Balzac: Bilginin efendisi olmak için çalışmanın uşağı olmak şarttır.

19. Çokuluslu İşletmeler

Mpati - Snrj 2010

- Çokuluslu işletme kavramı size neleri çağrıştırıyor?
- Çokuluslu işletmeler nasıl bir çevrede faaliyet sürdürür?
- Çokuluslu işletmeleri, ulusal işletmelerden ayıran belirgin özellikleri nelerdir?
- Ülkesi dışında faaliyet gösteren her işletme çokuluslu sayılabilir mi?
- İşletmeler, uluslararası girişimlerinde neleri dikkate alırlar?
- Çokuluslu bir işletmenin yönetimi hangi yönleriyle diğer işletmelerden ayrılır?

ÜLKE DIŞINDA BAŞARI

Sermet ve Sermet A. Ş. İstanbul’da 1980′li yıllarda kurulmuş bir işletmedir. Babalarının atölyesini devraldıktan sonra yayılmacı politika izleyen Orhan Sermet ve Burhan Sermet tarafından yönetilmektedir. Sermet ve Sermet ev tipi matkaplar ile sanayi için geliştirilmiş matkaplar yapmakta ve ülkenin bu konudaki ihtiyacının %20′sini sağlamaktadır. Ülke dışındaki faaliyetleri basit bir organizasyonla yürütülmekte ve ihracat faaliyeti ufak bir miktarı geçmemektedir. İki kardeş bir yönetim kurulu toplantısında ülke dışına yayılma politikalarını tartışırlar. Orhan Sermet: “Değerli arkadaşlar vizyonumuzu değiştirmek istiyoruz. Ülke dışına daha etkili bir şekilde çıkmak için konuyu daha ayrıntılı görüşelim. Yaptığım incelemede Dünyadaki bazı çokuluslu işletmelerin özel olarak bazı ülkeler için mal üretmekte olduklarını gördüm.

Örnek olarak Sears and Decker İşletmesi bu stratejiyi izlemektedir. İtalyan yan kuruluşlarında İtalya pazarı için, İngiltere yan kuruluşunda İngiltere pazarı için ve ABD yan kuruluşunda ABD pazarı için mal üretmektedir. Her ülkenin ihtiyacını karşılamak için ürün farklılaştırılmasına gidiliyor.” Burhan Sermet söze girer: “Japonya’nın Makita Elektrik İşletmesi’nin yaklaşımı farklıdır. Japonlar iyi ürünü ucuza satarak ülkelerin özel isteklerini dikkate almıyorlar. Ayrıca globalleşen dünyada ülkeler standardizasyona gidiyorlar.” Bu konuda yapılan konuşmalardan sonra yayınlanan ortak bildiri şöyledir:

- Ülke dışında faaliyet göstermek ateş altında olmak gibidir. Hedefimiz ev tipi aletler yerine sanayi ürünlerine ağırlık vermek, ülke dışında da kaliteli fakat düşük fiyatlı malları satmak olacaktır. Bunu sağlamak için bazı tedbirlere ihtiyaç olacaktır. Bunlar; fabrikada modernizasyona gitmek, çok gerekli teknik elemanların dışında işçi azaltmak, organizasyon yapısını ülke dışına göre düzenlemek ve uluslararası bölüm kurmaktır.”

Amaçlarımız

Bu Üniteyi tamamladığımızda;
- çokuluslu işletmeyi tanımlamak,
- çokuluslu işletmelerin yabancı ülkeye giriş yollarını ayırdetmek,
- çokuluslu işletmelerin yönetimi ile ilgili genel bir değerlendirme yapmak,
- çokuluslu işletmelerin organizasyon yapılarını irdelemek için gerekli bilgi ve becerilere sahip olacağız.

Dikkat

Bu Ünitede işlenen konuları daha iyi anlayabilmeniz için, önceki Ünitelerden İşletmelerin Genel Özelliklerini ve İşlevlerini yeterli düzeyde öğrenmiş olmanız gerekir.

ÇOKULUSLU İŞLETME KAVRAMI

Amaç 1

Çok uluslu işletmeyi tanımlamak.

Çokuluslu işletmeler ilk defa 1970′li yıllarda sözlüklere girmeye başlamıştır. 2.Dünya Savaşı’ndan sonraki dönemde ekonomik ve sosyal gelişmelere paralel olarak işletmelerin faaliyet boyutlarında ve yapılarında değişmeler ortaya çıkmıştır. Birden fazla ülkede faaliyet gösterip, giderek güçlenen işletmelerin sayısının artması ve bazı ülkelerin GSMH’sından daha fazla satış hacmine ulaşmaları, globalleşme yolunda önemli bir hareketin başlangıcı oldu. Çokuluslu olarak nitelenen işletmeler çeşitli ülkelerin vatandaşı olarak görülmekte ve ülkelerin yasal, politik koşullarına uyum sağlayarak vergi vermektedir. Bazı gruplar çokuluslu işletmeleri dünya ekonomisine büyük katkıları olan kuruluşlar olarak görürken, aksi görüşlere sahip olanlar çokuluslu işletmeleri dünyanın politik yapısına ve ülkelerin bütünlüğüne bir tehdit olarak görmektedir. 2000′li yıllarda 300 çokuluslu işletmenin dünya ticaretinin %90′ını kontrol edeceği ileri sürülmektedir.

