07. Döviz Piyasaları ve Döviz Kurunun Belirlenmesi

Yukarıdaki karikatür, ani döviz kuru değişikliklerinin şok etkisi yaratacağını ortaya koymaya çalışıyor. Özellikle uluslararası döviz işlemlerinde, döviz kurlarında meydana gelen değişiklikler önemli spekülasyon kazançlarını da beraberinde getirmektedir. Bu spekülasyon hareketleri içerisinde son yıllarda ülkemizde de yoğun olarak kullanılan bir kavram “spekülatif atak” kavramıdır. Sizce spekülatif atak kavramı ne ifade eder? Türkiye bu türden ataklarla karşı karşıya kalmış mıdır?
Başlarken
1987′deki liberalizasyon (serbestleştirme) kararları sonrasında, 1990′lı yıllarla birlikte Türk toplumunun finansal piyasalarla tanışıklığını sağlayan en önemli olgu, sanıyoruz ki dövizdir. Öyle ki, Türk toplumu köşedeki bakkaldan bankadaki fon yöneticisine, ev hanımından yatırım danışmanına kadar döviz kuru hakkında söyleyebilecek bir şeyler bulabiliyor. Parite, kotasyon, çapraz kur, açık pozisyon gibi kavramlar her gün duymaya alıştığımız kavramlar haline geldiler. Bu ünitede, ulusal para biriminin diğer ulusların paraları karşısındaki değerinin nasıl belirlendiğini ve neden değiştiğini inceleyeceğiz.
Ünitemize döviz piyasası ve döviz kuru ile ilgili temel kavramları kısaca ele alarak başlayacağız ve ünitemizin ilerleyen bölümlerinde kullanacağımız kavramları ortaya koyacağız. Denge döviz kurunun belirlenmesinde kısa ve uzun dönem ayırımı yapılması bir zorunluluktur. Biz de, önce uzun dönemde denge döviz kurunu belirleyen ve bu değerin değişmesine neden olan faktörleri ele alacak ve satın alma gücü paritesi yaklaşımının temel sonuçlarını tartışacağız. Daha sonra, faiz paritesi kavramı aracılığı ile kısa dönemde denge döviz kurunun belirlenmesini ve bu değerdeki değişmeye yol açan faktörleri inceleyecek ve forward döviz kurunun tahminini ele alcağız.
DÖVİZ PİYASASI VE DÖVİZ KURU

