Kayıt Ol  |  Giriş
NotOku'yu +1'le
Açıköğretim fakültesi (AÖF) e-öğrenme eğitim portalı
25.10.2014
Ders: Sosyal Psikoloji      Ünite 9      3 Kasım 2010 Ara     

Çatışma Nedenleri

Çatışma nedenleri sayılamayacak kadar çok olabilir. Kişilerarası ilişkilerden başlayıp bireyin davranış, tutum, kişilik yapısından içinde bulunduğu ortama kadar birçok neden sayılabilir. Ancak çatışma, modern toplumsal yaşamın bir gerçeği ve vazgeçilmez bir unsuru olarak yer alır. Çatışmaya yol açan nedenleri, çok genel anlamda aşağıdaki başlıklar altında inceleyebiliriz:

Güç Mücadeleleri

Bireyin güce sahip olma çabaları ile güce sahip olanların da gücü elden bırakmama çabaları çatışmalar yaratabilir. Çoğunlukla örgütlerde ilgili avantaj veya dezavantajların dağılımını etkileyen politik davranışlar örgütlerdeki en belirgin çatışma örnekleridir. Güç mücadeleleri zaman zaman başkalarını suçlamak, başkalarına saldırmak, güçlü kimselerle beraber olma isteği olarak ortaya çıkar. Bu durum da örgütlerde büyük çatışmalara neden olabilir.

Statü Farklılıkları

Örgütteki bazı kişi ve gruplar kendi statülerini ve prestijlerini daha yüksek algılayabilirler. Ya da belirli davranış ve tutumlarda statü ve güç farklılığı yaratmaya çalışırlar. Bu durum da çalışanlar arasında çatışmalar yaratır.

İletişim Eksikliği

İletişim eksikliği işletmelerde en büyük çatışma nedenlerinden birini oluşturmaktadır. Hepimiz iletişim kurmakta harcadığımız zamanı düşününce bu tür yargının doğru olduğu ortaya çıkar. İletişim eksikliği tüm çatışmaların nedeni değildir. Ancak iletişim, insanlar arasında gerekli bir araç olduğundan çoğu zaman çatışmaya neden olur. İletişim iki taraflı keskin bir kılıca benzer. İletişim eksikliği çatışmaya neden olabildiği gibi aynı zamanda çatışmaya engel de olabilir (Tossi, Rizzo, Carroll, 1980, s.477).

Araştırmalar; anlama güçlüklerinin, yetersiz bilgi alışverişinin, iletişim kanallarındaki bozukluğun etkin bir iletişimin engeli olduğunu göstermiştir.

Yapıya İlişkin Nedenler

Yapı kavramına bakıldığında oldukça geniş bir şekilde kullanıldığı görülmektedir. Grup üyelerine verilen görevlerde uzmanlaşma ve standartlaşma, üyelerin birbirinden farklı olması, liderlik biçimleri, ödül sistemleri, gruplar arasındaki bağlılığın derecesi gibi kavramları kapsayacak şekilde bu kavram kullanılmaktadır. Çatışmaya yol açabilecek yapısal özellikler şöyle sıralanabilir:

Yetki ve Sorumlulukların Olmaması: Örgütlerde bireylerin sorumluluklarının olması ancak yetkisinin olmaması çatışma yaratabilir. Bazen de yetki ve sorumlulukların tam olarak belirgin olmaması durumunda bireyler birbirlerinin alanı olduğunu düşünerek görevden kaçabilirler.

Kaynakların Kıtlığı: Kaynakların paylaştırılması, örgütteki birey ve grupların kaynaklardan eşit pay almadıklarını düşünmeleri çatışmalara yol açabilir. Bu durumda özellikle konu para, fiziki alan, statü sembolleri, araç gereç gibi konularsa, birey ve gruplar gizli bir rekabet içerisine girebilirler.

