Kayıt ol  |  Giriş
NotOku'yu +1'le
Ders: Özel Öğretim Yöntemleri      Ünite 8      3 Nisan 2011 Ara     

08. Okulöncesi Eğitimde Değerlendirme

Amaçlar

Bu üniteyi çalıştıktan sonra;
– eğitimde ölçme ve değerlendirmenin yeri ve önemini kavrayabilecek,
– çocuğu tanıma ilke ve teknikleri ile ilgili temel özellikleri kavrayabilecek,
– okulöncesi öğretmeninin öğrencileri değerlendirmede kullanabileceği gözlem tekniğinden yararlanabilecek,
– okulöncesi eğitimde programı ve öğretmeni değerlendirme yaklaşımlarını kavrayabileceksiniz.

İçindekiler

– Giriş
Bağlantı Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme Nedir?
Bağlantı Eğitimde Ölçme ve Değerlendirmenin Yeri ve Önemi
Bağlantı Okulöncesi Eğitimde Değerlendirme
Bağlantı Özet
Bağlantı Değerlendirme Soruları
Bağlantı Düşünelim, Tartışalım
Bağlantı Başvuru Kaynakları

Çalışma Önerileri

Üniteyi çalışmaya başlamadan önce:
– Eğitimde ölçme-değerlendirme ile ilgili çeşitli kaynakları (Örn. Öğretimde Planlama ve Değerlendirme Kitabının 13. Ünitesini) okuyunuz.
– Okulöncesi Eğitim Programındaki değerlendirme ilkelerini okuyunuz.
– Okulöncesi eğitimde uygulanabilecek değerlendirme tekniklerini tartışınız.
– Meslektaşlarınızdan okulöncesi eğitimde gerçekleştirdikleri ölçme-değerlendirme etkinlikleri ile ilgili bilgi alınız.

Üniteyi çalışırken:
– Okulöncesi eğitimde sizin ve diğer öğretmenlerin uyguladıkları değerlendirme yaklaşımları ile ünitede verilen değerlendirme yaklaşımlarının ne ölçüde örtüştüğünü belirleyiniz.
– Ünitede verilen örneklerden hareket ederek, okulöncesi eğitimde uygulanabilecek farklı çocuğu tanıma ilke ve teknikleri ile değerlendirme örnekleri oluşturmaya çalışınız.

Sorun Tanımı

Bir anaokulunda görev yapan öğretmenlerden Ayşe Öğretmen üç yıllık bir öğretmendir. Zehra Öğretmen ile Pelin Öğretmenin ise bu yıl meslekteki ikinci çalışma yıllarıydı.

Öğretim yılının başında üç öğretmen birlikte, Okulöncesi Eğitim Programına uygun olarak yıllık etkinlik programlarını hazırladılar. Okulun açıldığı ilk günden itibaren günlük etkinlik programlarını hazırladıkları programa uygun biçimde yürütmek için büyük çaba gösteriyorlardı. Genel olarak, hem kendi aralarında hem de öğrencileriyle iyi bir iletişimleri vardı; özellikle Zehra ve Pelin Öğretmen, zaman zaman sınıfta yaptıkları etkinlikleri, çocukların bu etkinliklere tepkilerini kendi aralarında tartışıyorlar, görüşlerini paylaşıyorlardı. Ayşe Öğretmen, bu tartışmalara pek katılmıyor; daha çok onları dinlemeyi yeğliyordu. Ayşe Öğretmen, sınıfındaki çocuklarına sık sık, “Siz, diğer sınıflardaki çocuklardan daha iyisiniz; onlardan daha güzel resim yapıyorsunuz; daha güzel şarkı söylüyorsunuzƒ Ama sizin içinizde de en iyileriniz Ali, Mert, Burcu ve Anılƒ” gibi tanımlamalar yapıyordu. Doğal olarak da, bu sınıftaki çocuklar ders aralarında öğretmenlerinin onlara söylediklerini, diğer çocuklara, onlar da kendi öğretmenlerine söylüyorlardı. Bu duruma Zehra ve Pelin Öğretmen biraz üzülse de, Ayşe Öğretmene birşey söylemiyorlardı. Ancak, çocukları kendi aralarında yarışmaya yöneltmeyi de doğru bulmadıklarından ve “Çocuklar, hepiniz iyisiniz, hepinizin kendinize özgü yapabildiğiniz çok güzel şeyler var. Şimdi henüz iyi yapamadığınız bazı şeyleri, zaman içinde daha güzel yapabileceksiniz. ” diyerek onları yüreklendiriyorlardı.

Öğretim yılı başlayalı henüz bir ay olmuştu. Bir gün okula bir müfettiş geldi. Müfettiş üç gün süreyle üç öğretmenin de sınıflarındaki etkinliklerini izledikten sonra, bu üç öğretmenle bir toplantı yaparak, onlara dersleriyle ilgili izlenim ve düşüncelerini aktardı. Daha sonra müfettiş, öğretmenlerden sınıflarındaki çocuklarla ilgili gözlem kayıtlarını istedi. Üç öğretmen de şaşırdı ve öğretim yılının başında oldukları için henüz böyle bir kayıt tutmadıklarını söylediler. Bunun üzerine müfettiş, “Bakın, bir okulöncesi öğretmeninin en önemli görevlerinden birisi de, çocuklarını kimlik ve aile bilgileriyle tanımanın yanı sıra onların fiziksel, zihinsel ve psikososyal gelişimleri ile bireysel ve grup içindeki tüm davranışlarını da tanımasıdır. Bunun için çocuklarınızı ilk günden itibaren düzenli olarak gözlemeniz ve gözlemlerinizden elde ettiğiniz bilgileri kaydetmeniz gerekmektedir. Ancak, bu bilgilere dayanarak, öngörülen amaçların çocuklarda gerçekleşip gerçekleşmediği hakkında bir karara varabilirsiniz. Bu yolla aynı zamanda hem programı hem de kendinizi de değerlendirebilirsiniz. Bu konuda birkaç öğretmende daha benzeri eksiklikleri gözledim. Bu nedenle bu hafta sonunda bölgemizdeki tüm okulöncesi öğretmenleri için “Okulöncesi Eğitimde Değerlendirme” konulu bir hizmetiçi eğitim kursu düzenleyeceğim. Üçünüzün de bu kursa katılmasını istiyorum. ” diyerek toplantıyı bitirdi ve okuldan ayrıldı.

Giriş

Bir okulöncesi eğitim kurumunda uygulanan program aracılığıyla çocukların bilişsel, fiziksel, sosyal ve duygusal alanlardaki gelişimlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği, gerçekleşmiş ise ne ölçüde gerçekleşmiş olduğunun belirlenmesi Eğitimde Ölçme ve Değerlendirmenin konusudur. Kazandırılması amaçlanan davranışları çocukların hangi düzeyde kazanmış oldukları, kazanamadıkları ya da kazanmakta zorlandıkları davranışların nedenleri ortaya konmadıkça nitelikli bir eğitimi gerçekleştirebilme olanağı yoktur.

Bu ünitede eğitimde ölçme ve değerlendirmenin önemine değindikten sonra, okulöncesi eğitimde çocuğu tanıma ilke ve teknikleri ile çocuğun, programın ve öğretmenin değerlendirilmesine dönük yaklaşımlar açıklanacaktır.