Çokuluslu işletmelerle yatırım yapılan ülkeler arasındaki ilişkilerin boyutları önemli bir konudur. Çokuluslu işletmeyi ulusal işletmelerden farklı kılan, çokuluslu işletmenin değişik çevre güçleri ile karşılaşmasıdır. Buna karşılık, hiçbir ulusal işletme tamamen uluslararası çevre güçlerinden ayrı düşünülemez. Ülke dışına ihracat yapan veya girdilerini ülke dışından sağlayan ulusal işletmeler de, bir bakıma ülke dışı çevrenin etkisi altındadır. Çokuluslu işletmelerin farklı olması ve ayrıca inceleme konusu yapılmasının temel nedeni, çok farklı çevrelerde faaliyet göstermesidir.

Çokuluslu işletme kavramı, son 30 yılda önemli sayılara ulaşan uluslararası alanda faaliyet gösteren özel işletmeler için kullanılmaktadır. Çokuluslu işletmelerin farklı özelliklere sahip olması, bu işletmeleri tanımlamayı güçleştirmektedir. Çokuluslu işletmeler farklı birçok isimlerle ifade edilebilmektedir. Bunlar:

- Uluslararası İşletme (International Corparation)
- Çokuluslu İşletme (Multinational Enterprise)
- Ulussuz İşletme (Transnational Corparation)
- Dünya İşletmesi (World Business)
- Global İşletme (Global Business) olarak sıralanabilir.

Çokuluslu işletmelerin tanımında yardımcı olacak bazı ölçütler üzerinde durduktan sonra, tanımına geçmek yararlı olacaktır. İşletmelerin çokuluslulaşması konusundaki bazı ölçütler şunlardır:

- Birinci ölçüt, faaliyet gösterilen ülke sayısıdır. Faaliyetleri iki veya daha fazla ülkeye yayılan işletmeler, bu ölçüte göre çokuluslu olarak kabul edilebilir. Ancak tek başına bu ölçütten hareket etmek hatalara yol açabilir. Öncelikle “faaliyet göstermek” ile neyin kastedildiği açık değildir. Birden fazla ülkede herhangi bir kapsamda faaliyet gösteren her işletme çokuluslu sayılmayabilir.

- Bir başka ölçüt, ülke dışında mülkiyet edinmektir. Ülke dışında çeşitli kuruluşları sahip olarak yönetmek, çokuluslu olmak için bir ölçüt olarak kabul edilebilir. Yabancı ülkelerdeki yatırımların büyük bir yüzdesinin çokuluslu işletmelerin elinde olduğunu görüyoruz. Burada önemli sorun, yatırım yapılan ülkelerin konuya yaklaşımıdır. Bazı ülkelerde, işletmelerin mülkiyet oranının yüksek olması yasal olarak engellenir. Bu durumda, işletmelerin uluslararası olmasında rol oynayan mülkiyet ölçütü de yeterli değildir. Örnek olarak, gelirlerin büyük bir kısmını ülke dışından elde eden çokuluslu bazı işletmeler, ülke dışında çok az mülkiyete sahiptir. Bu ölçüye göre, örnek olarak gelirinin %50′sinden fazlasını ülke dışında elde eden Exxon Petrol İşletmesi’nin çokuluslu kabul edilmemesi gibi çelişkili bir durum ortaya çıkar.

- Üst yönetimin milliyeti bir diğer ölçüttür. Çokuluslu işletmelerin üst yönetiminde çeşitli ülkelerden gelen yöneticiler bulunur. Esasen, değişik toplumların insanlarından oluşan bir yönetici grubu, işletme organizasyonunun bir ülkenin etkisi altına girmesini önler. Ancak uygulamada, bazı çokuluslu işletmelerde yönetimin çokuluslulaşmasının tercih edilmediği görülmektedir. Bu yaklaşım işletmelerin çokuluslulaşma sürecini yavaşlatmaktadır. Buna karşılık, bazı işletmelerde üst yönetimin çokuluslu olması eğilimi vardır. Bu durumun en belirgin örnekleri Nestle, Royal Dutch ve Unilever’dir. Shell ve Unilever’de, İngiliz ve Hollandalılar kuşaklar boyu beraber çalışmaktadırlar. Üst yönetimin çokuluslu olması ölçütünü tek başına değerlendirdiğimizde şu soru aklımıza gelmektedir: Üst yönetimi çokuluslu olmayan, ancak birden fazla ülkede büyük yatırımları olan işletmeler çokuluslu değil midir? Çokuluslu işletmenin tanımını yapmada ortaya çıkan güçlüklerin temel nedeni belirtilen ölçütlerin çeşitliliği ve eksikliğidir. Bu zorluklara karşın, çokuluslu işletmelerle ilgili bir tanım vermek yararlı olacaktır. “Çokuluslu işletme, ülke içi ve ülke dışındaki yatırımları işletme amaçlarına ve işletme sahiplerinin çıkarlarına uygun bir biçimde yöneten bir ticaret veya sanayi kuruluşudur.”

Çokuluslu İşletmelerde Çevre

Uluslararası işletmecilik açısından ele aldığımız ve çokuluslu işletmeler için önem taşıyan üç çevre söz konusudur:

- Ülke içi çevre: İşletme yönetimi tarafından bilinen, denetlenemeyen güçlerin kaynaklarının bilindiği veya sorunların tahmin edilebildiği unsurları kapsar. Ekonomik, siyasi, toplumsal olaylar gibi.

