06. Sigorta ve Pazarlama
Bu ünitede ülkemizde ve dünyada sigortacılığın gelişimine, sigorta pazarının özelliklerine, sigorta hizmetlerini pazarlamaya yönelik çabalara, sigorta satın alma sürecine ve sigorta pazarın bölümlenmesine ilişkin bilgiler anlatılmaya çalışılacaktır.
Amaçlarımız
Bu üniteyi çalıştıktan sonra aşağıdaki soruları yanıtlayabileceksiniz.
- Sigorta sektörünün, ülkemizde ve dünyada sigortacılığı, sigorta hizmetlerinin pazarlamasına ilişkin özellikleri nelerdir?
- Sigorta pazarı seçenekleri ile sigorta pazarının; demografik, ekonomik ve toplumsal özellikleri nelerdir?
- Sigorta pazarını etkileyen ekonomik, yasal, toplumsal ve rekabetçi etkileri nelerdir?
- Sigorta hizmetlerinin satın alınmasına ilişkin süreci nasıl işlemektedir?
- Sigorta hedef pazarı seçimi ve pazarın bölümlenmesi nasıldır?
Örnek Olay
“Yüzde 1′ler” Kulübü Ne Yapmayı Planlıyor?
Türk sigorta sektöründe 50 şirketin 30′u, pazarın yüzde 15′ini paylaşıyor. Bunların da yaklaşık 10′unun Pazar payı yüzde 1 ve altında. Bazıları “hareketsiz”, bazılarının prim hacmi ise yerinde sayıyor. Ekonomideki büyümeyle birlikte gözler bu şirketlere çevrildi. Herkes onların ne yapacağını merak ediyor. Onların cephesinde ise farklı planlar yapılıyor. Bir bölümü “büyüme” peşinde, bir bölümü aynı stratejiyi koruyacağını söylüyor. Aralarında “tasfiye” edilecekler de var. Türkiye’deki sigorta şirketlerini, “prim hacmine” göre sıralayan tabloya bakıldığında, son 3 yılda bazı kurumların yerlerinde saydığı öne çıkıyor. Gerçekten de son 5 yıldır bazı şirketler alt sıralara “demir atmış” durumda. Prim hacmindeki paylarını artırmıyor, “harekete” geçmek için de özel çaba harcamıyorlar. Uzmanların, “Hareketsiz” diye nitelendirdikleri bu gruptaki şirketlerin sayısı da hiç de az değil. Üstelik ekonomide yaşanan olumlu gelişmelere rağmen onların pozisyonunda değişiklik olmuyor.
Sigorta Reasürans Birliği’nin verilerine göre, Türkiye’de pazarın yaklaşık yüzde 85′ini ilk 20 şirket elinde tutuyor. Pazarın geriye kalan yüzde 15′i de 31 şirket arasında paylaşılıyor. Ancak, bu 31 şirketten bazıları tam anlamıyla “hareketsiz” kapsamına giriyorlar. 2005 yılındaki hızlı büyüme de o şirketleri yerinden kıpırdatamadı. Capital’de bu ay, sigorta sektörünün bu hareketsiz şirketlerini araştırdık. Pazar payları yüzde 1 ve altında seyreden bu şirketlere, neden hareketsiz olduklarını sorduk. Bazılarının kapanma aşamasında olduğunu, bazılarının ise yeni dönem için planlar yaptığını gördük. Sigorta sektöründe son yıllarda 21 şirket faaliyetlerine son verdi. Sektörün önde gelen şirketlerinin yöneticileri, önümüzdeki dönem faaliyetine son verecek başka şirketler de olacağı görüşünde. “Hareketsiz” şirketlerinin de yeni dönemde satın alma ve işbirliklerine gitmedikçe, ayakta kalmakta zorlanacakları söyleniyor. Zaten bu şirketlerin önemli bir bölümü de satın alma ve birleşme projelerine sıcak bakıyor.
Kaynak: Hande D. Süzer, Capital, 1 Mart 2006.
