05. Konuşma Türleri
Etkili konuşma türleri arasında bilgilendirici konuşma ve sunuş konuşmaları, anma konuşmaları, yemek sonrası konuşmalar v. b. gibi özel durumlardaki konuşmalar yer almaktadır. Bu bölümde, bilgilendirme amaçlı konuşmanın türleri ve ilkeleri, bilgilendirme amacıyla yapılan konuşmalarda dikkat edilmesi gereken unsurlar anlatılmaktadır. Konuşma türlerinin ve gerekliliklerinin yanı sıra bu bölümde bireyin mensubu olduğu grupla olan ilişkisine ve grup yapısını oluşturan etmenlere ve gruplarda gözlemlenen iletişim türlerine de değinilmektedir.
Amaçlarımız
Bu üniteyi tamamladığımızda;
- bilgilendirici konuşma türlerini sıralamak,
- bilgilendirici konuşma ilkelerini listelemek,
- küçük gruplarda konuşmayı açıklamak için gerekli bilgi ve becerilere sahip olacağız.
Örnek Olay
Çocuk İle Sağlıklı İletişim Kurabilmek
Amaç sağlıklı, açık iletişim kurabilmektir. Aslında isteklerimizi bir şekilde yaptırabiliriz. Ama bu arada iletişimi kaybedebiliriz. İletişimi kaybetmemek için duygularımızı ben dili ile ifade etmeyi öğrenmemiz gerekir. Tüm bunların haricinde unutulmaması gereken önemli bir nokta da, çocuğun konuşma yeteneğinin ebeveynleri tarafından edinildiğidir. Bu nedenle çocuğu olumsuz etkilemeden konuşmak ve dinlemek ve onun da bizimle konuşmasını sağlamak gerekmektedir. Aşağıda açıklanan ben dili ile konuşmak kavramı da çocukla anne-baba arasındaki olması gereken konuşma türlerine bir örnek teşkil etmektedir.
Ben dili ile konuşmak: Ben dili, karşılaşılan bir durum yada davranış karşısında bireyin kişisel tepkisini duygu ve düşünceleri ile açıkladığı bir ifade yani konuşma biçimidir. kişinin gerçek duygu ve düşünceleri ile ilgili mesajlardır.
Ben dili ile konuşmak, duygu ve düşünceleri anında ilettiği için kişiyi rahatlatır ve böylece kızgınlık birikmez. Çocuğun bir davranışı bizim için kabul edilmez olduğunda, gerçek duygularımızı çocuğu yargılamadan ve suçlamadan ortaya koyarsak çocuk bize yardımcı olabilmek için bu davranışını değiştirebilir, direnci azalabilir. Diğer taraftan da çocuk anne-babasını model aldığı için, kendi duygu ve düşüncelerini ben dili ile ifade edebilmeyi öğrenir.
Ben dili ile ifade şunları içermelidir:
1. Davranışın yargısız tanımı
2. Üzerimizdeki somut etkisi
3. Yaşadığımız duygu
Örnek: “Oyuncaklarını toplamadığın zaman (davranış), ben toplamak zorunda kalıyorum (somut etki), hem yoruluyorum hem de takılıp düşeceğinden endişe ediyorum (duygu).
Ben dili Sen dili karşılaştırması

Ailelerin çocuklarıyla yaptıkları konuşmalar, ne kadar açık, doğru ve sağlıklı olursa, çocuklar da konuşma becerisine o kadar hızlı ve doğru sahip olurlar. Bu tarz örneklere anne ve babalarının konuşma tarzlarını aynen örnek alıp konuşmaya çalışan çocuklarda görebiliriz ve bu nedenle de çocukla olan doğrudan ve dolaylı tüm konuşmalarda mümkün olduğu kadar doğru ve dikkatli olunmalıdır.
Kaynak: http: //www.ucanbalon.com.tr/071iletisim.htm
Anahtar Kavramlar
- Süreçler Hakkında Konuşma
- Objeler Hakkında Konuşma
- Olaylar Hakkında Konuşma Kavramlar Hakkında Konuşma
- Özel Durumlarda Konuşma
- Grup Kavramı
İçindekiler
BİLGİLENDİRME İÇİN KONUŞMA
BİLGİLENDİRİCİ KONUŞMA TÜRLERİ
BİLGİLENDİRİCİ KONUŞMA İLKELERİ
ÖZEL DURUMLARDA KONUŞMA
GRUP KAVRAMI
KÜÇÜK GRUPLARDA KONUŞMA
BİLGİLENDİRME İÇİN KONUŞMA-BİLGİLENDİRİCİ KONUŞMA
Bilgilendirme için konuşma günlük hayatta birçok durumda gerçekleşir. Örneğin; gelecek yılın bütçesi hakkında bilgi veren bir yönetici, tatbikatlar konusunda bilgi veren bir subay, dersin nasıl işleneceğini anlatan bir öğretmen, yeni dönem toplu sözleşme şartlarını işçilere anlatan sendika lideri vb. hep bilgilendirme için konuşma yapmaktadırlar. İnsanların birbirini bilgilendirdiği sayısız durum söz konusudur. Bu tür iletişim konusunda sahip olunan yetenek ve beceri insanın bütün hayatı boyunca yararlanacağı değerli bir hazinedir.
BİLGİLENDİRİCİ KONUŞMA TÜRLERİ
Bilgilendirici konuşmayı sınıflandırmanın birçok yolu vardır. Burada bu konuşma türü şöyle sınıflandırılacaktır:
- Objeler hakkında konuşma
- Süreçler hakkında konuşma
- Olaylar hakkında konuşma
- Kavramlar hakkında konuşma

Bilgilendirici konuşma türlerini sınıflandırabilir misiniz?
Objeler Hakkında Konuşma
Burada obje kelimesi görünür, dokunulabilir bir şekil olarak durağan, sabit olan her şeyi içermektedir. Objelerin hareketli parçaları olabilir, objeler canlı olabilir. Ayrıca obje kavramı içerisine yerler, yapılar, hayvanlar ve hatta insanlar da girmektedir. Aşağıdakiler konuşma objelerine örnektir:
- Türkiye
- Atatürk
- Avustralya
- Balinalar
- İnsan gözü
- Altın
Bu örnekler hakkında konuşulduğunda onlar hakkında her tür bilgiyi aktarmaya zaman yetmeyecektir. Bu nedenle bilgilendirici konuşma konularının daha tanımlanmış olması gerekir:
- İzleyicileri Atatürk’ün siyasi başarıları üzerine bilgilendirmek,
- İzleyicileri Türkiye’nin turizm potansiyeli konusunda bilgilendirmek,
- İzleyicileri altının ekonomideki önemi üzerine bilgilendirmek vb.
Süreçler Hakkında Konuşma
Süreç belli bir sonuç ya da ürüne doğru götüren bir seri sistematik hareket olarak tanımlanabilir. Süreçler hakkında konuşma yapıldığında, bir şeyin nasıl yapıldığı, bir şeyin nasıl imal edildiği ya da bir şeyin nasıl çalıştığı vb. konularda bilgi verilir.
Aşağıdaki örnekler süreçler hakkında konuşmayı belirtir:
- İzleyicileri parfümün nasıl yapıldığı konusunda bilgilendirmek,
- İzleyicileri iyi bir kullanılmış arabanın nasıl alınacağı konusunda bilgilendirmek,
- İzleyicileri araba kullanma konusunda bilgilendirmek vb.
