05. Sözlü, Yazılı ve Sözsüz İletişim
Bir diğer araştırma bulguları ise, mahkeme kararları ile ilgili olmuştur. A. B. D. ‘indeki jüri sistemi gözlenerek gerçekleştirilen araştırmada jüri tarafından çekici olarak görülen sanığın suçsuz olarak nitelendirildiği ortaya çıkmıştır. Genel yargıya göre “yüzünden masumiyet akan” bir kişi suçlu olamaz. Benzer bir araştırma üniversite öğrencileri arasında gerçekleştirilmiş ve onlara bir otomobil hırsızlığına iliş kin davanın ses kayıtları dinletilmiştir. Üç gruba ayrılan öğrencilerden bir gruba davalının çekici, davacının ise tam tersi olduğu, ikinci gruba davacının çekici, davalının tersi olduğu resimler gösterilmiş, üçüncü gruba ise hiç resim gösterilmemiştir. Sonuçlar şu şekilde olmuştur: İlk grubu oluşturan jüri, çekici olmayan davacı ya %17′lik bir oranda hak vermiş, ikinci grup jüri, çekici davacıyı %49 oranında haklı görmüş, üçüncü ve hiçbir resim görmeyen jüri ise oyunu tümden davacıdan tarafa kullanmıştır.
Kişilerin birbirlerini çekici bulmasında birçok etken rol oynar. Bu etkenler arasında bedensel güzellik kadar başka etkenlerde önemlidir. Kişiler arası çekicilik üzerine yapılan çok sayıdaki araştırma sonuçlarından yola çıkarak yapılan bir çalışmada çekiciliğin temelinde bulunan etkenler şu şekilde açıklanmaktadır.
Benzerlik: Bize benzer kişilerden hoşlanırız. Benzerliğin gerçekte olup olmaması o kadar önemli değildir. Burada önemli olan algılanan benzerliğin var olup olmamasıdır. Bir kişinin tutum ve davranışları bize benzediği oranda o kişiyi çekici bulma olasılığımız artmaktadır. Yapılan araştırmalar, bu saptamanın belirli bir kültür ve toplum veya belirli bir yaş grubu ve cinsiyet için değil, her toplum ve kültürde, her yaştaki erkek ve kadın için geçerli olduğunu kanıtlamıştır.
Bedensel Güzellik: Araştırmalar, bedensel güzelliğin, diğer olumlu özelliklerle birlikte bir çağrışım yarattığını ortaya koymaktadır. Örneğin reklamlarda güzel ve çekici görünümlü kişilerin zenginlik, rahatlık ve huzurla sürekli çağrışım içerisin de görürüz. Böyle olumlu özelliklerle çağrışım içinde bulunan bir kişiyi, psikolojik bakımdan da hoş ve çekici bulma eğilimimiz güçlenmektedir.
Aşinalık: Bizce bilinen aşina olduğumuz kişileri daha hoş ve çekici bulduğu muz gözlenmiştir. Araştırmalar, sık sık görme ve beraber olmanın hoşlanmaya yol açacağını ortaya koymaktadır. Burada önemli olan iki kişi arasındaki etkileşimin içeriği değildir; etkileşim konusu ne olursa olsun, etkileşimlerden ortaya çıkacak aşinalıktan dolayı beğenme ve hoşlanmadır.
Mekân İçinde Yakınlık: Belirli bir mekân içinde yakınlığın da, kimlerle ilişki kurulacağını büyük ölçüde etkilediği gözlenmiştir. Sınıfta yakın oturanların birbirleriyle konuşma olanağı, sizden uzakta oturan kimselere göre daha çoktur. Bu ya kınlık zaman içinde aşinalığa yol açarak bu kişiler daha hoş ve çekici bulunur.
Çekiciliğin altında yatan bu dört temel değişken, laboratuvar koşulları altında elde edilmiştir. Günlük yaşamdaki koşullarda farklı biçimlerde davranışlar gözlenebilir. Örneğin, kendini beğenmeyen, kendinden hoşlanmayan bir kişi, kendine benzer diğer bir kişiden de hoşlanmaz. Günlük yaşamda, mekân içinde yakınlığın ve aşinalığın her zaman iyi sonuçlar vermediğini biliyoruz. En kanlı savaşlar, komşu devletlerarasında olmuştur ve birbirine kızan, küsen ya da kavga eden çoğunlukla birbirine komşu olan kişiler veya köylerdir. Bu nedenle, yukarıda açıklanan değişkenlerin genel olarak bir fikir vereceğini kabul etmekle birlikte, gerçekte, kişilerin nasıl bir ilişkiler bağlamı içinde birbirleriyle etkileşim kurduklarını bilmemiz gerekir.
Vücut Şekli
A. B. D. ‘inde geçmiş dönemlerde yapılmış bir araştırma uzun boylu, iri yapılı er keklerin hemcinsleri tarafından güçlü, “bir şeyler kanıtlamaya çalışan” kişiler olarak yorumlandığını, kısa boylu, ufak tefek kişilerin ise sözlerini geçiremeyen kişiler olarak görüldüğünü ortaya koymuştur. Bu sonuçları değerlendiren Amerikan Polis Teşkilatı polis memurlarını işe alırken belirli bir ölçünün altında olmamalarını göz önünde bulundurmaya başlamıştır.
