Kayıt ol  |  Giriş
NotOku'yu +1'le
Ders: Aile Ekonomisi      Ünite 3      3 Ocak 2015 Ara     

03. Aile ve Toplum İlişkileri

Amaçlarımız

Bu üniteyi tamamladığımızda;
– toplum bileşiminde ailenin rolü ve önemini açıklayabilmek,
– teknolojik, kültürel ve ekonomik alanlarda aile toplum etkileşimini açıklayabilmek,
– ailenin ekonomik yapısını etkileyen 4077 sayılı Tüketici Koruma Kanununu açıklayabilmek için gerekli bilgi ve becerilere sahip olacağız.

Öğrenmek Üzere Eve Yürüyüş

Deneyim: En acımasız öğretmen odur. Fakat en iyi öğreten öğretmen de odur.
C.S. Leıvis

İspanya’nın güneyinde Estepona isimli küçük bir kasabada büyüdüm. 16 yaşındayken bir sabah babam benden kendisini araba ile 30 kilometre uzaktaki bir köye götürmemi istedi. Ancak, onu Misaj’a bıraktıktan sonra arabayı bakım için yakındaki bir tamirhaneye götürüp bırakmam gerekiyordu. Araba kullanmayı daha yeni öğrenmiştim ve kullanmak için pek de fırsat çıkmıyordu. Onun için hemen kabul ettim. Babamı Misaj’a götürdüm ve öğleden sonra 4’te almaya söz verdim.

Sonra, arabayı tamirhaneye bıraktım. Birkaç saat vaktim vardı. Ben de, tamirhanenin yakınından bir sinemada bir-iki film izlemeye karar verdim. Fakat bu işten o kadar keyif aldım ki, bir-iki derken ipin ucu kaçtı. Son filmimi izledikten sonra saate baktığımda 6 olduğunu gördüm. İki saat geç kalmıştım.

Film izlediğimi öğrenirse babamın kızacağını biliyordum. Bir daha arabayı kullanmama izin vermezdi. Ona tamirhanede arabanın işinin uzun sürdüğünü söylemeyle karar verdim. Buluşacağımız yere vardığım zaman babamın köşede oturmakta olduğunu gördüm. Geç kaldığını için özür diledikten sonra ona arabanın işinin uzadığını söyledim. Bunun üzerine bana nasıl baktığını asla unutamam.

“Bana yalan söyleyebildiğin için çok üzüldüm, Jason.”
“Ne demek istiyorsun? Gerçeği söylüyorum. ”

Babam bana tekrar baktı. “Sen geç kalınca, tamirhaneyi aradım ve bir sorun olup olmadığını sordum. Bana senin henüz arabayı almaya gelmediğini söylediler. Yani araba ile ilgili bir sorun olmadığını biliyorum. “Birden ne kadar büyük bir suç işlediğimi anladım ve babama gerçeği itiraf ettim. Babam beni üzgün bir şekilde dinledi.

“Kızgınım, ama sana değil, kendime. Eğer sen bunca yıldan sonra bana yalan söyleyebiliyorsan demek ki ben iyi bir baba olamamışım. Kendi babasına bile yalan söyleyebilen bir çocuk yetiştirmişim. Eve yürüyerek dönecek ve bu arada neyi yanlış yaptığımı düşüneceğim. ”

“Ama baba, ev 30 kilometre uzakta ve bava karardı. O kadar yolu yürüyemezsin.” Babam ne özür dilemelerime, ne itirazlarıma, ne de diğer söylediklerime kulak asmadı. Onu hayal kırıklığına uğratmıştım. Babam tozlu yollarda yürümeye başladı. Ben de arkasından araba ile izliyordum ve durmadan özür diliyor ve arabaya binmesini rica ediyordum. Ama beni duymazdan geliyor ve sessiz, düşünceli ve üzgün bir şekilde yürümeye devam ediyordu. 30 kilometre boyunca 10 kilometre süratle onu takip ettim.

Babamın hem fiziksel, hem de duygusal olarak bu kadar acı çekmesine tanık olmak, hayatımın en üzücü ve acı veren deneyimi olmuştur. Ancak, aynı zamanda en büyük hayat dersini de bu olaydan aldığımı söylemeliyim. O zamandan beri asla yalan söylemedim.

Jason Bocarro

Anahtar Kelimeler

– Teknoloji
– Etkileşim
– İletişim
– Ayıplı mal
– Kapıdan satış
– Sözleşme

Dikkat

Bu üniteyi iyi anlayabilmek için genel sosyoloji kitaplarını dikkatle okuyunuz.

BAŞLARKEN

İnsan toplumsal bir varlıktır. Bütün toplumlarda ana amaç toplumun mutlu, huzurlu, rahat ve güvenli bir şekilde varlığını devam ettirebilmesidir. Bunu sağlayabilmek için her toplum kendisini oluşturan bireylere uymalarını beklediği ve istediği birtakım kurallar koyar. Bireylerin bu kurallara uymasını ister. Uymayanları da bu kurallara uydurmak için birtakım yaptırımlar geliştirir ve bu yaptırımları kullanarak bireyleri koymuş olduğu kurallara uymaları yönünde zorlar. Bu yaptırımlar çoğu kez derecesi farklı olan cezalardır. Ceza ise sevimsiz bir olaydır. Cezayı veren için de, alan için de uygulayan için de ceza istenmeyen bir durumdur. Bu nedenle hiç kimse çok zorunlu olmadıkça cezaya başvurmak istemez.

Ancak toplum koymuş olduğu kurallardan taviz vermek istemez, koymuş olduğu kuralların eksiksiz olarak uygulanmasını ister. Zaten aksi durum olur ise yani toplumun koymuş olduğu kurallara o toplumda yaşayan bireyler uymazlar ise veya kısmen uyarlar ise ya da bireylerin bir kısmı uyarken bir kısmı hiç uymaz bir kısmı da kısmen uyar ise o topluma derhal en hafif deyimi ile anarşi hakim olur. Anarşinin sonu ise terördür. Ne anarşi ve ne de terör hiçbir zaman hiçbir toplum tarafından hiçbir şekilde kabul görmez. Bütün toplumlar huzur, mutluluk, refah ve güven isterler ve bu özellikleri kurmak yaşatmak için çok büyük gayret gösterirler. İşte bu nedenle toplumlar koymuş oldukları kurallara o toplumda yaşayan bireylerin isteyerek içlerinden gelerek uymaları için önlemler alırlar. Sistemler geliştirirler. Cezai yaptırımlara başvurmadan bireylerin koymuş oldukları kurallara uymalarını sağlamaya çalışırlar. Bunu sağlamanın en sağlam yollarından bir tanesi toplumda birtakım kurumlar oluşturmaktır.

Toplumun koymuş olduğu bir kuralı dolayısı ile toplumun gerek duyduğu bir fonksiyonu yerine getirebilmek amacıyla oluşturulan bu kurumlar “sosyal kurum” olarak bilinirler. Sosyologlar sosyal kurumlan sosyal değerlerin sistemleri olarak kabul ederler. Sosyal kurumlar şu üç özelliği ihtiva eder. Birinci olarak bu kurumlar örgütlenmiş bir bütündürler. İkinci olarak düşünce, inanç, gelenek görenek ve mali öğelere sahiptirler ve nihayet üçüncü olarak süreklidirler.

Bütün toplumlarda bireylerin birarada düzenli bir şekilde huzurlu, mutlu, refah ve güven içerisinde yaşamalarını mümkün kılan ve toplumun koymuş olduğu kurallara bireylerin kendiliklerinden isteyerek uymalarını sağlayarak toplumu rahatlatan sonuçta topluma ve bireye mutlu, huzurlu, güvenli bir yaşama ortamı sağlayan bu sosyal kurumların en önemlilerini aile, yönetim, ekonomi, eğitim ve din olarak belirlemek mümkündür.

Söz konusu bu önemli sosyal kurumlar içerisinde aile diğer kurumlara temel teşkil eden en önemli bir sosyal kurumdur. Çünkü toplumların ilk gelişme aşamalarında ‘din, yönetim, eğitim, ekonomi” gibi diğer sosyal kurumlar öncelikle aile sistemleri içerisinde şekillenip gelişmişler, daha sonraları kültürel gelişmeye paralel olarak, aile kurumundan koparak bağımsız olmuşlardır.

İçindekiler

– Giriş
Bağlantı Toplumun Bileşimi Olarak Aile
Bağlantı Aile Toplum Etkileşimi
Bağlantı Ailenin Ekonomik Yapısını Etkileyen Yasalar
Bağlantı Özet
Bağlantı Test Soruları ve Cevapları
Bağlantı Yaşamın İçinden
Bağlantı Başvuru Kaynakları