12. İdare Hukuku Terimler Sözlüğü
A
Adli İdare Sistemi: Bazı hukuk sistemlerindekinin aksine, idarenin de özel hukuk kişileri gibi genel adli yargı yerinde yargılanması sistemi.
Adli Kolluk: Suç işlenmesi üzerine adalete yardımcı olmak üzere suç, suçlu ve gerektiğinde deliller üzerinde araştırma ve soruşturma yaparak adli makamlara sunan örgüt.
Adli Yargı: Anayasa, idari ve askeri yargı dışında kalan bütün yargı faaliyetini içeren yargı faaliyeti.
Ağır Kusur: Dikkati az olan kişinin bile yapamayacağı şekilde davranmada hatalı olma.
Aleniyet İlkesi: Kamuya ait işlevin halkın bilgisi içinde yapılması ilkesi.
Anayasa: Devletin temel yapısını, yönetim biçimini, devletin temel organlarını, bunların birbirleriyle ilişkilerini, kişilerin devlete karşı, devletin kişilere karşı olan hak ve görevlerini düzenleyen en üstün yasa.
Anayasa Yargısı: Anayasa Mahkemesi tarafından yapılan yargı faaliyeti.
Askeri Yüksek İdare Mahkemesi: Asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari eylem ve işlemlerden doğan uyuşmazlıkların ilk ve son derece mahkemesi olarak yargı denetimi ve yasalarla belirlenen görevleri yapan, bağımsız yüksek bir mahkeme.
B
Bağlı Yetki: Hukukun idareye belli bir davranışı emretmesi ve idarenin buna göre davranması.
Beklenmeyen Durum: İdarenin iradesi dışında oluşan, öngörülmesi ve önlenmesi mümkün olmayan olaylar.
D
Devlet Memuru: Bir hizmet borcu ile bir kamu kurumuna bağlı olan gerçek kişiler.
Disiplin Cezaları: Kamu hizmetlerinin gereği gibi görülebilmesi için görevliler hakkında uygulanan cezalardır.
Düzenleyici İdari İşlemler: İdarenin bir kural koymak, değiştirmek ya da kaldırmak amacıyla yaptığı işlemler.
E
Edim Davası: Davalının bir iş yapmaya, bir ifada bulunmaya veya bir iş yapmamaya, bir ifada bulunmamaya mahkûm edilmesinin istenildiği dava.
F
Fonksiyon Gaspı: Yasama, yürütme ve yargı organlarından birinin diğerine ait yetkileri, hakkı olmadığı halde kullanması.
H
Hata: Yanılma, gerçeğe uygun olmayan ve hata eden kişice kesin olarak gerçek kabul edilen eylem.
Hile: Bir kimsenin, kendi davranış biçimi veya sarfettiği sözler ile diğer bir kimseyi bir irade beyanında bulunmaya veya bir sözleşme yapmaya yöneltmek için yanlış bir fikir doğuşuna veya yanlış bir fikrin devamına bile bile neden olması.
Hiyerarşi: Altlık-üstlük ilişkisi.
Hizmet Kusuru: İdarenin yürüttüğü bir hizmetin kurulmasında, düzenlenmesinde ya da işleyişindeki bozukluk ve aksaklık.
Hukuk Devleti İlkesi: Sadece yönetilenlerce uyulacak kurallar koymayıp, aynı zamanda koyduğu hukuk kurallarıyla kendini de bağlı gören Devlet.
Hükümet Tasarrufları: Hükümetin, nitelikleri bakımından yargısal denetime tabi tutulmayan tasarrufları.
I – İ
İçtihadı Birleştirme Kararı: Bir yüksek mahkemenin dairelerinden birisinin yerleşmiş kararından dönmek istemesi, çeşitli dairelerin birbirine aykırı karar vermesi, aynı dairenin benzer konuda çelişik kararlarının bulunması ve yasada belirtilen diğer nedenlerin varlığı halinde, farklı kararlardan birisinin tercih edilerek veya tamamen yepyeni bir sonuca varılarak çelişkinin ortadan kaldırılması ve hukuki istikrar ve hukuk birliğinin sağlanması.
İdari Denetim: Hiyerarşi veya idari vesayet yoluyla, devletten başka kamu idare ve kurumları üzerinde yapılan denetim.
İdari İşlem: Bir kamu kuruluşunun, idare alanına ilişkin ve idare hukukuna uyruk olan, tek taraflı irade belirtmesi.
İdari Rejim: İdarenin ve onun faaliyetlerinin, genel hukuk kuralları dışında özel olarak düzenlenen İdare Hukuku içinde ele alınması ve idari yargıya tabi olması.
İdari Sözleşme: İdarenin İdare Hukuku kural ve ilkelerine tabi olan sözleşmeleri.
İdari Vesayet: Merkezin, yerinden yönetim idarelerinin işlemlerini denetlemek ve bu kararları bozabilmek yetkisi.
İdari Yargı: İdari uyuşmazlıklarla ilgili yargı dalı.
