Atatürk: Bizim başka milletlerden hiçbir eksiğimiz yok. Cesuruz, zekiyiz, çalışkanız, yüksek amaçlar uğrunda ölmesini biliriz.

01. İşletme Kavramı

Yazının devamı: 1 2 3 4 5
Mpati - Snrj 2010

- İşletme kavramı size neleri çağrıştırıyor? Makine seslerinin duyulduğu bir fabrika mı? Bir banka mı? Yoksa bir tiyatro salonu mu? Bir hayvanat bahçesinde diğer işletmelerde gözlemlediğimiz işlevler geçerli midir?
- İşletmelerin yaşamımızdaki rolü nedir?
- İşletmeler ekonomik sistem içindeki hangi unsurlarla ilişkidir?
- Üretim faktörleri nelerdir?
- Mal ve hizmetleri birbirinden nasıl ayırabiliriz?

SİYAH BEYAZ FOTOĞRAF FİLMİNDEN DİJİTALE

1967 yılında okulunu bitiren Sami Alfandari ile o yıl aynı okulu bitiren Nizamettin Akbağ bir iş arayışına giriştiler. Bu tarihlerde sinema filmleri dışında filmcilik gelişmemiş olmasına karşın, Sami bey fotoğraf, sağlık gibi alanlarda kullanılan çeşitli filmler konusunda kafa yoruyordu. Akrabalarının ABD’de olması nedeniyle, küçüklüğünden beri her yıl bu ülkeye gitmiş ve her gidişinde 1-2 ay kalmıştı. Bu ülkede fotoğrafçılığın gelişimini yakından izlemiş, buna bağlı olarak fotoğraf filmleri tüketiminin çok yoğun olarak geliştiğini gözlemlemişti.

Arkadaşıyla bu konuyu inceleme kararı aldılar. Türkiye gibi bir ülkede bu alanın gelişeceğine her ikisi de inanıyordu. Bu nedenle, pozitif ve negatif film konusunda çalışacak bir işletme kurdular. Önce amatör fotoğraf filmleri dışalımına başladılar. Bu işin yanı sıra, istemin yeterli olmamasına karşın ofset matbaa sistemlerinde kullanılan filmlerle hastaneler için gereken sağlık filmleri temsilciliklerini de almayı başardılar.

Çok genç yaşlarda kendi işlerinin patronu olmuşlardı. Amaçları kendi işlerinde en iyi olmaktı. Bu nedenle AGFA’nın Türkiye temsilciliğini almak için uğraş verdiler ve 1974 yılında temsilciliği almayı başardılar. İki ortağa göre, Türkiye’nin kültür ve eğitim düzeyi hızla yükseliyordu ve bu durum fotoğrafçılığa da hızla yansıyacaktı.

Bundan sonra matbaacılık kesimine yoğun olarak yönelme kararı aldılar. 1970′lerde matbaacılık kesiminde tipo baskı ve kurşun dizgi kullanılmaktaydı. 1978 yılında röntgen filmleri dışalımı ile başladıkları bu dalda, bugün sağlığa yönelik her türlü filmin dışalımını yapacak konuma ulaşmış durumdalar.

Ortaklar sağlık kesimine giriş gerekçelerini şöyle açıklıyorlar: “Türkiye yüzölçümüne göre nüfusu oldukça yüksek bir ülke. Ancak, sağlık alanında yeterli sayıda kuruma sahip değil. Türkiye’nin sağlık konusunda yeni yatırımlara gereksinmesi var. Türkiye bu konuda büyük bir pazar.”

Sağlık filmleri konusunda çok fazla bir gelişim olmadı ve umduğu kârlılığa ulaşamadılar. Bunun nedenlerini Türkiye’deki uygulamaya bağlıyorlar. Uygulamaya göre, Türkiye’de sağlık filmleri Kızılayca ihale yoluyla yalnızca bir şirketten alınıyor ve Türkiye geneline tekel olarak satılıyor. Bu nedenle, sağlık filmleri temsilcileri yalnızca bu ihalede yüklü satış yapabiliyorlar. Ancak, rekabetin fazlalığı nedeniyle çok küçük kârlarla yetinmek zorunda kalıyorlar. Gerçek kârları ise temsilciliklerini yaptıkları ana şirket elde ediyor.

