Kayıt ol  |  Giriş
NotOku'yu +1'le
Ders: İdare Hukuku      Ünite 2      24 Haziran 2009 Ara     

02. Anayasa ve İdare

Bu ünitede Anayasa’da yer alan ve İdareyi bağlayan ilkeler incelenmektedir. Anayasa’nın, İdare ile doğrudan doğruya ilgili olan merkezden yönetim, yerinden yönetim ve idarenin bütünlüğü ilkeleri konusunda ayrıntılı bilgi verilmektedir. Bu üniteyi çalışırken 1982 Anayasası’nı elinizde bulundurmanız ve hukuk devleti ilkesi ile laiklik ilkesini Anayasa Hukuku kitabınızdan okumanız yararlı olacaktır.

Amaçlarımız

Bu üniteyi tamamladığımızda, aşağıdaki bilgi ve becerilere sahip olacaksınız:
– Anayasa’da yer alan ve idareyi bağlayan ilkeleri saptayabileceksiniz.
– İdarenin kuruluş ve işleyişine esas alınan merkezden yönetim-yerinden yönetim ilkelerini belirleyebileceksiniz.
– Kamu tüzelkişiliği kavramını tanımlayabileceksiniz.
– İdarenin bütünlüğü ilkesini açıklayabileceksiniz.
– Hiyerarşi ve idari vesayet kavramlarını ayırt edebileceksiniz.

Türk idare teşkilatı

Örnek Olay

4113 sayılı Yetki Yasası’na dayanılarak çıkartılan 560 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile daha önce belediyeler tarafından yürütülmekte olan gıda üretim yerlerinin ruhsatlandırılması ve denetimleri ile ilgili yetkiler, Sağlık Bakanlığı’na verilmiş ve bu görevlerin yerine getirilmesi ile ilgili usul ve esasların, çıkarılması öngörülen yönetmelikte düzenlenmesi kabul edilmiştir.

Sağlık Bakanlığı, sözü edilen yönetmeliğin hazırlanıp yürürlüğe konulmasına kadar idari hizmetlerin devamlılığını sağlamak amacıyla bir genelge yayınlamıştır. Bu genelgede, yasal düzenlemenin öngördüğü yönetmelik yürürlüğe girene kadar çalışma izin başvurularının yürürlükteki gayri sıhhi müesseseler mevzuatı çerçevesinde sonuçlandırılması öngörülmüştür.

T Belediye Başkanlığı, Anayasa’nın 127. maddesinin mahalli idarelerin görev ve yetkilerinin yerinden yönetim ilkesine uygun olarak yasayla düzenleneceği hükmüne karşın, 560 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve genelgenin, yasaların tanıdığı yetkiyi merkezi idare ve buna bağlı birimlere verdiği gerekçesiyle, genelgenin iptali istemiyle dava açmıştır (Danıştay 10. Daire Kararı, E: 1996/5391, K: 1998/6116).

Kanun tarafından yerinden yönetim kuruluşuna verilen bir yetki, Kanun Hükmünde Kararname ile merkezi idareye verilebilir mi? Açılan davada ne yönde karar verilmelidir?

Anahtar Kavramlar

– Merkezden yönetim ilkesi
– Yerinden yönetim (ademi merkeziyet) ilkesi
– Yetki genişliği (tevsii mezuniyet) ilkesi
– Yerel yerinden yönetim
– Hizmet yerinden yönetimi
– Kamu tüzelkişiliği
– Kamu gücü
– İdarenin bütünlüğü ilkesi
– Hiyerarşi
– İdari vesayet

İçindekiler

– GİRİŞ
Bağlantı
Merkezden Yönetim-Yerinden Yönetim İlkeleri
Bağlantı
İdarenin Bütünlüğü İlkesi
Bağlantı
Özet
Bağlantı
Test Soruları
Bağlantı
Yaşamın İçinden
Bağlantı
Sıra Sizde Cevap Anahtarı
Bağlantı
Başvuru Kaynakları

GİRİŞ

Amaç 1

Anayasa’da yer alan ve İdareyi bağlayan ilkeleri saptayabilmek.