Yakın dönemlerde boy uzunluğu ve başarı ilişkisi üzerine yapılan araştırmalar kısa boylu olmanın olumsuz etkisini hayatın her alanında göstermektedir. Örneğin, Amerikan toplumunda 1. 70 m’den uzun boya sahip bir erkek olmak bir üstün lük olarak kabul edilmektedir. Birleşik Devletleri’nde bir işe başvuran, aynı niteliklere sahip iki aday arasından daha uzun boylu olanın işe uygun görülme oranının daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Diğer yandan, Amerikan toplumunda uzun boylu iş kadınlarının kendilerini daha kısa boylu meslektaşlarına göre “hantal” ve “tehditkâr” olarak gördükleri saptanmıştır.
Koku
Duyular da iletişim üzerinde etkili olan etkenler arasındadır. Bazı kokular ya da parfümler insanların hoşuna giderken, bazıları ise itici olarak tanımlanır. Bazı tenlerin kokuları da çekici bulunabilir. Fakat ter kokusu her zaman rahatsız edici bir etki yaratmaktadır.
Kılık Kıyafet (Giysiler)
Bir kişinin giyim tarzı -bunun yanında bayansa makyajı, erkekse, tıraşı, gözlükleri, takıları belirli mesajların temel taşıyıcısıdır. Bu unsurlar genel görünüş ya da nesnel iletişim olarak tanımlanmaktadır. İnsan hakkındaki gerçeklerin ve önyargıların -daha yüksek oranda varsayımların temel alınarak değerlendirilmeleri sonucunda izlenimler oluşmaktadır. Kişilerin yargılarının çıkış noktasında yer alan önyargıların birçoğu görünüşe dayanmaktadır. Giyim tarzı, saç modeli, kullanılan parfüm ve aksesuarlar, hepsi bir arada yaratılmak istenen izlenimle yani imajla doğrudan bağlantılıdır.
Daha önce sizi hiç görmemiş ve tanımayan kişilerin bulunduğu bir odaya girdiğinizde, bu kişiler sizin hakkınızda sadece kıyafetinize bakarak aşağıda sıralanan 10 çıkarımda bulunabilirler:
1. Ekonomik durumunuz
2. Eğitim düzeyiniz
3. Güvenilirliğiniz
4. Sosyal konumunuz
5. Entelektüel düzeyiniz
6. Ekonomik geçmişiniz
7. Sosyal geçmişiniz
8. Kültürel temeliniz
9. Başarınız
10. Ahlaki değerler açısından karakteriniz
İlk izlenim yaratmada göze çarpan giyim tarzı ile olumlu imaj oluşturma arasında doğrudan ilişki bulunmaktadır. İlk izlenim açısından büyük rol oynayan fiziksel çekicilik, giyim tarzı ile desteklendiğinde, yarattığı etkiyi olumlu yönde artırmaktadır.
Giysiler adeta insan vücudunun yerine geçer ve gözleyene kişi hakkında bir şeyler söyler. Kişilerin üzerindeki giysilerinden yola çıkarak, o kişilerin nasıl bir izlenim yaratmak istediklerine, ne tür bir kişilik yapısına sahip olduklarına ve diğerleri tarafından nasıl görülmek istendiklerine ilişkin düşünceler geliştiririz. Giysiler ayrıca kişilerin yargılanması konusunda da etkilidir. Örneğin, eğer işe uygun bir şey giyilmemişse, insanlar kişinin iş için de uygun olmadığını düşünürler.
Avukatlık, giysilerin etkisinin farkına varan ve bunu mümkün olduğu ölçüde kendi lehinde kullanmaya çalışan meslek dallarından birisidir. Avukatlar doğru seçilmiş giysilerin hem kendileri hem de müvekkilleri açısından önem taşıdığının farkındadır ve bu nedenle de şık bir takım elbise, mahkeme salonundaki avukatın en büyük yardımcısıdır. Çünkü yargıçlar kıyafetine özen gösterenleri daha dikkatli dinleme eğilimindedir. Avukatın yanı sıra davalının kıyafeti de davanın kazanılmasındaki en büyük destektir. Mahkeme salonunda bıyıklı ya da sakallı bir görünüm olumsuz bir etkiye sahiptir. Klasik, yaşa ve ait olunan sosyal konuma uygun giyinmek davanın kazanılmasındaki önemli etkenler arasında yer almaktadır.
İş hayatının büyük bir bölümünde üniforma giyilmektedir. Psikologlara göre, kamu hizmetine yönelik işlerde çalışanlar-özellikle de bir grubun üyesi olanlar belirlenen standart kıyafetler içinde daha verimli çalışmaktadır. Tek tip giyinmek çalışanlar arasında bir çeşit bağ oluşturmakta, aralarındaki kişisel farklılıkları en az düzeye indirgemektedir. Üniforma giymek belirli bir sorumluluğu da beraberinde getirir. Üniformanın daima temiz ve ütülü olması, doğru ve gerektiği gibi giyilmesi çok önemlidir.
İlgili Yazılar:
- 09. Halkla İlişkiler ve İletişim Terimleri Sözlüğü
- 10. İkna Edici Konuşmayı Destekleyici Etmen Olarak Sözsüz İletişim
- İki-Yönlü Asimetrik İletişim
- Nedensel Çıkarsamalara Temel Oluşturan Özellikler
- Aile İçi İletişim
- Nedensel Çıkarsamaların Boyutları
- 03. Kişilerarası İletişim
- 02. İletişim Süreci ve Öğeleri
- Bono (Emre Yazılı Senet)
- Gözleyerek Öğrenme Kuramı – Özet