- Yabancı çevre: Ülke içi çevre ile yabancı çevre birbirine çok benzer ve bu iki çevrede işletmeyi etkileyecek unsurlar birbirinden farklı görülmeyebilir. Ancak, yabancı çevrelerde değerler ve koşullar farklı olduğundan, bu çevrenin iyi analiz edilmesi gerekir. Yabancı çevredeki en önemli sorun, politik ve yasal sistemi iyi değerlendirmektir. Milliyetçi akımların çok kuvvetli olduğu ülkelerde, yabancı sermaye düşmanlığı (ksenefobi) çokuluslu işletmeler için önemli bir engel oluşturur. Bu duruma iyi bir örnek olarak, 1988 yılında Meksika hükümetinin bir yasa çıkararak yabancıların %50′den fazla mülkiyete sahip olmalarının engellenmesi verilebilir.

- Uluslararası çevre: Bu çevre ulusal ve yabancı ülke güçlerinin karşılıklı etkileşiminden oluşur. Çokuluslu işletmenin merkezinde çalışan personel, diğer bir ülke personeli ile aynı zamanda iş ilişkisi içinde ise, uluslararası çevrededir. Bu çevre unsurları, ülke içi ve yabancı çevrenin bileşimi olarak görülebilir.

ÇOKULUSLU İŞLETMELERİN YABANCI ÜLKELERE GİRİŞ YOLLARI

Amaç 2

Çokuluslu işletmelerin yabancı ülkeye giriş yollarını ayırdetmek.

İşletmeler ülke dışına çıkarak kârlarını arttırmayı düşünürler ancak, bu kararları ile yeni riskleri üzerine alırlar. Ülke dışına çıkmak kârlılıkla sonuçlanabileceği gibi, olumsuz sonuçlar da yaratabilir. Üzerinde durulması gereken ilk nokta, ülke dışına çıkmak veya çıkmamak konusunda karar vermektir. Bir yönetici ülke içinde yeni faaliyetlere girişirken bunu kolayca yapabilir. Ülke içinde pazarlama ilkeleri, dağıtım kanalları büyük farklılıklar göstermeyebilir. Tüketicilerin zevkleri değişmeyebilir. Ancak ülke dışında koşullar çok farklıdır. İşletmelerin ülke dışına çıkarken derinlemesine bir araştırma yapmamaları, ülke dışında faaliyette bulunmanın üstünlüklerini olumsuz bir trende dönüştürebilir. Ülke dışı ekonomik, sosyal, politik, kültürel ve hukuki koşulların araştırılması ve işletmenin bunlara karşı ne tür bir tepki vereceğinin belirlenmesi gerekir.

Sıra Sizde 1

Çokuluslu işletmelerin ülke dışına çıkarken temel amaçlarının ne olduğunu tartışınız. Sermet ve Sermet A. Ş.’nin yöneticileri, ülke içindeki büyümelerinin yeterli olduğu ve ülke dışı faaliyetlere ağırlık vermelerinin uygun olacağı düşüncesindedir. Ülke dışı faaliyetler yeni fırsatların ve kârların yanı sıra riskleri de getirir. Ülke dışındaki belirsizlik fazla olduğundan, iki kardeşin alacağı tedbirler belli koşullar içinde başarılı olabilir. Ayrıca ülke dışı faaliyetlerden lisans anlaşması yapılması, joint venture veya şube açma konusunda tercihlerin iyi yapılması gerekir.

Çokuluslu işletmelerin yabancı ülkelere girişi değişik yollarla gerçekleşebilir. Bunları kısaca açıklayalım:

İhracat-ithalat: Ülke dışında en kolay ve en az riskli yollardan biri olan ihracat faaliyeti ülkede üretilen malların başka ülkeye veya ülkelere satılmasıdır. Organizasyon değişikliğine gerek duyulmayan bu faaliyet türünde, en az düzeyde kaynak kullanımı söz konusudur. Bir çok durumda işletme ihracat bürosu kurarak, büyük yatırımlar yapmaktan kurtulur. Ülke içindeki satışlarında sorun yaratan mallar ülke dışına rahatlıkla satılabilir. Örnek olarak, ABD’deki işletmelerin yarısı ihracat faaliyeti ile yetinmekte ve ticaret açığını azaltıcı yönde etki yapmaktadır. İhracat faaliyeti bazı sakıncalar taşır. İhracat faaliyetleri sırasında üretim ve taşımacılık giderleri önemli miktarlara ulaşır. İhracat yapılan ülke hükümetleri tarafından konulan yüksek vergiler, işletmeler için önemli birer maliyet unsurudur.

Bu durumda, İhracat yapılan ülkelerdeki yerel işletmelerle rekabet edebilme yönünde stratejiler geliştirilmesi gerekir. İthalat, bir ülkede üretilmeyen ya da yeterli olmayan mal veya hizmetlerin başka ülkelerden satın alınmasıdır. Ülkemizde, özellikle ileri teknoloji gerektiren ürünler ithal edilmektedir. Gelişmekte olan ülkelerin büyük miktarlara varan ithalatı yanı sıra, dünyanın en gelişmiş ülkeleri de ithalat yapmaktadır. Örnek olarak ABD, Japonya ve Almanya’dan otomobil, yine Japonya’dan elektronik aletler ithal etmektedir.

Lisans anlaşması: Ürünlerin diğer bir ülkede satılmasını sağlayan, aynı zamanda yönetim faaliyeti gerektirmeyen bir yöntemdir. Uluslararası işletmeler, ihracat faaliyetinden tatmin olmadığı, ancak dolaysız yatırım riskinden korunmak istediği zaman, lisans anlaşmasını tercih ederler. İşletmecilik alanında lisans anlaşmaları oldukça eski ve yaygındır. Lisans anlaşması, bir işletmenin mallarının ve isminin yabancı bir ülkede üretilip satılması konusunda yasal izin vermesini ifade eder. Lisans anlaşmaları çeşitli başlıklar altında gruplandırılabilir:

- Paketler, buluşlar, formüller, süreçler, tasarımlar
- Telif hakları, musiki eserleri, sanat eserleri
- Ticari isim, markalar
- Franchising, lisanslar ve kontratlar
- Metotlar, programlar, yöntemler, sistemler vb.