Süreçlerle ilgili olarak iki ayrı tür bilgilendirici konuşma vardır. Bunlar; izleyicilerin bir süreci daha iyi anlamasına yönelik konuşma ve izleyicilerin herhangi bir süreci kendilerinin daha iyi gerçekleştirmelerine yönelik konuşmadır.

Süreçler hakkında konuşmaya bir örnek verebilir misiniz?
Olaylar Hakkında Konuşma
Sözlüklerde olay olan ya da olacağı düşünülen herşey biçiminde tanımlanmaktadır. Bu tanım bağlamında aşağıdaki başlıklar, olaylar hakkında gerçekleştirilebilecek bilgilendirici konuşma başlık örnekleridir:
- Işıklandırma
- Uyuma bozuklukları
- TV seyretme
- Final sınavları
- İş görüşmeleri vb.
Ancak kısa ve etkili bir konuşma yapmak için konuyu daraltmak ve daha özel bir alt başlık belirlemek yararlıdır.
Örneğin:
- İzleyicileri TV’nin çocuklara olan etkileri konusunda bilgilendirmek.
- İzleyicileri temel uyuma bozukluğu türleri konusunda bilgilendirmek vb.
Kavramlar Hakkında Konuşma
Kavramlar, inançları, kuramları, fikirleri, ilkeleri ve benzeri şeyleri içerir. Kavramlar objeler, süreçler ve olaylardan daha özet bir yapı taşırlar. Aşağıdakiler kavramlar hakkında konuşma başlığı örnekleridir: Bilim kavramları Film kuramı Romantizm Eğitim felsefesi Psikoloji ilkeleri
Her zaman olduğu gibi kuşkusuz, yukarıda sıralanan bu genel başlıkları daha özele indirgemek, iletişimin başarılı olması ve istenen etkinin daha kolay sağlanabilmesi açısından yararlı olacaktır:
- İzleyicileri, Türkiye ve Almanya’daki eğitim felsefeleri ve bunların eğitim programlarına olan yansımaları konusunda bilgilendirmek.
- İzleyicileri film yapımındaki autheur kuramı konusunda bilgilendirmek vb.
Aslında konuşmaları objeler, süreçler, olaylar ve kavramlar için konuşmalar biçiminde bölümlemek çok kesin sınırlara sahip değildir. Bazen herhangi bir olay konusunda konuşurken bir kavrama, sürece ya da bir objeye konuşmada yer vermek kaçınılmaz olabilir.
BİLGİLENDİRİCİ KONUŞMA İLKELERİ
Öncelikle bilgilendirici konuşmanın üç temel ölçütünü vurgulayarak konuya başlamak gerekir. Bu ölçütleri aşağıdaki sorularla belirlemek mümkündür:
Bilgilendirici konuşmada;
- Bilgi doğru bir şekilde iletiliyor mu?
- Bilgi açık bir şekilde iletiliyor mu?
- Bilgi, alıcı için anlamlı ve ilgi çekici bir hale getirilmiş mi?
Bu aşamada, yukarıda sıralanan temel ölçütler ışığında bilgilendirici konuşmanın ilkelerini ele almak daha doğru olacaktır. Aslında sadece bilgilendirici konuşmada değil hemen hemen bütün konuşma türlerinde belli bazı kurallar söz konusudur. Bunlar; başlık ve özel amaç belirleme, alıcıyı çözümleme, bilgi toplama, destekleyici ayrıntılar toplama, konuşmayı düzenleme, uygun sözcükler seçme ve nihayet konuşmayı gerçekleştirme biçiminde ortaya çıkar. Bunların yapılması konuşmada başarı için gereklidir. Burada, pek çok bilgilendirici konuşmada içine düşülen hataları temel ilkeler olarak belirleyeceğiz.

Bilgilendirici konuşma ölçütlerini biliyor musunuz?
İzleyicinin Çok Şey Bildiğini Sanmamak
Konuşması içerisinde örneğin, “reenkarnasyon parapsikolojide ele alınan konuların en önemlisidir. ” diyip başka konulara geçen bir konuşmacı, izleyicilerin konuyu bildiklerini varsaymaktadır. Oysa izleyicilerden birçoğu konuyu bilmediğinden buraya takılır kalır ve konuşmanın asıl istenen etkiyi sağlayan bölümlerini kaçırabilir. Bu nedenle, herhangi bir konuda konuşan konuşmacıların, izleyicilerin bilgi yelpazesinin en alt düzeyini ölçü alması kolaylık sağlar. Bazı uzmanlar, konuşmacıların, izleyicilerin hiçbir şey bilmediği varsaymaları gerektiğini öne sürmektedir. Ancak bu biraz uç bir görüştür. Fakat yine de her özel terimi tanımlamak, her düşünceyi açıklamak, her kavramı belirlemek ve ulaşılan her sonucu desteklemek etkili bir konuşma yapmak açısından önem taşır. Abraham Lincoln’un şu sözü konuya açıklık getiricidir: “Öyle konuşunuz ki en alt düzeydeki izleyici sizi anlasın, kalanlar da hiç zorluk çekmesin. ”
Konuyu Doğrudan İzleyicilerle İlintilendirmek
Bilgilendirici konuşma gerçekleştiren bir konuşmacının, üstesinden gelmesi gereken temel sorun şudur: Konuşmacıya ilginç, eğlendirici gelebilen her şey izleyici için her zaman öyle olmayabilir. Örneğin; bir matematikçi için çok zevkli olan denklem çözümünü bazı insanlar duymak bile istemeyebilir.
Bir konuşmacı olarak daha en baştan izleyicinin konuya olan ilgisini doğrudan onu konuyla ilintilendirerek çekmek en doğrusudur. Konuşmada dinleyiciye sunulan iletinin onun için neden önemli olduğunu ona bildirmek gerekir. İşin şansa bırakılmaması, onların kendilerinin böyle bir gayrete girmesinin beklenmemesi gerekir. Ancak, bu işlemi sadece konuşmanın girişiyle sınırlı bırakmamak gerekir. Mümkün olan her fırsatta izleyiciyi konuşmaya çekmek, konuyla ilintilendirebilmek önemlidir. Bunların da ötesinde, hiçbir şey insanları kendileri kadar ilgilendirmez. Şu örnek ilginç olabilir: “Yemek yerken, yazı yazarken, spor yaparken sağ elinizi kullanıyorsanız siz kendinizi solak olarak kabul etmezsiniz. Oysa, yapılan araştırmalar, sağ ellerini kullanarak yetişenlerin yaklaşık yüzde ellisinin aslında doğal solaklar olduğunu ortaya koymuştur. Bir solak olduğunuzu nasıl anlarsınız? Bunun için Esas Elimiz adlı kitapta bazı testler verilmiştir. . . ” Dikkat edilirse bu konuşmada ağırlıkla “sizin” ve “siz” kelimelerine önem verilmiştir. Olgular aynıdır, fakat bu yolla doğrudan izleyiciye yönelinmektedir. Bu da izleyicilerin dikkatlerini yoğunlaştırmalarını beraberinde getirecektir.
Çok Teknik Olmamak
Burada önem taşıyan soru, bir konuşmanın çok teknik olmasının ne anlama geldiğidir. Bu, konunun izleyici için çok fazla uzmanlık gerektirmesi demektir. Her konu belli bir noktaya kadar da olsa popülerleştirilebilir. Konuşmacı için önemli olan, sıradan bir izleyiciye neyin anlatılıp neyin anlatılamayacağının bilinmesidir.