Denetim Biçimi: Denetim gerekli bir unsur olmakla birlikte, formal bir denetim yolunun seçilmesi, sıkı diyebilir miyiz? bir denetim biçimi bireyin kuruma ve yönetime karşı düşmanca, olumsuz ve şüpheci bir tavır içerisine girmesine neden olabilir. Özellikle otoriter, zorlayıcı ve baskıcı, güç kullanıcı bir denetim biçimi çatışmaları daha da arttırabilir.

Ödül Sistemlerinin Farklılığı: Gerek sosyal gerekse biçimsel yapılarda yer alan iki ya da daha fazla birey veya grup için farklı değerleme ve ödüllendirme sistemleri kullanıldığında çatışma kaçınılmaz olacaktır (Baysal, Tekarslan 1996, s.212). Örneğin işyerinde çok iyi performans gösteren personelden birini terfi ettirip, diğerini gözardı etmek çatışma ortamı yaratacaktır.

Birbirine Bağlı Görevler: İki veya daha fazla sayıdaki birey ya da gruptan her birisinin , kendi görev ve amaçlarını gerçekleştirebilmek için, diğer tarafın bilgisine, hizmetine ya da çıktılarına bağımlı olmalarını ifade eden kavram karşılıklı görev bağımlılığıdır. Bu tür bir bağımlılıkta, tarafların hedef ve öncelikleri de farklı ise, çatışma ortaya çıkacak ve hedef yönelimindeki farklılığın düzeyine paralel olarak çatışma düzeyi artacak ya da azalacaktır (Baysal, Tekarslan, 1996, s.312). Özellikle bağımlı olan bireylerden biri bağımsız olarak davranacak olursa, çatışma çıkması da kaçınılmaz olacaktır.

Kişiye İlişkin Nedenler

Kişilik farklılıkları her zaman görülebilen bir çatışma nedenidir diyebilir miyiz? Çünkü bireylerin değişik çevre, ortam ve kültürden gelmeleri başlı başına bir çatışma nedenidir. Kişiler, örgütlere girerken değişik arzu ve ihtiyaçlarını karşılamaya çalışırken; örgütün gereklerini ve isteklerini de yerine getirmeye çalışırlar. Kişilerin amaçları ve istekleri, örgütün amaçları ve örgütte çalışan diğer kişilerin ihtiyaçları ile ters düşebilir. Kişilerin değer yargıları, kişilerarası ve örgüt içi çatışmalara neden olabilir. Bazı kişiler rasyonel davranış gösterirken, diğerleri rasyonel olmayan davranışlara girebilirler. Bazıları tarafsız olmaya çalışırlarken, diğerleri duygusal davranışa girebilirler.

Kişilik farklılıkları dolayısıyla çatışma yaratan diğer bir durum ise kişilerin işle ilgili düşünceleri, yönetim şekli, ödüller ve mevkilerle ilgilidir (Agarval, 1982, s.183). Statü çatışmaları genellikle genç ve kıdemsiz personelin, yaş ve kıdemce yüksek personel üzerinde statü ve güç farklılığı yaratmaya çalışması ya da gerçekten üst düzeyde olması durumunda yaşanır.

Özellikle emniyet mensupları, vatandaşla karşı karşıya kaldıklarında kişilik farklılıklarına ilişkin çatışmaları daha sık yaşarlar. Örneğin kavga çıkarmaktan hoşlanan bir vatandaşla karşılaşan trafik polisinin bu tür çatışmaya girişmemesi, tahriklerden kaçınması en doğru yoldur. Genelde polisler güven verici bir yaklaşımda bulunarak vatandaşla olan çatışmaları azaltabilirler.

Sıra Sizde

Vatandaşla en çok yaşadığınız çatışmaları sıralayarak nedenlerini araştırınız.

“Çatışma Nedenleri” için 1 cevap

  1. [...] Kavramı Çatışma Düşüncesinde Genel Yaklaşımlar Çatışma Türleri Çatışma Nedenleri Çatışma Yönetimi Çatışmayı Önleme ve Azaltma Yollarından Tutumsal Yaklaşım Özet [...]

Bir Cevap Yazın

*