İdarenin Bütünlüğü İlkesi: İdarenin kuruluş ve örgütleriyle bir bütünlük arz etmesi.
İkrah: Bir kimseyi yapmak istediği şeyi yapmamaya, yapmamak istediği şeyi yapmaya korkutarak zorlamak.
İl Özel İdaresi: Başı ve yürütme organı vali, karar organı ise, genel meclis ve il daimi encümeni olan kamu tüzelkişiliğine sahip bir mahalli idare.
İptal Davası: İdare tarafından verilmiş ve fakat yetki, biçim, sebep, konu veya amaç bakımlarından hukuka aykırı bir işlemin ortadan kaldırılmasına yönelik olarak, idari işlemden dolayı hakkı ihlal edilen kişi tarafından, işlemi yapan idareye karşı açılan ve idari yargı yerinde görülen dava.
İstimval: Olağanüstü durumlarda özel kişilerin taşınır mallarına el koyma.
İtiraz: İdare Hukuku’nda, İdare ve Vergi Mahkemelerinin İYUK’un 45. maddesinde sayılan kararlarına karşı kabul edilen kanun yolu.
K
Kademe İlerlemesi: Memurun belli süre sonunda, bulunduğu derece içinde yatay ilerlemesi ve bu şekilde maaşının artması.
Kamu Düzeni: Bir ülkede kamu hizmetlerinin iyi yapılması, devletin güvenliğini ve düzenini ve bireyler arasındaki ilişkilerde hukuku, huzuru ve ahlak kurallarına uygunluğu sağlamaya yarayan kurum ve kuralların tümü.
Kamu Görevlisi: Bir hizmet borcu ile bir kamu kurumuna bağlı olan gerçek kişiler.
Kamu Gücü: Kural koyma, buyurma, kolluk ve silah, parasal erk gibi devletin ve diğer kamu tüzelkişilerinin sahip oldukları erklerin tümü.
Kamu Hizmeti: Devlet veya diğer kamu tüzelkişileri tarafından veya bunların gözetim ve denetimi altında diğer kişilerce, kamunun genel ve ortak gereksinmelerini sağlamak için yapılan, geniş ve değişken içerikli bir kavram.
Kamu Malı: Kamu idare ve kurumlarının gerek kamunun doğrudan kullanımına ayrılmış, gerekse nitelikleri gereği veya hizmetin amacına uygun düzenlenmiş olmak koşulu ile kamu hizmetine özgülenmiş malların tümü.
Kamu Tüzelkişiliği: Tamamıyla kamu yararının gerçekleşmesi için çalışan ve kamu erki kullanan, yasa ile veya yasanın verdiği açık yetki ile kurulan tüzelkişiliğe sahip kamu idare ve kurumları.
Kamu Yararı: Kamunun gereksinmeleriyle veya ulusal birliğin, devletin gereksinmeleriyle ilgili olan ve bunları karşılayan, topluma, ulusa, devlete istifadeler sağlayan yarar.
Kamulaştırma: İstimlâk; devlet veya kamu tüzel kişilerinin, kamu yararının gerektirdiği durumlarda, karşılıklarını peşin ödemek koşulu ile özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamına veya bir kısmına yasa da gösterilen yöntemlere göre kamu yararına el koyması.
Kanun: Yasama organı tarafından yazılı olarak ve bu ad altında çıkartılan genel, sürekli ve soyut hukuk kuralı.
Kanun Hükmünde Kararname: Yasama organının belli konularda ve belli süreyle, kural koyma yetkisini, bir yetki kanunu ile Bakanlar Kurulu’na devretmesi sonucunda, Bakanlar Kurulu’nun yetki kanununa dayanarak çıkardığı düzenlemelerdir.
Kanuni İdare İlkesi: İdarenin yasalara ve her türlü hukuk kuralına uyması ilkesi.
Kanunsuz Emir: Kamu görevlerinde herhangi bir sıfat ve biçimde çalışmakta olan kimsenin, üstünden aldığı emri, yönetmelik, tüzük, yasa ve Anayasa hükümlerine aykırı gördüğünde yerine getirmeyerek, bu aykırılığı emri verene bildirmesi üzerine, üstü emrinde direnirse ve emrini yazı ile yinelerse, emir yerine getirmesi.
Kariyer İlkesi: Devlet memurlarına, yaptıkları hizmetler için lüzumlu bilgilere ve yetişme şartlarına uygun şekilde, sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkânını sağlama.
Kaymakam: İlçede bulunan en yüksek mülki amir.
Kıymet Takdir Komisyonu: Bir şeye değer biçen, bir malın değerini saptayan kurul.
Kolluk: Yurt içinde genel düzen ve emniyeti korumakla görevli, jandarma, polis, kır bekçileri, belediye zabıtası gibi, devlet kuvveti.
Köy: Nüfusu iki binden aşağı olan veya iki binden yukarı olup da henüz belediye örgütü kurulmamış topluluklar.