Örneğin, ses yükselticileri konusunda konuştuğumuzu varsayalım. Bir ses yükselticisini izleyicilere gösterip, nasıl çalışacağını, ses ayırımın nasıl yapılacağını göstermek bir hile olarak değerlendirilemez. Oysa, ses yükselticilerinin teknik yapısını, devrelerini anlatmak başka bir konuşma konusudur. Kuşkusuz her konunun teknik terimleri vardır. Önemli olan bunu herkesin anlayabileceği hale dönüştürebilmektir.
Soyutlamalardan Kaçınmak
Unutmamak gerekir ki, konuşma bir roman değildir. Kaldı ki, bir romanda bile çok fazla soyutlamanın olması biraz sıkıcı ve anlamsız kaçar. Soyutlamalardan kaçabilmenin yollarından biri tanımlardır. Tanımlarla sadece dışsal olaylar değil, içsel duygular da aktarılır. Bir başka yol ise karşılaştırma yapmaktır. Böylelikle bilinen terimler kullanılarak konuşmacının konusu üzerinde izleyicileri yoğunlaştırmak mümkündür. Örneğin, uzayın büyüklüğü ve yıldızlar arasındaki devasa uzaklıklar anlatılmak istendiğinde şu yollar izlenebilir: “Dünyadan bakıldığında yıldızlar birbirlerine çok yakın görünmelerine karşın, aslında aralarında milyonlarca kilometrelik mesafe vardır. ” Bu saptama elbette doğru olabilir. Ancak milyonlarca kilometre kavramı insanlar için sınanamaz ve göz önüne getirilemez bir kavramdır. Oysa şöyle denilirse dinleyicinin daha kolay anlamlandırabileceği bir saptama yapılmış olacaktır: “Yıldızların aralarındaki uzaklığı anlatabilmek için şunu düşünün: Bütün Türkiye’nin iki ucunda sadece iki arı olsa bunların aralarındaki mesafe ile yıldızların mesafesi ancak oranlanabilir. ”
Konuşmalarda karşılaştırmanın yanı sıra karşıtlık gösterme yolunun da kullanılması soyutlamadan kaçmayı, anlaşılırlığı ve akılda kalıcılığı sağlayabilir. Örneğin, “Bir öğretmenin maaşı sadece 650 TL’dir. ” demek, dinleyenlere elbette bazı şeyleri anlatır. Oysa; “bir öğretmen ayda 650 YTL alırken bir marangoz 950 YTL alı yor. ” demek daha açıklayıcı, akılda kalıcı ve çarpıcı olacaktır.
Düşünceleri Kişiselleştirmek
İzleyici, her zaman açık olarak dile getirmese bile, konuşmacının kendisini bilgilendirmesinin yanı sıra biraz da olsa eğlendirmesini bekler. Bu durumda hiçbir şeyin kişisel gösterimler kadar bir konuşmayı canlı kılamadığını unutmamak gerekir. Çoğunlukla, insanların insanlarla ilgilendiği unutulmamalıdır. İnsanlar istatistiklerden çok hikayelere tepki verir. Mümkün olduğu kadar konuşmacı düşüncelerini kişiselleştirmeli ve insansal terimlerle dramatize etmeli, süslemelidir.
ÖZEL DURUMLARDA KONUŞMA
Özel durum kavramı gündelik hayatımızın tekdüze akışından farklı, belli birtakım yüksek noktalardır. Mezuniyet törenleri, evlenme, emeklilik yemeği, ödül törenleri vb. hep özel durumlar olarak ele alınır. Bu tür törenler genellikle konuşmalarla bütünleşir. Özel durumlarda konuşmalar diğer konuşmalardan farklıdır. Bu tür konuşmalar ne tam bilgi verici ne de ikna edicidir. Özel durum konuşmaları, özel durumların özel gereksinimleri için şekillendirilir.
Giriş Konuşmaları
Giriş konuşmalarında genellikle asıl konuşmayı yapacak olanın takdiminin yanı sıra başlık konusunda da bilgi verilir. Başka deyişle giriş konuşmasının ana teması “Sizinle konuşacak konuşmacı budur, konuşmasının konusu da budur. ” biçiminde yapılandırılır. Giriş konuşmasında dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır: Açık olmak, girişin tam olarak doğru olmasına dikkat etmek, özel durumun gerekliliklerine uygun olmak, giriş konuşmasının asıl konuşmacıya yol açıcı olmasına özen göstermek ve dinleyicinin yapısını dikkate almak.

Giriş konuşmaları nasıl yapılandırılır?
Sunuş Konuşmaları
Sunuş konuşmaları çoğunlukla bir kişinin bir ödül ya da hediye alacağı durumlar için yapılır. Bu tür konuşmalar diğer konuşma türlerine oranla görece olarak açık ve kısa olmalıdır. Başka deyişle sadece duyurum yapmak veya en çok üç dört dakika sürecek sözler söylemek yeterlidir.
Diğer konuşma türleri gibi, sunuş konuşmaları da seyirciyi ve durumu dikkate almalıdır. Örneğin; eğer izleyici ödülün anlamını bilmiyorsa açıklamak ve yine izleyiciler kaybedenleri tanıyorsa onlar için üzüntüleri dile getirmek önemlidir.
Kabul Konuşmaları
Kabul konuşmalarının amacı bir hediye veya ödüle teşekkürleri sunmaktır. Böyle bir konuşmada, ödülü ya da hediyeyi veren kurum ve insanlara teşekkür etmenin yanında, kazanmaya yardımcı olanları da unutmamak önem taşır. Kabul konuşmalarının üç temel ayırt edici özelliği şunlardır. Kısa olması, alçak gönüllü olması ve nazik ve mültefit olması.
Anma Konuşmaları
Anma konuşmaları kutlamalarda veya övgü amaçlı toplantılarda yapılan konuşmalardır. Ülkemizde 19 Mayıs, 29 Ekim tören konuşmaları, 10 Kasım’larda gerçekleştirilen konuşmalar vb. anma konuşmalarıdır.
Anma konuşmalarında öncelikle konuşmanın konusu izleyiciye aktarılır. Çünkü izleyici konuşmanın dinlenebilir olmasının nedenini bilmelidir. Bundan başka anma konuşmalarında izleyicinin coşturulması, teşvik edilmesi de gerekir. Başka deyişle, hakkında konuşma yapılan kişi, kurum veya fikir konusunda izleyicilerin beğeni ve taktirlerinin güdülenmesi ve yükseltilmesi gerekir. Ancak bu konuşma türünde bir avukat veya öğretmen tavrına da girilmemelidir.
Yemek Sonrası Konuşmalar
Kutlama veya toplantı amacıyla bir araya gelinen yemekler sonrasında yapılan bu konuşma türünü tanımlamak güçtür. Öncelikle yemek sonrası konuşmalar teknik ayrıntılardan uzak ve tartışmaya yönelik bir yapıda olmamalıdır. Bu konuşma türü izleyici için yeni olan bilgiler taşıyabileceği gibi ikna edici etkiler yapacak yapıda da olabilir. Ancak, eğer birtakım destekleyici malzemeler kullanılacaksa bunların özellikle eğlendirici değer taşımasına da dikkat etmek gerekir. Yemek sonralarında izleyicilerin nedenselliklere ya da istatistiklere dikkatini yoğunlaştırmasının güç olduğu unutulmamalıdır. Ancak, yemek sonrası konuşmalar bu söylenenlere rağmen hafife alınmamalı, çok özenle hazırlanıp, düzenlenmelidir. Kuşkusuz rahatlıkla düşünüleceği gibi, yine de yemek sonrası konuşmaların önemli bir bölümünü espriler oluşturabilir.