Gerçekte öbür filmler alanında da rekabetin etkileri ortaya çıkmış durumda. Son yıllarda pazara Kodak ve Fuji markaları da girdi. Türkiye’de Agfa’nın önderliği bu markalarca ele geçirildi. Bu konuda merkez Agfa önemli bir rahatsızlık duymaya başlamış. Yitirilen pazar payının yeniden kazanılması için neler yapılması gerektiği araştırılıyor. Ortaklar bugünkü durumlarından mutlular. Kurdukları şirketin yıllık cirosu 5 milyon US Doları aşmış durumda. Ortaklar şöyle diyorlar: “Bu işe başlarken şirketin bu noktalara gelebileceğini kesinlikle düşünemiyorduk. Çabalarımız bizi buraya getirdi. Daha da ileri noktalara ulaşabileceğimizi umuyoruz.”

2000′li yıllarda gelişen dijital fotoğrafçılık konusu ortakların ilgisini çeken yeni bir uğraş alanı olarak karşılarına çıkıyor.

Amaçlarımız

Bu Üniteyi tamamlandığımızda;
- işletme biliminin ve işletmelerin ekonomik sisteme katkılarını açıklamak,
- üretim öğelerini ve özelliklerini sıralamak,
- insanların gereksinmelerini, bunlar sonucunda ortaya çıkan talep kavramını ve işletmeler için anlamını açıklamak,
- mal ve hizmetleri birbirinden ayırdetmeye yarayan özelliklerini betimlemek,
- tüketim ve tüketicilerin üretim faaliyeti ile ilişkisini kurmak,
- işletme kavramını irdelemek,
- girişim ve girişimciliğin önemini betimlemek için gerekli bilgi ve becerilere sahip olacağız.

Dikkat

Bu Ünite’de işlenen kavramlar, izleyen ünitelerde ele alınacak konulara temel oluşturacaktır. Ayrıca İktisata Giriş dersinizde ele alınan kavramlarla bir arada düşünülmelidir.


Amaç 1

İşletme Biliminin ve işletmelerin ekonomik sistemle ilişkisini açıklamak.

İşletme Bilimi, işletmelerin kuruluşu, finansmanı, üretim araçlarının sağlanması, üretilen mal ve hizmetlerin pazarlanması, örgütlenip, yönetilmeleri ve parasal olayların izlenmesi konularını ele alıp inceleyen bir bilim dalıdır. İşletme Biliminin ağırlık merkezini işletmeler oluşturur. Bu açıdan bakıldığında, işletme içi ve işletmelerarası olaylar ve faaliyetlerle ilgili neden-sonuç ilişkilerini bulmaya ve göstermeye çalışan bir disiplindir.

İşletme Bilimi, olayların incelenmesi sırasında varolan durumları deneysel çalışmalara dayanarak saptamakla yetinebileceği gibi, işletmelerin optimal (en uygun) biçimde çalışmalarını sağlayabilecek temel kuralları belirlemeye de yönelebilir. Böylelikle, temel kurallar topluluğu oluşturulur ve işletmeler bu kurallarla kendi işleyişleri arasında uyum bulmaya çalışırlar. İşletmeleri ilgilendiren iç ve dış olayların araştırılması, açıklanması, çözümlenmesi ve sistemleştirilmesinin yanı sıra, İşletme Biliminin başka bir işlevi de, işletmelerin toplum yaşamındaki yerini belirlemektir.

2000′li yıllar, işletmeler ve çalışanlar için yeni fırsatlar ve beraberinde sorunlar yaratacaktır. Global ekonomiden başlayarak, hız, kalite ve müşteri memnuniyetinin temel alındığı rekabet, en önemli kavramlar olacaktır.

İşletme kavramını irdeyebilmek ve işletmelerin işleyişini kavrayabilmek için, işletmeleri ilgilendiren temel bazı kavramları bilmemiz yararlı olacaktır. Bunların başlıcalarını aşağıda kısaca açıklayacağız.

EKONOMİK SİSTEM

İşletmeler ekonomik sistemin temel birimleridir. Ekonomik sistem, bir ülkenin sahip olduğu kaynakların, gereksinme ve isteklerinin karşılanması amacıyla, vatandaşları -bireyler ve kurumları- arasında dağılımını temel alan kurallar bütünüdür. Ekonomik sistemler, sahip olunan kaynakların sahiplik ve denetleme şekline göre farklı yapılar kazanır. Bu kaynaklar üretim faktörleri olarak nitelenir. Temel üretim faktörlerini ve özelliklerini aşağıdaki kısımda açıklayacağız.