Anahtar Kavramlar
- Sigorta
- Sigorta Poliçesi
- Zorunlu Sigorta
- Poliçe
- Prim
- Reasürans
- Risk
İçindekiler
- SİGORTA SEKTÖRÜNÜN TANIMI VE KAPSAMI
- DÜNYA SİGORTA SEKTÖRÜ
- TÜRKİYE’DE SİGORTACILIK
- SİGORTA SEKTÖRÜNDEKİ KURULUŞLAR
- SİGORTA HİZMETLERİNDE PAZARLAMA
- SİGORTA PAZARI VE ÖZELLİKLERİ
- SİGORTA PAZARINI ETKİLEYEN ÇEVRESEL FAKTÖRLER
- TÜRKİYE SİGORTA PAZARININ ÖZELLİKLERİ
- SİGORTA HİZMETİ SATIN ALMA SÜRECİ
- SİGORTACILIKTA HEDEF PAZAR SEÇİMİ
- SİGORTA HİZMETLERİNDE PAZARIN BÖLÜMLENMESİ
SİGORTA SEKTÖRÜNÜN TANIMI VE KAPSAMI
Sigortacılık ekonomik kayıplar doğuran olası risklerle baş edebilme planı ya da geleceğe yönelik olarak bugünden önlem almak şeklinde tanımlanabilir. Sigorta, risk yönetimi açısından şu işlevleri yerine getirmektedir:
- Girişimcilerin üstlendikleri risklerin bir kısmını paylaşmak suretiyle daha cesur atılımlar gerçekleştirilmesini teşvik eder.
- Riskler için fon ayıran geleneksel üretim politikalarının yerini çağdaş risk yönetimi uygulamalarına bırakmasını sağlayıp, bu fonlara bağlı sermayeyi kullanılabilir kılar.
- Krediye ihtiyaç duyan girişimciye varlıklarını sigorta ettirip, menfaatini ipotek olarak sigorta şirketine devretmesi karşılığında uygun kredi imkânı sağlar.
Sigortacılık faaliyetlerinin amacı, sigortalanması mümkün olan risklerin meydana gelmesinden kaynaklanan zararların teminat altına alınarak maddi varlıkların kaybını önlemek, mali sorumlulukların karşılanmasını temin etmek, hayat sigortalarında ölüm halinde sigortalının ailesine ya da lehdarına, hayatta kalma halinde ise sigortalıya güvence ve koruma sağlamaktır. Sigorta şirketleri bu amaçları gerçekleştirmek üzere, piyasanın mevcut ve değişen gereksinmelerine uygun yeni ürünler geliştirmek ve hasar halinde tazminat ödemek suretiyle hizmet fonksiyonlarını yerine getirirler.
Sigortacılık faaliyetlerinin bireysel ya da işletme bazındaki işlevleri mikro düzeyde fonksiyonlar, ülke ve dünya ekonomisi ölçeğinde kalkınmaya olan etkileri ise makro düzeyde fonksiyonlar olarak değerlendirilmektedir. Zira sektör önemli bir tasarruf birikimi yaratmak suretiyle, sosyo-ekonomik kayıpları azaltmakta, vergiye kaynak oluşturmakta, genel refah düzeyini yükseltmekte ve uluslararası ekonomik ilişkilerle ticareti artırmaktadır. Ayrıca hasarların yol açtığı zararın sigorta şirketlerince karşılanması, devleti vergi kaybından kurtararak, dolaylı da olsa kamuya fon yaratılmasını güvence altına almaktadır.
Sigorta sektörünün yönettiği fonlar, sigortalının gönüllü tasarruflarıyla yaratılmakta, toplanan primler mali kesime aktarılarak rasyonel alanlarda yatırımlara yönlendirilmektedir. Gelişmiş ülkelerin en büyük kurumsal yatırımcıları arasında yer alan sigorta şirketlerinin fonları, teminat hesaplarında ve hayat fonlarında birikmektedir.
Sigortacılık faaliyetleri sayesinde biriken büyük miktardaki fonlar, günümüzün gelişmiş ülkelerinin kalkınmalarında dinamik bir rol oynamıştır. Kalkınma hızı ile kapital birikimi arasındaki ilişkiden kaynaklanan bu dinamik rol sayesinde, ekonomik gelişmenin yarattığı parasal büyüme yatırımlara kanalize edilmektedir. Mal ve hizmet üretimini arttırarak harcamaları dengeleyen bu etkinin doğal ve en önemli sonucu, fiyatlar genel seviyesindeki artışın önlenmesidir.
