06. Hisse Senedi Fiyatlarının Belirlenmesi
Şimdi bu sürece üçüncü bir kişi olarak Hülya’yı dahil edelim. Hülya, şirketin üst düzey yöneticilerinden birinin kız arkadaşıdır. Bu ilişkisi nedeniyle şirketin geleceği hakkında (yapacağı yatırımlar, girmeyi planladığı pazarlar gibi) daha kesin bilgilere sahip olduğunu kabul edelim. Bu nedenle, Hülya’nın söz konusu nakit akımları hakkında hiçbir şüphe taşımadığını, riskin çok düşük olması nedeniyle de %5′lik bir getiriye razı olduğunu kabul edelim. Bu durumda, Hülya, bu hisse senedi için en fazla
![]()
ödemeye razı olacaktır. Elde ettiğimiz sonuçları özetlersek, siz bu hisse senedi için en fazla 17167 TL, Ahmet 29429 TL ve Hülya 103000 TL ödemeye razısınız. Gördüğünüz gibi, şirketin riskini en düşük olarak gören kişi en yüksek fiyatı ödemeye hazırdır. Eğer piyasada başka katılımcı yoksa bu hisse senedinin fiyatı 29429 TL’nin biraz üzerinde belirlenecektir. Eğer elinizde bu hisse senedinden varsa yapacağınız şey bu hisse senetlerini Hülya’ya satmaktır. Çünkü piyasadaki fiyat, size göre hisse senedinin gerçek değerinin üzerine çıkmıştır.
Yukarıdaki açıklamalarımıza göre, piyasa katılımcıları yaptıkları tekliflerle piyasa fiyatını belirlemektedirler. Firma hakkında yeni bir bilgi elde edildiğinde risk hakkındaki bekleyişler değişeceği için, piyasadaki fiyat da değişir. Piyasa katılımcıları sürekli yeni bilgilere sahip oldukları ve buna göre beklentilerini değiştirdikleri için hisse senedi fiyatları da sürekli değişmektedir. Fiyatlarda meydana gelen değişikliği geleneksel arz-talep analizini uygulayarak belirleyebileceğimizi daha önce belirtmiştik. Dikkat ederseniz burada anahtar nokta, riskin algılanmasına ilişkin bekleyişlerdir. Aşağıdaki bölümde bekleyişler konusunu daha ayrıntılı olarak inceleyeceğiz.

Hisse senedi fiyatlarının belirlenmesi konusunda geleneksel arz ve talep analizinin uygulanması konusunda ayrıntılı bilgi için Parasız, İ. (2003). Para, Banka ve Finansal Piyasalar. Bursa: Ezgi, s. 75-90 incelenebilir.


Yanda yer alan habere göre, bir Türk telekomünikasyon şirketi Bulgaristan’da gerçekleştirilen GSM telefon şebekesi ihalesine katılmış ve beklentilerin aksine ihaleyi kaybetmiştir. Diğer koşulların sabit kaldığı varsayımı altında, bu telekomünikasyon şirketinin İMKB’de işlem gören hisse senetlerinin fiyatı ne şekilde değişir? Bu hisse senedinin işlem hacmine ilişkin bir değerlendirme yapabilir misiniz? Cevabınızı bir grafik aracılığı ile destekleyiniz.
Yaşamın İçinden
Hisse senedi fiyatları farklı biçimlerde grafiğe aktarılabilmektedir. Yukarıdaki açıklamalarımızdan hatırlayacağınız gibi, geçmişte gerçekleşen fiyat hareketlerini grafikler aracılığı ile inceleyip ileriye dönük fiyat tahminlerinde bulunulması teknik analiz olarak adlandırılmaktadır. Teknik analizcilerin kullandığı farklı grafiklerden söz etmek mümkündür. Bu grafikler içerisinde en çok kullanılanı ve günlük basında karşılaştığımız en önemli grafik çubuk grafiklerdir. Çubuk grafiklerde hisse senedinin gün içindeki en yüksek değeri ve en düşük değeri düz bir çizgi ile birleştirilmektedir.

