15. Sosyal Sigorta Kolları

Yazının devamı: 1 2 3 4 5 6 7 8
Künye: 3155 – İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku    |    ISBN: 975-06-0257-9    |    e-Kitap

Sosyal sigortalar, kanunlarla belirlenmiş mesleki, fizyolojik ve sosyo-ekonomik risklere karşı sosyal sigorta yöntemi ile güvence sağlar. Klasik bir ayırımla sosyal sigortalar, kısa ve uzun vadeli sigortalardan oluşur. 2006 yılında kabul edilen Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu da bu ayırımı benimsemiştir. Kısa vadeli sigorta kolları nispeten kısa süre için ödenen primlerle kısa süreli yardımları sağlayan sigortalardır. İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık sigortaları bu grupta yer almaktadır. Uzun vadeli sigorta kolları ise uzun süre ödenen primler karşılığı uzun süreli yardımların yapıldığı sigortalardır. Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları bu grupta yer alır.

Bunların dışında, aslen kısa vadeli bir sigorta olan işsizlik sigortası SSGSSK’da düzenlenmeyip, 1999 tarihli ve 4447 sayılı Kanunla uygulamaya konulmuştur. Bu sebeple işsizlik sigortası bu ünitede, ancak ayrıca inceleme konusu yapılacaktır.

Amaçlarımız

Bu üniteyi tamamladığımızda aşağıdaki soruları yanıtlayabileceksiniz
- Kısa vadeli sigorta kollarından yapılan yardımlar nelerdir?
- Uzun vadeli sigortalardan malûllük sigortası uygulamasının esasları nelerdir?
- Uzun vadeli sigortalardan yaşlılık sigortası uygulamasının esasları nelerdir?
- Uzun vadeli sigortalardan ölüm sigortası uygulamasının esasları nelerdir?
- İşsizlik sigortası uygulamasının esasları nelerdir?

(*) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun bir çok maddesi Anayasa Mahkemesi’nin 15. 12. 2006 gün ve 2006/112 E. sayılı Kararı ile iptal edilmiştir. Bunun üzerine TBMM, 5510 sayılı Kanunun uygulanmasını 5565 sayılı 2007 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununun 30. maddesi ile 01. 07. 2007 tarihine ertelemiştir.

Cumhurbaşkanlığının SSGSSK’nın bazı maddelerini veto gerekçesinden. . .

Sosyal devlette sosyal güvenlik sistemi, yalnızca aktüeryal hesaba dayanan bir düzenek olarak oluşturulamaz. Sosyal güvenliği salt aktüeryal denge olgusu düşüncesiyle oluşturmak, “sosyal devlet” ilkesini savsaklamak anlamına gelir ki, bunu, Anayasa’nın 2. maddesiyle bağdaştırmak olanaksızdır. Devletin “sosyal” niteliği, aktüeryal denge ile sosyal devlet ilkesi arasında uyum sağlanmasını; sosyal güvenlik sisteminden kaynaklanan açıkların, başka bir deyişle sosyal güvenlik yükünün gerektiğinde devletçe karşılanmasını zorunlu kılar.

Sosyal devletin görevleri arasında yer alan insan onuruna yaraşır asgari yaşam düzeyinin sağlanması, herkese çalışma olanağı yaratılması, çalışanlara adaletli ve dengeli ücret verilmesi ve çalışamayacak durumda olanların sosyal güvenlik önlemleri ile korunması anlamını taşımaktadır. Sosyal güvenlik hakkının, yurttaşlarının sosyal durumu ve gönenciyle ilgilenen, onlara insanlık onuruna yaraşır asgari yaşama düzeyi sağlayan “sosyal devlet”in gereği ve zorunlu sonucu olduğu tartışmasızdır.

Anayasa Mahkemesi kararlarında da belirtildiği gibi, Devlet, yurttaşlar için hak, kendisi için ödev olan sosyal güvenliği sağlama görevini yerine getirirken, sosyal sigortacılığın teknik gereklerine uygun kimi sınırlamalar yapabilirse de, sosyal güvenlik hakkını kullanılamayacak duruma getiren önlemler alamaz. Yine Anayasa Mahkemesince belirtildiği gibi, sosyal güvenlik sisteminde yapılan değişikliklerin, hukuk devletinde olması gereken hukuk güvenliğini zedelemeyecek biçimde “adil, makul ve ölçülü” olması zorunludur.

Bu yaklaşım, emekli olabilmek için öngörülen prim ödeme gün sayısı, prime esas aylık tutarı ve prim oranı, emekliliğe hak kazanabilme ile emekli aylığına hak kazanmada yaş sınırları, yaşlılık aylığı bağlama oranı, yaşlılık aylığı hesaplama yöntemi, aylıklarda sağlanacak yıllık artış tutarı ve sağlık gibi konularda getirilen kuralların adil, makul ve ölçülü olmasını gerektirmektedir.