Demokratik bir devlette, İdare, hukuka bağlı olmak ve hukuka uygun davranmak zorundadır. Demokratik bir devlette, başta Anayasa olmak üzere, kanunlar ve kanunlara eşit düzeydeki öteki metinler ve bizzat İdarenin kendi koyduğu düzenleyici kurallar İdareyi bağlarlar.

Bu bölümde, Anayasa’da yer alan ve İdareyi bağlayan ilkeleri ele alıp inceleyeceğiz. Anayasa’nın, maddi ve şekli olmak üzere iki anlamı vardır. Maddi anlamda Anayasa, Devletin temel kuruluşuna ve işleyişine ilişkin kuralların tamamıdır. Şekli anlamda Anayasa ise, yapılması ve değiştirilmesi şekli kanunlardan daha sıkı kayıt ve şartlara bağlanmış bulunan ve adına Anayasa denilen bir metinde yer alan kurallardır. Maddi anlamda Anayasa kuralı sayılan pek çok kural şekli anlamda bir Anayasa kuralı değildir. Örneğin, Yasama organının seçiminde uygulanacak sistemi düzenleyen kurallar maddi anlamda Anayasa kuralları olmakla beraber, şekli Anayasa’da yer almamışlardır. Aynı şekilde, şekli Anayasa’da yer alan kuralların hepsi de maddi anlamda Anayasa kuralı niteliğini taşımazlar. Örneğin, kamu görevlilerine disiplin cezası verilmeden önce savunma alınması zorunluluğunu düzenleyen kural (AY md. 129/2) veya kanunsuz emri düzenleyen kural (AY md. 137) gibi.

Anayasa’da yer alan pek çok ilke ve kural İdare ile doğrudan doğruya ilişkilidir. Örneğin, merkezi idarenin işleyişi ile ilgili yetki genişliği ilkesi (AY md. 126/2), mahalli idareler ve kamu görevlileri ile ilgili ilke ve kurallar gibi (AY md. 127). Anayasa’nın 11. maddesinin 1. fıkrasına göre, Anayasa hükümleri yasama, yürütme ve yargı organları yanı sıra, İdareyi de bağlayan temel hukuk kurallarıdır. Bu nedenle idare, şekli Anayasa kurallarına uygun davranmak zorunda olup, bu kurallara doğrudan doğruya aykırı düşen işlemleri idari yargı yerlerince iptal edilir. Buna karşılık, İdarenin yapmış olduğu bir işlem doğrudan doğruya değil de dolaylı olarak bir şekli Anayasa kuralına aykırı ise; yani işlem kanuna uygun ve fakat kanun Anayasaya aykırı ise, bu takdirde bu işlem idari yargı yerlerince iptal edilemez. Davaya bakan yargı yeri, ya taraflardan birinin işlemin dayanağı olan kanunun Anayasa’ya aykırı olduğu yolundaki iddiasını ciddi bularak ya da kendiliğinden Anayasa Mahkemesi’ne başvurarak, Anayasa Mahkemesi‘nin bu konuda vereceği karara kadar davayı geri bırakır ve Anayasa Mahkemesi’nin kararı doğrultusunda hareket eder. (AY md. 152).

Maddi Anayasa kuralları da İdareyi bağlamakla beraber, bunların İdareyi bağlaması şekli Anayasa kuralları gibi olmayıp, öteki şekli kanunlar gibidir. Şekli Anayasa kurallarının tamamı İdareyi bağlamakla beraber, biz burada Anayasa’da yer alan ve İdare ile doğrudan doğruya ilgili olan kurallardan merkezden yönetim ilkesini, yerinden yönetim ilkesini ve idarenin bütünlüğü ilkesini ele alıp inceleyeceğiz. İdare ile doğrudan ilgili olan Anayasal ilkelerden hukuk devleti ilkesi ve laiklik ilkesi, Anayasa Hukuku kitabınızda ayrıntılı olarak açıklandığından burada değinilmeyecektir.