Bu çubuğun sağ tarafına çizilen küçük çizgi ise hisse senedinin kapanış fiyatını ifade eder. Hisse senedinin belirli bir dönemde gerçekleşen bu değerlerinin yan yana getirilmesi ile oluşturulan çubuk grafiklerin altında yer alan sütun grafikler ise işlem hacmini simgelemektedir. Eğer hisse senetlerinin gelecekteki fiyatları hakkında bir iyimserlik gözleniyorsa bunu “boğa piyasası” olarak, aksine bir karamsarlık söz konusu ise bunu “ayı piyasası” olarak adlandırmak bir gelenektir. Hisse senedi fiyatında düşüşün durarak yükselmenin başlayacağı fiyat seviyesi destek noktası, yükselişin durarak düşüşün başlayacağı fiyat seviyesi ise direnç noktası olarak bilinir. Grafiklerde gerçekleşmiş olan iki direnç noktasının ve iki destek noktasının birleştirilmesi ile trend kanalı elde edilir. Artan trend çizgileri boğa, azalan trend çizgileri ise ayı piyasasını temsil eder. Aşağıdaki grafikte, Fenerbahçe Spor Kulübü hisse senetlerinin ilk işlem günü olan Şubat 2004 tarihinden 6 Haziran 2004 tarihine kadar geçen sürede gerçekleşen çubuk grafikleri ve işlem hacmini ifade eden sütun grafikleri görülmektedir. Çubuk grafikerin üzerine çizilen ince çizgi ise Fenerbahçe hisse senetlerine ait fiyatların 10 günlük hareketli ortalamasını göstermektedir. Hisse senedinde oluşan yeni trend kanalı kısa dönemde hisse senedinin yükselme eğilimini kırarak düşüş trendine girdiğini ifade etmektedir.
Fenerbahçe hisse senetlerini seçmemizin önemli bir nedeni, sözü edilen kısa vadeli düşüş trendine dönüş tarihinin, Fenerbahçe’nin 2003-2004 futbol sezonu lig şampiyonluğunu garantiledikten sonraki ilk işlem günü olmasıdır. Bu durumun ortaya çıkma nedeni, söz konusu başarının daha önceden hisse senedi fiyatına yansımış olmasıdır (piyasa jargonunda bu durum “beklentilerin satın alınması” olarak ifade edilir). Bizim bu noktada görmenizi istediğimiz husus “iyi haberlerin” her zaman hisse senedi fiyatlarına artış biçiminde yansımayacağını anlayabilmenizdir. Bu açıdan Fenerbahçe hisse senetleri ilginç bir örnek teşkil etmektedir.

