Kayıt ol  |  Giriş
NotOku'yu +1'le
Ders: Aile Ekonomisi      Ünite 11      25 Ocak 2015 Ara     

11. Ailede Üretim ve Tüketim Açısından Para

Amaçlarımız

Bu üniteyi çalıştıktan sonra;
– paranın tanımını yapabilmek ve günlük yaşamdaki fonksiyonlarını sıralayabilmek,
– paranın ortaya çıkışını ve gelişimini açıklayabilmek,
– tarihsel süreç içerisinde para sistemlerinin gelişimini açıklayabilmek,
– para hacminin ne olduğunu ve bir ülkenin ödeme araçlarının nelerden oluştuğunu açıklayabilmek,
– bir ekonomide para talebinin önemini ve nelere bağlı olduğunu açıklayabilmek,
– para arzını tanımlayabilmek,
– para politikasının etkilerini açıklayabilmek,
– paranın değerinde meydana gelen değişmeleri ve bunun aile ekonomisine etkilerini saptayabilmek,
– paranın aile ekonomisindeki rollerini sıralayabilmek için gerekli bilgi ve becerilere sahip olacağız.

Enflasyon Düşüyor Ama Hayat Pahalanıyor

Enflasyon düşerken pahalılık artar mı? Artar… Halk için önemli olan enflasyonun düşmesi değil, hayatın pahalanmamasıdır. Hâlbuki şimdilerde enflasyonun düşmesine rağmen (memurlar ve kamu işçileri hariç) dar ve sabit gelirliler için ve halk için pahalılık artıyor.

Nedenini anlatayım. Enflasyon, pahalılık, fakirleşme, fiyat artışı farklı şeylerdir. Dördü de farklı anlama gelir.
Enflasyon: Parasal büyüklüklerdeki artışın milli gelirdeki artışın üzerine çıkmasıdır. Parasal talebin, piyasaya arz edilen mal ve hizmetten fazla artmasıdır.
Pahalılık: Belli dönemde mal ve hizmet fiyatlarının gelirden fazla artmasıdır.
Fakirleşme: Milli gelirin (bir yıl içinde üretilen mal ve hizmetlerin parasal değerinin) artan nüfustan daha düşük bir artış göstermesidir.
Fiyat artışı: Mal ve hizmet fiyatları genel düzeylinin yukarıya çıkmasıdır.

Şimdi de neyin ne olduğunu açıklayayım.
(1) Enflasyon; Piyasada 4 somun ekmek var. Halkın cebinde de 4 birim para var. Bu durumda 1 somun ekmek 1 paraya satılır (Dört para bölü dört somun, somun başına bir para eder). Piyasada 4 somun ekmek var iken, para miktarı 8 olur ise, her bir somun ekmek 2 paraya alıcı bulur (8 para bölü dört ekmek, ekmek başına 2 para eder).

Diyelim ki piyasadaki para miktarı artmadı. Piyasada gene dört birim para var. Ama üretim (milli gelir) düştü. Piyasaya 4 ekmek, yerine 2 ekmek çıktı. Piyasadaki para miktarı değişmediği halde mal arzı düştüğü için fiyat gene artar. Her bir somun ekmek 2 paraya satılır (Para miktarı 4 birim, ekmek miktarı 2 birim ise, ekmek başına 2 birim para düşer). İşte geçen yıl üretim düşüklüğüne, milli gelirdeki küçülmeye rağmen enflasyon böyle devam etti.

Demek ki enflasyon denilen şeyi iki kaynaktaki gelişme belirliyor: Piyasaya arz edilen mal ve hizmet ile parasal talep. Parasal talep mal ve hizmet arzının üzerine çıkınca, fiyatlar artıyor, buna da enflasyon deniliyor. Pahalılık Enflasyondan Bağımsız Olgudur

(2) Pahalılık; ‘Enflasyondan bağımsız ‘ bir olgudur. Kişiye göre değişir. Bazılarına göre pahalılık vardır. Bazılarına göre yoktur. Belli bir dönemde, mal ve hizmet fiyatlarındaki artış kadar gelirini artıran için pahalılık yoktur. Diyelim ki, 1 somun ekmeğin fiyatı 1 birim paradan 2 birim paraya yükseldi. Bu bir enflasyondur. Diyelim ki o dönemde ekmek satın alanlardan bilinin geliri 1 parada kaldı. O kişi için hem enflasyon vardır hem pahalılık vardır.

Diyelim ki, ekmek, satın alanlardan ötekinin geliri de o dönemde 1 birim paradan 2 birim paraya yükseldi. Ekmek fiyatının 1 birimden 2 birime çıkması o kişi için enflasyon göstergesidir, ama o kişi için ekmek pahalanmamıştır. Pahalılık söz konusu değildir. Çünkü geliri ekmek fiyatındaki artış kadar artmıştır (İşte bu nedenle diyoruz ki, maaş ve ücretleri enflasyona endeksli olan yükseltilen kamu memurları ile kamu işçileri için enflasyon vardır ama onlar pahalılığı hissetmez).