Döviz ve döviz piyasası ile ilgili temel kavramları açıklayabilmek
Kitabımızın bu ünitesine kadar, ulusal bazdaki piyasalarda çeşitli ulusal varlıklara ait fiyatların nasıl belirlendiğini inceledik. Bu piyasalar ile global piyasalar arasındaki en önemli bağ, çeşitli uluslara ait paraların alınıp satıldığı döviz piyasasıdır. Bu piyasada onlarca banka ve dealer faaliyet göstermekte, işlemlerin çok küçük bir bölümü nakit üzerinden yürütülmektedir. Bu piyasalarda işlemlerin çok büyük bir kısmı bilgisayar sistemleri ve telefon aracılığı ile gerçekleştirilmekte, dolayısıyla, işlemler büyük ölçüde kaydi olarak yürütülmektedir. Ülkeler farklı para birimlerine sahip oldukları ve uluslararası işlemler çerçevesinde mal, hizmet ve finansal varlıkları satın alabilmek için, farklı para birimleri gerekli olduğundan döviz piyasaları ekonomi açısından önemli bir fonksiyon üstlenmektedir. Bu tür işlemler günümüz ekonomileri için artan bir şekilde önem kazanmaktadır. Örneğin, 2003 sonu itibariyle uluslararası ticari işlemlerin GSMH’ya oranı ülkemizde yaklaşık %65′e ulaşmıştır. İşte döviz piyasaları yerli paranın yabancı paraya veya yabancı paranın yerli paraya dönüşümünü sağlayarak bu işlemleri mümkün kılmaktadır.
Bir para birimini satın alabilmek için, diğer para biriminden vazgeçilmesi gereken miktar döviz kuru olarak adlandırılır. Döviz kuru iki farklı biçimde açıklanabilir. Eğer bir birim yabancı paranın değerini yerli para cinsinden açıklıyorsak (1 $ =1500000.-TL, 1 € = 1780000.-TL gibi) buna direkt döviz kuru diyoruz ve $ / TL, € / TL gibi simgelerle ile ifade ediyoruz. Tersine, bir birim yerli paranın yabancı para cinsinden değerini açıklıyorsak (1 TL = 0,000000666 $, 1 TL = 0,000000561 € gibi) dolaylı kur açıklıyoruz demektir. Dolaylı kuru da TL / $ veya TL / € gibi simgelerle ifade ediyoruz. Doğal olarak, direkt kurdan dolaylı kura veya dolaylı kurdan direkt kura geçiş için açıklanan değerin tersini almak yeterlidir.
Bildiğiniz gibi, Türkiye’de direkt kur açıklanması yöntemini kullanıyoruz ve bir birim yabancı paranın yerli para cinsinden değerini döviz kuru olarak adlandırıyoruz. Bunun dışında yabancı paraların birbirleri cinsinden değerini ise çapraz kur olarak tanımlamaktayız. Örneğin 1 $ = 0,8427 € veya 1 € = 1,1867 $ gibi. Günlük basında, çapraz kurlar genellikle 0,8427 $ / € veya 1,1867 € / $ kısaltması ile ifade edilir. Para birimleri arasındaki bu dönüşüm oranının kimi zaman parite olarak adlandırıldığı görülmektedir (örneğin, dolar euro paritesi veya euro dolar paritesi gibi).
Yukarıdaki açıklamalarımıza göre döviz kuru, fiyatı bir başka para birimi ile açıklanan bir mal, hizmet veya finansal varlığın, yerli para cinsinden kaça mal olacağını belirlemeye olanak tanımaktadır. Örneğin, Nisan 2004 tarihinde ABD’nin New York kentine gittiğinizi ve karnınızı doyurmak için ismi tanıdık gelen McDonald’s restoranlarından birisine girdiğinizi düşünelim. Sipariş ettiğiniz bir hamburger karşılığında kasiyer sizden gülümseyerek 2.56 $ rica edecektir. Hamburgerinizi yerken güzel ülkemiz aklınıza geldi ve aynı restoranın Türkiye’de hamburgeri 3,5 milyon TL’ye sattığını hatırladınız. Şimdi çözülmesi gereken bir sorunla karşı karşıyasınız: Hamburger Türkiye’de mi, yoksa ABD’de mi daha ucuza satılmaktadır? Açıktır ki, bu soruya verilecek cevap döviz kuruna bağlıdır. Nisan 2004 sonu itibarıyla 1 $ = 1450000 TL olduğuna ve ABD’de hamburger satın almak için ABD dolarına ihtiyacınız olduğuna göre, hamburger için ihtiyaç duyduğunuz 2.56 $ için
1450000 x 2,56 = 3712000 TL
yerli para ödemeniz gerekir. Aynı hamburger Türkiye’de 3,5 milyon TL’ye satıldığı için, ABD’de hamburger yemek sizin için daha pahalıdır. Oysa aynı değerlendirmeyi Şubat 2004 tarihinde yapmış olsaydık, o tarihte 1 $ = 1300000 TL olduğu için, bu hamburgerin size maliyeti
1300000 x 2,56 = 3328000
olacaktı. Bu durumda Türkiye’de hamburger ABD’ye göre daha pahalı olacaktır. Gördüğünüz gibi 1 ABD doları satın almak için ödemeniz gereken TL miktarı düştüğü zaman, hamburgerin fiyatı sabitken, ödemeniz gereken TL miktarı azalmakta ve yabancı mallar daha ucuza gelmektedir. Bu durumu yerli paranın değer kazanması olarak adlandırıyoruz. Doğal olarak, yukarıdaki örneğimizde olduğu gibi, bunun tersi de geçerli olabilir. Yani, 1 ABD doları için ödemeniz gereken TL miktarı artarsa, yabancı mallar daha pahalı hale gelecektir. Bu durumu da yerli paranın değer kaybetmesi olarak adlandırıyoruz.
Aşağıda yer alan Şekil 7.1′den görebileceğiniz gibi, yerli para birimi bazı yabancı paralar karşısında değer kaybederken, bazı yabancı paralar karşısında değer kazanabilir. Örneğin, şekle göre Türk Lirası 2000 – 2002 döneminde ABD doları ve Avrupa para birimi Euro karşısında genel anlamda değer kaybederken, bu eğilim 2003 yılında tersine dönmüş ve TL, sözü edilen yabancı paralar karşısında genel anlamda değer kazanmıştır. Ünitemizin daha sonraki bölümlerinde, bir para biriminin yabancı paralar karşısında değer kazanmasına ve değer kaybetmesine neden olan faktörleri ayrıca inceleyeceğiz.

Döviz kuru ile ilgili kavramları incelediğimiz bu bölümde üzerinde durmamız gereken bir diğer kavram, son dönemlerde sıkça duyduğumuz reel döviz kurudur. Yukarıda tanımladığımız şekli ile döviz kuru, çoğu zaman nominal döviz kuru olarak adlandırılır. Yani, nominal döviz kuru bir para biriminin bir başka para birimi karşısındaki değeridir. Tanımdan da anlaşılacağı gibi, döviz kuru bu şekilde tanımlandığında söz konusu para biriminin satın alma gücünü ölçmemektedir. Yukarıda verdiğimiz örneği düşünürseniz, ABD’de aynı restoran tarafından satılan hamburgeri yiyebilmek için sadece 2.56$ öderken, Türkiye’de 3500000 TL ödemek durumundasınız. Yerli para biriminin yabancı paralar karşısında satın alma gücüne göre düzeltilmiş değerini reel döviz kuru olarak adlandırıyoruz.
Yukarıdaki örneğimize dönersek, 1$ = 1450000 TL iken, New York’ta hamburger fiyatı 2.56$, İstanbul’da 3500000 TL ise, reel döviz kurunu hesaplayabilmek için,
![]()
formülünde bilinenleri yerine koyarsak,
![]()
elde ederiz.