02. Finansal Sisteme Genel Bakış: Finansal Aracılar ve Finansal Sistemin Düzenlenmesi
Eksik Bilgilenme Maliyetlerini Minimize Etmek
Finansal piyasalarda var olan işlem maliyetleri finansal aracıların ve dolaylı finansmanın sistemde üstlendiği rolün önemini kısmen açıklayabilmektedir. Söz konusu unsurların finansal sistem açısından taşıdığı önemin diğer boyutu bir başka maliyet unsuru olan eksik bilgilenme maliyetleri (asimetrik enformasyon) ile ilgilidir. Finansal piyasalarda bir finansal işlemi gerçekleştiren taraflar doğru karar verebilmek için, genellikle karşı tarafı yeteri kadar tanımamaktadırlar. Bu durum eksik bilgilenme olarak adlandırılmaktadır. Örneğin, kredi alarak borçlanan bir kişi, aldığı kredi ile gerçekleştireceği yatırımın potansiyel getirisi ve potansiyel riskleri ile ilgili olarak kredi açandan daha fazla bilgiye sahiptir. Kredi açan tarafın bu konudaki bilgi açığı veya eksik bilgiye sahip olması, finansal sistemde iki tür sorunun doğmasına neden olur. Bu problemlerin birisi, gerçekleştirilen finansal işlemin öncesi, diğeri ise finansal işlemin gerçekleştirilmesinden sonrası ile ilgilidir.
Bir finansal işlemin gerçeklemesinden önce eksik bilgilenme nedeniyle ortaya çıkan maliyete ters seçim (adverse selection) adı verilmektedir. Finansal piyasalarda kötü kredi riskine sahip olan (yani alacakları kredi ile arzulanmayan -ters- sonuçların doğmasına yol açabilecek olan) potansiyel borçluların, genellikle güçlü bir kredi talebine sahip oldukları ve tercih edilme olasılıklarının yüksek olduğu bilinmektedir. İşte bu durum ters seçim sorununun ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Ters seçim nedeniyle kredi riski kötü olanlara kredi açılması olasılığı yüksek olduğu için, kredi verenler hiçbir şekilde kredi açmamaya karar verebilir ve bu durumda düşük kredi riskine sahip olduğu halde piyasadaki iyi bir yatırım fırsatını kaçıran firmalar bulunabilir.
Ters seçim gibi bir sorunun neden ortaya çıktığını daha iyi kavrayabilmek için, kredi açabileceğiniz Mustafa ve Hüseyin adında iki arkadaşınız olduğunu kabul edelim. Mustafa oldukça muhafazakâr bir yapıya sahip ve ancak aldığı borcu geri ödemesine olanak tanıyacak bir yatırım fırsatı bulduğu zaman borçlanan bir kişiliğe sahip olsun. Bunun aksine, diğer arkadaşınız Hüseyin ise 1 milyar lira borç bulabilse kısa sürede zengin olacağını iddia eden ve bulduğu parayı hemen kumara yatıran bir kumar tutkunu olsun. Ancak, kısa yoldan zengin olmaya çalışan diğerleri gibi Hüseyin’in de borçlanacağı 1 milyar lirayı kaybetme olasılığı oldukça yüksektir.
Bu arkadaşlarınızdan hangisinin gelip sizden borç isteme ihtimali yüksektir? Şüphesiz Hüseyin; zira sizden alacağı borç ile kazanabileceğini umduğu para çok yüksektir. Ancak siz, Hüseyin’e borç vermek istemezsiniz; çünkü Hüseyin’in yapacağı yatırımın boşa gitmesi ve sizden aldığı borcu geri ödeyememesi olasılığı çok yüksektir.
