Kayıt ol  |  Giriş
NotOku'yu +1'le
Ders: Anne-Baba Eğitimi      Ünite 3      3 Ağustos 2011 Ara     

03. Aile İçi İletişim

Amaçlar

Bu üniteyi çalıştıktan sonra;
– etkili kişiler arası iletişimin ne anlama geldiğini söyleyebilecek,
– iletişimlerde sözel olan ve olmayan mesajların oranlarını anlayabilecek,
– iletişimin etkili olabilmesi için gerekli olan ilkelerin neler olduğunu ve nasıl uygulanabileceklerini örnekleyebilecek,
– etkili iletişimi sağlayacak iletişim becerileriyle ilgili tartışabilecek,
– iletişimde etkili dinlemenin nasıl gerçekleştiğini açıklayabilecek,
– iletişimde etkili tepki vermenin türleri üzerine konuşabilecek,
– iletişimde engel oluşturabilecek tepki türlerine duyarlılık kazanabilecek,
– çatışmaların yaşam içindeki olağanlığı ile ilgili örnekler verebilecek,
– çatışma çözmede etkili çatışma çözme yollarını önerebilecek,
– bütün bu bilgileri üniteyle ilgili sorularla karşılaşıldığında yanıtlamak amacıyla kullanabileceksiniz.

Çalışma Önerileri

Üniteyi çalışmaya başlamadan önce:
– İletişimin yaşamınızdaki önemini düşünerek ne tür iletişimlerin sizi mutlu ya da mutsuz ettiğini keşfetmeye çalışınız.
– Kendinizi, diğer insanları ya da filmlerdeki kahramanları izlerken sözel olan ve olmayan mesajların nasıl verildiğini gözleyiniz.
– Çatışma kavramının size ne çağrıştırdığını ve sizin çatışmalarla nasıl başa çıktığınızı düşününüz.

Bu üniteyi çalışırken:
– Önceki gözlemlerinizle anlatılanlar arasında ilişkiler kurmaya çalışınız.
– Ünitede okuduğunuz bilgilere uygun örnekler bulmaya çalışınız.
– Bu bilgilerin hangi durumlarda nasıl kullanılabileceğini tasarlayınız.
– Aile içi iletişim ile ilgili bilgileri mesleki yaşamınızda nerede ve nasıl kullanabileceğinizi düşününüz.

Sorun Tanımı

Ayşe Hanım, iş çıkışında kızı Esra’yı alarak eve döndüğümle bir süre onunla oynamıştı ve artık yemek yapması gerekiyordu. Ancak kızı biraz daha oynamak istiyor, henüz babası eve gelmediği için annesinin peşinden ayrılmıyordu. Ayşe Hanım aslında kızını arılıyor ve oynamayı istiyordu. Öte yandan yorgun bir iş gününün sonunda dinlenmeyi de istiyordu. O gün işyerinde yanlış anlaşıldığı bir durum yaşamıştı. Doğrusu durumu düzeltmek için gösterdiği çabaların pek de fark yaratmamasının sıkıntısını yaşadığı için huzursuzdu. Eşi ile bu tür konuları konuşamadıklarını aklından geçirerek derin bir iç çekti. Onunla karşılıklı oturarak sıkıntılarını, neşelerini anlatmayı istiyordu. Eşi Hakan’dan istediği sorunlara çözüm bulması değildi. Ayşe, onun sadece dinlemesini ve anlamasını isliyordu. Kızlarının eğitimi, disiplini ile ilgili ne düşündüklerini paylaşmadıkları için, Esra’nın kafasını karıştıran çelişkili tepkiler veriyorlardı. Aslında eşi Hakan’ın iyi niyetli birisi olduğunun farkındaydı, ama birbirlerini anlamaya dayalı konuşamadıkları için karşılıklı yanlış anlamalar yaşadıklarını, birbirlerine kırgınlık ve kızgınlık duyguları biriktirdiklerini görebiliyordu.

Aklı bunlarla meşgulken birden kızının “Ama anne öyle yapma. Elim acıyor.” sözüyle irkildi. Dalgınlığından kızının elindeki oyuncağı gereksiz yere çekiştirdiğini fark etti. Hemen kızını öptü ve “Dalgınlığımı bağışla. Gel mutfakta bir şeyler hazırlayalım.” diyerek onu ikna etti. Az önceki durumu düşünürken, daha fazla ihmal etmeden uygun bir dille kocasıyla konuşmayı denemesi gerektiğine karar verdi. Bu haliyle ilişkisi ona doyurucu, keyifli gelmiyordu. Anlaşılmamışlık duygusunu fazla yaşamaktan ve sürekli kafasında senaryolar yazmaktan yorulduğunu hissediyordu. Kızına da o nedenle yeterince ilgi gösteremediğini fark ediyordu. O gün eşiyle konuşacaktı. O arada, kızıyla birlikte oyuna dönüştürerek hafif bir yemek yapıp masayı hazırladı. Ancak, uygun bir dille konuşma isteği, eşi geciktikçe meraklanması, kaygılanmasının yanı sıra ona kızgınlıkla bağırma, hesap sorma isteğine dönüşüyordu. Birkaç saat sonra içeri giren eşine aslında planlamadığı halde “Nerede kaldın? İnsan bir haber verir. Bıktım artık bu sorumsuzluklardan ve ilgisizliklerden!!” deyiverdi. Eşi ise şaşkın biçimde ne olduğunu anlamaya çalıştı bir süre. Arabanın arızalanmasından söz etmeye çalıştı, ama Ayşe Hanım duygularının önüne geçemeyerek gergin biçimde “Neyse boş ver. Hep böyle yapıyorsun” deyince Hakan da anlaşılmaya uğraşılmamanın kırgınlığını yaşayarak sustu ve suratını astı. Ayşe Hanım, aslında onun için kaygılandığını söylemek istediğinin farkındaydı ama artık nasıl söyleyebileceğini de bilemiyordu. Kızgınlığı, pişmanlığa dönüşmüştü. Bu arada Esra, kocaman gözlerle neler olup bittiğini anlamaya çalışıyor, sessizce bir köşede bekliyordu.

Giriş

Neredeyse tüm canlılar iletişim kurarlar. Ancak sadece insanlar sembolleştirmeyi ve konuşmayı başarabilirler. Bu sayede insanlar, birbirleriyle düşüncelerini, duygularını, beklentilerini, bildiklerini paylaşabilirler. Aristo’nun 2300 yıl önce söylediği “Herhangi bir kimse öfkelenebilir. Bu kolaydır. Ne var ki doğru insana doğru derecede, doğru zamanda, doğru maksatla ve doğru biçimde öfkelenmek işle bu zordur.’!” cümlesi bütün iletişim süreci için de geçerli olabilecek öğelere sahiptir. Paylaşmak istediklerimizi, doğru insan ya da insanlarla, doğru zamanda, doğru maksatla ve doğru biçimde paylaşabilmek zordur.

Günümüz toplumlarında iletişim sürecini anlamak ve etkili iletişim koşullanın kazandırmak son derece önemli hale gelmiştir. Bunun nedenlerinden birisi etkili iletişimin insanların yaşamlarını daha anlamlı ve etkili hale getirmedeki rolüdür. Bütün insanlar bir biçimde iletişim kurarlar. Ancak her zaman etkili, sağlıklı iletişim kuramayabilirler.

İçindekiler

Bağlantı Aile Sistemi
Bağlantı Kişiler Arası İletişim
Bağlantı İletişimde Mesaj Verme Yolları
Bağlantı Sağlıklı İletişimin İlkeleri
Bağlantı İletişimin Geliştirilmesine Yarayacak Bazı Beceriler
Bağlantı İletişimi Engelleyen Bazı Tepki Türleri
Bağlantı İlişkilerde Sık Yaşanan Bir Olgu Olarak Çatışma
Bağlantı Okulöncesi Öğretmenlerinin Mesleki Rolü
Bağlantı Özet
Bağlantı Test Soruları
Bağlantı Düşünelim, Tartışalım
Bağlantı Başvuru Kaynakları