L
Liyakat İlkesi: Devlet kamu hizmetleri görevlerine girmeyi, sınıflar içinde ilerleme ve yükselmeyi, görevin sona erdirilmesini liyakat sistemine dayandırmak ve bu sistemin eşit imkânlarla uygulanmasında Devlet memurlarını güvenliğe sahip kılmak.
M
Mahalle: Şehir ve kasabaların bölümleri olan, belediye meclisi ve mahalli idare kurulunun kararı ve valinin onamı ile kurulup kaldırılan, organları muhtar ile ihtiyar heyeti olan, tüzel kişiliği bulunmayan ve görevleri arasında belge onanması, bazı durumlarda bildirimde bulunulması gibi bazı hizmetler bulunan bir yönetim birimi.
Mahalli İdareler: Yerel yönetimler; yöresel kamu hizmetlerini gören ve yöresel halkın denetimi altında yürütülen kamu idare birimi.
Malüllük: Bir kimsenin bir dış etki, hastalık veya kaza sonucunda çalışma gücünü kısmen veya tamamen yitirmesi.
Milletlerarası Antlaşmalar: İki taraflı veya çok taraflı olarak çeşitli devletler arasında akdedilen sözleşmeler.
Mücbir Sebep: Önceden göz önüne alınmasına ve bunun sonucu olarak ortadan kaldırılmasına olanak bulunmayan ve dış bir etkiden ileri gelen olay.
N
Nedensellik Bağı: Bir davranışın nedeni ile ortaya çıkan sonuç arasındaki bağıntı.
O – Ö
Olağanüstü Hal: Anayasamıza göre, tabii afet, tehlikeli salgın hastalıklar veya ağır ekonomik bunalım hallerinde Bakanlar Kurulu tarafından, yurdun tamamında veya bir kısmında süresi altı ayı geçmemek üzere ilan edilebilecek hal.
Öğreti: Bilim adamlarının görüşleri, bilimsel kararlar.
S – Ş
Sınıflandırma İlkesi: Devlet kamu hizmetleri görevlerini ve bu görevlerde çalışan Devlet memurlarını görevlerin gerektirdiği niteliklere ve mesleklere göre sınıflara ayırma.
Sosyal Devlet İlkesi: Yurttaşların toplumsal durumlarıyla, refahlarıyla ilgilenen ve yurttaşlara asgari bir yaşam düzeyi sağlayan devlet.
Şekil Noksanlığı: Yasanın veya sözleşmenin belirlediği şekilde eksiklik bulunması.
T
Takdir Yetkisi: Belli konularda karar verecek olanlara, yasaların tanıdığı değerlendirme yetkisi.
Tam Yargı Davası: İdarenin aldığı kararlardan veya yaptığı eylemlerden dolayı zarara uğrayan kişinin zararını idareden alabilmesini sağlayan ve idari yargıda görülen dava.
Tehlike İlkesi: Özel yasalarda düzenlenen ve bazı davranış ve faaliyetlerin yalnızca varlığı veya yapılmalarının, başkaları için tehlike göstermesinden doğan kusursuz sorumluluk esası.
Temyiz: İlk derece mahkemesinin yasaya aykırı karar vermesi, yetkili olmaması, yargılama yöntemine aykırı karar vermesi gibi durumlarda, kararın bozulması için yüksek dereceli mahkemeye başvurulması.
Tüzük: Bakanlar kurulunun, yasanın uygulamasını göstermek veya yasanın buyurduğu işleri belirtmek üzere, yasalara aykırı olmamak koşulu ile ve Danıştay’ın incelemesinden geçirerek çıkarttığı hukuk kaynağı.
Y
Yargı: Hukuk düzeninin bozulmamasına yönelen devlet faaliyeti.
Yasama: Yasa yapan organ.
Yetki Devri: İdare hukukunda, resmi bir memura veya organa ait yetkinin tamamen veya kısmen yetkili makamın onayı ile diğer bir memura veya organa devredilmesi.
Yetki Kanunu: TBMM’nin hükümete kanun hükmünde kararname çıkarabilmesi için çıkardığı ve kanun hükmünde kararnamenin sınırlarını belirleyen kanun.
Yetki Saptırması: İdarenin yetkisi bulunan bir alanda, bu yetkisini hizmet dışı düşüncelerle kullanması.
Yönetmelik: Devlet örgütü içinde bulunan çeşitli kurum ve kuruluşların daha çok kendi iç bünyelerini ilgilendiren ve kendi çalışma yöntemlerini düzenleyen kurallar bütünü.
İlgili Yazılar:
- Bireysel İdari İşlemler ve İdari Sözleşmeler – Sıra Sizde Cevap Anahtarı
- Öteki Hukuk Kaynakları ve İdare Hukuku – Test Soruları
- Öteki Hukuk Kaynakları ve İdare Hukuku – Özet
- Anayasa ve İdare – Test Soruları
- 01. İdare Kavramı
- Anayasa ve İdare – Özet
- İdarenin Mali Sorumluluğu – Test Soruları
- İdare Kavramı – Özet
- 03. Öteki Hukuk Kaynakları ve İdare Hukuku
- İdarenin Yargısal Denetimi – Özet