GRUP KAVRAMI
Grup Tanımı
En az iki kişiden oluşan aralarında sürekli bir etkileşim olan ve ortak bir amaç etrafında toplanmış insan topluluğuna grup denir. Aile, sınıf, okul gruba örnek olabilir, çünkü bu insanların ortak bir amacı vardır ve aralarında sürekli bir etkileşim bulunmaktadır. Durakta otobüs bekleyen insanlara grup denilemez. Gerçi onların otobüse binmek gibi ortak bir amaçları bulunmaktadır. Ama sürekli bir etkileşim içinde değillerdir ve bu özelliğin olmayışı onları grup değil yığın yapar.

Grubun tanımını yapabilir misiniz?
Bir insan hayatının önemli bölümünü çeşitli gruplar içerisinde geçirmektedir. Dolayısıyla insanlar gruplardaki kişilerle etkileşim içindedir. Grup içinde birçok bilgi de ortaya çıkar. Örneğin, her bir grup üyesinin diğerleri hakkında fikirleri vardır. Grup içindeki iletişim kişinin statüsünü belirler. Bu amaçla kişiler önerilerini, fikirlerini sunarlar ve grupta diğerlerini ikna etmeye çalışırlar. Bazen grup üyeleri gruptaki diğer üyeler tarafından takdir edilir veya yerilebilir. Dışarıdan bakan biri gruptaki şu üç olayı rahatlıkla kavrayabilir:
- Grup içinde hakimiyet, üstünlük, baskınlık ya da çekingenlik
- Arkadaşlık
- İş kabulü ya da reddi
Bu boyutlar kişisel iletişim yoluyla da ayırt edilebilir. Örneğin, politik düşüncelerinde katı ve tutucu olan bir insan genellikle diğerlerini etkilemeyi ve otorite kurmayı amaçlar. Daha fazla fikir üretir ve daha az güler.
Kişilik Grup İlişkisi
Kişiliğin oluşmasında grup içindeki iletişim, etkileşim önemlidir. Grubun türü ne olursa olsun grupta belli bir aşağı-yukarı, bir tür ast-üst ilişkisi vardır. Baskın olanlar yukarıda, çekingen olanlar ise aşağıdadır. Bu iki kişi iletişime girdiğinde çekingen olan baskın olanın düşüncelerinden etkilenecektir. Kişinin çekingen olması baskın olana daha fazla söz hakkı tanıyacaktır. Bu onlara belli bir noktada liderlik vasıflarını da yükleyecektir. Grup lideri genellikle olumlu davranışlar da gösterir. Fakat bu boyuttaki liderlerin görevleri olumlu davranışlar sergilemekten çok çıkabilecek problemleri çözmektir. Diğer taraftan iş reddi boyutunda olanlar fazla şaka yaparlar, sık sık güler ve hatta işlerini hafife alırlar. Bireyselci davranışlar sergiler, sıcak davranışlarla işlerini halletme yoluna gideler. İş reddi boyutundaki çekinik tiplerse grupta rahatsızlık, gerilim ve çatışma yaratırlar.
Grupta problem çözme: Bu aşamada bir de gruplarda ortaya çıkan problemlerin nasıl çözüldüğüne bakmak gerekecektir. Grupta belli bir konuda hemfikir olunması problem çözümü için önemlidir. Önce problem gözden geçirilir. Sonra olaylar hakkında gerçek bir fikir birliğine varılır. Daha sonra olayların çözümlenmesi ve değerlendirilmesi gelir. Kuşkusuz burada liderlerin işlevi de herhangi olumsuz olayın çıkmasını önlemek ya da kontrol etmek olarak ortay çıkar. Bir lider önceden yaptığı analizler sayesinde üyelerin kişiliğini ve olayların gelişim yönünü tahmin edebilir.
Grup Yapısı
Grup yapısı nedir sorusuna çeşitli şekillerde cevap vermek mümkündür. Fakat genel olarak grubun düzenli bir ilişkiler sistemi olduğu görülür. Gruplar yapıları bakımından farklılıklar gösterdiği gibi zaman içinde yapısal değişme de gösterebilir.
Grubun İletişim Yapısı: Her grubun iletişim yapısı farklı olabilir. Bazı gruplar konuşkandır, herkes herkesle konuşur ve dolayısıyla iletişim örüntüsü geniştir. Grup içi iletişim örüntüsü incelendiğinde 4 değişik iletişim örüntüsü görülmektedir. Bunlar daire, zincir, y, tekerlek ve tüm kanaldır. Daire’de her denek kendisine en yakın oturan iki kişi ile iletişim içindedir. y’de ise bir denek üç ayrı denekle haberleşir. Tekerlek’te merkezdeki bir denek diğer bütün deneklerle haberleşir. Tüm kanal’da ise bütün grup üyeleri birbirleri ile iletişim kurabilir.
En çok faaliyet daire örüntüsünde görülür, fakat en az başarılı olan gruptur. Tekerlek ise en az faaliyet olan ama en başarılı gruptur. Fakat tekerlek örüntüsünde tüm iletişim merkezdeki kişide olduğundan bu kişinin yetenekli olması gereklidir. Gruplara bir de grubun yapısını yetkeci ya da demokratik olup olmamaları açısından da ele almak mümkündür. Biraz önce anlatılanlardan yola çıkarak lidersiz daire en demokratik, liderli tekerlek de en yetkeci bir grup düzenine sahiptir denilebilir.
Yetkeci grupta iletişim tek bir kişide merkezileştiğinden diğer bireylerin kendi aralarındaki iletişim kısıtlıdır ve gelişemez. Liderin olmadığı durumlarda düzen bozulur. Oysa lidersiz dairede ise üyeler arasında serbest iletişim olanağı vardır. Grup lidere bağımlı değildir.
Araştırmacılar çocuklara yönelik bir inceleme yapmışlar ve üç ayrı grup oluşturmuşlar ve her gruba farklı liderler vermişlerdir. Yetkeci liderin grubunda tüm kararlar lider tarafından verilmektedir, başka deyişle neyin, ne zaman, nasıl olacağına lider karar vermektedir.
Demokratik liderin grubunda ise lider kararları kendisi vermez. Tartışma özgürlüğü içinde grup kararlarını kendisi verir. Üçüncü tür grubun başında ise serbest lider vardır. Bu grupta üyeler tamamen serbest bırakılmıştır ve liderin hiç bir katkısı yoktur. Sonuç olarak yetkeci grupta yapılan iş çok olmasına rağmen kalite yönünden pek iyi değildir. Üyelerin liderle araları iyi fakat kendi aralarında geçimsizdirler ve denekler bu çalışmadan memnun kalmamışlardır.
Demokratik grupta ise durum tam tersidir, Çıkarılan iş miktarı az olmasına rağmen kalite yönünden daha iyidir. Üyeler hem liderle hem de kendi aralarında iyi iletişim kurabilmektedirler ve denekler yapılan çalışmadan memnun kalmışlardır. Serbest grup ise hem kalite hem de iş miktarı yönünden daha düşüktür. Liderin olup olmaması pek bir şey fark ettirmemiştir. Özetle bir grubun başarılı olabilmesi için lider ile grup üyelerinin uyum içerisinde olması gerekir.
