John Naisbit: Artık yönetim toplumundan girişim toplumuna geçiyoruz.

10. Bankacılık: Mevduatlar

Yazının devamı: 1 2 3 4 5 6 7 8 9
Mpati - Snrj 2010

Tamam, kartını taktı. Makineyi şimdi kapatabilirsiniz.

- Tamam, kartını taktı. Makineyi şimdi kapatabilirsiniz.

Yukarıdaki karikatür bankaların son yıllarda müşterilerine sunmaya başladıkları hizmetlerin, bankalara yeni bir risk yüklediğini vurgulamaktadır. Bankalar, mevduat toplama konusunda birbirleriyle rekabet ederken, geçmişte çok şubeli bankacılık yaparken, günümüz teknolojisinde rekabetin boyutu sunulan hizmetlerin türü ve kalitesi bağlamında yürütülmektedir. Son dönemde gündeme gelen bireysel ve kurumsal bankacılık hizmetleri de bu rekabetin yansımalarından birisidir. Sizce bu kavramlar ne ifade etmektedir?

Başlarken

Önceki ünitemizde bankaların kredi kararlarını incelerken, bu kredilere kaynak teşkil eden mevduatları veri olarak kabul ettik. Oysa bir banka sadece ne kadar ve hangi fiyattan fon satacağına karar vererek kârını maksimize edemez. Madalyonun diğer tarafında bankanın açacağı kredilere kaynak teşkil edecek mevduatları nasıl kendine çekebileceği sorunu yer almaktadır. Dolayısıyla, bankanın kâr maksimizasyonu sağlayan davranışları ne kadar ve hangi fiyattan kaynak sağlayacaklarına ilişkin kararlarını da incelemeyi gerektirir. Bu ünitede, bankaların temel fon kaynağı durumunda olan mevduatların kâr maksimizasyonu sürecinde kullanımını inceleyeceğiz.

Ünitemize mevduat kavramını ve bankaların temel fon kaynağı olan mevduatların kredi yaratılması sürecinin temel girdisi olarak ele alınması durumunda ortaya çıkacak kavramları açıklayarak başlayacağız. Pür rekabet koşullarında faaliyet gösteren bir bankanın optimum mevduat talebini ve bu kaynakların nasıl fiyatlanacağını ele alacağız. Hipotetik piyasa olarak kabul edilen pür rekabet piyasasından sapmaların olması durumunda, yani piyasa gücüne sahip bankaların varlığı halinde optimum mevduat talebinin ne olacağını ve bunların nasıl fiyatlandırılacağını incelemek ise bu ünitede ele alacağımız bir diğer konudur. Bu ünitemizde son olarak pasif yönetiminin önemli bir parçası olan kaynak yönetimi sorunu çerçevesinde bankacılıkta karşılaşılan önemli bir soruna değineceğiz. Bu bağlamda, bankaların karşı karşıya kaldıkları mevduat çıkışlarının nasıl tahmin edileceğini inceleyerek ani mevduat çıkışlarının nedenlerini ve mevduat sigorta sisteminin yol açtığı sorunları ortaya koymaya çalışacağız.

KREDİLERİN KAYNAĞI OLARAK MEVDUATLAR

Amaç 1

Mevduat kavramını ve bankaların temel fon kaynağı olan mevduatların kredi yaratılması sürecinin temel girdisi olarak ele alınması durumunda ortaya çıkacak kavramları açıklayabilmek