Lisans anlaşması sonucunda lisans veren işletme, bunun karşılığında komisyon veya royalte alır. Örnek olarak, bir ABD işletmesi olan Pepsico’nun, Kore’de ve Türkiye ile lisans anlaşmaları vardır. Kore ve Türk işletmeleri kendi ülkelerinde Pepsico üretip satmakta ve bunun karşılığında Pepsico’ya lisans ücreti ödemektedirler. Lisans anlaşmasının işletmelere en büyük katkısı, ülke dışına çıkmanın kolay ve risksiz olmasıdır. Böylece, sermayenin tehlikeye atılmaması sağlanır. Ayrıca, lisans anlaşması yoluyla, az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelerin kendi olanaklarıyla üretemediği malların ülke içinde üretimi mümkün hale gelir. Bu durumun, istihdam yaratma ve teknoloji transferi gibi önemli yararları vardır. Lisans anlaşması, lisans veren ülkelerin eskiyen teknolojilerinin değerlendirilmesi açısından da katkı sağlar. Lisans anlaşmasının bazı sakıncaları da vardır. Lisans verilen işletme yeteri kadar kâr elde edemezse, lisans veren işletme bundan zarar görecektir. Lisans alan işletme kaliteyi düşürerek, lisans veren işletmenin marka imajını zedeleyebilir. Ayrıca lisans alan işletme, bilgi ve tecrübesini arttırarak lisans veren işletmeye rakip duruma gelebilir.

Franchising: Bir işletmenin, imtiyaz, maliyet, satış ve dağıtım haklarının, isim ve marka kullanımı ile birlikte bir başka işletmeye verilmesidir. Bu uygulamada hakları veren taraf, mal ya da hizmetlerinin yurt içinde ya da yurt dışında hakları alan işletme tarafından üretilmesini ve pazarlanmasını sağlar. Bu karşılıklı ilişki, verici işletme açısından bir dağıtım ve pazarlama yöntemi, alıcı işletme açısından ise yatırım ve iş kurma fırsatı olarak değerlendirilebilir. McDonald’s, Pizza Hut, Holiday Inn, franchising modeli ile diğer ülkelerde yaygınlaşan çok sayıda örnekten bir kaçıdır.

Dış ticaret işletmeleri: Ülke dışında ürettiği malları satmak isteyen işletmeler, uluslararası alanda üretici ile alıcı arasında köprü görevi yapan ticari işletmeleri tercih edebilir. Bu işletmeler üretimle ilgilenmezler ve ülkedeki işletme için dış ülkelerde müşteri bulmakla sorumludurlar. Ayrıca üretici işletmelere, pazar özellikleri, ürün kalitesi, fiyat beklentileri, dağıtım, kambiyo hakkında bilgi verirler.

Ülke dışında şube açma: Çokuluslu işletmelerin başvurduğu yollardan biri olan ve dolaysız yatırımı gerekli kılan şube açma çok görülen bir faaliyet türüdür. Kapsamlı bir yönetim faaliyeti gerektirmemesi ve yetkilerin ana işletmenin elinde bulunması tercih nedenidir. İşletmeler ülke dışına çıkarken, bir mülkiyet stratejisi belirlemelidir. Mülkiyetin tamamına sahip olmak isteyen bir işletme, bu yatırıma giderken iki yoldan birini seçer. Yabancı ülkede faaliyette bulunan bir işletmeyi satın alır veya yeni bir işletme kurar. Çokuluslu işletmenin ülke dışındaki faaliyetlerinde temel amaç, riskleri azaltmak ve kâr sağlamak olduğuna göre, tam mülkiyet stratejisine önem vermek gerekir. Bu stratejinin izlenmesiyle, bir ölçüde yönetim serbestisi kazanılırken, amaçlara ulaşmak da kolaylaşır. Örnek olarak, Nestle, ABD’de mülkiyetin tamamına sahip olduğu bir işletmeyi faaliyete geçirmiştir. Mülkiyetin tamamının çokuluslu işletmeye ait olduğu yatırımların bazı üstünlükleri vardır:

- Yönetim esnekliği ve karar almada serbestlik sağlar.
- Kârların yerel ortaklarla paylaşılması sorunu olmaz.
- Teknoloji ve tecrübenin denetimi yatırım yapan işletmenin elindedir.
- Yatırım yapılan ülkede yeni işler yaratılmış olur.

Mülkiyetin yatırım yapan işletmeye ait olmasının sakıncalı yönleri de ortaya çıkabilir.

- Yerel bir ortağın sağlayacağı yardımdan uzak kalabilirler.
- Mülkiyetin ana işletmeye ait olması riskleri arttırır.
- Ürün başarılı olmadığında bütün yatırım yok olabilir.
- Yabancı ülkeler %100 mülkiyeti benimsemediklerinde, işletmelerin bu tür ülkelerde tam mülkiyetle yatırım yapma olanağı azalır.

Örnek olarak, IBM Hindistan’daki yatırımın tamamen kendisinin olması eğiliminde olmasına karşılık, yasal engeller yüzünden bu ülkedeki yatırımlarını azaltmıştır. Aynı şekilde Coca-Cola, denetim ve yetkilerinin azaltılması yönündeki baskılardan dolayı, Hindistan’daki tesislerinin bir kısmını kapatmıştır.