Gruplarda İletişim Türleri: Bu konuda karmaşık iletişim olguları bir sistem içinde kategorilere ayrılmıştır
- Anlaşma ya da anlaşmama
- Gerilim ya da gerilimin giderilmesi
- Dayanışma ya da düşmanlık
- Fikir, öneri, bilgi isteme ya da verme
İlk üçü duygusal ya da tepkisel, diğeri ise bilişseldir. Örneğin, uçak maketi yapan bir grubu ele alalım:
Yapıştırıcı nerede ? (bilgi istiyor) sanırım kullanmamız gerekecek.
Doğru (anlaşma gösteriyor).
Serseri (düşmanlık gösteriyor).
Bir fıkra anlatır (gerilim gideriyor). Bütün bunlar bize grup içinde oluşan iletişimi ve her bir üyenin grupta oynadığı rolü gösterir.
İç Grup Dış Grup (Gruplar Arası İlişkinin Ortamı): İnsanlar farklı gruplar içinde yaşasa da önemli olan hangi gruba ait olunduğudur. İçinde bulunulan gruplara iç grup, az da olsa dışında bululan gruplara da dış grup denmektedir. İçinde olunduğu düşünülen gruplara karşı duygusal-bilişsel bağlılık söz konusu iken, öte yandan dışgruplara karşı düşmanlık benzeri bir karşıtlık duyulabilir. Bu nedenle gruplararası ilişkinin var olduğu yer iç grupla dış grubun kesiştiği noktadır. Fakat bu bir kesinlik taşımaz. Örneğin, okul bir iç grup olduğu halde, yapılan bir turnuvada diğer sınıftaki bireylere karşı sert ve acımasız olmak mümkündür. Bu iki gruptan farklı olarak bir de referans grupları vardır. Referans grubu in sanların doğrudan üye olmamakla beraber özdeşlik kurduğu, değer yargılarını benimsediği, davranışlarını model olarak aldığı gruplardır.
Grup Verimliliği ve Bütünlüğü: Belli birtakım grup içi ilişkiler söz konusu olduğu gibi grup dışı ağlar da bulunmaktadır. Her birey belli bir iç grup ile birlikte olsa da bir de dış sistem ile çevrelenmiş bulunmaktadır. İç sistem olarak grup faaliyetleri (toplu eylemler, ortak duygular) etkileşim ve iletişimin can damarlarıdır. Eylem grup içi bireylerin grup dışındakilere karşı gösterdikleri faaliyetlerdir. Etkileşim insanlar arasındaki ilişkilerin tümüdür. Duygular ise diğer grup üyelerine karşı sahip olunan tutum ve kanaatlerdir. Bu üç öğe birbirleriyle yakından ilişkilidir. Biri değişince diğerleri de değişir. Örnek vermek gerekirse, bir yemek masasında konuşma arzusunu en çok duyanlar birbirleri ile yan yana, daha az konuşma gereği duyanlar ise karşı karşıya otururlar.
Grup İçi Katılım
Grup içi katılım grup verimliliğini etkileyen en önemli etkenlerden biridir. Buna etki eden faktörler ise şunlardır:
- Görev güdülenmesi (amacın grup üyesi tarafından benimsenmesi)
- Bağlılık güdülenmesi (grup içindeki dostluk, yapılan işten çok birlikte olmanın verdiği haz önemlidir. )
- Ortam güdülenmesi (ortamın çekiciliği, eğer ortam iyi düzenlenirse, onların hoşuna gidecek ve rahat olacakları şekilde düzenlenirse hem grup hem de grubun verimliliği artacaktır. )
KÜÇÜK GRUPLARDA KONUŞMA
İnsanların grup oluşturma konusunda doğal bir eğilimleri vardır. Çocuk sahibi olmak ve yetiştirmek için aile adı altında, öğrenmenin programlı bir şekilde sağlanması için okullar adı altında, inançların paylaşılması ve ibadet için cami, kilise adı altında vb. gruplar oluşturulur. Her bir grubun bir amacı vardır. Bazı gruplar amaç gerçekleştikten sonra, okullardaki sınıflar gibi varlıkları ortadan kalkarken, grup üyeliğinin hayat boyunca sürdüğü bir takım gruplar da söz konusudur. Her durumda gruplar bir ihtiyacı karşılar. Bireylerin tek başlarına yapabileceklerinden daha fazlası ve iyisi gruplarca yapılır.
Her birey birçok biçimsel olmayan (informal) grubun üyesidir. Arkadaş grupları, aile vb. hep bu tür gruplardır. Biçimsel olmayan gruplar ve üyelerinin mutlaka özel amaç ve hedefler doğrultusunda çalışmaları gerekmez. Arkadaşlık dayanışması, eğlence, aile sevgisi gibi nedenler böyle herhangi bir grupta bulunmayı berberinde getirir.
Bunun tersine biçimsel (formal) gruplar özel ve belli amaçları gerçekleştirmek üzere oluşur. Sınıfta belli bir projeyi gerçekleştirmek üzere, belediye meclisinde bütçe yapmak üzere, satış stratejisi belirlemek ve geliştirmek üzere ve benzeri nedenlerle biçimsel gruplar oluşur. Burada biçimsel grupların özel bir türü olan küçük gruplar üzerinde durulacaktır.
Küçük Grup Özellikleri
İletişim bilimi açısından bakıldığında birçok iletişim bilimci tarafından küçük grupların dört özelliği olduğu belirtilmektedir. Birinci özellik, küçük grupların en az üç üyesi olması gerekliliğidir (İki kişilik gruplara çift denir ve üç ya da daha çok üyeli gruplardan daha farklı çalışma üslup ve yöntemleri vardır). En çok üye sayısı ise 12 olarak kabul edilmektedir. Küçük grup iletişiminde bütün katılımcılar potansiyel olarak konuşmacı ve dinleyicidir.
İkinci özellik ise, küçük grup üyelerinin birbirine bağımlılığıdır. Bir üyenin herhangi bir şekilde etkilenmesi diğerlerini de etkiler. Küçük grup üyesi olmak bireysellikten uzaklaşmak anlamını taşımaz. Sadece grup sorumlulukları bireysel düşünce ve amaçların önünde gider. Grup üyesi olarak yapılan her şeyin olumlu ya da olumsuz olarak grubun diğer üyelerine belli bir etkisi olur.
Üçüncü olarak, grup üyelerinin etkileşimi iletişim yolunda gerçekleşir. Üyeler birbirleri ile, düşünce, bilgi, duygu, kanı, davranış biçimi ve inanç alış verişinde bulunur.
Dördüncü ve son özellik olarak ortaya küçük grup üyelerinin belli bir amaç etrafında toplanmaları çıkmaktadır.
Küçük Grup Türü
Dört küçük grup türü vardır. Bunlar; deneysel gruplar, öğrenme grupları, bilgi toplama grupları ve problem çözme gruplarıdır.
Deneysel grup, kişisel görüş geliştirme, bireysel problemlerin üstesinden gelme ve diğerlerinin öğüt ve yansımaları ile büyüme amaçlarıyla bir araya gelen insanlardan oluşur. Yönetim, eğitim grupları, uyuşturucu ve alkol bağımlılarını iyileştirme grupları gibi gruplar bu türe girer.
Öğrenme gruplarının amacı ise üyelerin, belli bir konuda görüş ve bilgi paylaşımıyla eğitilmelerini sağlamaktır. Seminerler veya sınava hazırlanmak üzere bir araya gelen arkadaşların oluşturduğu gruplar bu tür içinde yer alır.
Bilgi toplama gruplarının temel amacı belli bir konuda araştırma yapmaktır. Bir işletmeye alınacak yeni bir makine konusunda araştırma yapmak üzere oluşturulan grup bu türün örneğidir.
Problem çözme grupları, belli bir problemin üstesinden gelmek üzere oluşturulur. Örneğin, giderek azalan satışların arttırılması için bir işletmede kurulan grup bu tür bir gruptur.
Küçük Gruplarda Liderlik
Küçük gruplarda liderlik, grup üyelerini grubun amaçlarına ulaşması doğrultusunda etkileyebilmekle ortaya çıkar. Liderliğin ortaya çıktığı ya da liderliği belirleyen durumlar şunlardır:
- Bir üyenin grup toplantısı yer ve zamanını belirlemesi
- Bir üyenin grup toplantısında gündemi belirlemesi
- Bir üyenin diğerlerini belli bir konu ve konum için ikna etmesi
- Bir üyenin gereksiz olabilecek yan konuları ortadan kaldırarak grubun amacından sapmasını önlemesi
- Bir üyenin grubun diğer üyeleri arasındaki görüş ayrılıklarını çözmesi
- Bir üyenin belli bir toplantıda ulaşılan sonuçları özetlemesi.
Küçük Gruplarda Sorumluluk
Küçük grup üyelerinin her biri, kendi içerisinde beş gruba ayrılan belli sorumlulukları üstlenmek durumundadır. Bu sorumluluklar şöyle sıralanabilir:
- Bireyin kendisi grubun amaçları konusunda taahhüt altında hissetmesi
- Bireysel görevlerin yerine getirilmesi
- Bireysel çatışmalardan kaçınılması
- Tam katılımın özendirilmesi
- Tartışmanın doğru yönde ilerlemesi
Bu sorumluluklardan bir kısmı liderlik rolleri ile ilintilidir. Ancak bu beş sorumluluk türü de her grup üyesinin bireysel zorunluluk olarak kabul etmesini gerektirecek kadar çok önemlidir. Bir grubun başarılı olabilmesi için grup üyeleri bireysel amaçlarını grubun amaçları ile uyumlaştırmalıdırlar. Bunun yanı sıra grup çalışmasının üstünlüğü yükün paylaşımı olgusudur. Bireylerin üstlerine düşen grup görevlerini yerine getirmeleri toplam yükün önemli bir parçasıdır. Eğer gruplar robotlardan oluşsa, bireyler arası çatışma sorunu söz konusu olmayacaktı. Oysa insanlar, beğenileri, önyargıları ve çok farklı değer yargıları ile varlıklarını sürdürürler. Bu nedenle çatışma kaçınılmazdır. Önemli olan bunu grup amacını zedelemeyecek düzeyde tutabilmektir. Bu üç sorumluluğun yanı sıra, eğer bir grubun etkin bir çalışma yapması bekleniyorsa, bütün grup üyelerinin tam katılımı ve düşüncelerini başkalarıyla paylaşması gerekir. Son olarak zaman zaman grupta tartışma gereksiz bir şekilde yön değiştirir. Bu da zaman ve işgünü kaybına yol açar. Tartışmanın gerekli yönde sürmesi her üyenin sorumluluğu olarak karşımıza çıkar.
Yansıtıcı Düşünme Metodu
Herhangi problemle karşılaşılması durumunda grubun işlerinin daha kolaylaşması ve sonuca ulaşabilmesinde kullanılan yansıtıcı düşünce metodunun basamakları şunlardır:
- Problemi tanımlama
- Problemi analiz etme
- Problemi çözmede ölçütler oluşturma
- Olası çözümler üretme
- En iyi çözümü seçme
Bir problem çözme grubu, herhangi bir çalışmaya başlamadan önce çözülmeye çalışılan problemi tanımlamalıdır. Problem tanımlama kolay görünebilir, fakat durum her zaman böyle değildir. Bir bakıma grup tartışması için problem tanımlama, bir konuşma amacı saptamaya benzer. Eğer tanımlama iyi yapılamazsa, onu izleyen bütün aşamalarda aksama olması kaçınılmazdır.
Problem tanımlandıktan sonra grup onu analiz etmeye başlayacaktır. Genellikle bireyler gibi gruplar da, neyin yanlış olduğunu tam saptamadan çözümler ararlar. Bu bir doktorun hastayı muayene etmeden ilaç yazmasına benzer. Problem analizinde iki soru yardımcı olacaktır. Bunlardan ilki; problem ne kadar çetindir? sorusudur. İkinci soru ise problemin nedenleri neler olabilir? sorusudur. Bu bir anlamda sorunun tarihçesinin araştırılması anlamını taşır.
Grupta problem analizi yapıldıktan sonra doğrudan çözümlere atlanmaz. Bunun yerine olası çözümler için ölçütler geliştirmek yerinde olur. Çözümlerin başarı dereceleri belirlenir ve çözüm sayılarını sınıflandıran etmenler de belirlenir. Grup, çözüm ölçütlerini belirledikten sonra artık çözümlerin tartışılmasına geçilebilir. Bu aşamada çözümleri yargılamak yerine mümkün olduğunca çok olası çözüm üretilir. Grubun bir üyesi bunları mutlaka kaydetmelidir. Bu aşamada beyin fırtınası (brain storming) yöntemi yararlı bulunmaktadır. Bu yöntem, düşüncelerin birleştirilebilmesi ve eşit katılımın sağlanması açısından yararlıdır.
Bütün olası çözümlerin üretilmesinden sonra artık bunların değerlendirilip en iyi çözümün seçimine geçilir. Daha önce belirlenen ölçütler dahilinde belirlenen çözüm tartışılır. Sonra diğerlerine geçilir. Her olası çözüm tartışıldıktan sonra, uzlaşım sağlanmaya çalışılır. Uzlaşım her üyenin kabulüyle olmalıdır. Grup uzlaşıma ulaştığında bulgularını açıklamaya hazır demektir.

Yansıtıcı düşünme metodunun basamaklarını sıralayabilir misiniz?
Grubun Önerilerinin Sunumu
Problem çözümü grubun çalışması, yansıtıcı düşünme metodunun son basamağına gelinmekle sona ermez. Grup üyeleri öneriler üzerinde anlaştığında, artık onları birilerine sunmak gerekir. Örneğin; sınıftaki grup raporlarının öğretmene veya sınıfın kalanına sunulması, bir meclis araştırma grubunun araştırma raporunu meclise sunması vb. Bu raporların amacı, grup önerilerinin açıkça ve ikna edici biçimde sunulmasıdır. Bazen grup resmi bir yazılı rapor hazırlar. Ancak çokluk bu yazılı rapor, bir sözlü raporla, sempozyumla veya panel tartışmaları ile desteklenebilir ya da yerini onlara bırakabilir.
Bir sözlü rapor, yazılı raporla aynı içeriğe sahip olmalıdır. Çokluk grup lideri ya da grubun belirlediği bir kişi tarafından bu sözlü rapor sunulur. Bu raporun sunumuna aynen bir konuşmaya hazırlanıldığı gibi hazırlanılmalıdır. Sözlü raporun da giriş, gelişme ve sonuç bölümleri olmalıdır. Ayrıca, raporun sunumunda izleyici daha önceki bölümlerde tartışıldığı biçimiyle dikkate alınmalıdır.
Sempozyumda bir yönetici ve birden çok konuşmacı olur. Eğer grup sempozyumda sunuş yapıyorsa, daha çok grup lideri oturum yöneticisi olur. Yöneticinin görevi konuyu ve konuşmacıları sunmaktır. Diğer konuşmacı başlığın değişik boyutlarını sıra ile dile getirir. Konuşmalardan sonra, izleyicilerle bir soru-cevap bölümü yer alır.
Panel tartışması temel olarak izleyici karşısında karşılıklı konuşmadır. Panelin de bir oturum yöneticisi olur. bu yönetici aynen sempozyumda olduğu gibi konu ve konuşmacıları sunar. Tartışma başladıktan sonra yönetici soru ve yorumlarla tartışmayı yönlendirir. Panelistler, birbirleriyle konuşmalarına rağmen izleyicilerin duyabileceği kadar yüksek sesle ve açık olarak konuşmalıdır. Panel, izleyicilerle yapılabilecek bir soru cevap oturumunu da kapsayabilir. Aslında panellerin kendiliğinden yapısı, katılımcılar ve izleyiciler için heyecan yaratırken grup raporu sunumunda pek yararlı olmaz. Bu nedenle paneller, grup raporu sunumunda pek kullanılmaz.
Özet

Bilgilendirici konuşma türlerini sıralamak
Bilgilendirici konuşma türleri dört başlık altında sınıflandırılabilir:
- Objeler hakkında konuşma
- Süreçler hakkında konuşma
- Olaylar hakkında konuşma
- Kavramlar hakkında konuşma

Bilgilendirici konuşma ilkelerini listelemek
Öncelikle bilgilendirici konuşmanın üç temel ölçütünü vurgulayarak konuşmaya başlamak gerekir. Bu ölçütler aşağıda sıralanmaktadır: Bilgi doğru bir şekilde iletiliyor mu? Bilgi açık bir şekilde iletiliyor mu? Bilgi, alıcı için anlamlı ve ilgi çekici bir hale getirilmiş mi?

Küçük gruplarda konuşmayı açıklamak
İnsanların grup oluşturma konusunda doğal bir eğilimleri vardır. Her birey birçok biçimsel olmayan (informal) grubun üyesidir. Bunlara örnek olarak arkadaş grupları ve aile verilebilir. Bunun haricinde proje ve çalışma grupları gibi formal küçük gruplarda yer almaktadır. Küçük grupların en az üç üyesi vardır ve aralarındaki mesafe büyük gruplara nispeten daha yakındır, ilişkiler içinde bulunulan grup amaçlarına göre farklılık gösterebilse de nispeten daha yakın, samimi ve sıcaktır. Bu nedenle de konuşma bu ölçütler dahilinde büyük topluluk ya da gruplara yapılan konuşmalardan daha farklı olmaktadır.
Test Soruları
1. Aşağıdakilerden hangisi bilgilendirme için konuşmanın ölçütleri arasında yer almaz?
a. Bilginin doğru iletimi
b. Bilginin açık iletimi
c. Bilginin üstü kapalı iletimi
d. Bilginin alıcı için anlamlı olması
e. Bilginin alıcı için ilgi çekici olması
2. Aşağıdakilerden hangisi bilgilendirici konuşma türlerinden biri değildir?
a. Gerçek üstü öğelerle süslü masal anlatma
b. Objeler hakkında konuşma
c. Süreçler hakkında konuşma
d. Olaylar hakkında konuşma
e. Kavramlar hakkında konuşma
3. Aşağıdakilerden hangisi olaylar hakkında konuşma konularına örnek olarak verilebilir?
a. Parfüm yapımı
b. Türkiye’nin turizm potansiyeli
c. Atatürk’ün siyasal başarıları
d. Araba kullanma
e. TV’nin çocuklara etkileri
4. Aşağıdakilerden hangisi bilgilendirici konuşma ilkeleri arasında yer almaz?
a. İzleyicinin çok şey bildiğini sanmamak
b. Konuyu izleyicilerle ilintilendirmek
c. Çok teknik olmamak
d. İzleyiciyi dikkate almamak
e. Soyutlamalardan kaçınmak
5. Aşağıdakilerden hangisi küçük gruplarda liderliğin ortaya çıktığı durumlar arasında yer almaz?
a. Bir üyenin grup toplantısının yerini belirlemesi
b. Bir üyenin gündemi belirlemesi
c. Bir üyenin görüş ayrılıklarını çözmesi
d. Bir üyenin toplantıda gerekli olan kırtasiyeyi sağlaması
e. Bir üyenin grup toplantısının zamanını belirlemesi.
6. “İzleyicileri bir bilim adamının bilimsel başarıları üzerinde bilgilendirme” amacıyla yapılan konuşma aşağıdaki konuşma türlerinden hangisine örnek olarak verilebilir?
a. İkna edici konuşma
b. Bilgilendirici konuşma
c. İnsanlar hakkında konuşma
d. Topluluklar hakkında konuşma
e. Bilimsel gerçeklikler hakkında konuşma
7. Abraham Lincoln’ün, “öyle konuşunuz ki en alt düzeydeki izleyici sizi anlasın, kalanlar da hiç zorluk çekmesin. ” sözü hangi konuya açıklık getiren bir sözdür?
a. Eşitlik ilkesi
b. İkna edici konuşma
c. Konuyu izleyicilerle ilintilendirmek
d. İzleyici çok şey bildiğini sanmamak
e. Soyutlamalardan kaçınmak
8. Aşağıdakilerden hangisi konuşma yaparken soyutlamalardan kaçınma yollarından biri değildir?
a. Karşılaştırma yapmak
b. Tanımlama yapmak
c. Kolay anlaşılabilmesi için somut örneklerle desteklemek
d. Tanımlar vermek
e. Öznel yorumlarla konuyu ayrıntılandırmak
9. Aşağıdakilerden hangisi grup içi iletişim örüntüsünde yer almaz?
a. Daire
b. Zincir
c. Yuvarlak
d. Tekerlek
e. Y
10. Aşağıdakilerden hangisi grup içi katılıma etki eden faktörlerden biri değildir?
a. Görev güdülenmesi
b. Hiyerarşik yapı
c. Amacın grup üyeleri tarafından benimsenmesi
d. Bağlılık güdülenmesi
e. Ortam güdülenmesi
Yaşamın İçinden
KONUŞMA BECERİSİNİN ÖĞRETİMİ (SÖZLÜ ANLATIM)
Konuşma türlerinin birey tarafından başarılı bir şekilde anlaşılarak uygulanması için bireyin çocukluğundan hatta bebekliğinden başlayarak konuşmayı öğrendiği aile, arkadaş ve ilgili diğer tüm çevrelerce verilen konuşma eğitiminin incelenmesi gerekmektedir. Bireyin toplumsallaşma süreci aileden başlar ve birey konuşmayı ilk olarak ailesinden öğrenir. Aile ve çevre faktörleri konuşma açısından birincil düzeyde önem taşımaktadırlar. Bu bağlamda şu an halen aktif olan MEB’nın Mardin’deki web sitesinde çocuğun konuşma, iletişim kurma gibi temel yeteneklerinin kazanımına dair yararlı açıklamalarda bulunulmaktadır. Bunların çocuğun konuşma yeteneği ile ilgili olan bölümü aşağıda verilmektedir:
Çocuk okula gelmeden önce konuşmayı öğrenir. Ancak çocuğun dili çevresinin dilidir. Bundan dolayı farklı çevreden gelen öğrencilerin konuşmaları da farklıdır. Ülkemizde ağız bakımından çok çeşitlilik gözlenmektedir (Ege ağzı, İç Anadolu Ağzı, Trakya ağzı vb. ). Öte yandan Kültür ağzı denilen İstanbul ağzı ile konuşmamız gerekmektedir. Öğretmen sınıfta yerel ağızla konuşan öğrencileri kısa zamanda belirleyebilir. Diğer arkadaşlarının yanında uyarmak, azarlamak ya da alay etmek bu öğrencilerin okul ortamında konuşmaktan çekinmesine yol açabilir. Yerel ağızla konuşmayı düzeltmek için, çocuklara seviyelerine uygun bol bol kitap okutmak gerekir. Özellikle yüksek sesle okutmak, çocuklar okurken okumalarını banda kaydetmek; onlara dinletmek etkili olabilir. Unutmamak gerekir ki yerel ağızla konuşmayı düzeltmek oldukça zaman alan bir süreçtir. Çocuklar zamanla derslerde kazanacakları dinleme, okuma, yazma becerilerini geliştirme ve kelime dağarcıklarını zenginleştirme yoluyla kültür ağzıyla konuşabilirler.
Bazı çocuklar konuşmaya çekinebilirler. Okul öncesi dönemde konuşmak istediğinde susturulmuş, dinlenmemiş, sorduğu sorulara karşılık alamamış çocuklar okul döneminde de içine kapanık, düşüncelerini ortaya koyamayan, çekingen çocuklardır. Bu konuda öğretmenlere önemli görevler düşmektedir. Bu tip öğrencilere ilkönce basit daha sonraları seviyelerine uygun sorular sorulmalı, ilgi alanlarını, özel becerilerini keşfedip, bunlarla ilgili kendisine ve arkadaşlarına bilgi vermelerini istemeli; konuşmalarının sonunda onlara pekiştireçler verilmelidir. İlk yıllarda öğretmen bu çocukları göz ardı ederse bu özellik onların kişilik özelliğine dönüşecektir. İlköğretim okullarında, öğrencilere kazandırılması gereken, konuşmayla ilgili davranışlar şunlar olabilir:
- Kültür (İstanbul) ağzıyla konuşma
- Argo kelime kullanmama
- Kelimeleri doğru seslendirme
- Kelimeleri yerli yerinde kullanma
- Kelimelerdeki ve cümlelerdeki vurguyu doğru yapma
- Ses tonunu cümlenin anlamına göre ayarlama
- Uygun uzunlukta cümleler kurma
- Başladığı cümleyi bitirme
- Birbirini izleyen cümleleri mantıklı bir sırada sunma
- Kelime ve cümle tekrarları yapmama
- Şey sözcüğünü kullanmama
- Gereksiz duraklamalar yapmama
- Gereksiz jest ve mimikler yapmama
- Dinleyenlerin gözlerine bakma
Kaynak: http: //mardin.meb.gov. tr/
Test Soruları Cevap Anahtarı
1. c – Yanıtınız yanlış ise “Bilgilendirici Konuşma İlkeleri” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
2. a – Yanıtınız yanlış ise “Bilgilendirici Konuşma Türleri” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
3. e – Yanıtınız yanlış ise “Olaylar Hakkında Konuşma” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
4. d – Yanıtınız yanlış ise “Bilgilendirici Konuşma İlkeleri” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
5. d – Yanıtınız yanlış ise “Küçük Gruplarda Liderlik” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
6. b – Yanıtınız yanlış ise “Bilgilendirici Konuşma Türleri” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
7. d – Yanıtınız yanlış ise “İzleyicinin Çok Şey Bildiğini Sanmamak” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
8. e – Yanıtınız yanlış ise “Soyutlamalardan Kaçınmak” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
9. c – Yanıtınız yanlış ise “Grup yapısı” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
10. b – Yanıtınız yanlış ise “Grup İçi Katılım” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
Sıra Sizde Cevap Anahtarı
Sıra Sizde 1
Objeler hakkında konuşma Süreçler hakkında konuşma Olaylar hakkında konuşma Kavramlar hakkında konuşma
Sıra Sizde 2
İzleyicileri otomobil yapım aşamaları hakkında bilgilendirmek.
Sıra Sizde 3
Bilgi doğru bir şekilde iletiliyor mu? Bilgi açık bir şekilde iletiliyor mu? Bilgi alıcı için anlamlı ve ilgi çekici bir hale getirilmiş mi?
Sıra Sizde 4
Giriş konuşmalarında genellikle asıl konuşmayı yapacak olanın takdiminin yanı sıra başlık konusunda da bilgi verilir. Başka bir deyişle giriş konuşmasının ana teması, “Sizinle konuşacak konuşmacı budur, konusu da budur” biçiminde yapılandırılır.
Sıra Sizde 5
En az iki kişiden oluşan ve aralarında sürekli bir etkileşim olan ve ortak bir amaç etrafında toplanmış insanlar topluluğudur.
Sıra Sizde 6
- Problemi tanımlama
- Problemi analiz etme
- Problemi çözmede ölçütler oluşturma
- Olası çözümler üretme
- En iyi çözümü seçme
Başvurulabilecek ve Yararlanılan Kaynaklar
Carlson, K. (1977). Speaking With Confidence: A Small Group Approach To Speech Communication. Dallas, TX: Scott-Foresman.
Eggland, W. (1991). Örgütlerde İletişim. Eskişehir: Anadolu Üniversitesi Yayınları.
Lucas, S. E. (1989). The Art of Public Speaking. New York: Random House.
Myeres, G. E. (1975). Communicating When We Speak. New York: McGraw Hill.
Özdemir, E. (1969). Erdemin Başı Dil. Ankara: TDK Yayınları.
Paksoy, M. & vd. (2001). Örgütsel İletişim. Eskişehir: Anadolu Üniversitesi AÖF Yayınları No: 533.
Ross, R. S. (1980). Speech Communication: Fundamentals and Practice. Englewood Cliffs, NJ: Prentice Hall.
Sproule, J. M. (1991). Speechmaking: An Introduction to Rhetorical Competence. Wm. C. Brown Publishers.
Taşer, S. (1978). Konuşma Eğitimi. Ankara: Türkiye İş Bankası Yayınları.
Taylor, T. J. (1987). Analysing Conversation: Rules and Units in The Structure of Talking. Oxford: Pergamon Press.
Yüksel, A. H. (1998). İletişim Biliminin Temelleri: Kavramlar, Kuramlar, Kültürel Boyut ve İletişim Bilimi Eğitimi Modeli. Eskişehir: Anadolu Üniversitesi Yayınları No: 279.
İlgili Yazılar:
- 11. İkna ve Konuşma Terimler Sözlüğü
- Halkla İlişkilerin Tanımı – Sıra Sizde Cevap Anahtarı
- Kamuoyu Bilgilendirme
- Basın Sözcülüğü/Duyurum
- 07. İkna Edici Konuşma
- 04. Konuşma ve Dinleme Becerileri
- Toplu İş Sözleşmesinin Türleri
- Sosyal Bilimlerde Temel Kavramlar – Özet
- 02. Halkla İlişkilerin Tarihsel Gelişimi
- Grafik Türleri