(3) Fakirleşme; Fakirleşmenin enflasyonla ve pahalılıkla ilgisi yoktur. Fakirleşme milli gelirin (ülkede bir yıl içinde üretilen mal ve hizmet miktarının) nüfus artışı kadar artmaması ile ortaya çıkan bir olgudur. Diyelim ki 2000 yılında ülkemizin milli geliri 100 idi. Yıllık nüfus artışımız yüzde 1,5 dolayında. Demek ki, 2001 yılında, halkın 2000 yılındaki zenginlik düzeyini koruyabilmesi için milli gelirinin 101,5 olması gerekirdi. Hâlbuki ne oldu? 2001 yılında milli gelir yüzde 9,4 oranında geriledi. Demek ki, 101,5 olacak yerde 90,6 oldu. Demek ki, halk zenginlik çizgisini koruyamadı. Tersine gelişme oldu ve halk fakirleşti.

Fiyat Artışı Fakirleşmeden Bağımsız İştir

(4) Fiyat artışı; enflasyon, pahalılık ve fakirleşmeden de bağımsız bir iştir. Bir malın veya hizmetin fiyatının yukarıya çıkmasıdır. Bir malın veya hizmetin fiyatı; enflasyon, pahalılık ve fakirleşme yokken de yukarıya çıkabilir. O yıl dolu vurur. Çilek fiyatı artar. Yeni teknoloji ile bir bilgisayar piyasaya sürülür. Bilgisayar fiyatları artar… Bir malın veya sınırlı sayıdaki mal ve hizmetin fiyatının artması ekonominin bütününü etkilemeyebilir.

İşte Sayın okuyucularım, bu anlatımlar çerçevesinde özetleyeyim.
(1) Enflasyon düşüyor demek, fiyatlar ucuzluyor demek değildir. Fiyatlardaki artış hızı geriliyor, fiyatlar artıyor ama daha az artıyor demektir.
(2) Enflasyon olduğu halde bazı kimseler pahalılığı hissetmeyebiliyor. Enflasyona rağmen bazı kişiler daha iyi yaşam şansına sahip olabilir.
(3) Dar ve sabit gelirliler, halkımız, gelirleri enflasyon kadar artmadığından pahalılıktan yakınmaktadır. Pahalılık onları ezmektedir. Enflasyonun düşmesi bunun için onları mutlu edemiyor.

Güngör Uras, Milliyet Gazetesi 08.04.2002

Anahtar Kavramlar

– Mübadele
– Trampa
– Tedavül
– Meta
– Nominal
– Konvertibilite
– Emisyon

Dikkat

Bu üniteyi daha iyi anlayabilmeniz ve günlük yaşantınızda kullanabilmeniz için medyada ekonomi haberlerini sürekli takip etmeniz gerekmektedir.

BAŞLARKEN

İnsanların sınırsız sayıda ihtiyaçları bulunmaktadır. Buna karşılık bu ihtiyaçları giderecek kaynaklar oldukça sınırlıdır. Kıt kaynaklar ile sınırsız ihtiyaçlar giderilmeye çalışılmaktadır. Bunun sağlanabilmesi için ihtiyaçlar öncelik sırasına dizilmekte ve giderilmektedir. İhtiyaçların öncelik sırasına dizilip giderilmesinde gerekli olan en önemli mübadele aracı ise paradır.

Para, mübadele ihtiyacının doğurduğu bir araçtır. Mübadele insanlar arasında çok eskilerden beri var olmuştur. Zamanla ekonominin gelişmesine paralel olarak iş bölümü artmış üretim çeşitlenmiştir. Bu durumda insanlar sonsuz ihtiyaçlarından üretemediklerini elde edebilmek, kendi yaşadıkları coğrafyada üretilmeyen ürünlere, çok ve çeşitlenen ürünler içerisinde beğendikleri ürünlere sahip olabilmek için giderek daha fazla mübadeleye başvurmuşlardır.

Tarihsel gelişim süreci içerisinde mübadele değişik aşamalardan geçmiştir. Bu aşamalardan birincisi trampadır. Trampa bir mal ya da hizmetin ihtiyaç duyulan mal ya da hizmet ile doğrudan ve derhal değiştirilmesi anlamına gelir. Trampada çok sayıda zorluk vardır.

Bu zorlukları ortadan kaldıracak bir mübadele aracı arayışı parayı ortaya çıkarmıştır. Paranın bulunması ile piyasa için üretim artmış, iş bölümü gelişmiş ve insan emeğinin verimliliği yükselmiştir. Ekonomideki gelişmelere paralel olarak hâlihazırda kredi kartları geliştirilmiş ve para yerine kullanıma sokulmuştur. Kredi kartları bugün muadele aracı olarak gelinen son noktadır.

İçindekiler

– Giriş
Bağlantı Paranın Tanımı Ve Fonksiyonu
Bağlantı Paranın Doğuşu Ve Gelişimi
Bağlantı Para Sistemleri
Bağlantı Para Hacmi
Bağlantı Para Talebi
Bağlantı Para Arzı
Bağlantı Para Politikası
Bağlantı Paranın Değerinde Meydana Gelen Değişmeler
Bağlantı Paranın Aile Ekonomisindeki Rolü
Bağlantı Özet
Bağlantı Test Soruları ve Cevapları
Bağlantı Yaşamın İçinden
Bağlantı Başvuru Kaynakları