BEKLEYİŞLERİN OLUŞUMU

Hisse senedi fiyatlarının belirlenmesinde önemli rol oynayan bekleyişlerin oluşma biçimi konusundaki farklı yaklaşımların öngörülerini açıklayabilmek
Bu kitapta ilk üniteden bu tarafa gördüğümüz gibi, ekonomik birimlerin bekleyişleri finansal piyasaları veya daha genel bir ifadeyle ekonomiyi ciddi biçimde etkilemektedir. Özellikle, Para Teorisi ve Politikası dersinizden başlayarak, ekonomik istikrarın sağlanmasında bekleyişleri yönlendirmeyi göz önüne almayan iktisat politikalarının başarısızlık olasılığının yüksek olduğunu gördük. Bu nedenle, sadece finansal piyasalarda değil, ekonomik yaşamın her aşamasında bekleyişler son derece önemlidir. Bekleyişlerin oluşumu bu nedenle son derece önemli bir konu olarak değerlendirilmelidir.
Bekleyişlerin oluşum biçimine ilişkin üç farklı modelden söz etmek mümkündür: Markow bekleyişleri, uyumcu bekleyişler ve rasyonel bekleyişler. Bu yaklaşımların her biri beklentilerin oluşma biçimi konusunda farklı varsayımlardan hareket etmekte ve farklı sonuçlara ulaşmaktadırlar.
Beklentilerin oluşma biçimi ile ilgili en basit süreç Markow bekleyişleridir. Markow bekleyişleri hipotezine göre, ekonomik birimler beklentilerini oluştururken en yakın geçmişi göz önüne alırlar. Örneğin, geçen yıl gerçekleşen enflasyon oranı %15 ise, bu yıla ilişkin enflasyon beklentisini %15 olarak belirleyebilirisiniz. Buna göre, Markow bekleyişlerinde, ekonomik birimler geleceğin bugünün aynısı olacağını beklemektedirler. Dolayısıyla, X gibi bir değişkenin t dönemine ait beklenen değeri, t-1 dönemindeki mevcut enformasyona bağlı olarak belirlenir. Kısaca,
![]()
yazılabilir. Bu sürecin en önemli açığı, gelecekte ortaya çıkması muhtemel değişiklikleri göz önüne almamasıdır. Örneğin, enflasyonun yükseldiği bir ekonomik ortam yaşanıyorsa, Markow bekleyişleri hiçbir zaman gerçekleşen enflasyonu yakalayamayacak, sürekli bir tahmin hatası söz konusu olacaktır. Bir diğer deyişle, ekonomik birimler geçmişte yaptıkları tahmin hatalarından dersler çıkartmamaktadırlar. Beklentilerin oluşma biçimine ilişkin ikinci süreç uyumcu (adaptif) bekleyişler yaklaşımıdır. Uyumcu bekleyişler yaklaşımı, beklentilerin geçmişin tecrübelerine göre zaman içinde oluştuğunu öne sürmektedir. Buna göre, ekonomik birimler ilgili değişkenin geçmiş dönemlerdeki seyrini ve daha önceki dönemlerde yaptıkları tahmin hatalarını göz önüne alarak beklentilerini oluşturmaktadırlar. Örneğin, bir kişi, geçmiş döneme ilişkin enflasyon tahminlerinin gerçekleşenden yüksek olduğunu gördüğü zaman, gelecekteki enflasyon tahmini daha düşük bir düzeyde belirler. Uyumcu bekleyişler yaklaşımı bir değişkene ait beklentilerin oluşumunda, ilgili değişkenin geçmiş dönemlerde izlediği seyri ve bu değişkene ait geçmişte yapılan tahminleri esas almaktadır. Buna göre, X değişkenine ait t dönemi için bekleyiş,
![]()
biçiminde oluşacaktır. Bu eşitliğe göre, X değişkeni için t dönemine ilişkin bekleyiş, geçen döneme ilişkin bekleyişe geçmişteki tahmin hatalarına uyum sürecini ifade eden λ (X t-1 – X te) teriminin ilave edilmesi ile oluşmaktadır. Bu terimde parantez içinde yer alan ifade, tahmin hatalarını ifade ettiği için λ katsayısı uyum faktörü olarak adlandırılmaktadır. Daha genel bir ifade ile uyumcu bekleyişler yaklaşımı bugüne ilişkin beklentilerin geçmişteki gözlemlerin ağırlıklı ortalaması biçiminde olacağını ifade etmektedir. Uyum hızı ise beklentilerin geçmişteki tahmin hatalarına ne kadar çabuk uyum gösterdiğini belirlemektedir. Uyumcu bekleyişler yaklaşımının en önemli sorunu, gelecek sürekli değişim sergileyen bir süreç olduğunda (ki öyledir), geçmişe bağlı olarak tahminde bulunmanın her zaman bir tahmin hatası içereceğini göz ardı etmesidir.
İlgili Yazılar:
- Arz ve Talep – Sıra Sizde Cevap Anahtarı
- 03. Arz ve Talep
- Arz ve Talep – Yaşamın İçinden
- 12. Finansal Ekonomi Terimler Sözlüğü
- Kamu Ekonomisi ve Devletin Ekonomideki Yeri – Okuma Parçası
- 04. Faiz Oranlarının Belirlenmesi
- Anonim Ortaklığın Çıkarabileceği Menkul Kıymetler – Yaşamın İçinden
- Piyasa Dengesi
- Talep ve Talep Miktarı
- Anonim Ortaklığın Çıkarabileceği Menkul Kıymetler – Test Soruları