Verilen kredileri bankacılık sektöründe gerçekleştirilen üretimin nihai çıktısı olarak kabul edersek, bankalar bu çıktıyı elde edebilmek için çok sayıda girdi kullanırlar. Bankalar da, tıpkı diğer firmalar gibi, işgücü (memurlar, uzmanlar, koruma görevlileri, müdürler gibi) ve sermayeyi (binalar, bilgisayar sistemleri gibi) bir araya getirerek elde ettikleri girdileri nihai çıktı olan krediye dönüştürürler. Ancak bankalar, diğer firmalardan farklı olarak, para ticareti ile uğraştıkları için, kullanılan girdiler de, nihai çıktı gibi, parasal kaynaklardır. Bu kaynaklar içerisinde en önemlisi ve bankaların temel fon kaynağı niteliğindeki mevduatlardır. Para Teorisi ve Politikası derslerinden hatırlayacağınız gibi, bankalar kaynak toplama-rezerv yaratma kredi verme sürecinde kaydi para yaratan kurumlardır. Bu nedenle banklar rezerv yaratmak ve bunları faiz geliri elde edebilecekleri kredilere dönüştürmek amacıyla mevduat toplarlar. Bir bankanın mevduat talebi bu nedenle türev talep niteliğindedir; yani, bankanın mevduat talebi müşterilerin kredi talebinin ve bankanın bu talebi karşılama arzusunun sonucudur. Kredi yaratılmasında mevduatların oynadığı rolü ortaya koyabilmek için bu süreçte kullanılan diğer tüm girdilerin sabit kaldığını kabul edeceğiz.

Toplam ve Marjinal Ürün

Mevduat talebi kısmen bu mevduatların verimliliğine bağlıdır. Toplam ürün, belirli bir miktar girdi ile gerçekleştirilen toplam üretim düzeyini ifade ettiği için, bir banka açısından 100 milyar liralık mevduatla 80 milyar liralık kredi yaratılıyorsa toplam ürün 80 milyar lira değerindeki kredidir.

Diğer girdiler sabitken, değişken girdinin kullanım miktarındaki bir birimlik artış karşısında toplam üründe meydana gelen değişiklik marjinal ürün olarak adlandırılır. Örneğin, mevduatlardaki 100 milyar liralık artış karşısında kredi miktarı 80 milyar lira artıyorsa, mevduatların marjinal ürünü 0,80 liradır. İktisada Giriş derslerinden hatırlayacağınız gibi, değişken girdi miktarı artarsa bu girdinin marjinal ürünü hızlı bir çıkıştan sonra yavaş yavaş azalmaya başlar. İktisat literatüründe bu olgu azalan marjinal verim ilkesi olarak adlandırılır.

Azalan marjinal verim ilkesini bankacılık faaliyetlerine uyguladığımızda, kullanılan diğer kaynaklar sabitken, mevduat miktarında gözlenen artışların mevduatların marjinal ürününde tedrici bir düşüşe neden olacağını söyleyebiliriz. Banka daha çok mevduatı kendine çektikçe, bu mevduatların marjinal ürünü, bir diğer deyişle bankanın açacağı yeni kredi miktarı azalacaktır. Şekil 10. 1′in A bölümü bankanın toplam ürün (toplam kredi) eğrisini göstermektedir.

Mevduatların toplam ve marjinal ürünü

Şekle göre mevduatlar 0′dan 100 trilyon liraya çıkıncaya kadar bankanın kredi hacmi hızlanan oranda artmaktadır. Örneğin, ilk 50 trilyon liralık mevduat kredilerde 40 trilyon liralık bir artışla sonuçlanmaktadır. İkinci 50 trilyon liralık mevduatın kredilerde neden olduğu artış miktarı ise 45 trilyon liradır. Kredilerdeki bu 5 trilyon liralık artış, şeklin B bölümündeki marjinal ürün eğrisinin 0-100 trilyon lira arasında artan eğimli olması ile gösterilmektedir. Şeklin A bölümündeki toplam ürün eğrisi ile karşılaştırıldığında şu ilişkiyi tespit edebiliriz: Toplam ürün eğrisi dikleştikçe (yani eğimi arttıkça) marjinal ürün eğrisi de artan eğime sahip olmakta (yani, MPD), toplam ürün eğrisi yatıklaştıkça (yani eğimi azaldıkça) marjinal ürün azalmaya başlamaktadır.