Joint venture: İki veya daha çok ortağın kendi faaliyetlerini sürdürürken, belli bir işi görmek üzere sürekli veya geçici olarak bir şirket kurup, bu şirketin faaliyetleri için kendi işletmelerinden teknik, mali ve ticari destek sağlamak üzere anlaşmalarıdır. Joint venture uygulaması, iki ya da daha fazla yerli işletme arasında olabileceği gibi, farklı ülkelerin işletmeleri arasında da gerçekleştirilebilir. Joint venture uygulaması ile, iki farklı ülkeden işletmeler, yeni ürünler, süreçler, tesisler ve faaliyetler gerçekleştirerek, bu faaliyetlerin yönetimi için her türlü çabayı paylaşırlar. Joint venture çeşitli konularda yapılabilir. Araba üreticileri arasında yapılanlar çok fazla göze çarpmaktadır. Böylelikle büyüklüğün getirdiği ekonomilerden yararlanma, üründe yüksek kalite standardı elde edilmesi gibi üstünlükler sağlanır. General Motors ve Suzuki Motor’un, son yıllarda Chevrolet’in en uygun fiyatlı markası olan Geo Metro’yu üretmek için kurduğu Cami Automotive isimli şirket ya da Toyota ve Sabancı’nın kurduğu ToyotaSA, son yıllardaki Joint venture örnekleridir.

ÇOKULUSLU İŞLETMELERİN YÖNETİMİ

Amaç 3

Çokuluslu işletmelerin yönetimi ile ilgili genel bir değerlendirme yapmak.

Çokuluslu işletmelerin yönetiminde ulusal işletmelerden farklı olan bir uygulama var mıdır? Bir çokuluslu işletme gurusu olan John Fayerweather şöyle demektedir: “Yönetim New York’ta ne ise Toledo’da da aynıdır.” Durum böyle kabul edilirse, çokuluslu işletme yönetimini ayrıca incelemeye gerek yoktur. Ancak, çokuluslu işletmelerin uluslararası alanda faaliyet gösterdikleri çevrenin farklı özellikler ve her ülkeye göre değişik boyutlar taşıması, yeni yönetim tekniklerinin uygulanmasını gerekli kılar.

Çokuluslu işletme yöneticileri değişik sorunlarla karşı karşıyadır. Yönetim sorunlarının bazıları, işletmenin uygulamalarından kaynaklanır. Örnek olarak, çokuluslu işletme, ulusal organizasyonunu çok az değişiklikle ülke dışı faaliyetler için kullanırsa, önemli sorunlar ortaya çıkabilir. Ayrıca, işletmenin gelişimi, felsefesi, amaçları ve politikaları uluslararası alanda başarısını olumsuz yönde etkileyebilir. İşletmenin yönetimi aynı zamanda, kendi ülkesinin ortaya çıkardığı engellerle de ilgilenmek zorundadır. Bu parametreler politik, hukuki, ekonomik veya sosyal içerikli olabilir. Bunlara karşılık, çokuluslu işletme yöneticilerinin karşılaşabileceği sorunlar daha çok faaliyet gösterilen ülkeden kaynaklanır. Yabancı sermayeye karşıt tutumlar, yasal engeller veya yabancı düşmanlığı gibi durumlardan doğan sorunlar, en yaygın örneklerdir.

Herhangi bir yabancı ülkede faaliyete geçmeden önce, o ülkenin yasal, ekonomik, siyasi ve kültürel özellikleri incelenmelidir. İşletmelerin uluslararasılaşma sürecinin başlangıcında, kendi ülkesi koşullarına benzer özellikleri olan ülkelere yönelmesi uygun bir seçim olur. Bu uygulama, çokuluslu işletmelerin karşılaşacağı önemli bazı sorunların en düşük düzeyde tutulmasını sağlar. Bu sorunların başlıcaları, gidilen ülkelerdeki toplumsal, kültürel, ekonomik ve siyasi farklılıklardan kaynaklanan sorunlardır.

Toplumsal ve kültürel farklılıklar, uluslararası faaliyetleri olan işletmeler için temel sorun kaynaklarından biridir. Yaşam biçimi, gelenekler, dil, dini inançlar, mal veya hizmetlerin tüketiminde önemli rol oynar. İşletmelerin mal veya hizmetlerine talep oluşturulması ve satışının sağlanabilmesi için, yabancı ülke değerlerini ve yaşam biçimini tanıması gerekir. Örnek olarak, ambalajlamada, işaret ve logoların kullanımında dil ve dini alışkanlıkların bilinmesi, yabancı ülke insanına yakınlaşmayı sağlayacağı gibi, onlara aykırı unsurların kullanımını da önler.

Ekonomik farklılıklar, özellikle devletin ekonomiye müdahalesi konusunda önem kazanır. Devletin yatırımlara müdahale ve yönlendirme boyutları, çokuluslu işletmelerin değişik ülkelere yatırım kararı almasında büyük bir etkiye sahiptir.

Yasal ve siyasi farklılıklar, hükümetlerin uluslararası yatırım ilişkilerinde etkili olduğu bir sorundur. Yasal uygulamalar, sermaye akışının denetimi ya da belli sektörlerde yabancı yatırımların yasaklanması biçiminde ortaya çıkabilir. Kotalar, tarifler ya da ambargolar, ülkelerin yabancı yatırımları denetim altında tutmak için kullandığı araçlardan bazılarıdır.

