Kayıt ol  |  Giriş
NotOku'yu +1'le
Ders: Girişimcilik      Ünite 2      20 Mayıs 2009 Ara     

02. Girişimcilikte Yaratıcılık

Ses Klibi: Bu ses klibini oynatabilmek için Adobe Flash Player (Version 9 veya üzeri) gereklidir. Güncel versionu indirmek için buraya tıkla Ayrıca tarayıcında JavaScript açık olmalıdır.

Yaratıcılık son yıllarda en çok aranan yetenek olmuştur. İnsanların daha sorunsuz ve kolay yaşayabilmeleri için ihtiyaçlarını, sınırlı olan kaynakları iyi kullanarak ve koruyarak gidermesi gerekmektedir. İhtiyaçları karşılamaya yönelik fayda sağlayan mal ve hizmetlerin bulunması, bunların üretim ve dağıtımı için her zaman insanların yaratıcılıklarına gerek duyulmuştur. Hatta son yıllarda rekabetin küresel boyut kazanmasıyla rekabet üstü değer elde edebilmek için yaratıcılık aranır olmuştur.

Bu özelliği ile yaratıcılık; yeni bir girişim doğarken özgün iş fikirleri bulmada, yaşamını sürdürmeye ve büyümeye çalışan girişimlerin tüm fonksiyonlarında eskiye göre daha sık kullanılan bir strateji olmuştur. Yaratıcılık geliştirilebilen bir yetenektir. Bu ünitede, kavram olarak yaratıcılık, yaratıcılık hakkında bu güne kadar bilinen ve söylenen yaygın düşünceler, yaratıcılığın gerçekleşmesini sağlayacak faktörler, yaratıcılık aşamaları ve teknikleri konuları açıklanacaktır.

Amaçlarımız

Bu üniteyi tamamladığımızda;
– yaratıcılık kavramını ve yanlış yaratıcılık anlayışlarını açıklamak,
– yaratıcılığın gerçekleşmesini sağlayacak faktörlerin neler olduğunu ve bu faktörlerin yaratıcılığı nasıl etkileyebildiğini belirtmek,
– tutum ve davranışların bireysel ve örgütsel yaratıcılığa etkilerini sıralamak,
– yaratıcılığın hangi aşamaları kapsadığını ve yaratıcılık tekniklerini ifade etmek,
– yaratıcılık-yenilikçilik-girişimcilik arasındaki ilişkiyi değerlendirmek için gerekli bilgi ve becerilere sahip olmak.

Örnek Olay

Yaratıcılık Konusunda İngiltere Yaklaşımı Siebert Head adlı uluslararası paketleme, tasarım ve kimlik danışmanlığı firmasının planlama ve geliştirme müdürü İngiliz Simon Sholl şunları söylemektedir. “İngilizler yaratıcılıkta meşhur olmuş olabilirler, ancak fikirlerini yeniliğe dönüştürmeleri sorunludur”. Sholl, İngilizlerin yenilik yapma tarzlarını değiştirmeyi istemektedir. Bunun da pek kolay olmadığını, ancak köklü değişikliklerle mümkün olabileceğini savunmaktadır. Bu iddiasını çarpıcı bir imgeyle anlatır “deli gömleği içinde aşk yapmayı isteyecek insan sayısı tonla değildir”. Bu durumun zahmetli ve rahatsız edici olduğu kadar, eğlenceli de olmadığını söylüyor. Yaratıcılığa kuşkuyla bakıldığı veya alaya alındığı bir ortamda, İngiliz yönetici ve pazarlamacıların çoğunun yaptığı şey bundan farklı değildir.