Dikkat ederseniz, şeklin A bölümünde mevduat hacmi 100 trilyon liranın üzerine çıktığında, kredi hacmi artmakta, ancak bu artış azalan oranda gerçekleşmektedir. Örneğin, mevduatlar 100 trilyon liradan 200 triyon liraya yükseldiğinde, kredilerde meydana gelen artış 45 trilyon liradır. Bu miktar mevduatların 0′dan 100 trilyon liraya çıkması durumunda kredilerde ortaya çıkan 85 trilyon liralık kredi hacminden düşüktür.

Kitap

Türk bankacılık sisteminde mevduatlarda gözlenen yapısal değişim için kronolojik bir değerlendirme Akgüç, Ö. (1998). Türkiye’de Bankacılık. İstanbul: Gerçek, s. 223-233′de bulunabilir.

Yaşamın İçinden

Bankacılık sektörünün geneline baktığımız zaman 3 ana bölümden oluştuğunu söyleyebiliriz. Bunlardan bir tanesi olan “Kurumsal Bankacılık” çok uzun zamandan beri yapıla gelen bir alandır. Bir diğer bölüm ise “ticari bankacılık” olarak adlandırılan bölümdür. Ticari bankacılığın kimi zaman KOBİ ya da işletme bankacılığı diye adlandırıldığı da görülmektedir. İlke olarak, ticari bankacılık orta ölçekli şirketlerle yapılan bankacılık türüdür. Bankacılık sektöründeki üçüncü ana uzmanlaşma alanı “bireysel bankacılık” alanıdır. Bireysel bankacılık şahısların paralarını yönetmeye yönelik olarak çalışan uzmanlaşma alanıdır. Kurumsal şirket tanımı her bankaya göre değişir ama yıllık cirosu yaklaşık 50 milyon dolar ve üstü olan (bazı bankalarda 20 milyon dolar ve üstü) şirketler kurumsal şirket diye adlandırılır. Bu şirketler genellikle Türkiye’deki ilk 500-1000 arasındaki şirketlerden oluşmaktadır. Bir diğer deyişle, bu şirketler ismen herkesin tanıdığı kurumlardır. Bunlarla çalışan, bunlara finansman sağlayan, kredi veren kısmın ismi kurumsal bankacılık diye geçer.

Bireysel bankacılık uygulamasında ise tamamen şahıslarla çalışılır. Sokaktaki herkes bireysel bankacılığın potansiyel müşterisi durumundadır. Bu türden bankacılık işlemlerinde geleneklere göre oluşmuş herhangi bir sınır söz konusu değildir ve bu sınır bankanın stratejisine göre değişir. Bazı bankalar belli varlığın üstündeki kişilerle çalışmak isterken, bazıları için bireysel bankacılıkta herhangi bir sınır söz konusu değildir. Ticari bankacılık da yıllık cirosu 0 ile 50 milyon dolar ya da 0 ile 20 milyon dolar arasında değişen daha küçük şirketlerle çalışan kısımdır. Bireysel sözcüğü, sadece kişi ile çalışılıyor anlamına gelmekte, yani herhangi bir kurum faktörü söz konusu olmamaktadır. Z şirketinde çalışan Hasan Bey, ev hanımı, eczacı potansiyel bireysel bankacılık müşterileridir.

  • Facebook
  • RSS
  • Twitter
  • Add to favorites
Yazının devamı: 1 2 3 4 5 6 7 8 9
09. Bankacılık: Krediler ◄ ÖNCE | SONRA ► 11. Bankacılık: Yönetim ve Performans

İlgili Yazılar:

Bir Cevap Yazın

ABD bebek borç Ders: Halkla İlişkiler ekonomi gelişim hak hastalık Hukuk idare iktisat kamu kaynakça kişilik psikoloji sağlık sendika sözleşme sıra sizde tartışma tedavi Test Soruları ticaret Türkiye yargı yaşamın içinden Özet çocuk öğrenme ünite

AÖF