Amerika’da Başarılı Olmak İçin Savaşmak Zorundasın
Wall Street’teki İlk Türk Borsacısı Olan Yılmaz Erolgaç Anlatıyor: Amerika’da başarılı olmak için savaşmak zorundasın
40 yıl önce, 22 yaşındayken ABD’ye göç eden Türk gencinin bulaşıkçılıktan başlayıp sermaye piyasalarının zirvesine kadar uzanan kariyer öyküsü ibretlerle dolu. 1959 yılında uzun süren bir gemi yolculuğu ile Amerika’ya göçmen olarak giden Yılmaz Erolgaç, New York’ta bulaşıkçılıkla başladığı iş yaşamında ünlü uluslararası yatırım bankası Shearson Lehman Brothers’ın başkan yardımcılığına kadar yükseldi. 40 yıllık kariyerinde eski bakanlardan Adnan Kahveci’ye danışmanlık yapan ve İzmir Vadeli İşlemler Borsası’nın kuruluşuna önayak olan Erolgaç sermaye piyasaları ile, vadeli ve opsiyon piyasalarına ilişkin bir çok kitaba da imza attı. Erolgaç gençlere ve yurtdışında yeni bir hayat kurmak isteyenlere örnek olacak yaşamını bizlere anlattı.
Amerika’ya 1959 yılının aralık ayında ziyaretçi vizesi ile gelen Erolgaç, amacının hem çalışıp hem okumak olduğunu dile getirirken, kendisi için yeni olan bir ülke adına da hissettiklerini vurgulamadan geçemiyor: “Doğrusu bizim için rüyalar ülkesi olan bir yerdi Amerika. Şilepteki elli üç gün süren yolculuğumda hep İstanbul’u ve İstanbul’un martıların düşündüm. İlk o anda anladım İstanbul’u ne kadar özleyeceğimi.” Yahudi yardım etti.
New York’a gelir gelmez eniştesine yük olmamak için iş aramaya başlayan ve çalışma izni olmadığı ve İngilizcesi de kısıtlı olduğundan bütün kapıların yüzüne kapandığı Erolgaç, iki ay boyunca iş arayarak dolaşmış ve sonunda bir gazetede ‘Bulaşıkçılar Aranıyor’ ilanını görmüş. “Acente beni Wall Street’te Schraft Restaurant’ına gönderdi. Hukuk fakültesinden sonra önlüğü takıp önüme yığılan yağlı tabakları yıkamak çok ağrıma gitti. Wall Street’in dünyanın finans merkezi olduğundan haberim bile yoktu.
Yalnız, sokakta yürüyen, Schraft’a öğlen yemeğine gelen insanlar, çok şık giyimliydiler” diyerek o dönemde hissettiklerini anlatıyor. Görevlerinden bir tanesinin, Schraft’ın yemek mönüsünü Wall Street’teki bankalara, aracı firmalara dağıtmak olduğunu belirten Erolgaç, “Bu fırsatı iyi değerlendirdim. Her gittiğim firmanın resepsiyonunda oturan memurlara hukuk eğitimi gördüğümü, bir ofis işi aradığımı anlattım.
Schraft’ta çalıştığımın dokuzuncu günü Model Roland Stone Borsa Bankeri firmasındaki resepsiyona bakan kız, beni Mr. Roland’ın görmek istediğini söyledi. Mr. Roland, aksanı benden daha ağır bir Alman Yahudisi idi. Bana ‘İkinci Dünya Savaşı’nda Türkler, Yahudiler’e yardım ettiler, seni işe alıyorum’ dedi. Garibime giden bu açıklamanın anlamını yıllar sonra öğrendim” diyerek başından geçenleri anlatıyor.
Gece okulu sevinerek başladığı yeni işinin, kariyerinin başlangıcı olduğunun farkında olmayan Erolgaç, “Bana altı borsa simsarının günlük yaptığı alım satımların hesabını tutma işini verdiler, bilgisayarlar daha devreye girmemişti. Tüm işlemler elle yapılıyordu. Borsa bankerlerinin senetleri bugün alıp yarın satmaları beni çok sardı. Uluslararası hukuk yerine Investment / Finance üzerine yüksek lisans yapmak için gece okuluna başladım” diyerek süreci anlattı.
Sayfalar: 1 2

Konular
Giriş

Arşiv
En Beğenilenler
Son Yorumlar
Rastgele Yazılar
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapın