03. Kişilerarası İletişim
Özgüven ve Motivasyon
Kendimize güven duymalı, inanmalı ve kendimizi önemli hissetmeliyiz, olumsuz düşüncelerden uzaklaşmalı, çevremizi, iletişim içinde olduğumuz kişi ya da kişileri izlemeli ve dinlemeliyiz. Kendi gücümüze, yeteneklerimize, sorumluluklarımıza sahip çıkarak kendimizle kuracağımız barışık bir iletişim, başkalarıyla iletişimimizi de iyileştirecektir. İçsel motivasyonun ön koşulu kendimize inanmak ve güvenmektir. İki aşaması vardır. İlk aşaması zihinseldir ve nereye gideceğimizi aklımızda oluşturmamızdır. İkinci aşaması, gideceğimiz yere varmak için harekete geçmektir. İçsel motivasyon düşünce ve eylemde başarının anahtarıdır. Başarılı bir içsel motivasyon için enerjiye gereksinimiz vardır. Kişinin harcaması gereken enerji, vücudunun ve aklının ne durumda olduğuyla ilgilidir. Sözü edilen enerji kişilik özelliklerimizle çok ilgilidir. Kişiliğimiz insanlara kısa zamanda birçok şey söyler.
Kişiliğimizin en sağlam kalelerinden biri özgüvendir. Özgüven de motivasyonun temellerindendir. Özgüven, kendimizi irdelememiz ve yeteneklerimizi, arzularımızı gerçekleştirebileceğimiz konusunda kendimize güvenmemizdir. Bizi bekleyen fırsatlar sınırsızdır ve heyecan vericidir. Kendimizi nasıl gördüğümüz, kendimize inancımız ve inancımızı başkalarına aktarabilme becerimiz bu fırsatları nasıl değerlendireceğimizi belirler. Özgüven kendini beğenmişlik değildir. İçsel gücü açığa çıkaran ve kişiye hareket cesareti veren alçakgönüllü incelemeye dayanır. Kendini ateşleyen kişi artılarını ve eksilerini bilir ve eksilerini sürekli artıya dönüştürür. Risk olsa bile hare kete geçmekten korkmaz, çünkü eylemin bir öğrenme süreci olduğunu bilir. Öz güven ve isteklendirme insanın yaşamında olumlu eylemlerin ortaya çıkmasını sağlar. En iyiyi ortaya çıkarma konusunda umudu ve olumlu düşünceyi kendimizde korumalıyız.
İnsanlar, birçok kez sonucun ne olacağından bütünüyle emin olana kadar harekete geçmezler. Diğer bir deyişle faaliyetlerine daha başlamadan, başarı güvencesi beklerler. Bu elbette tümden yanlış bir beklentidir. Çünkü fırsatlar ancak motive olmuş insanlara gelir. Bizler de güvence beklemeden eyleme geçmeli, en iyi yeteneklerimizi kullanarak amaçlarımızı gerçekleştirmeye çalışmalıyız. Başarısızlıklarımızdan yılmamalı, başarısızlıklarımızdan yapıcı dersler çıkartabilmeliyiz. Böyle düşünmek insanların içlerindeki en iyiyi ortaya çıkarmalarını sağlar. En iyiyi orta ya çıkarma konusunda umudu ve olumlu düşünce gücümüzü geliştirebilmeliyiz. Bu durum, kişiliğimizin bir özelliği olarak diğer insanlarla doğru ve yapıcı iletişim kurma becerimizi de geliştirir.

Özgüven ve motivasyonun iletişim davranışlarımız üzerindeki etkisini kendiniz ve yakın çevrenizden örneklerle tartışınız.
KİŞİLERARASI İLETİŞİM
İnsan toplumsal bir varlık olarak başkalarıyla birlikte yaşar. Bizler kendimizi ve dışımızdaki dünyayı başkalarıyla ilişkiye geçerek tanırız. Bu ilişki, iletişimle sağlanır. Kişilerarası iletişim olarak tanımladığımız bu iletişim biçimi, iki veya daha çok kişi arasında gerçekleşir. Kişilerarası iletişim, öncelikle bireyin kendisiyle iletişimini gerçekleştirme gücünü, becerisini gerektirir. Çünkü kişilerarası iletişim, kişinin kendisiyle kurduğu iletişimden geçerek diğer bir kişiyle olan ilişkisini gerçekleştirmesini sağlar. Dolayısıyla bu tür iletişimde, kişiler aynı anda hem kendi kendileriyle hem de diğerleriyle iletişime geçmektedirler.
Genel olarak, kaynağını ve hedefini insanların oluşturduğu iletişimlere kişilerarası iletişim demekteyiz. Bununla birlikte iletişim araştırmacılarının insanlar arasında gerçekleşen her tür iletişimi kişilerarası iletişim olarak tanımlamadıklarını da belirtmek gerekir. Özellikle, ilgili yayınlarda sosyal iletişim ve sosyal etkileşim terimleriyle kişilerarası iletişim teriminin bazen eş anlamlı, bazen de farklı anlamlarda kullanıldığı görülmektedir. Kaynak ve göndericinin insan olduğu iletişim biçimi olarak tanımlanan sosyal iletişimde gönderici ve alıcı arasında zaman ve mekân birliği bulunması şartı aranmaz. Örneğin bir salonda konferans verilmesi sosyal iletişim olarak adlandırılmaktadır. Gönderici ve alıcı arasında zaman ve mekân birliğinin bulunması durumunda ise, bu iletişim şekline “sosyal etkileşim” adı verilir.
Kişiler arası iletişimin, psikolojik nitelikte bir bilgi alışverişi olduğu kabul edilmektedir. Diğer yandan, kişiler arası iletişime katılanların “kendi adlarına” iletişim kurma koşulu da önemli olmaktadır. Yani kişilerin, bir takım toplumsal ya da kurumsal rollerle gerçekleştirdikleri iletişimler, kişiler arası iletişim olarak kabul edilmemektedir. Buna göre, bir trafik polisi ile sürücü arasında, kişiler arası değil, bir sosyal iletişim vardır. Çünkü trafik polisinin kurduğu iletişim, kişisel ve psikolojik değil, kurumsal rol ve statü ile kurulmaktadır. Fakat insanlar arasında gerçekleşen bir iletişimin psikolojik özelliğini her zaman kolayca saptamak kolay olmaz. Kurumsal rollerimizle kurduğumuz sosyal bir iletişim kolayca psikolojik özelliği öne çıkarak kişilerarası iletişime kayabilmektedir. Örneğin hata yapan sürücü, yanına yaklaşan trafik polisine “kusura bakma abi” dediğinde, sosyal olması gereken bir iletişim, psikolojik boyutu öne çıkarak kişilerarası iletişime dönüşebilir. Hele bir de sürücü yaptığı hatayı polis memurunun affetmesi için ısrar etmeye başladığında işin sosyal yönü yani resmiyeti iyice kaybolur.
Görüleceği gibi kişiler arası iletişimin kesin bir tanımını yapmak ve bu iletişim şeklini diğer iletişim türlerinden kesin çizgilerle ayırmak oldukça zordur. Bu nedenle, tanımı geniş tutarak, kişiler arasında gerçekleşen her türlü iletişimi “kişiler arası iletişim” olarak değerlendirebiliriz. Yüz yüze olan bütün iletişimler, bu arada mektup, elektronik mektup (e-mail) ya da telefonla yapılan haberleşme biçimlerini de kişiler arası iletişim kapsamı içinde sayabiliriz.
Kişiler arası iletişim, çeşitli konulardaki gereksinimlerimizi karşılama, isteklerimizi dile getirme, kendimizi başkalarına anlatma, başkalarıyla ilişki kurma ve sürdürme gibi amaçlarla gerçekleştirdiğimiz bir iletişim biçimidir. Kişiler arası iletişim, iletişimin amacı ve gerçekleştiği yer ve zamanın özelliklerine göre çeşitlilik gösterir. Bu çeşitlilik iki kişi arasındaki ilişkinin nedenlerine bağlı olarak da farklılaşır. Örneğin amirle karakolda, görev nedeniyle kurulan ilişki aynı amirle karakol dışın da kurulan ilişkiden farklı olacaktır.
Kişilerarası İletişim Sınıflaması
Kişiler arası iletişim, insanların yüz yüze kurdukları bir iletişim biçimi olduğu için sözlü ve sözsüz iletişim biçimleri aracılığıyla gerçekleşir. Bu nedenle kişiler arası iletişimi, sözlü ve sözsüz olmak üzere iki ana başlıkta sınıflandırabiliriz:
Kişiler Arası iletişim
Sözlü
___Dil
___Dil ötesi
Niyet edilmiş
Niyet edilmemiş
Sözsüz
___Yüz ve beden
___Bedensel temas
___Mekân kullanımı
___Araçlar
Niyet edilmiş
Niyet edilmemiş
İletişimde Dil ve Dil Ötesi
Sözlü iletişimler “dil ve dil ötesi” olmak üzere iki alt sınıfa ayrılmaktadır. İnsanların karşılıklı konuşmalarını hatta elektronik de dâhil olmak üzere mektuplaşmalarını “dille iletişim” olarak kabul edebiliriz. Dil-ötesi iletişim, sesin niteliği ile ilgilidir; ses tonu, sesin hızı, şiddeti, hangi sözcüklerin vurgulandığı, duraklamalar ve benzeri özellikler, dil-ötesi iletişim sayılır. Dille iletişimde kişilerin “ne söyledikleri”, dil-ötesi iletişimde ise “nasıl söyledikleri” önemlidir. Araştırmalar, insanların günlük yaşamda birbirlerinin ne söylediklerinden çok, nasıl söylediklerine dikkat ettiklerini göstermektedir. Karşımızdaki kişinin sözlerini seslendirme tarzı, söylenen sözün anlamını büyük ölçüde etkiler.
İsteyerek, farkında olarak yaptığımız konuşmalara “niyet edilmiş dil davranışı” adı verilir. Konuşurken dilimizin sürçmesi ise niyet edilmemiş dil davranışlarına bir örnektir. Bazı sözcüklerin üzerine basa basa konuşmamız ya da karşımızdakini korkutmak için bağırmamız niyet edilmiş dil-ötesi davranışlardır. Konuşurken farkında olmadan ses tonumuz alçalıp yükseliyorsa ya da sesimiz titriyorsa, bu durumda niyet edilmemiş dil-ötesi davranışlar söz konusudur. Konuşma ya da yazı olmaksızın da insanlar birbirlerine mesaj iletebilirler. Sözsüz iletişim olarak adlandırılan bu iletişim biçimi kendi içinde dört gruba ayrılır:
İlgili Yazılar:
- 09. Halkla İlişkiler ve İletişim Terimleri Sözlüğü
- İki-Yönlü Asimetrik İletişim
- İki-Yönlü Simetrik İletişim
- Halkla İlişkiler Nedir?
- 02. İletişim Süreci ve Öğeleri
- Nedensel Çıkarsamaların Boyutları
- Aile İçi İletişim
- Tüzel Kişiliğin Ehliyetleri
- 05. Sözlü, Yazılı ve Sözsüz İletişim
- Nedensel Çıkarsamalara Temel Oluşturan Özellikler