DÜNYADA SİGORTA SEKTÖRÜ
Bugün anladığımız anlamda sigortacılığın ilk belirtileri 15. yüzyıldan itibaren yeni keşifler ve okyanus aşırı deniz ticaretinin gelişmesiyle birlikte çıkmıştır. Cenevizli tüccar ve armatörlerin, deniz yoluyla gönderdikleri malların ve gemilerin kazaya ya da saldırıya uğraması ihtimaline karşı prim sistemiyle çalışan bir dayanışma içerisine girmeleri, günümüz sigortacılığının temelini atmıştır.
15. asırdan günümüze kadar sürekli büyüme kaydeden dünya sigorta hacmi kesinleşmiş en yeni rakamlar olan 1998 yılsonu itibariyle 2. 155 milyar dolar seviyesindedir. Toplam prim üretiminin 1. 264 milyar doları (%59) hayat sigortası primlerinden, 891 milyar doları (%41) ise hayat dışı sigorta primlerinden elde edilmiş ve sektör bir önceki yıla göre reel olarak %2,3 oranında büyüme göstermiştir. Hayat sigortaları sektörün büyümesinde lokomotif olmaya devam etmiş, toplam büyüme oranı içerisinde reel büyümenin tamamı hayat branşından sağlanmıştır. Hayat sigortalarında en önemli pazar olan Japonya’da ekonomik ve mali krizin sigortacıların elde ettiği prim üretimini reel olarak azaltmasına rağmen, özel emeklilik sigortasının giderek artan önemi sonucu, 1998 yılında hayat sigortalarında %4,1 oranında büyüme kaydedilmiştir.
Hayat dışı sigortalarda ise, ekonomik durgunluğun yarattığı talep azlığı ve prim oranlarındaki düşüş nedeniyle 1981 yılından beri ilk kez küçülme meydana gelmiş ve prim hacmi 1998 yılında %0,1 oranında gerilemiştir. Japon yeni ve Euro bölgesi para birimlerinin dolar karşısındaki değer kaybı bu bölgelerde hayat dışı sigortalarda büyüme oranını olumsuz etkilemiştir. Ekonomik krizden etkilenmeyen ve dolar karşısında değer kaybetmeyen bölgelerde ise birbirinden büyük ölçüde farklı gelişmeler yaşanmıştır. 1998 yılında, global primin onda dokuzu Kuzey Amerika, Japonya, Batı Avrupa ve Okyanusya pazarlarında üretilmiştir. Global ölçekte, ortalama olarak prim ödemeleri gayri safi milli hâsılanın %7,4′ü oranında olmuştur. En yüksek oran %2,1 ile Güney Afrika’da kaydedilmiştir.
1998 yılında global sigorta harcaması kişi başına 271 dolar olmuştur. En yüksek hayat dışı primi kişi başına 1. 400 dolar ile Amerikalılar öderken, en yüksek hayat sigortası harcamaları kişi başına 3. 400 dolar ile İsviçre’de kaydedilmiştir. Dünya sigorta primi üretiminde ABD 736 milyar dolar ve %34 pazar payı ile birinci, Japonya 453 milyar dolar ve %21 pazar payı ile ikinci, İngiltere 181 milyar dolar ve %8,4 pazar payı ile üçüncü sırada yer almışlardır.
İlgili Yazılar:
- Ticaret Hukuku ve Ticari İşletme – Tartışma
- 08. Sigorta Hizmetlerinde Pazarlama Planlaması
- Sosyal Güvenlik Kurumu – Test Soruları
- 16. Pazarlama Yönetimi Terimleri Sözlüğü
- 09. Sigorta Hizmetlerinde Fiyatlama
- 13. Banka ve Sigorta Pazarlaması Terimler Sözlüğü
- Sosyal Sigorta Kolları – Sıra Sizde Cevap Anahtarı
- 07. Sigorta Hizmetleri
- Sosyal Sigorta Kolları – Test Soruları
- 10. Sigorta Hizmetlerinin Dağıtımı




