Atatürk: Eğitim işlerinde mutlaka muzaffer olmak lâzımdır. Bir milletin hakikî kurtuluşu ancak bu surette olur.

09. Bankacılık: Krediler

Yazının devamı: 1 2 3 4 5 6 7
Mpati - Snrj 2010

Dürüst olmayan müşteriler borçlarını ödemedikleri zaman kredilerin marjinal maliyeti artacağı için marjinal maliyet eğrisi yukarıya kayarak MC 2 durumuna gelir. Banka, ortaya çıkan bu yeni durumda marjinal gelir-marjinal maliyet eşitliğini Y noktasında gerçekleştirmektedir. Kâr maksimizasyonunu ifade eden bu noktada açılan kredi hacmi 150 trilyon lira, bu miktar krediye ödenen faiz oranı ise %26′dır. Dikkat ederseniz, kullandırılan kredi miktarı azalırken kredi faiz oranı yükselmiştir. Bankanın kredi talebindeki bu azalma tamamıyla dürüst müşterilerin piyasadan çekilmesinin sonucudur. Dürüst olmayan müşteriler zaten krediyi geri ödememe niyeti taşıdıkları için uygulanan faiz oranının yüksek olması onları bağlamamaktadır. Bu nedenle, bankanın açtığı kredilerde dürüst olmayanlara kullandırılan kredilerin payı da artmaktadır. Bu da yeni batık kredi sorunu yaratacağı için marjinal maliyet eğrisi daha da yukarıya kayarak MC 2 konumundan MC 3 konumuna gelir.

Bu yeni marjinal maliyet eğrisine göre, marjinal maliyet-marjinal gelir eşitliği Z noktasında gerçekleşmekte, kredi miktarı 100 trilyon liraya gerilerken faiz oranı bir kez daha artarak %36 düzeyine çıkmaktadır. Bu durum yukarıda açıkladığımız sürecin tekrarlanması anlamına gelir. Sonuç olarak, eksik bilgilenmenin söz konusu olması halinde, kredi faiz oranındaki artışlar piyasada sadece dürüst olmayan müşterilerin kalmasına ve bankaların kredi hacimlerinin daralmasına yol açmaktadır. Bu da, temel fonksiyonu tasarruf sahiplerinden yatırım yapmak isteyenlere fon transfer etmek olan bankacılık sisteminin bu fonksiyondan uzaklaşmasına neden olur. Bu gelişme sonucu etkinlikten uzaklaşan ekonomide bir refah kaybının ortaya çıkacağı açıktır.

Bankalar eksik bilgilenme sorunun çözümü için bazı yöntemler geliştirmişlerdir. Bu yöntemler arasında en çok kullanılanlar müşterilere ait kredi riskini tespit etmeyi amaçlayan müşteri kredi raporlarının oluşturulması, kredi karşılığında yüksek değere sahip teminatların istenmesi, yapılacak yatırımın bir kısmının müşteri tarafından karşılanarak kalan kısmın banka kredisi ile tamamlanması gibi yöntemler yer alır. Öte yandan, bankalar alınan kredinin geri ödenmemesi durumunda borçluya hiçbir şekilde anlayış gösterilmeyeceği şeklinde bir anlayışın oluşması için de çaba gösterirler.

Yaşamın İçinden

Ünitenin başında size bir soru yöneltmiş ve bankaların kredi taleplerini değerlendirirken ne tür yöntemler uygulayabileceklerini değerlendirmenizi istemiştik. Bankaların, verilen kredinin güvenli geri dönüşünü sağlamak amacıyla yoğun olarak kullandıkları yöntem finansal analiz olarak adlandırılan yöntemdir.

Finansal analiz, “bir işletmenin mali durumunun, faaliyet sonuçlarının ve mali yönden gelişiminin yeterli olup olmadığını saptamak ve o işletme ile ilgili olarak geleceğe ait tahminlerde bulunmak amacıyla, mali tablolarda yer alan kalemler arasındaki ilişkilerin kurulması, göstermiş olduğu eğilimin saptanması ve diğer işletmelerin benzer sonuçları ile karşılaştırılmasıdır.” Aslında, firma ile ilgili bilgileri analiz kapsamına aldığımızda çalışmaya daha geniş bir açıdan bakmak gerekir. Çünkü firmanın durumu yalnız firma ile ilgili özel bilgilerden değil, başta genel ekonomik durum olmak üzere uluslararası, ulusal ve bölgesel olaylardan etkilenir. Makro ekonomik gelişmeler firma ile ilgili beklentilerin temelini oluşturur. Firma ile ilgili bilgiler büyük ölçüde ekonomik ve sektörel gelişmelere dayandığı için finansal analiz üç aşama gerçekleştirilir:

Ekonomik analiz, sektörel analiz ve firma analizi. Eğer finansal analiz bu genel yapı gözetilerek gerçekleştiriliyorsa buna top-down analizi, finansal analiz firma analizinden başlayarak ekonomik analize doğru gerçekleştiriliyor ise buna da down-top analizi adını veriyoruz. Bu bağlamda ekonomik analiz firmanın pazar (sistematik) riskini değerlendirirken, sektör ve firma analizi daha çok firma riskini (sistematik olmayan risk) değerlendirmeye dönüktür.

Sıra Sizde 3

Bu faizler kaçmaz

Bir bankanın gazetelere verdiği reklamı gösteren yandaki alıntıya göre; banka, sıfır otomobillerle karşılaştırıldığında, ikinci el otomobiller için hem daha düşük miktarda hem de daha yüksek faizle kredi vermektedir. Bu durum sadece ilanını örnek olarak aldığımız banka için değil, diğer tüm bankalar için de geçerlidir. Neden bankalar böyle bir uygulamaya giderler? Açıklayabilir misiniz?