Yoğun yaratıcılık gerektiren alanlardan olan pazarlama ve marka geliştirme işinde çalışan Sholl şu soruyu soruyor; “İngiliz kuruluşlarında yaratıcılığı engelleyen, yenilik yapmaktan alıkoyan şey nedir?” Yaptığı araştırmalara göre, İngilizler yenilik yapma konusunda kendi kendilerine uyguladıkları baskı miktarı bakımından on üç batılı sanayi ülkesi içinde on ikinci sırada yer almaktadır. Bu şu anlama gelmektedir; İngilizler yaratıcı olma konusunda kendi kendilerini motive etme konusunda başarılı sayılamazlar, yenilikçiliği doğal ve sezgisel bir şey haline getiren yaratıcı bir kültüre sahip değiller. Ayrıca yeniliğin de pek de önemli olmadığını düşünüyorlar. Acaba neden?

Birincisi toplumun sınıfsal yapısı, ikincisi eğitimdir. Sholl İngiliz toplum yapısını eleştiriyor “beyefendiler ve meslek adamları ayırımı bize sanayi devriminden miras kalmıştır” diyor. Sanayi devriminden kalan bu mirasın esas içeriği beyefendiler olarak tanımlanan zengin insanlarla eğitimli meslek adamları arasındaki “parayı ben ödüyorum benim dediğimi yapacaksın” ilişkisinden doğan güvensizlik ortamı, yeniliğin gelişmesini engellemektedir. Bu durum göreceli sınıfsız toplum olan İskandinav ve Almanya’ da tamamen farklıdır. Yaratıcılık bir meslek olarak görülmektedir.

Sholl, bu sınıf sisteminin özelliklerinin, eğitim sistemine de yansıdığını söyler. Eğitim sistemi, “soru sormayı bırak da öğren” ilkesine dayalıdır. Halbuki diğer eğitim sistemlerinde hayal gücü önemlidir. Yaratıcılıkta başarı gösterenler, gördükleri eğitim sayesinde değil, o eğitime rağmen bunu becerenlerdir. Sholl durumu şöyle özetliyor; yaratıcılığın marjinalleşmesine, yeni fikirleri yönetmede beceriksizlik, gücün insiyatifi boğacak şekilde kullanılması, bilginin astları ezmek için istismar edilmesine hiç şüphesiz farklı kültürlerde rastlamak mümkündür. Sholl bu engellerin hepsinin İngilizlere has olduğunu ileri sürmektedir. Peki bunun için ne yapmalı; yaratıcı ve yeniliği teşvik için, Sholl diyaloga ve fikirlere önem veren Sokratçı öğrenim modelinin benimsenmesi, ticarete saygı gösterilmesi ve profesyonel politikaya son verilmesiyle bu sorunun aşılacağını düşünmektedir. Ayrıca atılımcı bir kültür yaratılması, kabile kültürü yerine liyakat düzenini kuvvetlendiren kültüre geçilmesini önermektedir. Son söz olarak şunu söylemektedir. “Yenilik, satılabilir ürünler yaratılabilecek şekilde, teknikle içgüdüyü birlikte yönetmenin bir biçimidir”.

Kaynak: Barker, A. (2002). Yenilikçiğin Simyası. İstanbul: Mess, ss. 64-69.

Anahtar Kavramlar

– Yaratıcılık
– Motivasyon
– Tutum ve Davranış
– Hata ve Risk
– Düşünce
– Kavram
– Sıcak Takımlar
– Odaklaşma
– Beyin Fırtınası
– Ters Beyin Fırtınası
– Hayal Etmek

İçindekiler

Bağlantı Yaratıcılık Kavramı
Bağlantı Yaratıcılık Hakkında Yaygın Düşünceler

Bağlantı Yaratıcılığın Gerçekleşmesini Etkileyen Faktörler

Bağlantı Yaratıcılığın Aşamaları

Bağlantı Yaratıcılık Teknikleri

Bağlantı Yaratıcılık-Yenilik-Girişimcilik
Bağlantı Özet
Bağlantı Test Soruları
Bağlantı Yaşamın İçinden
Bağlantı Sıra Sizde Cevap Anahtarı
Bağlantı Başvuru Kaynakları