Eğer arkadaşlarınızın her ikisini de çok iyi tanıyorsanız (yani arkadaşlarınız hakkında eksik bir bilgiye sahip değilseniz) ortada bir sorun yoktur. Hüseyin’in kötü bir kredi riskine sahip olduğunu bildiğiniz için kendisine kredi açmaktan kaçınırsınız. Ancak, bu arkadaşlarınızı çok iyi tanımadığınızı varsayarsak, bu kişiler sizden 1 milyar TL borç istediği zaman, karşınıza çok güçlü bir taleple çıkması nedeniyle tercihiniz büyük bir olasılıkla Hüseyin’den yana olacaktır. Örneğin, Hüseyin’in teklif edeceği faiz oranı, büyük bir olasılıkla Mustafa’nın önereceği faizden yüksek olacaktır. Ters seçim yapma olasılığınız nedeniyle her iki arkadaşınızda borç vermeme kararı da alabilirsiniz. Böyle bir durumda, çok iyi bir kredi riskine sahip olan ve değerli bir yatırım fırsatı yakalamış olan Mustafa’nın da gerekli fonu bulamaması nedeniyle bu yatırımı hayata geçiremeyeceğini gözden uzak tutmayınız.
Eksik bilgilenme nedeniyle finansal işlemin gerçekleşmesinden sonra ortaya çıkan maliyet ise kötü niyet (moral hazard) olarak adlandırılmaktadır. Finansal piyasalarda kötü niyet, borç alan kişinin kredi açan açısından arzulanmayan (yani geri ödeme yapılamayacak bir işe yatırım yapmak gibi) faaliyetlere girişmesi riskidir. Kötü niyet, alınan kredinin geri ödenmesi olasılığını azalttığı için fon fazlasına sahip olanlar kredi vermemenin daha iyi olacağı kararına varabilirler.
Örneğin; üniversite öğrencilerinin dönem ödevlerini yazmak için bir bilgisayar alacağını, böylece önemli miktarlarda para kazanacağını ve borcunu kısa sürede geri ödeyeceğini söyleyen bir diğer arkadaşınız Kemal’e 1 milyar TL borç verdiğinizi kabul edelim. Ancak, Kemal’in sizden parayı aldığı gibi karşısına çıkan ilk ganyan bayiinde at yarışı oynamaya gittiğini düşünelim. Eğer 1′e 20 veren bir oyun oynarsa ve sizin paranızla kazanırsa, size olan 1 milyar TL borcunu kolayca ödeyebileceğini ve kalan 19 milyar TL ile yaşamın tadını çıkarabileceğini düşünmektedir. Kemal, bu parayı kaybederse, paranızı size geri ödeyemeyecek ve kaybettiği şey güvenilir, dürüst bir arkadaş olma imajı olacaktır. Bu durumda Kemal’in at yarışını tercih etme olasılığı yüksektir. Çünkü doğru ata oynarsa elde edeceği kazanç (19 milyar TL), yanlış ata oynaması durumunda uğrayacağı kayıptan (güvenilir bir arkadaş olma imajı) daha büyüktür. Arkadaşınızın, tüm şans oyunlarında olduğu gibi, bu parayı kaybetmesi kesin gibidir. Eğer arkadaşınızın ne yapacağını biliyor olsanız, at yarışı oynamasına ve kötü niyet sorunu yaratmasına engel olabilirisiniz.
Ancak, arkadaşınızı paranızı geri ödeyinceye dek günlerce takip edemeyeceğinize göre (yani onun ne yaptığı konusundaki bilginiz eksik olduğuna göre) ona engel olmanız da söz konusu değildir. Bu nedenle Kemal’in at yarışlarına gitmesi ve paranızı geri ödememesi olasılığı oldukça yüksektir. Görüldüğü gibi, sizden aldığı borçla arkadaşınızın ne yaptığını bilememeniz nedeniyle, yani eksik bilgiye sahip olmanız nedeniyle, arkadaşınızın at yarışı oynaması ve parayı kaybetmesi, dolayısıyla sizden aldığı borcu geriye ödeyememesi olasılığı oldukça yüksektir. Vereceğiniz parayla sözü edilen tez yazımı işinin hayata geçirilmesi durumunda paranızın geri ödeneceğinden emin olsanız bile, kötü niyet riskinin bulunması Kemal’e bu parayı vermekten vazgeçmenize yol açabilir.
Görüldüğü gibi, eksik bilgilenme nedeniyle ortaya çıkan ters seçim ve kötü niyet maliyetleri, finansal piyasaların üstlendiği fonksiyonları tam olarak yerine getirmesinin önünde bulunan önemli bir engel konumundadır. Finansal aracılar bu sorunların hafifletilmesinde önemli rol oynayabilirler.

Ters seçim ve kötü niyet sorunlarının ayrıntılı incelemesi konusunda daha ayrıntılı bilgiyi Parasız, İ. (2003). Para, Banka ve Finansal Piyasalar. Bursa: Ezgi, s. 325-385′de bulabilirsiniz.
Ekonomide yer alan finansal aracılar devreye sokulduğunda, yukarıda sözü edilen sorunlar büyük ölçüde çözüme kavuşacaktır. Finansal aracıların yer aldığı bir ortamda, küçük tasarruf sahipleri, ellerindeki fonlarla finansal piyasalara çıkarak güvendikleri finansal aracı kurumlara bu fonları kredi olarak veririler. Bu fonları borç olarak elde eden finansal aracı kurum da kredi açarak veya menkul kıymet satın alarak kullandırır. Başarılı finansal aracılar, kötü ve iyi kredi riskini bir bireye göre daha iyi inceleyebilecekleri ve böylece ters seçime bağlı olarak uğrayacakları kayıpları azaltabilecekleri için, kullandırdıkları fonlardan elde edecekleri getiri de daha yüksek olacaktır. Öte yandan finansal aracılar, kredi verdikleri kişi ve kurumların izlenmesinde uzmanlaştıkları için, kötü niyet sorununun neden olacağı kayıpları da en aza indirebilecekler ve dolayısıyla kullandırdıkları fonlardan daha yüksek getiri elde edebileceklerdir. Sonuçta, finansal aracı kurumlar borçlandıkları tasarruf sahiplerine faiz ödemelerine ve bu kişilere önemli hizmetler sunmalarına karşın, yine de kâr elde edebilmektedirler.
Finansal aracı kurumların bu fonksiyonu yerine getirmelerindeki başarıları ekonomik birimlerin büyük bir kesiminin ellerindeki fonları bu kurumlara götürdükleri ve kredi almak isteyenlerin de bu kurumları kullandıkları düşünüldüğünde kendiliğinden ortaya çıkar. Bu sayede finansal aracılar fon fazlası bulunanlardan fon açığı olanlara fon transferi işleminde finansal piyasalara yardımcı olarak, ekonomik etkinliğin arttırılmasında önemli bir rol üstlenmektedirler. Finansal aracıların sağlıklı işlemediği bir ekonomide, ürettim potansiyelinin tam olarak kullanılabilmesi mümkün değildir.
![]()
Ülkemizde faaliyet gösteren aracı kurumlardan bankaların etkinliği ile ilgili olarak, www. bddk. org. tr sitesinde “Yayınlar/raporlar/çalışma raporları” linki izlenerek, yapılan çalışmalar okunabilir.
İlgili Yazılar:
- 01. Finansal Sisteme Genel Bakış: Finansal Piyasalar ve Finansal Araçlar
- Sözleşme Türleri II – Vekalet, Kefalet, Finansal Kiralama, Franchise, Factoring Sözleşmeleri – Yaşamın İçinden
- 12. Finansal Ekonomi Terimler Sözlüğü
- 01. Finansal Sistem, Finansal Kurumlar ve Bankalar
- Ortaçağ Avrupa’sında Teşebbüs ve Kredi Alanındaki Gelişmeler
- Sözleşme Türleri II – Vekalet, Kefalet, Finansal Kiralama, Franchise, Factoring Sözleşmeleri – Tartışma
- 18. Finansal Sistem ve Kurumlar
- Türkiye Verilerine Bakış
- 15. Sözleşme Türleri II – Vekalet, Kefalet, Finansal Kiralama, Franchise, Factoring Sözleşmeleri
- Finansal Kiralama (Leasing) Sözleşmesi





[...] This post was mentioned on Twitter by NotOku, NotOku. NotOku said: Yeni yazı: 02. Finansal Sisteme Genel Bakış: Finansal Aracılar ve Finansal Sistemin Düzenlenmesi (http://cli.gs/bGe1j) [...]