Yasa’nın genel olarak maddeleri incelendiğinde sosyal güvenlik sistemindeki kimi konular yönünden “adil, makul ve ölçülü” olma ölçütünün gözetilmediği görülmektedir.

Kaynak: (Metnin tamamı için bkz. http: //www. cankaya. gov. tr/tr_html/ACIKLAMALAR/10. 05. 2006-3461. html)

Anahtar Kavramlar

- İş Kazası
- Meslek Hastalığı
- Geçici İş Göremezlik Ödeneği
- Sürekli İş Göremezlik Geliri
- Malûllük
- Toptan Ödeme

İçindekiler

- GİRİŞ
- KISA VADELİ SİGORTALAR
___- Kısa Vadeli Sigortaların Kapsamı
___- Kısa Vadeli Sigortalarda Sağlanan Haklar
- UZUN VADELİ SİGORTALAR
___- Malûllük Sigortası
___- Yaşlılık Sigortası
___- Ölüm Sigortası
- İŞSİZLİK SİGORTASI
___- İşsizlik Sigortasının Kapsamı ve Finansmanı
___- İşsizlik Sigortasından Sağlanan Yardımlar

GİRİŞ

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu (SSGSSK), Sosyal Güvenlik Kurumunun faaliyet göstereceği sigorta kollarını iki grupta ele almıştır. Bunlar kısa vadeli ve uzun vadeli sigorta kollarıdır. Kanun Genel Sağlık sigortasını ise bunlardan ayrı tutmuş ve ayrı bir bölümde düzenlemiştir.

Kısa vadeli sigorta kolları nispeten kısa süre için ödenen primlerle kısa süreli yardımları yapan sigortalardır. İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık sigortaları bu grupta yer almaktadır. Uzun vadeli sigorta kolları ise uzun süre ödenen primler karşılığı uzun süreli yardımların yapıldığı sigortalardır. Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları bu grupta yer alır.

Bunların dışında, aslen kısa vadeli bir sigorta olan işsizlik sigortası SSGSSK’da düzenlenmeyip, 1999 tarihli ve 4447 sayılı Kanunla uygulamaya konulmuştur. Bu sebeple işsizlik sigortası bu ünitede, ancak ayrıca inceleme konusu yapılacaktır.

KISA VADELİ SİGORTALAR

Kısa Vadeli Sigortaların Kapsamı

Yukarıda da değindiğimiz gibi iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık sigortaları kısa vadeli sigortalardır. SSGSSK bu sigorta kollarını, önceki kanunlarda olduğu gibi ayrı ayrı ele almak yerine; yardımlar ve uygulamadaki benzerlikler sebebiyle kısa vadeli sigortalar başlığı altında ve üçüncü bölümünde bütünsel olarak düzenlemiştir.

Bu düzenleme ile ilgili olarak dikkat edilmesi gereken husus, kısa vadeli sigorta uygulamalarını doğuran risklerin sağlık ve bakım boyutunun aynı Kanunda düzenlenmiş Genel Sağlık Sigortası; parasal boyutunun ise Kısa Vadeli Sigortalar başlığı altında düzenlendiğidir. Yani, önceki dönemdekinin aksine, ilgili sigortalardan yapılan parasal yardımlar ile sağlık yardımları birbirinden ayrılmış ve farklı sigorta uygulamalarının kapsamında yer almıştır.

İş Kazasının Tanımı ve Bildirilmesi

a. Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
b. İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle veya görevi nedeniyle, sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş veya çalışma konusu nedeniyle işyeri dışında,
c. Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
d. Emziren kadın sigortalının, çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
e. Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özre uğratan olaydır (SSGSSK. m. 13).

İş kazasının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının;
- (a) bendi ile kısmen sigortalılar bakımından bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma da en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde,
- (b) bendi kapsamında bulunan sigortalı bakımından kendisi tarafından, bir ayı geçmemek şartıyla rahatsızlığının bildirim yapmaya engel olmadığı günden sonra üç işgünü içinde,
- (c) bendi kapsamında bulunan sigortalılar bakımından, bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine veya kendi mevzuatlarına göre yetkili mercilere derhal ve Kuruma da en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde, iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesinin doğrudan ya da taahhütlü posta ile Kuruma bildirilmesi zorunludur.

Sıra Sizde 1

İş kazalarının bildirimi kim tarafından, hangi süre içinde ve nereye yapılmalıdır?

Yazının devamı: 1 2 3 4 5 6 7 8

Yorum yapın