiği gibi, öğretim belli amaçları gerçekleştirmeye dönük planlı ve programlı bir süreçtir. Öğretim sürecini çözümlediğimizde, dört temel öğenin olduğunu görmekteyiz: Hedefler, içerik, eğitim durumu ve değerlendirme.

Hedefler, Öğretim etkinlileri sonucunda öğrenende ortaya çıkacak davranışları tanımlar. Hedefler öğretene yol gösterir. Öğretimde asıl amaç belirlenen hedeflere ulaşmaktır. İçerik, öğretim sürecinde öğrencilere kazandırılacak bilgi, beceri ve tutumları kapsar. İçerik belirlenirken hedeflere ve öğrenci giriş davranışlarına uygunluk önem taşır. Öğrencilerin hedeflere ulaşmaları için geçirmeleri gereken öğrenme yaşantılarını sağlayacak dış koşulların düzenlenmesine eğitim durumları denir. Dış koşullar düzenlenirken çeşitli yöntem ve tekniklerle bunları destekleyen öğretim araç-gereçlerinden yararlanılır. Değerlendirme, öğrencilerin hedeflere ulaşma durumlarının çeşitli ölçme araçları ile belirlenmesidir.

Sıra Sizde

Öğretim sürecinin dört temel öğesini kısaca açıklayıp, tartışınız.

Çağdaş öğretim anlayışında öğrenmenin gerekleştirilmesi önem taşımaktadır. Öğrenmenin gerçekleşmesi için öğretim sırasında aşağıdaki noktaların göz önünde bulundurulması gerekir.
- Öğretirken öğrenenin kavrama gücünü göz önünde bulundurmak gerekir.
- Öğrenenin öğrenme gücü, öğretilen konuya, nesneye göre değişir.
- Uyarılan bir insan uyarılmayana göre daha kolay öğrenir.

Örnek:

Örneğin: Öğrenme ve başarılı olma isteği, bir ödül alma ya da ceza almaktan kaçma öğrenmeyi destekler.

Öğrenme sürecinde kullanılan; – uyarımlar ölçülü olmalıdır. Şiddetli uyarım duygusal dengeyi bozabilir.

Örnek:

Örneğin; Aşırı endişe, korku duygusal dengeyi bozacağı için öğrenmeyi engeller.

- Ödüllendirme ile denetlenen öğrenme, genellikle ceza ile denetlenen öğrenmeye oranla daha etkili olur.

Örnek:

Örneğin: Öğrenmediği takdirde cezalandırılan bir çocuk, bu nedenle daha sonraki öğrenme deneyimlerinde de başarısız olabilir.

- Öğreneni başarısızlıkla suçlamak öğrenmesine ket vurabilir.

Sıra Sizde

Sizce öğreneni başarısızlıkla suçlamak öğrenmesine neden ket vurabilir?

- Bireyin içinden gelen uyarım dışarıdan verilen uyarıma oranla daha etkili öğrenme sağlar.

Örnek:

Örneğin: Çocuk kendi başarmak ister ve bu amaçla çalışırsa daha kolay öğrenir.

- Öğretimde temel olan, başarıdır.

Örnek:

Örneğin: Çocuk bir öğrenim deneyiminde başarısız olduğunda, ona başarılı olabileceği farklı bir öğrenim deneyimi sunulursa başarma zevkini tatmış olur.

- Seçilen amaçlar bireyler için gerçekçi olmalıdır.

Örnek:

Örneğin: Öğrenme sürecinde seçilen amaçlar, bireyin kapasitesine ve öğrenme gücüne uygun olarak belirlenirse, daha doyurucu bir öğrenme sağlanmış olur.

- Öğrenmede geçmiş yaşantıların önemli bir yeri vardır.

Örnek:

Örneğin: Temel matematik bilgi ve becerilerine sahip bir çocuk Cebir dersindeki bilgi ve becerileri daha kolay kazanır. İngilizce sözcüklerin söyleyişini yanlış öğrenen bir çocuk, izleyen yıllarda İngilizce öğrenirken yanlışlarını düzeltmek için daha çok çaba ve zaman harcamak zorunda kalır.

- Öğrenen, öğretim sürecine etkin (aktif) olarak katılırsa daha kolay öğrenir.

Sıra Sizde

Öğrenenin, öğretim sürecine etkin katılımı ile öğrenme sizce neden kolaylaşır?

Örnek:

Örneğin: Soran, sorulara yanıt veren, tartışan bir öğrenci yalnızca dinleyen bir öğrenciye kıyasla daha etkili öğrenir.

- Anlamlı konular, anlamsız ve anlaşılması güç konulara kıyasla daha kolay öğrenilir. – Beceri öğrenirken, yineleme alıştırmaları yapılması öğrenmenin etkili olmasını sağlar.

Örnek:

Örneğin: Bir müzik aletini çalmayı öğrenen bir çocuğun evde ve okulda çok sayıda alıştırma yapması gerekir.

- Öğrenen öğrenme yaşantıları arasındaki ilişkileri kendi bulur ve yeni durumlara uygulama deneyimi kazanırsa, öğrendiği şeyleri başka konulara daha kolay transfer eder.

- Öğrenme sürecinde uzun süre hatırlanması istenen konular için ayrı zamanlarda ara sıra anımsamalar (yinelemeler) yapılması gerekir.

Örnek:

Örneğin: Sınavda başarılı olmak isteyen bir öğrenci sınava iki gün kala çalışırsa öğrendiklerini sınav sonrasında unutur. Tüm yıl ya da yarıyıl boyunca arada bir yinelemeler yaparak çalışırsa hem sınavda başarılı olur, hem de öğrendiklerini uzun süre unutmaz.

Öğretim sürecinde öğretenler, yukarıdaki noktalara özen gösterir ve çocukları bu yönde kılavuzlarsa, öğrenenin başarılı olmasında önemli rol oynamış olurlar. Öğretme işi doğru yapılırsa, öğretim süreci zevkli geçer, öğrenen mutlu ve başarılı olur.

Eğitim, Öğretim ve Öğrenme İlişkisi

Eğitim, öğretim ve öğrenme birbirleriyle iç içe kavramlardır. Eğitim ve öğretim süreçlerinde amaç öğrenmeyi sağlamaktır. Öğrenmenin olduğu her durumda bir eğitim sürecinden söz edebiliriz. Ancak bu süreç planlı, programlı ve güdümlü ise ve istendik yönde davranış kazandırmayı amaçlıyorsa öğretim süreci gündeme gelmektedir. Öğrenme bireysel bir çabadır ve her birey kendi yaşantıları yoluyla öğrenmektedir. Bu öğrenmelerin bir bölümü rastlantısaldır ve kendiliğinden oluşur. Eğitim ve öğretim sürecinde bireylere, belirlenen amaçlar doğrultusunda davranışlarını değiştirebilecekleri ortamlar hazırlayarak yaşantı geçirmeleri sağlanır. Öğretim kurumlarında, belirlenen amaçlar doğrultusunda, belli bir plan ve program çerçevesinde, çeşitli yaşantılar yoluyla bireyin öğrenmesi yönlendirilmeye çalışılır. Öğretim kurumlarında öğretmenler, öğrencilere yol göstermeye ve öğrenmeyi kolaylaştırmaya çalışırlar.

Sıra Sizde

Eğitim, öğretim ve öğrenme arasında ortak yanlar ve farklılıklar nelerdir?

Eğitim, öğretime kıyasla daha kapsamlı, yaşam boyu süren, istendik ve istenmedik davranış değişikliklerini içeren bir süreçtir. Tüm eğitim etkinlileri öğretim değildir. Eğitim, öğretim ve öğrenme ilişkisini Şekil 1. 2′de gösterebiliriz .

Eğitim, öğretim ve öğrenme ilişkisi

Şekil 1. 2′deki dış daire eğitim; içteki daireler öğretim; taramalar ise öğrenme sürecini göstermektedir. Öğreten hem eğitim, hem öğretim sürecinde yer alan ve öğrenmeyi kolaylaştıran, rehberlik eden kişi ve/veya kişilerdir. Öğretim sürecinde bu kişilere öğretmen denilmektedir.

Sıra Sizde

Öğretmenin eğitim sürecinde önemli rolü olduğuna inanıyor musunuz? Tartışınız.

“Eğitim, Öğrenme ve Öğretme” için 2 cevap

  1. [...] öğretim basamaklarından örnekler vererek açıklayabileceksiniz.İçindekiler- Giriş Eğitim, Öğrenme ve Öğretme Öğretmenin Eğitim Sürecindeki Rolü ve Önemi Özet Değerlendirme Soruları Düşünelim, [...]

  2. tuğçe diyor ki:

    mükemmel olmuş çok işime yaradı sayenizde üniversitede bu dersten geçeceğim:)

Bir Cevap Yazın

*