Kayıt Ol  |  Giriş
NotOku'yu +1'le
Açıköğretim fakültesi (AÖF) e-öğrenme eğitim portalı
19.12.2014
Ders: Öğretmenlik Mesleğine Giriş      Ünite 7      1 Nisan 2011 Ara     

Çağdaş Felsefenin Temelleri: Başlıca Felsefe Akımları

Felsefe, çağlar boyunca sürüp giden ve ünlü düşünürlerin görüşleriyle bütünleştirilmiş felsefi kuram ya da düşünce sistemlerinden oluşmuştur. Tarih boyunca çeşitli düşünürler, birbirlerinden değişik, kimi zaman da birbirlerine bütünüyle karşıt felsefi sistemler geliştirmişlerdir. İnsanlar bu sistemlerden yalnızca etkilenmekle kalmamış, bir bölümü insan düşüncesine ve yaşamına da egemen olmuştur. belli başlı çağdaş felsefeleri dört temel akım içinde incelemek olanaklıdır. Bunlar, Ülkücülük (İdealizm) , Gerçekçilik (Realism) , Yararcılık (Pragmatism) ve Varoluşçuluk (Existentialism) adlarıyla anılır. Bu akımları kısaca gözden geçirelim:

Ülkücülük (Idealism)

Ülkücülük akımı, salt gerçeğin fiziksel olmaktan çok ruhsal olduğunu savunur. Çevredeki dünyayı yadsımamakla birlikte, salt gerçek olmadığını ileri sürer. Maddeciliğin (materyalizmin) karşıtı olan bir felsefedir. Bu görüşe göre, insan ruhsal bir nesnedir ve insanın yaşamdaki başlıca amacı kendi doğasını anlatmak, göstermektir. Eğitimin amacı ise, bunu yapmada ona yardımcı olmaktır. Genelde bu görüşü savunan düşünürler, gerçeğe ulaşmak için gözlem ve deneye dayanan bilimsel yöntemi izlemekten çok, sezgiye ve düşünceye dayalı bir yolu izlemenin daha doğru olacağını ileri sürerler.

Ülkücülüğü benimseyenler farklı görüşlere sahip bulunmalarına karşın, eğitimle ilgili bakış açılarında kimi noktalarda uzlaşmaktadır. Bu felsefeye göre eğitim, insanın zihinsel süreçlerinin geliştirilmesidir ve “entelektüel eğitim” büyük önem taşır. Bu felsefe, insanın özgür istenç (irade) sahibi olduğunu söyler ve kişinin kendi düşüncelerini gözden geçirerek gerçeğe ulaşabileceğini belirtir. Eğitim, bireyi iyi, doğru ve güzele teşvik etmeli, insanın doğuştan getirmiş olduğu kimi yetenekleri ortaya çıkarmaya çaba göstermelidir.

Gerçekçilik (Realism)

Maddenin gerçeğine inanış gerçekliğinin temelidir. Ülkücülüğe karşıt bir görüştür. Dış dünyanın algılarımızdan bağımsız olarak var olduğu savına dayanır. Bu görüşe göre, evren bir düş ya da imge (hayal) değil, somut olarak var olan bir gerçektir, algılarımızdan bağımsızdır. Bu düşünce sisteminde, usçuluk (akılcılık/rasyonalizm) , bilimsel gerçekçilik, klasik gerçekçilik gibi felsefi görüşler önemli ölçüde destek bulmaktadır.

Gerçekçiliği benimsemiş bir eğitimci, insanların doğal ve kültürel çevresiyle uyum içinde bulunmasını amaçlar. Bu nedenle bir koşullandırma çabası içinde değildir. Genelde, çevreyi tanıma, öğrenme ve onu yeniden düzenleme olanağını elde etmek ister. Ancak, çevreyi ve dünyayı değiştirme çabasına girmeden önce dünyayı öğrenmek gerekir. Gerçekçilik görüşüne göre, eğitim bir ölçüde tutucudur; bireysel ilgi ve modaya dayanan geçici beğenilere değil, insanlığın kalıcı nitelikte saydığı bilgi, beceri ve davranış birikimine ağırlık vermektedir.