Uluslararası pazarlarda faaliyet gösteren işletmelerin çevre koşulları, faaliyetleri ulusal pazarla sınırlı olan işletmelere göre oldukça farklıdır. İşletmeler uluslararası pazarlara açıldığı zaman farklı kültür ortamları, değişik toplum yapıları, yabancı hukuk ya da bankacılık sistemleri ile karşı karşıya kalırlar. Bu durum planlama ve örgütleme işlevlerini zorlaştırır. Çokuluslu bir işletmenin merkezi, farklı ülkelere yayılan mekanizmanın beyni gibidir. Uluslararası faaliyetlerin planlanması öncelikli olarak bu merkezde gerçekleştirilir. Global işletme niteliğinin kazanılması, çokuluslu işletmenin merkezinde etkin stratejik planlar oluşturulmasıyla mümkündür. Stratejik planlama sürecinin gelecek uzunca bir dönemi kapsaması ve çevresel değişikliklerin analiz edilmesi özelliği, çokuluslu işletmelerin başarı şansını arttırır.

Çokuluslu İşletmelerin Organizasyon Yapıları

Amaç 4

Çokuluslu işletmelerin organizasyon yapılarını irdelemek.

Ülke dışına çıkmak isteyen çokuluslu işletmeler, öncelikle dış fırsatları ve riskleri araştırmalıdır. Riskleri azaltmanın bir yolu, faaliyette bulunulan ülke koşulları dikkate alınarak yeniden örgütlenmeye gitmektir. Mevcut organizasyon, değişen koşullara ve değişik çevrelerdeki özelliklere uyum sağlayamayacak yapıda ya da uluslararası faaliyetler için yetersiz olabilir. Uluslararası faaliyetlerini dolaysız ihracat yoluyla gerçekleştiren işletmeler, başlangıçta fonksiyon itibariyle uzmanlaşmaya dayanan basit bir yapıya sahiptir. Şekil 19.1′de görüldüğü gibi, pazarlama bölümünde bazı değişiklikler yapılmak suretiyle ihracat bölümü oluşturulabilir.

İhracat organizasyonu

Aşağıda, faaliyetleri geliştikçe çokuluslu işletmelerde uygulanan organizasyon yapılarından birkaç örnek verilecektir. İşletmenin ülke dışı faaliyetlerinin boyutları genişledikçe, pazarlama bölümüne bağlı olarak sürdürülen ihracat birimi yetersiz kalır. Bu durumda, bir uluslararası bölüm kurularak, gelişen yurtdışı faaliyetler uluslararası ilişkilerde etkinlik sağlayacak bir organizasyon yapısı ile sürdürülür (Şekil 19.2).

Uluslararası bölüm organizasyonu

Çokuluslu işletmelerin faaliyetleri yaygınlaştıkça, belirli fonksiyonlara ağırlık verilen global bir yapılanmaya geçilir (Şekil 19.3).

Fonksiyonel tabanlı global organizasyon

Fonksiyonel tabanlı global yapılanmada, finansman, üretim ve diğer fonksiyonlar yönetsel açıdan bağımsız bölümlerde sürdürülür. Bu tür yapılanma ile, söz konusu fonksiyonların gelişmiş teknik ile yöntemlerle, global bir anlayış içinde yürütülmesi sağlanır. Çokuluslu işletmelerde görülen bir başka global yapılanma, bölge temeline dayanan organizasyondur (Şekil 19.4).

Bölge temeline dayanan global organizasyon

Bölge temeline dayanan global organizasyon modelinde, belli bir ülke veya bölgedeki bütün ürünler ve fonksiyonlar bir yöneticiye bağlı olarak sürdürülür. Çokuluslu işletmelerin büyük kısmında uygulanan sistem, ürün tabanlı global organizasyon yapısıdır (Şekil 19.5).

Ürün tabanlı global organizasyon yapısı

Bu tür yapı, teknolojileri birbirine yakın malların üretilmesi söz konusu olduğunda tercih edilmektedir. Özellikle ürünlerin globalleşmesi açısından yararlıdır. Global nitelikteki ürünler, dünyanın neresinde olursa olsun, benzer tüketici gruplarına aynı imajla sunulan ürünlerdir.

Özet

Bu Ünitede uluslararası işletmecilik ve çokuluslu işletmelerin ne olduğunu, çokuluslu işletmelerin faaliyetlerindeki güçlüklerin kaynaklarını inceledik. Ayrıca globalleşmede çokuluslu işletmelerin rollerini gördük. Artık;

- çokuluslu işletmenin ne olduğunu,
- çokuluslu işletmeyi etkileyen çevre unsurlarını,
- çokuluslu işletmelerin yabancı ülkeye giriş yollarını,
- çokuluslu işletmelerin yatırım kararlarını etkileyen unsurları
- çokuluslu işletmelerde organizasyon yapılarını biliyoruz.

Uluslararası işletmecilik ve çokuluslu işletmeler son yıllarda globalleşme ile işletmecilik konularının vazgeçilmez bir parçası olmaya başladı. 2. Dünya Savaşı’ndan sonraki dönemde ekonomik ve sosyal gelişmelere paralel olarak işletmelerin ekonomik güçlerinin çok artması ve bazı ülkelerin GSMH’dan daha fazla satış hacmine ulaşmaları globalleşmenin başlangıcı olmuştur. Çokuluslu işletmeler bugün artık, çeşitli ülkelerin vatandaşları gibi görülmekte, ülkelerin yasal, politik koşullarına uymakta ve vergi vermektedirler. Çokuluslu işletmeleri etkileyen üç çevreden söz edebiliriz. Bunlar ülke içi çevre, yabancı çevre ve uluslararası çevredir.

