Döviz, Döviz Kuru ve Piyasası
Döviz ve Döviz Kuru
Döviz, nakit şeklindeki yabancı paralar ile likiditesi yüksek yabancı ödeme araçlarının tümünü kapsar. Likiditesi yüksek yabancı ödeme araçları arasında yabancı banka havaleleri, döviz poliçeleri, yabancı mevduat sertifikaları, dövize bağlı seyahat çekleri sayılabilir.
Döviz kuru ise bir ulusal paranın diğer bir ulusal paraya göre değeridir. Bu değer dövize olan arz ve talep doğrultusunda oluşan ve bir birim yabancı para miktarının satın alabileceği ulusal para miktarıdır (1 ABD Doları = 1,24 YTL. gibi).
Döviz kuru riski ise döviz kurlarında meydana gelen değişikliklerden dolayı ortaya çıkan zarar olasılıklarını ifade eder.
Piyasalarda anlık geçerli olan kura “spot kur” denir. Belirli bir süre sonrasında yapılacak alım-satımda geçerli olan kura ise “vadeli kur” denir.
Bir ülke parasının bir başka ülke parası açısından değerinin doğrudan iki para arasında ilişki kurarak değil fakat farklı paralar arasındaki ilişkilerden yararlanılarak bulunması, çapraz kurlardan hareket edilmesi anlamına gelir. Örneğin 1 ABD Doları = 1,24 YTL, ABD doları ile YTL arasında doğrudan ifade edilen kur ilişkisidir. 1 ABD Doları = 0,51 Sterlin, 1 Sterlin = 2,45 YTL bilgilerinden hareketle 0,51 x 2,45 = 1,24 YTL bulunup, 1 ABD Doları = 1,24 YTL hesaplandığında çapraz kurlardan gidilerek aynı sonuç bulunmuş olur. Çapraz kurlar ve doğrudan kurlar arasındaki -eğer varsa- farklılıklar giderilmelidir. Aksi takdirde çapraz kurlardan gidilerek haksız kazançlar sağlanabilir.
Döviz Piyasası
Döviz arz ve talebinin karşı karşıya geldiği ortama döviz piyasası denir. Döviz piyasasındaki taraflar doğrudan veya dolaylı döviz arzcıları ve döviz talepçileridir. Döviz işlemi yapmaya yetkili kuruluşlar, bankalar, finans kurumları bu piyasadaki arzcı ve talepçileri oluşturur.
Döviz kurunun oluşumunda döviz piyasasındaki döviz arz ve talebi etkili olur. Çeşitli biçimlerde elde edilen ve ulusal paraya dönüştürülmek üzere piyasaya sürülen yabancı para miktarına “döviz arzı” denir. Döviz kuru ile döviz arzı arasında doğru yönlü bir ilişki vardır. Diğer bir ifadeyle döviz kuru yükseldikçe döviz arzı artar. Döviz kuru düştükçe döviz arzı azalır. Döviz kurunun düşmesi ulusal paranın değerlenmesi demektir. Dış ödemeleri gerçekleştirmek için “döviz talebi”nde bulunulur.
Döviz talebi ile döviz kuru arasında ters yönlü bir ilişki vardır. Döviz kuru yükselince döviz talebi azalır. Döviz kuru düşünce döviz talebi artar. Döviz kuru yükselince ithalat pahalanır ve ithalat talebi azalır. Döviz kuru düşünce ithalat ucuzlar ve ithalat talebi artar. İhracat açısından ise durum tersinedir. Döviz kuru yükselince ihracat ucuzlar ve ihracat artar. Döviz kuru düşünce ihracat pahalanır ve ihracat azalır. Ancak bu ilişkiler her mal için aynı ölçüde geçerli değildir. Bazı mallar ucuzladığı halde yeterince talebi olmazsa veya arzı arttırılmıyorsa ihracat beklendiği ölçüde artmayabileceği gibi pahalanınca talebi düşmeyen ve arzı hemen değişmeyen ürünler de olabilir.
Kurlardaki değişme ile bir ülke parasının değer kayıp oranı aynı şey değildir. Örneğin 1 dolar =1,24 YTL’den 1 dolar = 2,48 YTL.ye çıkmışsa dolar YTL.’ye göre %100 değer kazanmıştır denilebilir. Ancak YTL’nin dolara göre değer kaybı % 100 değildir. Çünkü % 100 değer kaybeden bir para değersiz hale gelir ve böylece değerinin sıfır olması gerekir. YTL’nin dolara göre değer kaybını bulmak için:
1/24,8’i 1/1,24’e bölmek gerekir. Bu da %50 demektir. O halde YTL.’nin dolara karşı değer kaybı % 50 olur.


















Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapın