Kayıt ol  |  Giriş
NotOku'yu +1'le
Ders: Banka ve Sigorta Hukuku      Ünite 3      20 Mart 2012 Ara     

03. Bankaların Faaliyetleri, Denetimleri ve Sona Ermeleri

Bankaların Faaliyetleri, Denetimleri ve Sona Ermeleri

Bir bankanın gerekli izinleri aldıktan sonra kurulup faaliyete geçmesi ile kastedilen, onun uğraş alanı olan bankacılık sektöründe üçüncü kişiler ile bankacılık işlemleri yapmak üzere ilişkiler kurmasıdır. Bu ilişkilerin konusu genelde mevduat toplama ve kredi kullandırmadır. Gerçekten banka mevduat toplama yolu ile oluşturduğu kaynağı, kredi verme şeklinde ekonomik yaşama intikal ettirmektedir. Ne var ki, mevduat toplama ve kredi verme bankaların tek işlemleri değildir. Bankalar bunlar dışında da çeşitli işlemler yapmaktadırlar.

Amaçlarımız

Bu üniteyi tamamladıktan sonra aşağıdaki sorulara yanıt verebilecek bilgi ve becerilere sahip olacaksınız:
– Mevduatın hukuki niteliği ve türleri nelerdir?
– Kredi nedir, kredi sınırları ve risk grupları Bankacılık Kanununda nasıl belirlenmiştir?
– Kredi sınırının hesaplanmasında uygulanacak esaslar nelerdir?
– Bankaların dış denetimi nasıl gerçekleşmektedir?
– Bankaların devir, birleşme, bölünme ve tasfiyesi nasıl gerçekleşmektedir?

Örnek Olay

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumundan X Bankası Yönetim Kuruluna Atamalar

Kamuoyuna duyurulduğu üzere, A Grubuna dâhil kişilere ait Y T.A.Ş.’nin yönetim ve denetimi ile hisse senetlerinin mülkiyeti Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (Fon) devredilmiştir. Adı geçen Bankanın Fona devredilmiş olması nedeniyle bu bankada doğrudan veya dolaylı olarak yüzde on ve daha fazla paya sahip kişiler Bankalar Kanununun amir hükümleri gereğince banka hissedarı olmanın gerektirdiği nitelikleri kaybetmiş bulunduğundan, aynı zamanda A Grubunun bir diğer bankası olan X Bankası A.Ş.’de de doğrudan veya dolaylı olarak yüzde on ve daha fazla paya sahip olan bu kişilerin X Bankası A.Ş.’deki temettü dışındaki diğer ortaklık hakları Bankalar Kanununun 8 inci maddesinin 2 numaralı fıkrasının (c) bendi uyarınca Fon tarafından kullanılacaktır. Bu kapsamda, Y T.A.Ş.’de de yönetim kurulu üyesi olan, X Bankası A.Ş. yönetim kurulu üyeleri MEK. ile OB. görevlerinden alınarak yerlerine HS. ile HE. atanmış bulunmaktadır. Diğer taraftan, X Bankası A.Ş. mevcut ortaklarının mülkiyeti altında faaliyetine devam etmektedir. Yeniden yapılandırma programı çerçevesinde yapılan inceleme sonucunda adı geçen Bankanın sermaye ihtiyacının bulunmadığı belirlenmiştir. Y T.A.Ş.’nin Fona devredilmiş olması nedeniyle banka hissedarı olma niteliğini kaybetmiş bulunan kişilere ait X Bankası A.Ş.’deki temettü dışındaki diğer ortaklık haklarının Fon tarafından kullanımına ilişkin uygulamaya, bu kişilere ait paylar Bankalar Kanununda belirtilen banka hissedarı olmanın gerektirdiği nitelikleri haiz kişilere devredilinceye kadar, devam olunacaktır.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun asli görevi Bankalar Kanununun 3 üncü maddesinde de tanımlandığı üzere, tasarruf sahiplerinin haklarını korumak ve bankaların düzenli ve emin bir şekilde çalışmalarını sağlamaktır. Adı geçen banka Kurumumuzun gözetim ve denetimi altında faaliyetlerini sürdürmektedir. Bu bakımdan gerek tasarruf sahiplerinin gerekse yatırımcıların endişe duymaları gerektirecek herhangi bir husus bulunmamaktadır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Kaynak: www.bddk.org.tr/turkce/duyurular/basinaciklamasi/190620002_bddkp_2.htm (Erişim tarihi 18.08.2006)

Anahtar Kavramlar

– Mevduat
– Dış Denetim
– Kredi
– Risk Grubu
– Kredi Sınırı

İçindekiler

– Giriş
Bağlantı Mevduat
Bağlantı Kredi
Bağlantı Bankanın Ortaklık Paylarına İlişkin Sınırlamalar
Bağlantı Bankanın Emtia ve Taşınmazları İle İlgili İşlemlerine İlişkin Sınırlamalar
Bağlantı Bankalarda Dış Denetim
Bağlantı Bankalarda Devir, Birleşme, Bölünme ve Tasfiye
Bağlantı Özet
Bağlantı Test Soruları
Bağlantı Yaşamın İçinden
Bağlantı Başvuru Kaynakları

Giriş

Bir bankanın gerekli izinleri aldıktan sonra kurulup faaliyete geçmesi ile kastedilen, onun uğraş alanı olan bankacılık sektöründe üçüncü kişiler ile bankacılık işlemleri yapmak üzere ilişkiler kurmasıdır. Bu ilişkilerin konusu genelde mevduat toplama ve kredi kullandırmadır. Gerçekten banka mevduat toplama yolu ile oluşturduğu kaynağı, kredi verme şeklinde ekonomik yaşama intikal ettirmektedir. Ne var ki, mevduat toplama ve kredi verme bankaların tek işlemleri değildir. Bankalar bunlar dışında da çeşitli işlemler yapmaktadırlar. Nitekim Bankacılık Kanunu m. 4, bankaların faaliyet konularını uzun bir liste halinde göstermektedir. Hatta bazı bankalar, mevduat kabul etmezler. Bu durumdaki bankalar mevduat dışında sağladıkları kaynakları kredi olarak kullandırırlar. Ancak gözden kaçırılmaması gereken nokta, bankaların temel işlevinin kredi kullandırmak olduğudur. Bu nedenle, bankalar yeterli likiditeye sahip olmak zorundadır. Ayrıca mevduat toplayan bankalarda, mevduat yatıranın parasını geri almak konusundaki talebinin, bankaca derhal yerine getirilmesi, ona duyulan güvenin bir gereği olarak ortaya çıkmaktadır. Geri alma talebinin hemen yerine getirilebilmesinin, bankanın o anda likit olanaklara sahip bulunması ile mümkün olabileceği açıktır (m. 46).

Şu halde, bir bankanın güvenilebilir olması, her şeyden önce likiditesinin güçlü olmasına bağlı bulunmaktadır. Bunun için de, bankanın elindeki kaynakları rasyonel, yani işlevlerini yerine getirebilecek ve sürekliliğini sağlayabilecek şekilde akılcı kullanması gerekmektedir. Böylece, kendisi için riskli olabilecek spekülasyonlardan kaçınarak, elindeki kaynakların belli bir bölümünü geleceğini ve sürekliliğini güvence altına almak üzere güvenli yatırımlara yönlendirmesi, geriye kalanı ise geriye dönmeme riskinin olabildiğince azaltıldığı güvenli bir sistem içinde kredi vermede kullanması yerinde olacaktır. Bankacılık Kanunu bir yandan bankanın kaynaklarının ne kadarını yatırımlarda kullanabileceğini belirlerken, öte yandan bankanın kullandırdığı kredilerin geri dönmeme riskini, bir kişiye kullandırabilecek en fazla kredi miktarını belirlemek suretiyle yaygınlaştırmayı hedef alan bir kredi sistemi getirmekte; bu arada banka kaynaklarının, banka sahiplerinin veya iştiraklerinin yararına kullanılmasını engellemektedir. Görülüyor ki, bankanın faaliyete geçmesi, gerçekte kaynak yaratması ve yarattığı bu kaynağı kullanması anlamına gelmektedir. Bankacılık Kanunu, kaynak yaratmanın en önemli yolu olan mevduat toplamayı ve kaynak kullanmanın banka açısından beklenilen şekli olan krediyi ayrı olarak düzenleme konusu yapmaktadır.

Bankalar uğraş alanları içinde üçüncü kişilerle kurdukları ilişkilerde güvenilir ve itibarlı bir banka olarak özenle hareket etmek zorundadırlar. Bu bakımdan bankalar ciddi bir sorumluluk altında bulunmaktadırlar. Kuruluşlarının Kurul iznine dayanmış olması, bu sorumluluktan kurtulabilmeleri olanağını büyük ölçüde ortadan kaldırmaktadır. Gerçekten bankanın üçüncü kişilerle Borçlar Kanunu m. 99 ve 100 uyarıca yapacağı sözleşme ile kendisini sorumluluktan kurtarabilmesi mümkün bulunmamaktadır.

Ayrıca bankaların, alanlarında uzman kuruluşlar olarak müşterilerini bilgilendirmeleri, yaptıkları işlemlerin sonuçları hakkında onları uyarmaları gerekmektedir. Her ne kadar bankalar ile ilişkiye giren tüccar, sanayi, ihracatçı gibi kişiler konularında bilgi ve deneyim sahibi olarak bu bilgilendirme ve uyarıya ihtiyaç duymasalar da, bankaların özellikle tüketici kredisi ve kredi kartı kullandırdığı veya mevduatlarını topladığı kesimler bilgilendirilmeye ve uyarılmaya mutlak olarak muhtaçtır (m. 76).

Dikkat

Borçlar Kanununun 99 ve 100. maddelerini okuyup, konu ile bağlantısını kurmaya çalışınız.