Özet

Amaç 1

Pür rekabet kavramını tanımlayarak, pür rekabetçi piyasa koşullarında faaliyetlerini sürdüren bir bankanın optimal kredi miktarını nasıl belirleyeceğini açıklayabilmek

- Pür rekabet piyasalarında piyasaya giriş ve çıkışların serbest olması özelliği gerekli değildir. Pür rekabetçi bir bankacılık piyasasında hiçbir banka piyasa gücüne sahip değildir ve piyasa tarafından belirlenen faiz oranını kabullenmek durumundadırlar.

- Pür rekabetçi bir piyasada faiz oranı ödünç verilebilir fon (kredi) arzı ile ödünç verilebilir fon (kredi) talebine bağlı olarak, bu ikisinin eşitlendiği noktada belirlenir. Bu piyasada bankalar fiyat kabullenici oldukları için, piyasada belirlenen faizi veri olarak kabul etmek zorundadırlar.

- Bankaya kâr maksimizasyonu sağlayan kredi hacminde gelir ve maliyet eğrilerinin eğimlerinin, bir diğer deyişle marjinal maliyet ve marjinal gelirin eşit olması gerekir. Bu da pür rekabet koşullarında faaliyet gösteren bir bankanın kârını maksimize edebilmek için kredilerin marjinal maliyetini faiz oranına eşitleyen kredi hacmine ulaşması gerektiğini iade etmektedir.

Amaç 2

Pür rekabetçi koşullardan sapmaların kaynaklarını ve bankaların piyasa gücüne sahip olmalarının optimal kredi miktarına ilişkin kararlarını nasıl etkilediğini açıklayabilmek

- Piyasa gücüne sahip olan bankalar kredilere uygulayacakları faiz oranı üzerinde bir ölçüde kontrol gücüne sahiptirler. Büyük bankalar, küçük bankalarla karşılaştırıldığında, daha düşük ortalama maliyetle kredi kullandırabilirler. Kredi miktarı arttıkça ortalama maliyet eğrisinin azalan olduğu her bölgede ölçek ekonomileri ortaya çıkar. Bu da, bir bankaya açtığı kredilerin faiz oranını etkileme gücü yaratan piyasa gücü verir.

- Oligopolcü yapıya sahip bankacılık sektörünün en önemli özelliği, piyasadaki bankaların karşılıklı olarak birbirlerinin kararlarına bağlı olarak karar almalarıdır. Bu bağımlılığın derecesini ölçmenin bir yolu yoğunlaşma oranıdır.

Amaç 3

Piyasalarda mevcut olan eksik bilgilenme sorununun bir bankanın kredi açma ve fiyatlama kararları üzerindeki etkilerini açıklayabilmek

- Eğer simetrik enformasyon söz konusu ise her risk grubundaki kişi, bankanın üstlendiği geri ödenmeme riskini telafi edecek şekilde faiz uygulamasına tabi tutulur. Piyasada tam bilgilenme söz konusu olduğu zaman, yüksek geri ödenmeme riski ve düşük geri ödenmeme riski arasında bir bağlantı kurulmamakta, bu gruplar birbirlerini sübvanse etmemektedirler.

- Eksik bilgilenme durumunda krediyi kullanan kişi, bu krediyi geri ödeme gücü ve niyeti konusunda bankadan daha iyi bilgiye sahiptir. Simetrik enformasyonda söz konusu olmayan, dürüst müşterilerin dürüst olmayanları sübvanse etmeleri olgusu, asimetrik enformasyonun söz konusu olması durumunda gündeme gelmektedir.

- Piyasada eksik bilgilenmenin olması durumunda kredi faiz oranlarında meydana gelen artışlar geri ödenmeyen (batık) kredilerin oranında bir artış meydana getirir.

- Eksik bilgilenmenin söz konusu olması halinde, kredi faiz oranındaki artışlar piyasada sadece dürüst olmayan müşterilerin kalmasına ve bankaların kredi hacimlerinin daralmasına yol açmaktadır.

Biraz Daha Düşünelim

1. Banka kredilerine uygulanan piyasa faiz oranının %20 olması durumunda, pür rekabet koşulları altında çalışan bir banka açacağı kredilere %21 faiz oranı uygulamak isterse hangi miktarda kredi açacaktır? Neden?

2. “Piyasa gücüne sahip bir banka kredilere uyguladığı faiz oranını piyasadaki diğer bankaların uyguladıkları faiz oranının üzerinde bir düzeye yükseltirse, hiçbir müşteri bu bankadan borç almak istemez.” Bu ifadeyi doğru, yanlış veya karar verilemez şeklinde değerlendirerek nedenini açıklayınız.

3. Bankalar kredi kartı hesabından kullanılan kredilere aylık %6,5 faiz oranı uygularken, tüketici kredilerine aylık %2,5 faiz oranı uygulamaktadırlar. İki tür kredi faiz oranı arasındaki bu büyük farkı nasıl açıklarsınız?

  • Facebook
  • RSS
  • Twitter
  • Add to favorites
Yazının devamı: 1 2 3 4 5 6 7
08. Risk Yönetimi ◄ ÖNCE | SONRA ► 10. Bankacılık: Mevduatlar

İlgili Yazılar:

Bir Cevap Yazın

ABD bebek borç Ders: Halkla İlişkiler ekonomi gelişim hak hastalık Hukuk idare iktisat kamu kaynakça kişilik psikoloji sağlık sendika sözleşme sıra sizde tartışma tedavi Test Soruları ticaret Türkiye yargı yaşamın içinden Özet çocuk öğrenme ünite

AÖF