Kayıt Ol  |  Giriş
NotOku'yu +1'le
Ders: Öğretmenlik Mesleğine Giriş      Ünite 6      1 Nisan 2011 Ara     

06. Eğitimin Psikolojik Temelleri

Amaçlar

Bu üniteyi çalıştıktan sonra;
– eğitimin bir bilim olarak gelişimini kavrayabilecek,
– eğitimin psikolojik temellerinin atılmasına öncülük eden bilim adamlarını görüşleriyle birlikte tanıyabilecek,
– farklı bakış açılarından eğitim psikolojisini tanımlayabilecek,
– günümüz eğitim psikologlarının ne tür sorunlar üzerinde yoğunlaştıklarını kavrayabilecek,
– öğretmenin eğitim psikolojisinin ilgi alanlarına ilişkin kazanımlarını, sınıftaki etkinliklere nasıl uygulayabileceğini kavrayabileceksiniz.

İçindekiler

- Giriş
Bağlantı Eğitim Biliminin Gelişimi
Bağlantı Eğitim Psikolojisinin Gelişimi
Bağlantı Eğitim Psikolojisinin Anlamı
Bağlantı Eğitim Psikolojisinin İlgi Alanları ve Öğretmene Düşen Görevler
Bağlantı Özet
Bağlantı Değerlendirme Soruları
Bağlantı Başvuru Kaynakları

Çalışma Önerileri

Üniteyi çalışmaya başlamadan önce:
– Daha önceki yaşantılarınızdaki öğretmenlerinizin birbirlerinden farklı olan yönlerini hatırlamaya çalışınız.
– Geçmiş öğrenim yaşantılarınızda, üzerinizde iz bırakan öğretmenlerin belirgin davranışlarını sıralamaya çalışınız.
– Okul yıllarınızda öğretmenlerinizin, sınıf içindeki davranış sorunlarını ortadan kaldırmak amacıyla ne tür yöntemlere başvurduklarını anımsayınız.
Üniteyi çalışırken:
– Eğitim biliminin, bir bilim olarak gelişmesinde kimlerin, ne gibi katkıları olduğunu belirlemeye çalışınız.
– Farklı bakış açılarından eğitim psikolojisinin nasıl tanımlandığına dikkat ederek günümüzde eğitim psikolojisinin hangi yöne yöneldiğini anlamaya çalışınız.
– Günümüzde eğitim psikologlarının belli başlı uğraş alanlarıyla, hangi sorunların üstesinden gelmeye çalıştıklarını belirleyiniz.
– Öğrencilerin gelişim özellikleriyle öğrenme- öğretme süreçleri konularındaki yeterliliklerinin, öğretmene sağlayabileceği olanakların neler olduğunu saptamaya çalışınız.

Sorun Tanımı

Mehmet, mesleğini seven ve başarılı olduğuna inanan bir öğretmendir. Oldukça mükemmeliyetçi ve hırslı bir insandır. Bu özelliği onun mesleğindeki davranışlarına da yansımaktadır. Sınıfındaki başarı düzeyinin, okuldaki öteki sınıfların başarı düzeyinden yüksek olmasını amaçlamakta, öğrencilerinden her zaman çok şey beklemektedir.

Mehmet Öğretmen, çalıştığı okula yeni atanmıştır. Ona verilen sınıf, öğretmenleri yeni emekli olmuş olan 2- C sınıfıdır. Mehmet Öğretmen, yeni okulunun ve öğrencilerinin verdiği heyecanla işine canla başla sarılmıştır. Her zaman olduğu gibi, kendi öğrencilerinin en iyi düzeyde olmalarını istemektedir. Mehmet’in devraldığı bu sınıf ise, öğrenme hızı ve kapasitesi bakımından birbirinden farklı öğrencilerden oluşmaktadır. Kimi çocuklar iyi düzeyde, akıcı bir biçimde okuyabiliyorken, bir bölümü heceleyerek okumaktadır. Matematikte ise bölme işlemlerini yapabilen çocuklar varken, henüz çıkarma ve çarpma işlemlerini gereği gibi yapamayanlar da bulunmaktadır. Mehmet bu durumu fark etmiştir. Ancak, yavaş öğrenen bu öğrencilerle zaman harcamanın sınıftaki öteki öğrencilerin başarılarını da olumsuz yönde etkilediğini düşünmektedir. Bu yüzden sayısı üç- beş kişiyi bulan bu öğrencileri adeta sınıfta yok saymakta, derse onların katılımını sağlamaya çalışmayarak boşuna zaman yitirmediğini düşünmektedir. İlk zamanlar kendi kendilerine derse katılmaya çaba gösteren bu öğrenciler, öğretmenlerinin bu davranışı yüzünden derslerde gün geçtikçe daha pasif, daha silik birer birey olmuşlardır. Öğretmenlerinin dikkatini çekebilmek için kendilerini, yaramazlıklarıyla, sınıf düzenini bozan hareketleriyle göstermeye başlamışlardır. Bu durumda Mehmet Öğretmenin sınıf denetimi de zayıflamıştır.

Mehmet Öğretmen, başlangıçta bu öğrencilerden de en az ötekiler kadar başarılı olmalarını beklemiş, böyle olmadığını görünce de onları yok saymıştır. Acaba Mehmet Öğretmen, her öğrencinin birbirinden farklı gelişimsel özellikleri, öğrenme hızları ve öğrenme biçimleri olduğu gerçeğinden mi haberdar değildir?

Giriş

Uygulamalı bir bilim dalı olan eğitimin, en çok ilişkili olduğu bilim dallarından biri de psikolojidir. Gerek eğitimin kendisinin gerekse psikolojinin insan davranışı ile doğrudan ilişkili olmaları, bu iki disiplini doğal olarak bir noktada kesiştirmektedir. Eğitimcilerin okulda daha etkili bir öğrenme ve öğretme gerçekleştirebilmeye yönelik uğraşları, bir davranış bilimi olarak insan davranışlarını açıklamaya çalışan psikolojiden yararlanmalarını gerektirmiştir. Psikolojinin bulgularını eğitime uygulayarak sınıftaki öğrenme- öğretme sürecinin niteliğini geliştirmeye yönelik arayışlar, günümüzde eğitimin psikolojik temelleri olarak da adlandırılabilecek olan “eğitim psikolojisi” alanına temel olmuştur. Başlangıçta psikolojinin bir uygulama alanı olarak sınırlandırılan “eğitim psikolojisi, psikolojinin alt dalları olan “gelişim psikolojisi” ve “öğrenme psikolojisi” ile sıkı ilişkisini sürdürmekle birlikte, giderek kendine özgü sorun alanları, araştırma yöntemleri, kuram ve ilkeleri olan ayrı bir bilim dalı olma yönünde ilerlemektedir.

Bu ünitede eğitimin psikolojik temelleri açıklanmaya çalışılmıştır. Bu bağlamda, önce eğitimin bir bilim olarak gelişimine değinilmiş, daha sonra psikolojinin bağımsız bir bilim dalı olarak bilim arenasında boy göstermediği dönemlerde, eğitimle yakından ilgilenen düşünürlerin eğitimin psikolojik temellerine ilişkin görüşleri tanıtılmıştır. Ünitenin ilerleyen bölümlerinde ise eğitim ile psikoloji arasındaki ilişki, eğitim psikolojisinin gelişimi, anlamı, ilgi alanları ve eğitim psikolojisi bilgisinin öğrenme- öğretme sürecindeki yararları ele alınmıştır.