Çokuluslu işletmenin tanımında bazı ölçütler vardır. Bunlar iki veya daha fazla ülkede faaliyet gösterme, ülke dışında mülkiyet, üst yönetimin milliyeti ve benzer ölçütlerdir. “Çokuluslu işletme ülke içi ve ülke dışındaki yatırımları işletme amaçlarına ve işletme sahiplerinin çıkarlarına uygun bir biçimde yöneten ticaret ve sanayi işletmesidir”. Çokuluslu işletmelerin ülke dışında faaliyet göstermelerinde ilk adım ihracat yapmaktır. Bu aşamadan sonra lisans anlaşması, franchising, dış ticaret işletmelerini kullanma, ülke dışında şube açma ve joint venture ile diğerleri gelir.

Çokuluslu işletmeler yabancı ülkelere girişleri ve faaliyetleri sırasında değişik koşullarla karşılaşırlar. Toplumsal, kültürel, ekonomik, yasal veya siyasi farklılıklar işletmelerin yabancı ülkelere yatırım kararlarında etkili olur. Çokuluslu işletmelerin yönetiminde ilk adım planlamadır. Ulusal planlama ile uluslararası planlama arasında büyük farklar vardır. Çokuluslu işletmelerin organizasyonunda değişik yapılar uygulanabilir.

Test Soruları

Özet bölümündeki konuları yeterince anlayıp anlayamadığınızı ölçmek için aşağıdaki soruları yanıtlamaya çalışınız. Soruları zorlanmadan yanıtladığınızda bir sonraki Üniteye geçebilirsiniz. Ancak zorlandığınız sorulara ilişkin konuları tekrarlamanız yararınıza olacaktır. Unutmayın! Doğru yanıtları Ünitenin sonunda bulabilirsiniz.

1. Aşağıdakilerden hangisi, uluslararası işletmenin, ulusal ve yabancı ülke güçlerinin etkileşimi altında kalarak etkilenmesine neden olur?

a. Ulusal çevre
b. Yabancı çevre
c. Uluslararası çevre
d. Politik çevre
e. Kültürel çevre

2. İşletmenin çeşitli ülkelerden yöneticiler tarafından yönetilmesi, çokuluslulaşma ölçütlerinden hangisinin kapsamında yer alır?

a. İki veya daha fazla ülkede faaliyet
b. Ülke dışına mülkiyet
c. İhracat-ithalat yöneticisi çalıştırma
d. Üst yönetimin milliyeti
e. Lisans anlaşması yapma

3. Bir işletmenin ülke dışına açılırken tercih edebileceği, en az riskli ve en kolay yol aşağıdakilerden hangisidir?

a. İthalat-ihracat
b. Lisans anlaşması
c. Franchising
d. Şube açma
e. Joint venture

4. Aşağıdakilerden hangisi, çokuluslu işletmelerin dolaysız yatırımı olarak sınıflandırılabilir?

a. Şube açma
b. Lisans anlaşması
c. İthalat
d. İhracat
e. Franchising

5. Aşağıdakilerden hangisi lisans anlaşması sayılamaz?

a. Ticari isim
b. Franchising
c. Buluşlar
d. Metotlar
e. Turn-key

6. Aşağıdakilerden hangisi mülkiyetin yatırım yapan işletmeye ait olmasının sağlayacağı üstünlüklerden değildir?

a. Yönetim sağlaması esnekliği
b. Yerel ortaklarla kâr paylaşımında uzlaşma sağlaması
c. Teknoloji ve tecrübenin denetimini sağlaması
d. Yeni iş alanları yaratılmasını sağlaması
e. Riskin azalmasını sağlaması

7. Dünya düzeyinde finansman, üretim, pazarlama ve personel bölümlerini içeren bir çokuluslu işletmenin organizasyon yapısı, aşağıdakilerden hangisiyle ifade edilir?

a. Fonksiyonel tabanlı global yapı
b. Ürün tabanlı global yapı
c. Matriks yapı
d. Bölge temeline dayalı yapı
e. Proje yapısı

8. Çokuluslu bir işletmenin, faaliyetle bulunduğu ülkelerde birbirinden farklı fiyatlarla ürün satışı, yapması hangi çevre koşullarından etkilendiğini gösterir?

a. Politik yasal çevre
b. Ekonomik finansal çevre
c. Kültürel çevre
d. Dış çevre
e. İç çevre

9. Aşağıdakilerden hangisi çokuluslu bir işletmenin faaliyet ile ilgili geçtiği ülke dikkate alması gereken kültürel çevre özelliklerinden, biri değildir?

a. Dil
b. Gelenekler
c. Ekonomik durum
d. Yaşam biçimleri
e. Değerler

10. Farklı ülkelerde teknolojileri birbirine yakın mal üretimi yapan bir çokuluslu işletme aşağıdaki organizasyon yapılarından hangisine sahiptir?

a. Bölge temeline dayalı yapı
b. Ürün tabanlı global yapı
c. Matriks yapı
d. Fonksiyonel tabanlı global yapı
e. Müşteri temelli yapı

Yaşamın İçinden

Aşağıda bu Ünitede incelediğimiz konularla ilgili, gerçek hayattan örnekler yer almaktadır. Örnek olayları okuyarak, bunlara ilişkin soruları yanıtlayınız. Örnek olayları dikkatlice okuyup, soruları yanıtlamanız, öğrendiklerinizin pekişmesi ve daha kalıcı olması açısından son derece önemlidir.

