1930′ların Cambridge Üniversitesi
Cambridge Üniversitesi dünyanın en eski ve en meşhur üniversitelerinden biridir. İngiltere’deki bir diğer eski ve meşhur üniversite olan Oxford’la her alanda ezeli bir rekabet içindedir. Bu rekabet bazen güzel işbirlikleri de doğurur.
Her iki üniversitede de alanlarının dehaları çalışmıştır. Haksızlık yaptığımı bildiğim halde, ezeli rekabette Cambridge’in Oxford’dan biraz daha ileride olduğunu düşünüyorum. Özellikle 1930′ların Cambridge’i dünyanın gidişatını değiştiren dehaları barındıran bir bilgi üretim merkezi idi.
Keynes
John Maynard Keynes 1930′larda Cambridge Üniversitesi’nde ekonomi öğretiyordu. Barışın İktisadi Sonuçları isimli kitabında Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Almanya’nın çok yüklü bir tazminat ödemeye mahkûm edilmesini eleştiriyordu. Almanya’nın böyle bir tazminatı ödemesinin mümkün olmadığını ve bu anlaşmanın dünyayı bir başka savaşa sürükleyeceğini savunuyordu. O dönemde Cambridge’teki hocalığının yanında İngiliz Hazinesi’ne de danışmanlık yapan Keynes’i Amerikalılar acımasızca eleştirdiler. Kitabını kızgınlıkla
yazılmış değersiz bir çalışma olarak nitelediler. Keynes haklı çıktı. Almanya, İkinci Dünya Savaşı’nın çıkmasına neden oldu.
Kaderin cilvesine bakın ki, İkinci Dünya Savaşı sonrasında dünya ekonomisinin yeniden yapılandırılmasında Keynes’e yine büyük bir rol düştü. Keynes, İngiliz Hazinesi’nin danışmanı olarak 1944 yılında Bretton Woods toplantılarına katıldı. Artık, dedikleri yapılmadığı için Amerikalılar tarafından kızgın olarak nitelendirilen bir akademisyen değil, söyledikleri saygıyla dinlenen bir düşünürdü. Keynes, o toplantılarda kurulmasına karar verilen Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası’nın fikir babalarından biriydi.
Amerika Birleşik Devletleri, Keynes’ten çok şey öğrenmişti. Büyük Buhran olarak nitelendirilen 1930 Krizi sonrasında yapılması gerekenleri öğreten, Cambridge Üniversitesi ekonomi profesörü Keynes idi. Zamanın ABD Başkanı Roosevelt, Keynes’in öğrettiklerini vatandaşlarına “New Deal” (Yeni Anlaşma) diye sattı. New Deal ile yapılan, devlet harcamalarının artırılıp piyasadaki talep yetersizliği sorununu çözmekti.
Keyif Düşkünü
Keynes’in öğretileri sayesinde ABD ekonomisi 1973 Petrol Krizi’ne kadar tarihinin en büyük büyüme performansını gerçekleştirdi. Bugün dahi, Keynes’in öğretilerinden söz etmeyen bir makro ekonomi ders kitabı eksik olarak nitelendirilir. Keynes yalnızca önemli bir düşünür değil, Londra sosyetesinin de önemli simalarından biriydi. Sanata ve edebiyata olan düşkünlüğü, ününü ekonomi dünyasının çok ötesine taşımıştı. Ölüm döşeğinde, sağlığında daha çok şampanya içemediğinden yakınacak kadar keyif düşkünü olan John Maynard Keynes, 20. yüzyıla damgasını vurmuş en önemli Cambridge’li şahsiyetlerden biridir.
Kaynak: Ercan Kumcu, HÜRRİYET, 20 Şubat 2000

Konular
Giriş

Arşiv
En Beğenilenler
Son Yorumlar
Rastgele Yazılar
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapın