Kayıt Ol  |  Giriş
NotOku'yu +1'le
Açıköğretim fakültesi (AÖF) e-öğrenme eğitim portalı
21.10.2014
Ders: Davranış Bilimlerine Giriş      Ünite 2      1 Temmuz 2011 Ara     

02. Sosyolojinin Ortaya Çıkışı ve Kuramsal Yaklaşımlar

Ses Klibi: Bu ses klibini oynatabilmek için Adobe Flash Player (Version 9 veya üzeri) gereklidir. Güncel versionu indirmek için buraya tıkla Ayrıca tarayıcında JavaScript açık olmalıdır.

Sosyolojinin Ortaya Çıkışı ve Kuramsal Yaklaşımlar

Amaçlarımız

Bu üniteyi çalıştıktan sonra;
- ilk ve ortaçağdaki toplumsal düşüncenin temellerini inceleyecek
- sosyolojinin bir bilim dalı olarak ortaya çıkmasında rol oynayan etkenleri açıklayacak,
- ilk sosyologların toplum konusundaki düşüncelerini ve sosyolojinin üç temel yaklaşımı olan fonksiyonalist, çatışma ve etkileşimcilik yaklaşımlarını açıklayacak,
- yeni yaklaşımlardan sosyal alışveriş kuramı ve feminist kuramı tartışmaları ile inceleyebileceksiniz.

Karl Marx, gerek ekonomi gerekse sosyoloji alanında yaptığı çatışmalarla dünyada birçok kişiyi etkisi altına almış önemli bir sosyal bilimcidir.

Marx’ın yaşamı ise tam bir çelişkiler yumağıdır. Almanya’nın Trier kentinde doğan Marx, 1841′de doktorasını kazanmış ve daha sonra bir gazetede editör olarak çalışmaya başlamıştır. Fakat Marx ‘m derlet otoritelerine yönelttiği ardı arkası kesilmeyen toplumsal eleştiriler, onu Almanya’dan Paris ‘e göç etmeye zorlamıştır. Daha sonraki dönemde yaşadığı çelişkiler onu Fransa’dan da kaçmaya mecbur etmiş ve ölünceye kadar da Londra’da zamanının büyük bir kısmını kütüphanede geçirerek yaşamıştır.

Karl Marx, Max Weber ve Emile Durkheim gibi sosyolojinin gelişiminde gerçekten önemli katkıları olmuş sosyal bilimcilerden birisidir. Fakat, Amerikalı sosyologlar 1960’lara kadar Marx’ın düşüncelerine çok az ilgi göstermişlerdir. Peki, bunun nedeni nedir? Bunun cevabı, Marx’ın endüstriyel-kapitalist topluma açıkça yönelttiği eleştiride yatar. İlk dönem sosyologları genellikle onun fikirlerini ciddi bilimsel çalışmalar olarak görmemiş, sadece “politika ” olarak değerlendirerek gözardı etmişlerdir. Fakat, Marx’a göre bilim politika idi. Birçok sosyolog Max Weber’in ileri sürdüğü ve araştırmacıların kendi değerlerinin en aza indirgeyerek ya da gizleyerek araştırma yapmaları gerekliği anlayışını savunurlarken, Marx değerleri düşünüş biçiminin tam merkezine yerleştirmiştir.

Marx yalnızca toplumu gözlemlemekle kalmamış, kapsamlı bir toplumsal değişme kuramı ortaya atmıştır. Değerlerin, tüm düşünceleri nereye kadar şekillendirdiğine dikkat etmeliyiz ki, Marx’ın toplumsal analizi de sosyolojide önemli bir yaklaşım olarak hak ettiği ilgiyi sonunda görebilsin.

Kaynak: MACIONIS. John J. and Ken PLUMMER. Sociology a Global Introduction, Prentice Hall, 1998.

Dikkat

Bu ünitede verilen kısa bilgi size sadece yol gösterici niteliktedir. Diğer kaynaklara ulaşarak bu yöndeki bilgilerinizi geliştirin.

İçindekiler

- Giriş
Bağlantı İlk ve Orta Çağda Toplumsal Düşünce
Bağlantı Sosyolojinin Ortaya Çıkışı ve Bunu Hazırlayan Etkenler
Bağlantı Sosyolojide Kuramsal Yaklaşımlar
Bağlantı Sosyal Alışveriş Kuramı ve Feminist Kuram
Bağlantı Türkiye’de Sosyoloji
Bağlantı Özet
Bağlantı Test Soruları
Bağlantı Düşünelim Tartışalım
Bağlantı Başvuru Kaynakları

GİRİŞ

Sosyoloji ne zaman başladı? Bu soruya cevap verebilmek bazı bakımlardan hiç de kolay değildir. Örneğin, İsa doğduğu zaman, Eski Yunanlılar ve Romalılar insan davranışlarına ilişkin karmaşık bir felsefi görüşe sahiptiler. Hatta çok eski insanlarda bile toplumsal yasamın nasıl olduğuna ilişkin bir takım çabaların var olduğunu biliyoruz. Onlar bile kendi kendilerine, neden savaşıyoruz; neden bazı insanlar daha zengin ve güçlüdür şeklindeki sorulara cevaplar bulmaya çalışmaktaydılar. Ancak onların cevapları daha çok hurafelere, mitolojiye, sihre, batıl inançlara veya yıldızların o anki yerlerine dayalıydı. Yani düşüncelerini doğrulama diğer bir deyimle sınama şansına sahip değildirler. Yaptıkları gözlemler çoğunlukla yeterli değildi.

Bütün bilimler gelişmelerini bir takım teorilere bağlı olarak açıklamaktadırlar. Bu teoriler sistematik araştırmalarla doğrulanır veya çürütülür. Yani yanlışlıkları gösterilerek bırakılır. Bu nedenle sosyolojinin de uzun bir geçmişi ve bir kuramsal gelişimi bulunmaktadır. İşte bu ünitede çok kısa da olsa bu gelişimi anlatmaya çalışacağız.

Bir Cevap Yazın

*