Gillette İşletmesi

Gillette İşletmesi Meksika’da halkının ancak %8′inin tıraş köpüğü kullandığını, geri kalanının su ve sabun kullandığını gördü. Daha önce kullandığı yüksek fiyatlı ambalajdan vazgeçti ve plastik tüp üreterek tıraş köpüğü satışını iki katına çıkardı. Latin Amerika halkının ABD’deki büyüklükteki paketleri almaya güçleri yetmedi. Aynı şekilde Hoover, ABD malı yüksek fiyatlı çamaşır makinelerini alamayan Meksikalılar için basit ve ucuz çamaşır makineleri üretti. 1.Örnekleri verilen işletmeler, Meksika’daki faaliyet ve uygulamalarını hangi unsurlara göre şekillendirmektedir? 2.Bu iki işletmenin Türkiye pazarına girme koşulları neler olabilir?

Avrupa’da Joint Venture

Ali Günce, torna tezgahları yapan Seklice İşletmesi’nin genel müdür yardımcısıdır. Genel müdür Asım Gelenbe bir gün odasına Ali Günce’yi çağırır. Türkiye’deki satışların iyi olduğunu, ancak yeni stratejik hedefler belirlemeleri gerektiğini söyler. Japon ve ABD’li rakiplerin başarılı bir şekilde dünya pazarlarında faaliyet gösterdiklerini ve Doğu Avrupa pazarlarına hiç girmediklerini söyler.

Ali Günce işletmenin Türkiye’de yeterince başarılı olduğunu, ayrıca ürünlerin bazı komşu ülkeler ile Asya ülkelerine ihraç edildiğini belirtir. Genel müdür ihracat faaliyetlerinin yer aldığı ülkelerde ekonomik sorunların çok arttığını bu ülkelerin dış bankalara çok borcu olduğunu belirtir. Ayrıca “Bizim yeni pazarlara ihtiyacımız var ve Doğu Avrupa doymamış bir pazar olacaktır.” diyerek görüşünü belirtir.

1. Yukarıdaki olayı yorumlayınız.
2. Sizce yeni pazarlara girmek bu işletme için gerekli midir?

Biraz Daha Düşünelim

1. Çokuluslu işletmelerin globalleşmeye etkileri nelerdir?
2. Çokuluslu işletmeyi ulusal işletmeden farklı yapan özellikleri nelerdir?
3. Kesenefobi nedir?
4. Bir işletmenin çokuluslu olmasındaki ölçüler nelerdir?
5. İhracat-ithalat faaliyeti ile ülke dışına çıkmak sizce iyi bir yol mudur?
6. Lisans anlaşması işletmelere ne katkı sağlar?
7. Joint venture uygulamasını tanımlayınız.
8. Yalnız ihracat faaliyeti olan bir işletmenin organizasyon şemasını hazırlayınız.
9. Ürüne dayalı organizasyon yapısı, çokuluslu işletmelerde hangi koşullarda uygulanır?
10. İşletmelerin uluslararası yatırım kararlarında karşılaşabileceği farklılıklar nelerdir?

Başvurabileceğimiz Kaynaklar

Ball, Donald A. ve Diğerleri. International Business, Richard D. Irwin; Boston, 1993.
Bounds, Gregory M. ve Diğerleri. Management, South Western Publishing, Ohio, 1995.
Bowie, L. ve Diğerleri. Management, McGraw-Hill Book Co., New York, 1996.
Crain, Kota ve Diğerleri. International Business, The Dryden Press, New York, 1996.
Emerald, Kenneth ve Diğerleri. Business Principles and Management, South Western Publishing Co., Ohio, 1996.
Özalp, İnan. Çokuluslu İşletmeler: Uluslararası Yaklaşım, Birlik Ofset Yayıncılık, Eskişehir, 2000.
Yüksel, Öznur. Uluslararası İşletme Yönetimi, Gazi Büro Kitabevi, Ankara, 1999.

Cevap Anahtarı

1. c – Yanıtınız yanlış ise “çokuluslu işletmelerde çevre” bölümünü gözden geçiriniz.
2. d – Yanıtınız yanlış ise “çokuluslu işletmelerin tanımı” bölümünü gözden geçiriniz.
3. a – Yanıtınız yanlış ise “çokuluslu işletmelerin yabancı ülkelere giriş yolları” bölümünü gözden geçiriniz.
4. a – Yanıtınız yanlış ise “çokuluslu işletmelerin yabancı ülkelere giriş yolları” bölümünü gözden geçiriniz.
5. e – Yanıtınız yanlış ise “çokuluslu işletmelerin yabancı ülkelere giriş yolları” bölümünü gözden geçiriniz.
6. e – Yanıtınız yanlış ise “çokuluslu işletmelerin yabancı ülkelere giriş yolları” bölümünü gözden geçiriniz.
7. a – Yanıtınız yanlış ise “çokuluslu işletmelerin organizasyon yapıları” bölümün gözden geçiriniz.
8. b – Yanıtınız yanlış ise “çokuluslu işletmelerin yönetimi” bölümünü gözden geçiriniz.
9. c – Yanıtınız yanlış ise “çokuluslu işletmelerin yönetimi” bölümünü gözden geçiriniz.
10. b – Yanıtınız yanlış ise “çokuluslu işletmelerin organizasyon yapılan” bölümünü gözden geçiriniz.

  • Facebook
  • RSS
  • Twitter
  • Add to favorites
18. Finansal Sistem ve Kurumlar ◄ ÖNCE | SONRA ► 20. Genel İşletme Terimler Sözlüğü

İlgili Yazılar:

Bir Cevap Yazın

ABD bebek borç Ders: Halkla İlişkiler ekonomi gelişim hak hastalık Hukuk idare iktisat kamu kaynakça kişilik psikoloji sağlık sendika sözleşme sıra sizde tartışma tedavi Test Soruları ticaret Türkiye yargı yaşamın içinden Özet çocuk öğrenme ünite

AÖF