Ekonomik sistemlerin bazılarında üretim faktörleri, özel kişi ya da kuruluşlar tarafından yönetilir, diğerlerinde üretim faktörlerinin sahibi devlettir. Ekonomik sistemleri üretim ve dağılımla ilgili karar sürecine göre gruplandırmak da olasıdır. Plânlı ekonomilerde, üretim faktörlerinin tümü veya büyük kısmı devlet denetimindedir, üretim ve dağılım kararları devlet tarafından alınır. Pazar ekonomilerinde ise, üretim ve kaynak dağılımı, arz-talep dengesine göre bireyler yani üretici ve tüketiciler tarafından şekillendirilir.

Plânlı ekonomiler ve pazar ekonomileri iki uç kuramsal noktayı temsil eder. Uygulamada, iki sistemin özelliklerini taşıyan karma pazar ekonomisi (karma ekonomik sistem), ülkelerin çoğunda görülen bir sistemdir.

ÜRETİM ÖĞELERİ

Amaç 2

Üretim öğelerini ve özelliklerini sıralamak.

Ekonomik sistemler arasındaki farklılık ya da benzerliklerin, sahip olunan kaynakların yani üretim öğelerinin kontrol edilişi ve mülkiyet şeklinden kaynaklandığını daha önce vurgulamıştık.

Üretim öğeleri, gereksinmelerin karşılanması amacıyla mal ve hizmet üretiminde yararlanılan, bir ülkenin sahip olduğu temel kaynaklardır. Klâsik yaklaşımda üretim öğeleri, emek (işgücü), sermaye (kapital) ve doğal kaynaklar olarak ele alınır. Günümüzde klâsik üretim öğelerine, girişimci ve teknoloji eklenmiştir.

- Emek (işgücü), işletmelerde üretimi ortaya koyan insan kaynağını ifade eder. Emek faktörü, üretimi gerçekleştirenlerin fiziksel ve düşünsel katkılarını içerir. Bir inşaat işçisi kas gücünü ya da fiziksel gücünü kullanır. Bu inşaatın mühendisi ise, düşünsel bir emek ortaya koymaktadır. İşgücü öğesi ile birlikte ele aldığımız girişimci üretim faaliyetinin gerçekleştirilmesinde önemli rol oynar.

- Girişimci, mal veya hizmet üretimi için üretim öğelerini bir araya getirilmesini sağlayan kişidir. Bu konuda daha fazla bilgiyi Ünitenin sonunda bulacaksınız. Girişimcinin temel amacı kâr elde etmektir. Buna karşılık üretim faaliyetlerinden doğabilecek riski de üstlenir.

- Sermaye (Kapital), mal ve hizmet üretimini destekleyen servet, sermaye (kapital) adını alır. Sermaye, üretimde yararlanılan para ve parasal değeri olan her tür donanımı ifade eder. Paraya dönüşebilen hisse senedi, bono gibi değerler ya da bir fabrikadaki makine, bina, araç-gereç sermaye olarak nitelenir.

- Doğal kaynaklar, doğadan elde edilen, doğrudan veya işlenerek kullanılan her tür maddeyi içerir. Temel doğal kaynaklar toprak, su, mineral maddeler ve ağaçlardır. Ekonomik bir kaynak olarak doğa, nicelik olarak ve içerdiği hammadde açısından sınırlıdır, arttırılması, belli bir düzeyin üstüne çıkarılabilmesi söz konusu değildir. Bu üretim faktörünün işletmeler tarafından özenli olarak kullanılması, kendi çıkarları ve insanlığın çıkarları için kaçınılmazdır.

- Teknoloji, mal ve hizmet üretimi için kullanılan yöntemlerdir. İnsanın çalışmasını geliştirmek ve üretim yeteneğini arttırmak için, bilginin üretilmesi ve uygulanması olarak da tanımlanabilir. Gelişmiş bir teknoloji, daha yararlı ve yüksek nitelikli malların, daha etkili yollarla üretimini sağlar.

  • Facebook
  • RSS
  • Twitter
  • Add to favorites
Yazının devamı: 1 2 3 4 5
◄ ÖNCE | SONRA ► 01. Temel Kavramlarla İlgili Açıklamalar – Stratejinin Önemi ve Sınırları

İlgili Yazılar:

Bir Cevap Yazın

ABD bebek borç Ders: Halkla İlişkiler ekonomi gelişim hak hastalık Hukuk idare iktisat kamu kaynakça kişilik psikoloji sağlık sendika sözleşme sıra sizde tartışma tedavi Test Soruları ticaret Türkiye yargı yaşamın içinden Özet çocuk öğrenme ünite

AÖF