Yararcılık (Pragmatism)

Alanyazında deneyselcilik (experimentalism) ya da işlevselcilik (functionalism) gibi adlarla da anılan geleneksel deneyci (empiric) İngiliz düşünce sistemine bağlı bir Amerikan felsefesidir.

Bu felsefeye göre, usla ilgili kurallar doğuştan değil, yaşantılar yoluyla sonradan kazanılır. İnsan sorun çözerek yaşantı elde eder, yaşantılardan elde ettiklerini de kural olarak öğrenir. Bu iş bir süreç içinde oluşur. Bu süreçte önce sorun belirlenecektir. Sorun başka sorunlardan ayıklanıp sınırlandırılacaktır. Ardından çözüme yönelik kimi denenceler kurulur, olası sonuçlar göz önüne getirilir. Denenceler test edildikten sonra işe yarayan ele alınır, işe yaramayan benimsenmez ve terkedilir. Bu görüşe göre, bu süreçle sağlanan bilgi, her zaman kesin doğru olmayabilir. Bunun da nedeni, gerçeğin sürekli değişmesidir.

Yararcılık felsefesini oluşturan öğeler genelde beş noktada toplanabilir.
Bunlar,
– Gerçeklik durağan değil, sürekli değişme içindedir.
– Değerler evrensel değil, görecelidir.
– İnsan biyolojik ve sosyal işlevleri olan bir yaratıktır.
– Özgürlüğü ve çoğulcu katılımı içeren demokrasi, bir yaşam düzeni olarak önemlidir.
– Tüm etkinliklerimizde eleştirel düşünme ile sorun çözmeye yönelik zekâ büyük yer tutmalıdır.

Sıra Sizde

Yararcılık felsefesini oluşturan öğeleri bir de siz sayar mısınız?

Bu düşünce sistemi, bilgi edinme ve anlamayı deneysel yaklaşımın bir ürünü olarak görür. Demokrasi ile eleştirel düşünme birbirini içerir. Demokrasinin olmadığı yerde eleştirel düşünceye; eleştirinin olmadığı yerde de demokrasiye yer yoktur. Bu felsefî görüşleri eğitim alanına uygulayan en ünlü düşünür John Dewey (1859- 1952) olmuştur.

Örnek

Dewey, eğitimi insanı geliştirmeye yarayan bir süreç olarak, okulu ise toplum yaşamının küçük bir örneği olarak görür. Ona göre, en iyi eğitim programı, öğrencilerin yaşantı ve ilgilerine dayalı olmalıdır. Eğitim programında amaçlar esnektir ve süreç içinde değişmeye açıktır.

Varoluşçuluk (Existentialism)

İnsana çok önem veren, insanı her şeyden daha önemli gören bir felsefedir. Her insan yaşamı boyunca, yapacakları konusunda kararı kendisi vermelidir, çünkü her insan kendisinden, kendi değer yargılarından ve kendi gerçeklerinden kendisi sorumludur. İnsan kendi davranışlarının bir ürünüdür ve kendi kendini oluşturma durumundadır. İnsan duyan bir varlıktır. Bir şeyi bilmesi için, insanın o şeyi kişisel olarak duyumsaması (hissetmesi) gerekir.

Varoluşculuk, insanın özgürlüğünü temel alan ve insanın öznelliğine önem veren bir felsefe olup 2. Dünya Savaşı’ndan sonra yaygınlaşmıştır. Pascal’ın “Yarın ölecekmiş gibi bugünü yaşa” sözü, varoluşçuların yaşam felsefesine örnek oluşturur.

Bu felsefe akımı başta sanat ve edebiyat olmak üzere çeşitli alanlarda etkili olmuş; çağdaş eğitim anlayış ve uygulamalarını da etkilemiştir. Bu felsefeye göre yaşam ve eğitimin amacı, insanın bir varlık olarak kendi varoluşunun farkında olmasını, kendini tanımasını ve varoluşunu gerçekleştirmesini sağlamaktır.

Tartışalım

“Yarın ölecekmiş gibi bugünü yaşa” sözü neyi anlatmaktadır? bir de siz yorumlayınız.